{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/01/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas  ... Karar<br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av.  ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A(1) maddesi çerçevesinde arabuluculuk faaliyeti sonucunda yukarıda isimleri belirtilen davacı ve davalı arasında anlaşmaya varılamadığını, buna ilişkin son tutanağın onaylanmış bir örneğini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, müvekkil şirket 2008 yılından beri Muğla İli, Menteşe İlçesinde faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket, davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine hazır beton, mıcır ve filler sattığını, ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin müvekkil şirketten satın alınan mallar karşılığı toplam 211.827,36 TL borçlandığını, 24/12/2022 tarihli AY22022000000017 fatura no.lu 182.820,00 TL (138.754,00 TL kısmi ödeme alınmıştır.), 06/02/2023 tarihli AYF2023000000074 fatura no.lu 19.788,60 TL, 16/02/2023 tarihli AYF2023000000104 fatura no.lu 32.977,70 TL, 13/03/2023 tarihli AYF2023000000186 fatura no.lu 109.546,01 TL tutarlarındaki faturalardan da anlaşıldığı üzere vadeleri geldiği halde borçlunun borcunu ödemediğini, müvekkil şirket tarafından, Muğla 1. Noterliğinden 12/04/2023 tarihli, 05372 yevmiye numaralı ihtarnamenin borcun ödenmesi için gönderildiğini, borçlu sözlü olarak borcunu ödeyeceğini söyleyerek bir süre müvekkil şirketi oyaladığını, sonuç olarak, borçlunun borcunu ödemeyerek temerrüte düştüğünü, davalı hakkında Muğla 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, malların tesliminden sonra faturaların kesilmesine rağmen ihtarnameden sonra herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu davalı şirket böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de; 4 adet dava konusu faturaya bakıldığında 24/12/2022 tarihli faturanın e-arşiv fatura, geriye kalan 3 adet 06/02/2023, 16/02/2023 ve 13/03/2023 tarihli faturaların e-fatura olduğunun görüldüğünü,  24/12/2022 tarihli e-arşiv faturadan kısmi ödemeler yapılmış olmasına rağmen kalan kısmın ödemesini kötü niyetli olarak durdurduğunu, e-arşiv fatura hazır beton karşılığında kesilmiş olup ekte sundukları e-irsaliyelerin de bu faturaya ilişkin olduğunu, e-irasliyeler, mal sevkıyatlarına ilişkin düzenlenmiş olup imzalı olduklarını, hazır betona ilişkin olan faturalar ve imzalı sevk irsaliyelerine bakıldığında müvekkil şirketin kendisine düşen mal teslimini yerine getirdiğini, kaldı ki faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediğini, 06/02/2023, 16/02/2023 ve 13/03/2023 tarihli e-faturalar ise vergi dairesi üzerinden girilen sistem üzerinden kesildiğini, e-fatura yazan faturalar, her iki tarafında e-faturayı kullanıyor olması demektir ve fatura kesildiğinde sisteme otomatik olarak iletildiğini, bahsi geçen faturaların iptal edilebilmesi için e-fatura portaldan iptal talebinin olması gerekip müvekkil şirketinde iptal talebini onaylaması gerektiğini, ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığını, bunun yanında yine 8 gün içinde iade faturası kesilebilecekken ortada böyle bir faturanın da olmadığını, davalı borçlunun, takibe ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, Türk Borçlar Kanunu 89. Maddesine göre; para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklı, para alacağını taraflar arasında ayrıca yetkili bir yer gösterilmiş olmadıkça kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğini, buna göre davalının yetkisizlik iddiasının yerinde olmadığını, faturaların kesilip ticari deftere işlenmesi malların teslimini ortaya net bir şekilde koyduğunu, ticari defterleri tutma yükümlülüğü ticari işletmelerin kuruluşuyla başlamakta ve tasfiye olmaları halinde tasfiyenin sonuna kadar devam ettiğini, tacirin veya ticari işletmenin taraf olduğu ilişkilerden uyuşmazlık doğması halinde olayı aydınlatacak niteliğe sahip belge olduğundan ticari defterlerin delil niteliği bulunduğunu, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. fıkrasında düzenlendiğini, Mahkemece gerekli görmesi durumunda ticari defterleri sunacaklarını, aynı şekilde karşı davalı şirketinde ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %11,75 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetki yöünden itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi gereği müvekkilinin davacıya ödemesi gereken herhangi bir borcunun bulunmadığını, 24/12/2022 tarihli AY22022000000017 numaralı, 06/02/2023 tarihli AY22023000000074 numaralı, 16/02/2023 tarihli AY220230000000104 numaralı ve 13/03/2023 tarihli AY220230000000186 numaralı faturalara konu hizmet yerine getirilse de anılan fatura bedelinin yansıtıldığı cari hesap bakiyesinin muaccel olması ve davacı tarafından talep edilebilmesi için gerekli şartlar sağlanmadığını, taraflar arasında huzurdaki uyuşmazlığa konu cari hesaba ilişkin kesin bir mutabakat bulunmadığını, bu itibarla, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi devam ederken ve hesap devresi sonunda anılan faturalar mahsuplaştırıldığında açıkça görüleceği üzere müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu faturaların davacı tarafça müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve anılan hususların aksini ispatlar nitelikte somut yazılı bir delil ibraz edilemediği halde haksız kazanç saikiyle ikame edildiğini, bu nedenlerle huzurdaki dava bakımından Mahkememizin yetkili olmadığından