{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1639 Esas<br>KARAR NO:2025/327 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/217 Esas - 2022/579 Karar<br>TARİHİ:25/05/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketlerin gıda ürünleri alanında üretim ve satış yaptığını, satışı yapılan ürünlerin ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından test edilen ve onaylanan ürünlerin piyasaya arz edildiğini, davalı tarafın 30.01.2020 tarihinden bu zaman müvekkili şirketleri tüketiciye kötüleyen ticari itibarı sarsan, satışları sekteye uğratacak şekilde paylaşım yaptığını, davanın kabulü ile haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, davalı tarafın müvekkili şirketler hakkında internet sitelerindeki paylaşımlar ile yaratmış olduğu haksız rekabet durumu dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, internet sitelerinin erişiminin engellenmesine, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devam ettirilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili tarafından davaya konu ürünü eczanede satılması hakkında yapılan paylaşımda eleştirinin hakkınının kullanıldığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddi ile, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/05/2022 Tarih ve 2021/217 Esas - 2022/579 Karar sayılı kararında;\"....Dava haksız rekabetin tespiti ve menine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunu 3. Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, €) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir\", Yine TTK. m. 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler\" şeklindedir.Haksız rekabet halleri arasında, “dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; …Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, ... Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; … Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. …İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş …” uymamak hususları da girmektedir (TTK. m. 55/1). Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların üretimini ve satışını birlikte gerçekleştirdiği ürünler ile ilgili olarak davalının sosyal medya hesapları üzerinden tüketici nezdinde kötüleyici itibar sarsıcı satışların zarara uğramasına sebebiyet veren ve kişilik haklarını ihlal eden paylaşımlarının olup olmadığı, haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktada olup haksız rekabete konu ürünlerin incelenmesi bakımından alanında uzman bilirkişi heyeti ile inceleme yapılmış olup dosyaya sunulan kök ve ek raporda davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı taraf ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı,“...” isimli sosyal medya hareketinin, eleştiri hakkını aşarak, yapılan tüm paylaşımlar ve yorumlar ile karalamaya vardığı ve kötüleme amacı içererek haksız rekabete neden olduğu tespit edilmiş olup Gıda Mühendisinin yapmış olduğu tespitler , İstanbul Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlü'ğünün ...-...-... sayılı yazı cevabı,... olarak yazılmış olan işletme kayıt numarası; ürünün davacı adına, Düzce'de faaliyet gösteren ... A.Ş. firması tarafından fason olarak üretildiği, benzer nitelikte Bakırköy 5 ve 6 Asliye Ticaret Mahkemesinde davalar olduğu, bu dosyaların içerikleri de dikkate alındığında davacının davasını ispat ettiği davalının “...” isimli sosyal medya hesabı üzerinden davacı şirket ürünleri ve bu ürünlerin satış kanalları hakkında yapılan paylaşımların (..., ...) TTK Madde 55  uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...\"gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,1-Davalının “...” isimli sosyal medya hesabı üzerinden davacı şirket ürünleri ve bu ürünlerin satış kanalları hakkında yapılan paylaşımların (..., ..., ...) TTK Madde 55 uyarınca HAKSIZ REKABET ETTİĞİNİN TESPİTİ VE MENİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinin bulunmadığını,Hükme esas alının bilirkişi raporlarının hukuki dayanaktan uzak ve hatalı olduğunu, raporda somut tespite yer vermek yerine \"yorum\" yapılma yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, gıda mühendisinin dosyadaki görevi dahilinde işletme kayıt numarası ile sorgulama yapıp üretici firmayı tespit etmesi gerekirken bu yönde sorgulamaya dahi girişmemiş, üretim ve satışın davacıya ait olduğu gibi mesnetsiz ve yanlış ifadelere yer verdiğini,  buna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi  kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i  istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacılar vekili, davalının witter hesabından yaptığı paylaşımların haksız rekabet niteliğinde olduğunu belirterek haksız rekabetin tespiti ve men'i ne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... 