{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/643 <br>KARAR NO:2025/355 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:24/11/2020<br>NUMARASI:2017/834 (E) - 2020/797 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/09/2015 tarihinde, müvekkiline ait, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken önündeki trafiğin durması nedeniyle fren yaptığı esnada arkasında seyir halinde bulunan davalılardan ... Şirketinin işleteni olduğu (dava dışı ... AŞ adına kayıtlı), ... Sigorta Şirketi nezdinde ... poliçesiyle sigortalı, ... idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu davacının aracında 14.933,25 Euro hasar meydana geldiğini, söz konusu zararın Almanya'da yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla sabit olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi zararın belirlenmesi amacıyla 1.119,31 Euro bilirkişi hizmet bedeli ödediğini, müvekkilinin kaza nedeniyle maddi zararın toplam 16.052,56 Euro olduğunu, davalıların işleteni, sürücüsü,... sigortacısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... AŞ nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile de sigortalı olduğunu, dava dışı ... AŞ'ye yapılan başvuru sonucu 29.000 TL hasar tazminatı ödendiğini, ancak müvekkilinin toplam zararı 16.052,56 Euro olduğundan ve ... AŞ tarafından yapılan ödeme 8.055 Euro'ya denk geldiğinden müvekkilinin gerçek zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 7.997,56 Euro maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince; \"Davanın  kabulü ile taleple bağlı kalınarak 6.878,25 Euro maddi tazminatın davalılardan ... ile... Limited Şirketinden 04/09/2015 kaza tarihinden, diğer davalı ... AŞ'den (poliçe limitleri ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydı ile) 04/03/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bilirkişi ücreti masraf talebinin kabulü ile yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya sunulan ve çevrisi yapılan ekspertiz raporunda yer alan hasarların dava konusu kaza ile ilgisi bulunmadığın, zira, dava konusu araca arkadan çarpıldığı halde, ekspertiz raporunda  “sağ yan duvar alt, sağ ön tekerlek yuvası, akü topraklama kablosu” gibi kaza ile hiç ilgisi olmayan hasar kalemlerine ekspertiz raporunda yer verildiğini, nitekim, dava konusu araç kazadan sonra binlerce km gidebildiği halde,  pert derecesinde hasarlıymış gibi düzenlenen ekspertiz raporunda yer alan hasarların kaza ile ilgili olmadığının açık olduğunu, 1.119,31 Euro fahiş bir ekspertiz ücreti faturası kesildiğini, mahkemece tayin edilen bilirkişinin ise, hiçbir inceleme yapmaksızın sadece çevirisi yapılan ve son derece hatalı olan ekspertiz raporunu çevirmekle yetindiğini, aracın onarımı ekonomik olmayıp pert işlemi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporuna esas alınan ekspertiz raporunda aracın ikame değerinin 18.800 Euro olduğunu, yine raporda aracın hasarının ise 14.933 TL olduğunun ileri sürüldüğünü buna göre aracın sovtaj değerine göre aracın onarımı ekonomik olmayıp, pert işlemi yapılması gerekli iken hatalı rapora dayanılarak hatalı karar verildiğini, aracın parça değişimi nedeni ile kazandığı değerin ve eski parçaların amortisman değer kaybının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacının Almanya'da kasko şirketinden ödeme alıp almadığı araştırılmadan karar verilmesinin isabetli olmadığını, apostil işlemi yapılmayan belgelerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, kusur ve hasar yönünden tayin edilen bilirkişilerin uzmanlık alanının tanzim edilen rapor bakımından doğru olmadığını, bu sebeple kusur ve hasar raporunun hatalı olduğunu, sigorta şirketinin hasarın ve faizin tamamından sorumlu tutulması gerekirken  kısmen sorumlu tutulmasının isabetli olmadığını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin dayanaksız olduğunu, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması talepleri değerlendirilmeyerek müvekkili şirketin %100 kusuru üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen eksper ücretinin kabulünün mümkün olmadığını, zira TTK kapsamında makul giderden söz edilebilmesi için kişinin bu hesabı yaptırmasında hukuki menfaatinin bulunmasının gerektiğini, huzurdaki davada, belirsiz alacak şeklinde açılabilir ve bilirkişi incelemesi yargılama kapsamında yapılabilirken, mükerrer masraf teşkil edecek şekilde dava öncesinde eksper adı altında rapor alınmasında hiçbir hukuki menfaat bulunmadığını, VUK hükümleri gereğince geçerli bir ekspertiz ücret belgesi sunulmadığında, ayrıca makul masraf olarak kabulü mümkün olmadığından başvuran tarafından talep edilecek fahiş ekspertiz ücretine ilişkin talebinin reddi gerektiğini, ayrıca 25/03/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ek 1 de bulunan Motorlu Araçlar Ekspertiz Ücret Tarifesi’nde maddi hasara ilişkin ekspertiz ücreti miktarı düzenlendiğinden bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, maddi hasara ilişkin hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu,hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hasarlanan parçaların tek tek dökümü yapılarak bunların kazayla illiyetinin değerlendirilmediğini, hasarların parça değişim bedeli, kaza tarihi itibarıyla araçta oluşan zararın  tamir işçilik ve parça bedeli bazında tespitinin yapılmadığını, üstelik değişen parçaların hurda değerinin indirilmesi ve yenilenen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzilinin de uygulanması gerektiği halde bu hususlara da riayet edilmediğini, ayrıca TL üzerinden hasar bedeli belirlenmesi gerekirken Euro üzerinden bedel belirlenmesinin fahiş sonuçların çıkmasına sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve eksper ücretinin karşı araç sürücüsü, işleteni ve  ZMS sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece alınan 05/03/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın kusursuz, ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 08/06/2015/2016 vadeli birleşik kasko sigorta poliçesi bulunduğu,  11/09/2015 tarih ve ... Fatura nolu KDV dahil 1.119,31 ... ekspertiz bedelinin (Kaza tarihi itibarıyla TCMB döviz kuruna göre 3.724,84 TL) makul olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı araçta meydana gelen toplam hasar tutarının kaza tarihi itibarıyla (KDV dahil)  (14.933.25 Euro karşılığı) 49.694.87 TL olabileceği, hesaplanan bu tutarın dosya kapsamına  uygun olacağı, davacının aracında meydana gelen zarar karşılığı 29.000 TL'nin  ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesini tanzim eden dava dışı ... Sigorta AŞ  tarafından tazmin edilmesi sonrasında bakiye zarar tutarının (49.694.87 TL +3.724,84 TL ekspertiz ücreti=53,419.71 TL-29.000 TL) 24.419.71 TL bakiye karşılanmamış zararı bulunduğu tespit edilmiştir.Davalıların işleteni, ZMS sigortacısı ve  sürücüsü oldukları araç ile davacıya ait aracın kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının; yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptandığının, davacının aracında meydana gelen hasarın, dosyaya sunulan 07/09/2015 tarihli ekspertiz raporu ve aracın hasarlı fotoğrafları incelenmek suretiyle aracın yaşı, km'si ve hasarın şekli ve niteliği ile yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alınarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava açılmadan önce araç maliki tarafından tazminat tutarını belirlemek için yaptırılan ekspertizin ücreti makul giderler arasında kabul edileceğinden davalılardan talep edilmesinde isabetsizlik yoktur. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.947,68 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 973,84‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 973,84‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ...'ın istinaf başvuruları nedeniyle  sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1850009763ab088","SID":"aae2e645bbad638d"}}