{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/189 <br>KARAR NO: 2025/770<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/11/2024<br>NUMARASI: 2023/474 Esas - 2024/700 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), <br>DAVA TARİHİ: 15/10/2015<br>İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Birleşen 2017/207 E.-2017/183 K Dosyası<br>DAVA TARİHİ: 16/05/2017<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili 19/03/2014 tarihinde Sancaktepe / ... Mahallesi ... Sokak yaya olarak yürürken davalı ...’ın sevk ve idaresinde olan araç ile müvekkiline çarptığını ve çarptıktan sonra kaçtığını, çarpma sonucunda müvekkilinin çenesinde ve dişlerinde kırılmalar olduğunu, müvekkili Sancaktepe Bölge Hastanesine kaldırıldığını oradan da Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek çenesinden ameliyatlar geçirdiğini ve çenesine platin takıldığını,   müvekkilinin kazadan önce konfeksiyonda 1.200,00-TL maaş ile ütücü olarak çalıştığını kazadan sonra ameliyatlar geçirip 3 ay boyunca evde yattığını ve sıvı ile beslenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin annesi ise 1.000,00-TL karşılığında çocuk bakıcılığı yaptığını oğlunun evde bakımı ve sıvıyla beslenmesi gerektiğinden işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin maddi imkansızlıklar nedeniyle halen dişleri dökük ve kırık şekilde hayatını sürdürdüğünü, dişlerine implant işleminin uygulanarak tedavi edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazadan sonra hastane masrafları, yol parası vs tüm masrafları kendisinin ödediğini, davalının haksız fiili nedeniyle müvekkili ve ailesi maddi manevi olarak yıprandığını, müvekkili henüz 18 yaşındayken çenesine  platin takıldığını, çenesinde hissizlik oluştuğunu ve dişlerinin kırıldığını, dişlerindeki kırıkların kötü bir görüntü oluşturduğunu, ağzını sağlıklı şekilde kullanamadığını, maddi imkansızlık nedeniyle hala tedavisini başlatamadığını belirterek, tüm alacaklara ilişkin olarak fazlaya dair her türlü dava ve  talep haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/207 Esas sayılı dava dosyasında birleşen davacı vekili 16/05/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; 19/03/2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın yolda yaya olarak yürüyen müvekkiline çarpması sonucu davacı müvekkilinin sakat-malul kalması nedeniyle daha önce plakası tespit edilemeyen ve aracı sevk ve idare eden kişi ... isimli şahsa karşı İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/367 Esas sayılı dosyası üzerinden  dava açıldığını, araç plakasının tespit edilememesi nedeniyle  yasa gereği müvekkilinin maddi tazminatlarından birleştirilecek dosyadaki diğer davalı sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı ...na başvurularak davacının sakatlığına binaen tazminatları ile tüm tedavi masraflarının ödenmesinin talep ettiklerini, davacı ...’nin ise kusursuz olduğu’müvekkilinin kazadan önce konfeksiyonda 1.200,00-TL maaş ile ütücü olarak çalıştığını kazadan sonra ameliyatlar geçirip 3 ay boyunca evde yattığını ve sıvı ile beslenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin annesi ise 1.000,00-TL karşılığında çocuk bakıcılığı yaptığını oğlunun evde bakımının gerekmesi ve sıvıyla beslenmesi gerektiğinden işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin maddi imkansızlıklar nedeniyle halen dişleri dökük ve kırık şekilde hayatını sürdürdüğünü, dişlerine implant işleminin uygulanarak tedavi edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazadan sonra hastane masrafları, yol parası vs tüm masrafları kendisinin ödediğini belirterek, davanın usul ekonomisi açısından İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/367 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleştirilecek dosyadaki diğer davalı ... ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, müvekkili ...na geçerli bir başvuru yapılmaksızın davanın açıldığını, 6704 Sayılı kanunun gereği başvuru şartı yerine getirilmeksizin açıldığını ve bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, plakası tespit edilmeyen araçların ispatı somut delillere dayandığını, somut olayda plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün belli olduğunu ve bu durumda aracın plakasının tespit edilebileceğini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespitini Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini ve belirlenecek oranlara göre hüküm kurulmasını, müvekkili kurumun dolaylı zararlardan kaynaklanan tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesini, ...nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu ancak dava tarihinden itibaren yasal faizi talep edebileceğini belirterek davacının dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini, davanın görevsizlik nedeniyle reddini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 3.467,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.538,00 TL bakıcı gideri, 14.328,78 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.334,20 TL tazminatın, 1.000,00 TL'nin davalı davalı ...'dan kaza tarihi 19/03/2014 tarihinden itibaren, davalı güvence hesabı bakımından temerrüt tarihi 03/05/2017 tarihinden itibaren, 19.334,20 TL'nin ise ıslah tarihi  olan 13/05/2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 460,37 TL belgeli tedavi gideri talebi bakımından istemin reddine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle ferilerin ana paraya oranlanması gerektiğini, bu hususa dikkat edilmediğini, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen miktar yönünden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, aracın sürücüsünün bilinmediğini, aracın plakası tespit