{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/363<br>KARAR NO\t: 2025/778<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 18/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>NUMARASI\t : 2023/307 Esas -  2024/873 Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili - Davalı vekili<br><br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili ve davalı vekili  tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 10/07/2012 tarihli sözleşme uyarınca  davacı şirketin, davalıdan cari hesap ekstresinde 33.337,27-EURO bakiye alacağı bulunduğu, alacağın tahsili için başlatılan Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/39486 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile  takibin asıl alacak yönünden devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde;  davacının usulüne ve hukuka uygun başlattığı bir icra takibi bulunmadığının BAM ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu, davacı yanın bu gelişmeler üzerine bu kez Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/39486 E. Sayılı dosyasından takip başlattığı, haksız başlatılan bu takibe de usul ve esastan itiraz edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 30.120,70 EURO üzerinden devamına,  davacının  icra inkar talebinin reddine, karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 07.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, davacı müvekkilinin 33.337,24 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu itibarla bilirkişi raporu hükme esas alındığına göre 33.337,24 Euro üzerinden davanın kabulü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken hatalı inceleme sonucu kısmen kabul edilen davada verilen hükmün hatalı olduğunu, ayrıca itirazın iptali davasının özelliği gereği kısmen kabul halinde dahi kabul edilen kısım likit olduğundan inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin alacağı, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi ve buna bağlı olarak düzenlenip tebliğ edilen faturaya dayalı alacağa ilişkin olup davalı tebliğ edilen faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini,  eser sözleşmesinden doğan ve miktarı kesin olarak belirlenmiş (Euro olarak bellidir) alacağın  likit olduğunu, diğer taraftan aynı alacağa ilişkin taraflar arasında daha önce Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/671 E. sayılı dosyası ile görülen dava usulden reddedilmiş olup, dava dosyasında defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle 28/03/2018 tarihli bilirkişi raporuyla  davacı müvekkilinin 33.337,27 Euro alacağı olduğunun  kesin olarak belirlendiğini, bu kez davalı tarafa bu miktar üzerinden  ve ekli faturalar da gönderilmek suretiyle Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/39486 E. sayılı dosyasıyla yapılan, huzurdaki davanın dayanağı olan yeni takibe davalı/borçlunun kötüniyetle itiraz ettiğini, huzurdaki davada davacı müvekkilinin bir önceki davada usulüne uygun defter kayıtlarına göre kesin olarak belirlenen ve davalı/borçlu tarafından da bilinen 33.337,27 Euro  tutarındaki alacağı likit olup, bu miktardan yalnızca huzurdaki  dosyada hatalı olarak  eksik işlerin onarım bedeli adı altında 3.216,57 Euro indirilmek suretiyle sonuç olarak  30.120,70 Euro alacağa hükmedildiğinden ayrıca  icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,  bu nedenle kısmen kabul kararında dahi likit olan alacağın  %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece taleplerinin reddedilmiş olması  karşısında kararı bu yönden de istinaf etmek zorunluluğu doğduğunu beyanla; ilk derece mahkemesinin yasaya ve usule aykırı kararın kaldırılarak  usulüne uygun defter kayıtlarına göre belirlenen  33.337,24 Euro üzerinden davanın kabulüne ve likit nitelikteki alacaklarının  %20'sinden az olmamak \t\t\tüzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararı usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olup istinaf incelemesi yoluyla kaldırılması, yeniden yargılama yapılarak davanın tümden reddine, haksız ve kötüniyetli takip yapan davacının takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatı ile yükümlü kılınmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla; tamamlayıcı ve açıklayıcı ek dilekçe sunma haklarını saklı tutarak, yerel mahkemenin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı  kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda yasal koşulları oluşmayan haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, davacının takip/dava konusu alacağın %20'sindan az olmamak üzere tazminatla yükümlü kılınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,   İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine  ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,<br><br>3. Değerlendirme<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.<br> İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Mahkemece davanın kabulü ile davalı borçlunun takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından icra inkar tazminatı yönünden, davalı vekilince davanın kabulü yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Dairemizin 2023/103-518 Esas-Karar sayılı ilamı ile davalının zamanaşımı yönündeki savunmasının değerlendirilmesi ve eksik inceleme gerekçeleriyle kararın kaldırılması ile dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. <br> Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br> Taraflar arasında 10/07/2012 tarihli \"Procon Bathtube Kaynak Otomasyon Sistemi Sözleşmesi\" isimli sözleşme ile davacının Türkiye'de devreye alınacak CRH Bathtube Flamingo projesi için kaynak otomasyon sistemi imalatı işini yüklendiği, sözleşmede iş bedelinin sözleşmenin 16. Maddesinde 108.000 Euro olarak belirlendiği, davacı tarafça dava konusu işe ilişkin 14/07/2014 tarihli A/90756 nolu KDV dahil 43.542,00 Euro bedelli  fatura düzenlendiği, davalı tarafça Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/43 D.