{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/687 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/421<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025<br><br>DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/10/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; --------- sayılı dosyası ile---------Ş.'nin  tasfiyesi  yapıldığını, ancak tasfiye  işlemlerinde  ---------- isimli  hissedarın hisse  senedi  karşılığı ve  kar payı  karşılığı ödenmediğinden  ----------- tarafından   ----------Ş.'nin  ek  tasfiyesi  için  dava   açıldığını, davacısı  ---------  olan  ek  tasfiye  davasında  ----------- Esas sayılı  dosyasında   davanın   reddine  karar  verildiğini, davacı -----------  vekilinin  temyiz  başvurusu neticesinde ----------  sayılı 24.11.2014 tarihli kararı ile  yerel  mahkemenin kararın bozulmasına  karar  verildiğini, bozma  sonucunda dosya,  mahkemede  yeni  esas aldığını ve  ek   tasfiye  davası  -------------- Esas  sayılı   dosyası ile  görüldüğünü,   bozma  ilamı  doğrultusunda  mahkemenin  20.10.2015  tarihinde  vermiş  olduğu   karar   neticesinde   davaya  konu  --------Ş.'nin  yeniden  ticaret  siciline  kaydı  yapılarak ek tasfiye  işlemlerine  başlandığını, akabinde   mahkemece  verilen  ek  karar   doğrultusunda  dosyaya  mali  müşavir  ---------  Tasfiye  Memuru  olarak  atandığını ve  şirketin ek  tasfiye  işlemlerine  başlandığını, bu nedenle müvekkilinin şirketin diğer  ortaklardan  fazladan  aldıkları  tasfiye  paylarını talep etmeye yetkisi bulunmadığını, ---------- Asliye  Hukuk  Mahkemesi  tarafından  24.11.2022  tarihinde  verilen ek karar  ve  müvekkile verilen  yetki  doğrultusunda müvekkili tarafından yetkilendirildiğini, avukat  aracılığıyla  davalıya  borcun  ödenmesi  için  1 Temmuz 2023  tarihinde  ---------- Noterliğince  ------------  yevmiye  numaralı ihtarname gönderildiğini, davalıya gönderilen  ihtarname  ile;   mahkeme dosyasına  ibraz  edilen  rapor  doğrultusunda;  ----------  hisse  senedi  karşılığı ve  kar payı  karşılığı  olan  418.539,70  TL'nin   davalı  tarafından   sorumlu   olunan   asıl alacağın  ve   işlemiş  yasal   faizin   ödenmesi  için talepte  bulunulduğunu ve   davalıya   süre  verildiğini, ancak davalının, ihtarname  kendisine ulaşmasına  rağmen borcu ödemediğini, davalı  borçlunun  işbu  itirazı   haksız,   soyut,  kötü niyetli  ve  hukuka  aykırı  olduğunu, iptali gerektiğini, borçlunun haksız, kötü niyetli, hukuki dayanaktan yoksun ve alacağın tahsilini geciktirmeye matuf  yapılan  icra takibine itirazının iptali ile ---------- İcra ----------- sayılı takibin  devamına  karar  verildiğini, davalı nın aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına  hükmedilmesine  karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP\t: Davalı vekili 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;  Tasfiye işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkilinden herhangi bir alacak söz konusu olmadığını, müvekkilinin hak ettiğinden fazla tasfiye payı almadığını, bu hususların yapılacak olan bilirkişi incelemesinde  de ortaya çıkacağını, müvekkiliminin hissedarı olduğu --------Ş. de herhangi bir yetkisi bulunmadığını, herhangi bir evrak üzerinde de imzası  bulunmadığını, davacı tarafça talep edilen tutar likit olmayıp % 20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın esastan reddine, alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER:------------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- Esas sayılı dosya Uyap sureti, <br>-------------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ------------ Esas sayılı dosya Uyap sureti, <br>-------------İcra Müdürlüğü'nün 18/09/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ------------ Esas sayılı dosya Uyap sureti, <br>------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/09/2024 tarihli müzekkere cevabı, <br>-----------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2025 tarihli müzekkere cevabı ile ------------ Esas sayılı dosya Uyap sureti, <br>------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20/01/2025 tarihli müzekkere cevabı, <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava,----------- Esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.<br>HMK 114/1-ç m. uyarınca yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, taraflarca ileri sürülmese de mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.6100 sayılı HMK'nin  14/2. maddesine göre, \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.<br>6100 sayılı HMK hükümlerine göre: Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itiirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf  vekillerinin  vermiş olduğu dilekçeler,  ibraz ettikleri  tüm deliller, icra takip dosyası, tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.Somut olaya döndüğümüzde davacı ...'nin Mahkeme kararı ile tasfiyesine karar  verildiği, akabinde dava dışı ortak ----------- ortaklık alacaklarının tahsili talebi ile ek tasfiye için şirketin ihya edildiği ve  somut olayda talebin davacı şirket tasfiye edilir iken dava dışı ortak ----------- tasfiyeden az pay alması ve fazla pay aldığı iddia edilen davalıdan dava dışı  ------------   hisse  senedi  ve  kar payı  karşılığı alacağı için  davalı  tarafından   sorumlu   olunan kısmının  faizin   ödenmesi  için talepte  bulunulduğunu anlaşılmış olup  davacı şirketin sicil kaydı incelendiğinde; dava tarihi itibariyle adresinin\"---------- Mah. ---------Sok. No:--------- -----------\" olduğu, HMK'nun 14/2 fıkrası uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, davacı şirketin merkez adresi itibariyle kesin yetkili mahkemelerin ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, yetkinin kesin olduğu durumlarda, davanın açıldığı yer mahkemesinin yetkili olmasının HMK'nun 114/1-ç bendi uyarınca dava şartı olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği nitekim ---------- sayılı ve 21/05/2012 tarih -------- E.,-------- K. Sayılı emsal kararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmış olup ortaklık ve üyelik ilişkilerinden kaynaklı somut davada  kesin yetki kuralı gereğinc ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu anlaşılmış  mahkememizin yetkisizliği sebebiyle HMK  14/2  ve HMK 114/1-ç maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın mahkememizin yetkisizliği sebebiyle HMK  14/2  ve HMK 114/1-ç maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli ----------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE  gönderilmesine,<br>3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,<br> 4-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun  HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkisizlik kararından sonra davaya devam edecek olan yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere verilen dosya üzerinden karar verildi. 27/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a5e9b2c6bf8551c","SID":"df9576fea32ea769"}}