{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/637 <br>KARAR NO\t: 2025/780<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   ...<br>ÜYE\t\t: ... ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...               ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/274 E.  -  2023/15 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2022/274 Esas - 2023/15 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin 5/10/2020 tarihinde 2020/119363 başvuru numarası ile “...” ibareli markanın tescili için  yapmış olduğu başvurunun YİDK tarafından Sinai Mülkiyet Kanunun 5/1 (b) ve 5/1(c) maddeleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, 6698 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi, bu alandaki kanunların, yönetmeliklerin, tebliğlerin, ilgili sektöre yönelik özel düzenlemelerin ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararlarının analiz edilmesi, analiz sonucunda veri işleme faaliyetlerinin kurulacak bir sistem dahilinde uygulanması ve mevzuat ile uygulamadaki değişikliklerin takip edilerek gerekli aksiyonların alınmasını sağlamak amacıyla müvekkili tarafından üretilen yazılıma \"...\" markasının uygun görüldüğünü, somut olayda turuncu yarım daire ile lacivert yarım dairenin birleşiminin saatin çerçevesine, ortasındaki çizginin akrep yelkovanı andıracak şekilde akıp giden zamana atıf yaptığını, bu anlamda kelime ve şekil kombinasyonun basit ve sıradan olmadığını, davaya konu markanın anılan kelime ve şekil kombinasyonu itibariyle  marka olarak tescili gerektiğini, ileri sürerek 2022-M-5285 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı kurum vekili, dava konusu marka başvurusunun, kapsamında olup reddedilen hizmetler bakımından tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen asgari ayırt edicilikten yoksun bir işaret olduğunu, başvurunun esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin, anlamı herkes tarafından açık ve belirgin olan, oldukça genel, basit ve sıradan bir ifade olup ret kapsamındaki hizmetlerin hitap ettiği hizmet alıcıları tarafından doğrudan doğruya, ibarenin bütün olarak verdiği anlama işaret edecek şekilde algılanacağını ve bu çerçevede, başvuruya konu “...” ibaresinin 6698 sayılı Kanun'un kısaltması niteliğiyle ayırt edicilikten yoksun ve marka olamayacak nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, kişi ve kuruluşların ... gereklerine uyum sağlaması için hizmet veren ve yazılım tasarlayan her aktör tarafından yaygın olarak kullanılabilecek niteliğe sahip kelime öbeğinin, bir markanın esas unsuru olarak belirli bir ticari kaynağa ait işaret olarak algılanması ve o ticari kaynağın ürün ve hizmetlerini diğer ticari kaynakların emtialarından ayırması mümkün olmadığından, davaya konu markanın, kavramsal açıdan, tescil kapsamına alınmak istenilen 35, 41 ve 42. sınıflardaki, ... ile ilintili olabilecek “iş yönetimi, eğitim, sempozyum vs. düzenleme, yayın çıkarma, bilgisayar programı/yazılımı tasarlama” şeklinde özetlenebilecek hizmetler yönünden marka olabilme kabiliyetine sahip somut, ayırt edici niteliği haiz bir ibare olmadığı, yalnızca sunulan hizmetin ne ile ilgili olduğunu doğrudan algılatan bir işaret ya da bir markayı, pazarlama stratejisi kapsamında destekleyebilecek bir slogan olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tanımlayıcı olarak değerlendirilen marka tescil başvurusu hakkında kurulca, daha önceden tescil edilen, \"...\" markaları ile karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılmadığını, \"...\" ifadesi ile oluşturulup tescil edilen sayısız marka mevcut iken  başvurunun reddedilmesinin hukukun genel ilkelerine ve özellikle idarenin yönetimde istikrar, güvenilirlik ve  belirlilik ilkeleri ile ters düştüğünü ve ısrarla talep edilmesine rağmen ek bir bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun, tescilinin talep edildiği hizmetler yönünden, ilgili tüketici kesimi nezdinde işletmesel bir kökene işaret etmesinin mümkün olmadığı, bu mal ve hizmetler için belirli bir ticari kaynağa ait işaret olarak algılanmayacağı, diğer bir deyişle markanın asli fonksiyonu olan ayırt ediciliği sağlamayan bir ibare olduğu, tüketicilerin markanın esaslı unsurunu oluşturan \"...\" ibaresini 6698 sayılı \"Kişisel Verileri Koruma Kanunu\" ya da bu kanun kapsamında kurulan \"Kişisel Verileri Koruma Kurulu\" olarak algılayacakları gözetildiğinde, tüketicilerce marka olarak algılanması, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlaması mümkün olmayan ve ilgili hizmetler  yönünden tanımlayıcı nitelikteki dava konusu başvurunun, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e54c14d34ed7dbdc","SID":"a09f151ed2a35cbe"}}