{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/714 <br>KARAR NO:2025/799<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/12/2024<br>NUMARASI:2023/459 Esas -  2024/844 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili 29/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 17.11.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı sigortasız aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin kaza ile ilgili herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalıya yaptıkları başvuru sonrası ödeme yapıldığını, daha sonra bakıcı gideri ödemesi için başvurduklarını, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek 100,00-TL sürekli bakıcı gideri tazminatının (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 10/07/2024 tarihli dilekçesi ile talebini 330.000,00-TL olarak artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı için hesaplanan sürekli sakatlık tazminatı, teminat limitini doldurduğundan müvekkili kurum tarafından bakıcı giderine ilişkin talebin karşılanmasının mümkün olmadığını, başvurucunun başkaca hak ve alacağının kalmadığını,imzalanan ibranamenin hukuken geçerli olduğunu,  davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemerinin takılı olmadığını ve bu taşımanın hatır taşıması olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesinin 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine dair kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması  neticesinde, Dairenin 22/06/2023 tarih, 2023/567 Esas, 2023/1129 Karar sayılı ilamı ile; \"...davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden ve bakıcı gideri istemi ile yapılan başvuruya verilen cevaptan; davacı tarafa yapılan ödemenin trafik sigortası \"sürekli sakatlık teminatından\" yapıldığının anlaşıldığı, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulanan 15/08/2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay uygulamalarına göre, bakıcı gideri, tedavi giderleri kapsamında olup, trafik sigortasının \"tedavi giderleri\" klozundan ödenmesi gereken bir tazminat olduğu((Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih 2015/18540 E., 2017/7764 K. sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/01/2013 tarih 2012/362 E., 2013/578 K. Sayılı kararı), davacıya yapılan ödemenin \"sürekli sakatlık teminatı\" klozundan yapılması karşısında, davacının tedavi gideri kapsamında bakıcı gideri talep etme hakkına engel bir durum bulunmamadığı''  gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilmiş,Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; ''.... davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç sürücüsünün ise %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalının olay tarihinde sorumlu olduğu tedavi giderleri teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, davacının ömür boyu bakıcı giderleri nedeniyle oluşan maddi zararının %20 hatır indirimi uygulanması neticesinde 10.430.522,64-TL olduğu ancak davalının 330.000,00-TL üzerindeki miktardan sorumluluğunun bulunmadığı, temerrüt bakımından yapılan değerlendirmede KTK.’nun 99/1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminatı sınırları bulunan tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleşeceği, davacı tarafından 28/04/2022 tarihinde davalıya bakıcı giderleri talebini ilettiği, usulüne uygun olarak davalıya başvurulduğu, bu hali ile davalı yönünden temerrütün 16/05/2022 tarihi itibari ile oluştuğu, aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle de hükmedilecek faiz türünün yasal faiz olduğu'' kanaati ile; Davacı tarafından bakıcı gideri tazminatına ilişkin açılan DAVANIN KABULÜ İLE; 330.000,00-TL maddi tazminatın 16.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı  davacı vekili ve davalı vekili, tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri:Davacı vekili, hükme esas alınan maluliyet oranı, kusur oranları ve hesaplamanın hatalı olduğunu, davalı aracının ticari araç olduğunu, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili, davacı için hesaplanan sakatlık teminatı, sürekli sakatlık teminatı limit dahilinde olup limit dolduğundan  bakıcı gideri talebinin reddi gerektiğini,  davacı tarafça ibraname ile tüm tazminat alacaklarına ilişkin olarak müvekkili kurum ibra ediliğinden davacının başkaca alacağının kalmadığını,  davacının tüm zararının karşılandığını, müvekkili kurumun bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, maluliyet oranının hatalı yönetmelik hükümlerine göre belirlendiğini,  davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması söz konusu olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ... tarafından yapılan bir ödeme var ise tespiti ile tazminattan mahsubu gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, tazminat hesabında %1,65 iskonto uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakıcı gideri  istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı tek taraflı kazaya karışan araçta yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmamasına, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulanan  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay uygulamalarına göre, bakıcı gideri bedensel zarar klozu kapsamında olmayıp, sağlık gideri klozu kapsamında olduğundan, sağlık giderleri için ayrı bedensel zarar için ayrı olarak kaza tarihinde geçerli olan 330.000,00-TL teminat limiti kapsamında  ZMM sigortası bulunmayan araçlar yönünden ZMMS yerine geçen davalı ...'nın davacının sürekli bakıcı giderinden sorumlu olmasına; davalı tarafça daha önce davacının %96 maluliyetine göre davacıya kalıcı sakatlık tazminatı ödenmiş olup, ibranamenin davacının kalıcı sakatlığından kaynaklanan zararına ilişkin olmasına, bakıcı giderine yönelik bir ibrasının söz konusu olmamasına; dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporuna göre davacının %96 oranında malül olduğu (yatalak olduğu) anlaşılmakla, davacı tarafça da bu oran kabul edilerek davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmiş olması karşısında davacının yaralanmasına göre sürekli bakıcı ihtiyacı olduğu yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmamasına; aktüer raporunda davacının  bakıcı gideri  daire kabulü ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak asgari ücretin brütü üzerinden hesaplanmış olup, hesaplamada 1,65 iskonto uygulanmasının söz konusu olmamasına; yerel mahkemece hesaplanan bakıcı giderine  hatır taşıması uygulanmış olmakla teminat limiti üzerinde bir rakam olarak hesaplanan bakıcı giderinden davalının 330.000,00-TL teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş olmasının isabetli olmasına; kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz işaretli olup  dosya kapsamından davacının emniyet kemeri kullanmadığı hususunun ispat edilememiş olması nedeniyle bakıcı giderinden müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına;  kazaya karışan aracın  hususi otomobil olması nedeniyle bakıcı giderine yasal faiz işletilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafça davadan önce davalıya bakıcı gideri talebi ile başvurulduğundan davalının temerrüde düşmüş  bulunmasına; ... bakıcı giderinden sorumlu olmadığından  dava dışı SGK tarafından davacıya  bakıcı gideri ödenmesi yapılmasının söz konusu olmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 22.542,30-TL harçtan peşin yatırılan toplam 6.250,97‬-TL harcın düşümü ile bakiye 16.291,33-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1c1c38c40f6da70","SID":"2979603b2da1c0a1"}}