edilmeden eksik incelemeye dayalı  hüküm kurulduğunu, başvuru sahibinin, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu,  hükme esas alınan 04.06.2024 tarihli ATK raporunda geçici iş göremezlik süresinin lazım gelenden fazla hesaplandığını, müvekkili ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden  sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihi itibariyle çocuk yaşta olduğundan ve fiili çalışması bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, SGK tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, tedavi, yol, refakatçi ve yemek giderine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, var ise belgelendirilmemiş olan tedavi giderine ilişkin talebinin reddi gerektiğini, geçici bakıcı tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, ...'na usulüne uygun başvuruda bulunulmadığından Kurumun temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 19.03.2014 günü saat 16:00 sıralarında sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki plakası belirsiz araç ile Sancaktepe ... Mahallesi ... Sokak üzerinde seyir halinde iken kaldırım kenarında kendisi ile aynı yönde yürümekte olan yaya ...'ye çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/344 Esas sayılı dosyasıyla davalı ...'ın meydana gelen kazada asli kusurlu olarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura ve kazanın varlığına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalılar vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin  nazara alınması olanaklı değildir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı ...'na başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden başvuru yapılmadığına; başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı ... temerrüde düşmüş olacağından faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının yaralanması nedeni ile SGK tarafından ödeme yapılmadığı mahkemece tespit edilmiş olup bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince  ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 05/07/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu; ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 08/05/2024 tarihli maluliyet raporunda da davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, geçici yada sürekli  bakıcı ihtiyacı olmadığı  tespit edilmiştir.Somut olayda davacı kaza tarihinde 17 yaşında olup hesap bilirkişisi tarafından davacı için kaza tarihinden itibaren 4 ay için geçici işgöremezlik tazminatı, ATK  3. İhtisas Kurulunun 08/05/2024 tarihli raporuna göre bakıcı ihtiyacı olmadığı tespit edilmesine rağmen bakıcı tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı geçici iş göremezlik ve  geçici bakıcı giderine hükmedilmiştir. Davacı kaza tarihinde henüz 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının somut deliller ile ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, bakıcı ihtiyacı olmadığı ATK raporu ile tespit edildiğinden mahkemece geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacının maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile; 14.328,78 TL tedavi  tazminatın, 1.000,00 TL'nin davalı davalı ...'dan kaza tarihi 19/03/2014 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından temerrüt tarihi 03/05/2017 tarihinden itibaren, 13.328,7 TL'nin ise ıslah tarihi  olan 13/05/2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve 460,37 TL belgeli tedavi gideri talebi bakımından istemin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası uyarınca davanın kabul edilen kısmı yönünden alınması gereken 978,79 TL  harçtan peşin alınan  59,10 TL peşin harç ve ıslah  harcı olarak alınan 339,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 580,69 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat  miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 14.328,78 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 6.465,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara  VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat  miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...dan  alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/191 Esas sayılı dosyasında yapılan 126,9‬0-TL peşin, başvurma ve vekalet harcı, 339,00-TL ıslah harcı, 18 tebligat  230,00-TL,  13  e-tebligat gideri 55,10-TL,5 müzekkere gideri 65,65TL, 1 kep -müzekkere gideri 0,35-TL, bilirkişi ücreti 2.550,00-TL, adli tıp posta gideri 45,70-TL ile mahkememiz dosyasında yapılan 605,00 TL yargılama gideri ( tebligat, posta vs. )  olmak üzere toplam 4.017,7‬-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.905,19 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, istinaf karar harcının istek halinde yatırana  iadesine, 9-İstanbul Adli Tıp Kurumunun  05.03.2024 tarih ve ... adli tıp numaralı  faturası için 4.875,00 TL,  İstanbul Adli Tıp Kurumunun 06/02/2017 tarih ve ... adli tıp numaralı  faturası için 512,75 TL, İstanbul Adli Tıp Kurumunun 19.07.2023 tarih ve ... adli tıp numaralı  faturası için 595,00 TL olmak üzere toplam 5.982,75 TL'nin  kabul-red oranına göre belirlenen 2.865,18 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp hazineye İRAT KAYDINA, yine kabul -red oranına göre belirlenen 2.267,45 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, karar kesinleştiğinde davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının ... Bankası Kocamustafapaşa Şubesindeki ... iban nolu hesabına yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline YER OLMADIĞINA, 10-İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/344 Esas Sayılı dosyasının hükümle birlikte iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b55976ffc8537cee","SID":"92a50535d08bd79e"}}