{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/473 - 2025/540<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/473 <br>KARAR NO\t: 2025/540 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.10.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/313 Esas 2022/703 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 24.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.05.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 11.08.2013 tarihinde  davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup ... idaresinde bulunan aracın seyir halinde iken aniden yola çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucunda meydana gelen kazada, araçta yolcu konumunda bulunan davacıların yaralandığını, davalı sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... ve ... için ayrı ayrı 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik,100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 800,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 217.445,66 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 32.554,34 TL, tedavi gideri talebini 767.70 TL, bakıcı gideri talebini 25.443,10 TL, davacı ... için tedavi gideri talebini 562,05 TL, bakıcı gideri talebini 8.477,70 TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı vekili, davacı tarafça davadan önce zararın tazmini için davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kaza tarihi itibarıyla davacının talepleri yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazaya karışan sigortalı ... plakalı araç sigortalısı ...'a davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı yanca iddia edilen maluliyet oranının ve maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, maluliyet ve kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, emniyet kemeri kullanılmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, ayrıca hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını talep ettiklerini, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 29.12.2017 tarihli ve 2017/616 Esas, 2017/1108 Karar sayılı karar ile başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Hukuk Dairesinin 19.03.2020 tarihli ve 2018/877 Esas, 2020/430 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılamada 11.10.2022 tarihli ve 2020/313 Esas, 2022/703 Karar sayılı karar ile davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki aracın aşırı hızlı olması nedeniyle aniden önüne çıkan köpeğe çarpması sonucunda tek taraflı olarak meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi uyarınca kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 28.12.2020 ve 25.03.2022 tarihli raporlarda, davacı ...'in % 34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu, davacı ...'in yaralanmanın araz bırakmadan iyileştiği, maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 3 ay olduğu, başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, davacıların emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, araç sürücüsünün davacıların eşi ve babası olduğundan hatır taşıması bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.08.2021 tarihli ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.01.2022 tarihli raporlardaki tespitler ile hesaplama da esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 32.554,34 TL geçici iş göremezlik, 217.445,66 TL sürekli iş göremezlik, 767,70 TL tedavi masrafı ile 4.238,85 TL bakım gideri olmak üzere toplam 255.006,55 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, 562,05 TL tedavi masrafının  temerrüt tarihi olan 06.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, mahkemece Genel Şartlar hilafına aleyhe hüküm kurduğunu, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde kusur incelemesi yapılması ve Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine ilişkin savunmaların değerlendirilmediğini, davacıların geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacılar vekili, 11.08.2013 tarihinde ...'in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın seyir halinde iken aniden önüne çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunun ... ve küçük (2013 d.lu) ...'in yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece  dava dışı sürücü idaresindeki aracın aşırı hızlı olması nedeniyle aniden önüne çıkan köpeğe çarpması sonucunda tek taraflı olarak meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi uyarınca kusurlu olduğu,  davacıların emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, araç sürücüsünün davacıların eşi ve babası olduğundan olayda  hatır taşıması bulunmadığı ve tazminattan indirim yapılmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.08.2021 tarihli ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.01.2022 tarihli raporlardaki tespitler ile mahkemece yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Dosya içeriğinden kaza tespit tutanağına göre 10.08.2013 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken yola aniden çıkan başıboş köpeğe aracın sol ön kısmından çarpması sonucunda tek taraflı kaza meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, davacılar ... ve ...'in sigortalı araçta yolcu konumunda bulundukları ve kazada yaralandıkları anlaşılmıştır. Trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davada sigortalı araç sürücüsünün kusuruna ilişkin olarak yargılama sırasında bilirkişi raporu alınmamış ise de kaza tespit tutanağına göre sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesinde belirtilen kural ihlali yaptığının tespit edildiği ve kusurlu olduğu, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların kazanın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne değinen istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı sigorta şirketi vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde \"Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği\" belirtilmiştir.<br>Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.<br>3-Türk Borçlar Kanunu'nun \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>\tZarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. <br>\tSomut olayda, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacılar için hesaplanan tazminattan TBK’nın 52. maddesi gereğince emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağında emniyet kemeri durumunun belirsiz olduğu, kaza tespit tutanağı, davacıların yaralanmalarının niteliği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacıların yaralanması ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafca  ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\t4-Davalı vekili hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, sigortalı araç sürücüsünün davacı ...'in eşi, davacı ...'in babası olması sebebiyle aralarındaki yakın akraba ilişkisinden dolayı, davacıların araçta ücret karşılığı olmadan taşınması ailevi ve ahlaki görev olmakla, olayda hatır taşıması ilişkisi bulunmadığından tazminattan indirim yapılmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\t5-Davalı vekilinin hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, kazaya karışan davalı sigorta şirketine sigortalı aracın ... marka otomobil olup tescil belgesine göre kullanım şeklinin yolcu nakli-hususi olduğu, buna göre hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizi uygulanmış olması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun tazminata uygulanacak faiz türü yönünden kabulü ile hükmün, aynı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile, <br>1-32.554,34 TL geçici iş göremezlik, 217.445,66 TL sürekli iş göremezlik, 767,70 TL tedavi masrafı ile 4.238,85 TL bakım gideri olmak üzere toplam 255.006,55 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/07/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacı ...'e  verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, <br>2-562,05 TL tedavi masrafının  temerrüt tarihi olan 06/07/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacı ...'e  verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, <br>3-Alınması gerekli 17.457,89 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL ve  ıslah suretiyle alınan 972,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.456,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>4-Davacılar tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 31,40 TL peşin harç ve 972,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.034,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>5-Davacılar tarafından yargılama sırasında yapılan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücreti 3.699,80 TL ve davacılar vekili tarafından ödenen 2.113,20 TL ATK rapor ücreti dahil toplam 5.813,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 5.231,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Davacı ...'in kendisini bir vekil ile temsil etmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1 ve 13/1 maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 38.700,92 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>8-Davacı ...'in kendisini bir vekil ile temsil etmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1 ve 13/1-2 maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 562,05 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>9- Davalının kendisini bir vekil ile temsil etmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1 ve 13/1 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan  9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davalıya verilmesine, <br>10- Davalının kendisini bir vekil ile temsil etmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1-2 ve 13/1-2 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan  562,05 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davalıya verilmesine, <br>11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından 145,00 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalıya verilmesine, <br>\t3-Davalı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6c91721c3437cb5","SID":"01e070bf2a04ec86"}}