yetkisizlik kararı verilmesine, davacı tarafça ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ticari defter ve kayıtlarının BA-BS formlarıyla ve takip talebinde yer alan asıl alacak miktarı ile uyumlu olduğu, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, davacı tarafça talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu ve dosya kapsamına göre TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, somut olayda TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün olmadığı gerekçesi ile \"1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Muğla 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 206.378,31-TL asıl alacak ve 1.276,43-TL işlemiş faiz alacağı yönünden İPTALİ İLE takibin  206.378,31-TL asıl alacak ile 1.276,43-TL işlemiş faiz alacağı üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,  fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, haksız olarak itiraza uğrayan toplam alacak miktarı olan 207.654,74-TL'nin %20'si oranına tekabül eden 41.530,94-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı sabit olduğu halde karşı tarafın alacağına yönelik kabul kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, dosya kapsamında düzenlenmiş 03/10/2024 tarihli raporda bilirkişi tarafından “Davalının işbu dava ile sınırlı olarak incelenen 2022 yılı yevmiye defterinin açılış tasdikinin yapıldığı, kapanış tasdikinin YAPILMADIĞI, 2023 yılları e-defter olarak tutulduğu, işbu dava konusu ile sınırlı olmak üzere kayıtların birbirini doğruladığı, 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olabileceği görülmüştür.” şeklinde değerlendirme bulunduğunu, kapanış tasdikleri yapılmayan ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerin lehe delil olamayacağını, müvekkili şirket 24/12/2022 tarihli AY22022000000017 numaralı, 06/02/2023 tarihli AY22023000000074 numaralı, 16/02/2023 tarihli AY220230000000104 numaralı ve 13/03/2023 tarihli AY220230000000186 numaralı faturalara konu hizmet yerine getirilse de anılan fatura bedelinin yansıtıldığı cari hesap bakiyesinin muaccel olması ve davacı tarafından talep edilebilmesi için gerekli şartlar sağlanmamış olup taraflar arasında huzurdaki uyuşmazlığa konu cari hesaba ilişkin kesin bir mutabakat bulunmadığını, yine icra dosyasına konu faturaların tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge yer almaksızın açıkça eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, faturaların tebliğine ilişkin herhangi bir inceleme gerçekleştirilmediğini, dosyaya sundukları 21/09/2023 tarihli cevap dilekçesi ile 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde bu husus açıkça vurgulandığı halde İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı şirketin takip talebinde takip öncesine ilişkin TTK 1530/7 uyarınca %11,75 oranında talep ettiği faizi taraflar arasında tedarik sözleşmesi olmamasından bahisle reddetmesi ve alacağa ticari avans faizi uygulamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29/01/2025 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı borçlu vekilinin hesap bakiyesi üzerinden mutabakata varılmadan işlem yapılmasının açıkça haksız olduğunu iddia etmekte olup cari hesap sözleşmesinden bahsettiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, davalı yanın bu beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, cari hesap sözleşmesinin geçerlilik şartının yazılı yapılması olup davalı tarafın buna ilişkin sözleşme sunmadığını, şirketler arasında da devamlılık arz eden bir ilişkinin de bulunmadığını, bilirkişi raporlarına bakıldığında, müvekkil şirketin değil davalı borçlunun 2022 yılı yevmiye defterinin açılış tasdikinin yapıldığı, kapanış tasdikinin yapılmadığının görüldüğünü, davalı vekilinin, davalı borçlunun düzgün tutmadığı ticari defterleri sanki müvekkil şirketinmiş gibi anlatmasındaki amacın kafa karışıklığı yaratma gayreti olduğunu, dava konusu faturaların tebliğ edilmediğine dair iddiaya yönelik olarak davalı borçluya 05372 yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olup, ihtarnamenin içeriğine itiraz edilmediğini, davalı vekili, tebliğ edilmediğini iddia etse de tebliğ şerhinin dosyada mevcut olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bu nedenlerle Muğla Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davalı yanın istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; faturaya dayalı icra takibinde vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, taraflar arasındaki akdi ilişki ve davacı tarafça yapılan mal teslimlerinin ispatlanmış olduğuna, davacının ticari defter kayıtları usule uygun tutulmakla ve tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmesine, usule uygun kapanış onayı bulunmayan davalı ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olmasına, süresinde faturalara itiraz edilmemiş olmasına, davalının icra takibinden önce usulünce temerrüde düşürülmüş olmasına, davacı tarafça TTK 1530. Maddesine dayanılarak icra takibinde talep edilen faizin somut olayda tedarik sözleşmesi bulunmadığından uygulanamayacağı kanaati ile mahkemece asıl alacağa daha az orandaki avans faizi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 14.184,90 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.547,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.637,90 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/05/2025\t\t\t\t<br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab5e5e0f4a1be8c8","SID":"d1720d6b9859d075"}}