28 Ocak 2021'de  ... adlı instagram hesabından davacı tarafa ait \"...\" ürünün fotoğrafı ve fotoğrafın altında \"...\" yazısına yer verdiği,Davalı 28.01.2021 tarihinde Twitter'da \"..._\" ... yaptığı paylaşımlarında: Davacı tarafa ait \"...\" ürününe yer verildiği ve açıklama olarak \"...\" şeklinde beyanlarda bulunduğu,Davalı 31.01.2021 tarihinde ... twitter hesabında söz konusu haberin bulunduğu paylaşımında \"...'' Hükmü düzenlenmiştir. Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki yönetmeliğin 42 Maddesinde, bu madde de düzenlenen ürünlerin münhasıran eczanede satılacağı düzenlenmiş ve 42/2-e maddesinde ise; ''Değişik:RG-29/6/2019-30816) Anne sütü ve beslenme yetersizliğinde kullanılan çocuk mamaları, 1/11/2007 tarihli ve 26687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Küçük Çocuk Ek Gıdaları Tebliği (Tebliğ No: 2007/50)’ne uygun ürünler ile erişkinlerin metabolizma bozukluklarında kullanılan tüm destekleyici ürünler, '' in eczanelerde satılabileceği düzenlenmiştir.Mahkemece 07/07/2021 Tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Tarım ve Orman Bakanlığı ile İlçe Tarım Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılarak kahvaltılık gevrek satışının eczanelerde satılmasına engel bir durum olup olmadığı, \"...\" ibaresi ile \"...\" ifadesine yer verilmemesinin mevzuata uygun olup olmadığı, bu ibarelerin kullanımına  hangi şartlarda izin verildiği husularının sorulmasına karar verildiği,İl Tarım Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda; ''...\" hükmü kapsamında, '...' ifadesinin kullanımı mevzuata uygun bulunmamaktadır. Aynı yönetmeliğin dördüncü maddesinin birinci fıkrası (0) bendinde 'Görüş alanı: Bir ambalajın, tek bir bakış noktasından okunabilen tüm yüzeylerini, ve (cc) bendi 'Temel görüş alanı: Bir ambalajın, tüketici tarafından ilk bakışta yüksek bir olasılıkla görülmesi beklenen, gıdanın karakteri ve doğası ve uygulanabilirse markasına dayanarak tüketicinin ürünü hemen tanımasına imkân veren ve birden fazla bulunması halinde gıda işletmecisi tarafından seçilen görüş alanını, tanımları yapılmıştır. Aynı yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrası 'Bu Yönetmelikteki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki bilgilerin belirtilmesi zorunludur: a) Gıdanın adı., d) Gıdanın net miktarı.i) Hacmen % 1,2'den fazla alkol içeren içeceklerde hacmen gerçek alkol derecesi.' hükmü ve 16 ıncı maddesinin '9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a), (d) ve (i) bentlerinde belirtilen zorunlu bilgiler, aynı görüş alanı içinde yer alır.' hükmü değrlendirildiğinde piyasaya arz edilen tüm gıda maddelerinin adının temel görüş alanında verilmesi gerekmektedir. Aynı yönetmeliğin Gıdanın Adı başlıklı 20. Maddesinin birinci fıkrası 'Gıdanın adı olarak, o gıda için geçerli olan mevzuat hükümlerinde belirtilen resmi ad kullanılır. Böyle bir adın olmaması durumunda, gıdanın alışılagelen adı kullanılır. Gıdanın alışılagelen bir adı da yoksa veya bu ad kullanılmayacaksa, tanımlayıcı bir ad belirlenir.' şeklinde olup; gıdanın adının etiket üzerinde belirtilmesi gerekmektedir.Tüm bu yönetmelik hükümleri ile değerlendirildiğinde ürün adında \"...\" ifadesinin belirtilmediği bu sebeple ürünün bebek ve çocuk ek gıdası olmadığı açıktır. Ayrıca eğer ürün bebek ve çocuk ek gıdası ise Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Çocuk Ek Gıdaları Tebliğinin ürün ürün kriteleri yönünden de uygun olması gerekmektedir.'' Şeklinde cevap verildiği görülmüştür.Başakşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda ise;''Kahvaltılık gevrek satışının eczanelerde satılmasında bakanlığımız tarafından herhangi bir engel bulunmamakta olup, herhangi bir gıda işletmesinin üretim ve satış veya piyasaya gıda ürünü arz etmesi için bakanlığımıza kayıt işlemlerini yaptırması gerekmektedir.5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunun 30. Maddesine göre gıda işletmeleri kayıt veya onay işlemlerini bakanlığımıza yaptırmak zorunda olup, davalı işletmelerden ... Şirketi ... kayıt numarası ile, ... Şirketi unvanlı işletme ... kayıt numarası ile bakanlığımıza kayıt işlemlerini gıda deposu olarak yaptırmış olup, piyasaya gıda maddeleri arz etmesinde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.