{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/4111 <br>KARAR NO:2025/2056<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/07/2023<br>NUMARASI:2022/437 Esas - 2023/578 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kayn. (2918 S. K. Hariç))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin dava dışı...' nin ''2020 yılı Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Eyüp, Beşiktaş ve Sarıyer İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşini'' ihale ile üstlenerek çalışmalara başladığını ve çalışmalar esnasında, altyapısına zarar verildiği gerekçesi ile davalı müvekkil şirket tarafından, hasar bedelleri tahakkuk ettirildiğini ve bunun dava dışı...' ye bildirildiğini, cebri icra tehdidi altında olduğundan tahakkuk ettirilen  hasar bedellerinden bir kısmının davalı müvekkil şirket tarafından icra takibine konularak tahsil edildiğini, diğer bir kısmının ise davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmak sureti ile davalı müvekkil şirkete ödendiğini, fakat iddia edilen tarih ve yerlerde kanal kazısı yapmamış olduğunu ve davalı müvekkil şirketin uğramış olduğu hasarın, esasen altyapının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmaması sebebi ile husule geldiğini, ayrıca davacı şirketçe davalı müvekkil şirkete ruhsat başvurusunda bulunulduğunu ve fakat davalı müvekkil şirketçe davacı şirkete kazı onayı ve kazı yapılacak alanda elektrik kabloları olduğunu gösteren bir harita verilmediğini, davacı şirketin hiçbir çalışanının hasar mahallinde bulunmadığını, hasar tutanaklarında isimlerinin yer almadığını ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia ve beyanla ihtirazi kayıt ile yapmış olduğu ödemelerden şimdilik 100.000,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı müvekkil şirketten istirdadı talebi ile huzurdaki belirsiz alacak davasını ikame etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi mümkün olamayan huzurdaki davanın, hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, Davacı yan dava dilekçesinde, dava konusu ettiği hasarların tarih ve adreslerini açıkça bildirmediği ve dilekçe ekinde gösterdiği ilgili deliller de dosya kapsamında mevcut olmadığından huzurdaki dava konusu hasarların hangi tarih ve adresteki hasarlar olduğu açıkça anlaşılamayacağını,Davalı müvekkil şirket tarafından, tahakkuk edilen hasar bedellerinden davacı şirket sorumlu olup huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekeceğini, Davada Talep Edilmiş Olan Tüm Alacak Kalemlerinin Hukuki Temeli Ve Meydana Gelen Hasarla Doğrudan Bağlantısı Bulunmakta Olup Hasar Verenden Tahsili Gerekeceğini, huzurdaki haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince; \"... Davacı vekiline bilirkişi incelemesi yapılacağından bahisle bilirkişi masrafı yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin sürede ücretin yatırılmadığı, davacı vekilinin 2 celsede hazır bulunduğu bilirkişi ücretini 2 haftalık kesin sürede yatırmaması halinde işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtaratının yapıldığı ancak bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, akabinde duruşmaya mazeret sunduğu bu duruşmada gelecek celse mazeretin kabul edilmeyeceği karar verilebileceğinin belirtilmesine rağmen 06/07/2023 tarihli duruşmaya e duruşma talebinde bulunduğu talebin reddedilmesine rağmen  duruşmaya katılmadığı bilirkiş ücreti yatırmadığı, davalı yanın davayı takip etmediğini  bildirdiği, davacının iddiasını ispatlar nitelikte delil sunmadığı, tüm toplanan delillere göre davacının istirdata yönelik taleplerine ilişkin davasını  davasını ispat edememesi nedeni ile  davanın sübut bulmadığından reddine ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kararının hatalı olduğunu,  tekrar süre verilmesi gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin madde 45(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz.Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.(4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…”Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Delil ikamesi için avans” başlıklı madde 324. (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” hükmü getirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık süre verildiği, ancak davacı tarafça yatırılmadığı ve yatırılması istenen bu masrafın delil avansı olduğu sabittir.Bu durumda mahkemece 6100 sayılı yasanın 324. maddesine göre davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği kabul edilip mevcut delil durumuna göre uyuşmazlığın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin  yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/437 Esas 2023/578  Karar sayılı 06/07/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53eb38ae099db5e6","SID":"3578189a1376cca3"}}