İŞ sayılı dosyası ile dava konusu esere ilişkin eksik ayıplı işler yönünden delil tespiti yapıldığı, davacı tarafça  faturadan kaynaklı bakiye bedelin tahsili istemiyle eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Eser sözleşmesinin tanımı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde yapılmış olup, bu tanıma göre eser sözleşmesi \"yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği\" sözleşmedir. Eser sözleşmesinin konusu meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, değiştirilmesine, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir.<br> Davalı taraf süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davaya karşı zamanaşımı definde bulunmuş, istinafında da bu defini yinelemiştir.<br> Genel olarak zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde kanunun öngördüğü sürenin dolmasıdır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır. Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlar. 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 128. maddesinde getirilen bu düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149. maddesinde de dili sadeleştirilmek suretiyle korunmuştur. Buradan kolayca anlaşılabileceği üzere, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi bakımından alacağın muaccel olduğu tarihin net bir şekilde belirlenmesi zorunlu ve önemlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 90. maddesinde \"İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, kural olarak her borcun doğumu anında muaccel olduğu kabul edilmelidir.<br>Eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talepli davalarda zamanaşımı süresinin başlangıcının eserin teslim edilip edilmemesine ve sözleşmenin feshedilip edilmemesi haline bağlı olarak değiştiği gözden uzak tutulmamalıdır. Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 364. maddesinde, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 479. maddesinde eser sözleşmelerinde iş sahibinin edimini oluşturan iş bedelinin muacceliyeti teslim şartına bağlanmıştır. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talepli  davalarda, zamanaşımı süresinin işin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği tarihten itibaren başladığı kabul edilmektedir. Kapatılan Yargıtay 15. ve 23. Hukuk Dairelerinin yerleşmiş uygulamalarında  kabul edildiği  ve kapatılan 15. Hukuk Dairesinin  30.11.2011 tarih ve 2011/6282-7054 Esas ve Karar sayılı ilamında net bir şekilde “Eser sözleşmelerinde zamanaşımının başladığı tarih, eserin sözleşmesine uygun biçimde teslim edildiği tarihtir.” ifadesine yer verilmek suretiyle vurgulandığı üzere zamanaşımı, teslimden itibaren başlar.<br>Zamanaşımı süresi ise 6098 sayılı TBK'nın 147/6 maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve davada talep iş bedelinin tahsiline ilişkin olduğundan olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. <br>Somut olayda, dava konusu eserin teslimi konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece dosyaya kazandırılan 07/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile belirlendiği üzere dava konusu Procn Bathtube Kayanak Otomasyon Sisteminin davacı tarafından 14/07/2014 tarihli 09075 sıra nolu fatura ile teslim edildiği sabittir. Davacı tarafından yapılan ve davalıya teslim edilen imalatların bedelinin tahsili için başlatılan ilk icra takibi tarihi itibariyle kanunda öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi gerçekleşmediğinden davalının zamanaşımna yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dairemizin kaldırma kararı sonrası dosyaya kazandıralan bilirkişi raporu ile eser sözleşmesine konu makinelerde ayıbın bulunmadığı, ancak eksik işin bulunduğu, eksik işlerin, dava zamanaşımı süresi içerisinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın talep edilebileceği, eksik işlerin onarım bedelinin 3.216,57 Euro olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farklılığın davalının 2013 yılındaki defter açılış farklılığından kaynaklandığı, davalının 2012 yılı muavin defter kayıtlarının incelemeye esas şekilde sunulmadığı ve defterler arasında farklılığın kaynaklandığı, bu nedenle davacının defter kayıtlarına üstünlük verildiği, davacının defterlerine göre alacağın 33.337,27 Euro olduğu, bu miktardan eksik iş bedelinin mahsubundan sonra sonuç olarak davacının 30.120,70 Euro alacağının bulunduğundan  takibin bu miktar üzerinden devamına, dava konusu alacağın miktarı yargılama neticesinde belirlendiği, bu haliyle likit alacaklardan olmaması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;  ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/11/2024 tarih, 2023/307 E - 2024/873 K sayılı  kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalıdan alınması gereken 19.361,50 TL harçtan, peşin yatırılan 4.841,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.520,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>4-Taraflarca  yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 15/05/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak  karar verildi.<br><br><br>\t\t                                                              <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2b6c843a4623a5f","SID":"404b1e86baec3d60"}}