\"İşletmelerin kayıt ve onayı MADDE 30- (1) Bu Kanun kapsamındaki gıda ve yem işletmelerinden onaya veya kayıt işlemine tâbi olanlar ile onay ve kayıt işlemlerine ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenir. Onaya tâbi işletmeler için, faaliyete geçmeden önce Bakanlıktan onay alınması zorunludur. Kayıt işlemine tâbi işletmeler, faaliyetleri ile ilgili işletme kayıtlarını Bakanlığa yaptırmak zorundadır.\"\"Sadece Eczanelerde\" ifadesi ile ürün satışının, tedavi etme ve iyileştirme özelliği olan bir ilaç olduğu algısı yaratacağından uygun görülmediği değerlendirilmektedir. Ürün adında \"bebek ve küçük çocuk ek gıdası ifadesinin belirtilmemesine (eğer ürün bebek ve küçük çocuk ek gıdası ise) ilişkin olarak Türk Gıda Kodeksi Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği (26.01.2017 tarih ve 29960 sayılı Mükerrer R.G) 20. Maddesine göre ürünün resmi adı olan bebek ve küçük çocuk ek gıdası adı ürün etiketinde belirtilmelidir.\"Gıdanın adı MADDE 20 - (1) Gıdanın adı olarak, o gıda için geçerli olan mevzuat hükümlerinde belirtilen resmi ad kullanılır. Böyle bir adın olmaması durumunda, gıdanın alışılagelen adı kullanılır. Gıdanın alışılagelen  bir adı da yoksa veya bu ad kullanılmayacaksa, tanımlayıcı bir ad belirlenir.'' Şeklinde cevap verildiği görülmüştür.Mahkemenin deliller kısmında belirttiği, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/615 E. Sayılı dosyasından verilen karar  dairemizce uyap sisteminden sorgulanıp incelendiğinde; Ceza dosyasına konu eylemin dava konusunu oluşturan yukarıda yazılı 28 Ocak 2021 tarihli yazı içerikleri oluşturmadığı, davalı tarafın 22/01/2020 tarihli;''...\" markalı ürünlerin bazı vitamin ve minarelerden yoksun olduğu ve günlük ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğuna yönelik yazılara ilişkin olduğu, ayrıca  Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/459 Esas sayılı dosya ile açılan davanında Katılan ...'ya hakaret ettiği iddiasıyla açılan dava olup yapılan yargılama sonucunda davalı/sanığın beraatine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 24 Ceza Dairesinin  2023/160 Esas - 2024/2153Karar sayılı 27/06/2024 tarihli kararı ile katılanın istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyanına konu yazı içeriğinin de dava konusu ile aynı olmadığından eldeki dosya yönünden delil niteliği olmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.Kanunun “dürüstük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar” başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde sayıldığı bu bağlamda,TTK ve 55/1-a.1’de “başkalarını veya  onların  mallarını,  iş  ürünlerini, fiyatlarını,  faaliyetlerini  veya ticari işlerini yanlış,  yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek”, haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır.İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir.İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Von Hannover/Almanya, B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012).Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında, Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün,  demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen \"haber\" veya \"fikirler\" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın \"demokratik toplum\" olamayacağını belirtmiştir.Ancak, ifade özgürlüğü çerçevesinde vakıa, olay ve şahsi fikirler kural olarak açıklanabilir, dolayısıyla  prensip, gerçeklerin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Bir kişi ya da faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ya da beyanlar tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Kötüleme içeren açıklama ancak yanlış veya yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici ise haksız rekabet olarak nitelendirilebilir (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Haksız Rekabet Hukuku, sayfa 137-138).Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; Davalının 28 Ocak 2021'de  ... adlı instagram hesabından ve 28.01.2021 tarihinde Twitter'da \"..._\" ... ve  ... hesabından yapılan yukarıdaki  paylaşımlarda, davacı tarafa ait olan ürünün sorgulanmadığı ve eleştirilmediği, davacı firmaların isimlerinin zikredilmediği, halk arasında kahvaltılık gevrek olarak bilinen ve marketlerde satılan ürünlerin  eczanelerde satışının 6197 Sayılı Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun ve Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki yönetmeliğe uygun olup olmadığının (mevzuatın)  sorgulandığı ve sadece eczanede özel bir satış politikası izlenerek adeta kampanya oluşturularak yapılan ürün satışına  ilişkin eleştirel düşüncesini beyan ettiği, ayrıca davacı tarafça satışa sunulan ürün üzerinde \"...\" şeklindeki ifadelere yer verildiği gözetildiğinde, mahkemece il tarım müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda;''...Tüm bu yönetmelik hükümleri ile değerlendirildiğinde ürün adında \"...\" ifadesinin belirtilmediği bu sebeple ürünün bebek ve çocuk ek gıdası olmadığı açıktır. Ayrıca eğer ürün bebek ve çocuk ek gıdası ise Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Çocuk Ek Gıdaları Tebliğinin ürün ürün kriteleri yönünden de uygun olması gerektiğinin,'' belirtildiği, ilçe tarım müdürlüğünden verilen cevabi yazıda ise;''...\" ifadesi ile ürün satışının, tedavi etme ve iyileştirme özelliği olan bir ilaç olduğu algısı yaratacağından uygun görülmediği değerlendirilmektedir. Ürün adında \"bebek ve küçük çocuk ek gıdası ifadesinin belirtilmemesine (eğer ürün bebek ve küçük çocuk ek gıdası ise) ilişkin olarak Türk Gıda Kodeksi Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği (26.01.2017 tarih ve 29960 sayılı Mükerrer R.G) 20. Maddesine göre ürünün resmi adı olan bebek ve küçük çocuk ek gıdası adı ürün etiketinde belirtilmesinin,'' gerektiği belirtilmiş olup bu cevabi yazı içerikleri de gözetildiğinde ürün adında \"...\" ifadesinin belirtilmediği bu sebeple ürünün bebek ve çocuk ek gıdası olmadığı ,ayrıca Sadece Eczanelerde\" ifadesi ile ürün satışının, tüketici nezdinde  tedavi etme ve iyileştirme özelliği olan bir ilaç olduğu algısı yaratacağı belirtilmiş olup bu tespitlere göre de davalının yukarıda yazılı beyanlarının ayrıca tüketiciler nezdinde farkındalık oluşturup aldıkları ürünün içeriğini okuyup bilinçlendirme amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenle anılan paylaşımların bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafın faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya  kötülemek, amacı taşımadığı, eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eleştirinin sadece olumlu karşılanan veya zararsız veya tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan, rencide eden, şoke eden, rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına aldığının AİHM'nin birçok kararında ifade edildiği, bu nedenle davalının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımların kişisel değer yargısı niteliğindeki ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında eleştiri olarak kabulü gerekmektedir.Davalının sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar TTK. 54 ve 55 maddelerde düzenlenen haksız rekabet kapsamında kabul edilemez. Mahkemece, yukarıdaki tespitler ışığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun görülmediğinden davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun   kabulü ile; ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle; davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,Bakırköy 3. Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2021/217 Esas-2022/579 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN;2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından  davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0‬ TL  harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,4-İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN; 6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 7-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,8-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 115,00 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam: 335,7 TL' nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,9-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b62e4a913eb8ccfa","SID":"2869a8ec6c2dd5de"}}