{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas - Karar No: 2024/710 Esas - 2024/600<br>T.C.<br>...<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t:\t2024/710 Esas<br>KARAR NO\t:\t2024/600<br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>K A R A R<br><br>DAVA\t:\tTazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:\t09/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t:\t21/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:\t23/10/2024  <br>Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;<br>DAVA\t:\tDavacı vekili dava dilekçesinde, davalı... İletişim Reklam Danışmanlık Tic. Ltd. Şti'nin ''medyaradar.com” isimli internet sitesinin imtiyaz sahibi olduğunu, yayın hakkı sahibi olması nedeniyle, “yayımcı gibi hareket eden” durumunda olup basın yoluyla işlenen fiillerden dolayı 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 13.md. uyarınca sorumlu olduğunu, 21/03/2024 tarihinde ''https://medyaradar.com/aaya-haber-yaptirip-cad-hukumetini- dolandirdi-o-vurguna-aanin-adi-da-karisti-haberi-2162955'' uzantısı ile yayınlanmış olan “...’ya haber yaptırıp... hükümetini dolandırdı! O vurguna ...’nın adı da karıştı…”  başlıklı haber ile müvekkili hakkında gerçeğe aykırı ithamlara, mesnetsiz iddialara ve objektif kriterlerden uzak bir haber diline yer verildiğini, talebe konu içerikler ile müvekkilinin kişilik haklarına açıkça saldırı gerçekleştirildiğini, talebe konu içeriklerde müvekkili adına asılsız ithamlarda bulunulduğunu ve gerçeğe aykırı ifadeler kullanıldığını, müvekkilinin itibarını kasten zedelemeye yönelik bu içeriklerle kişilik haklarına saldırı suçunun işlendiğini, kamu nezdinde müvekkiline karşı güven zedeleyici bir algı oluşturulmak istendiğini, paylaşılan içerikler ile ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, masumiyet karinesi ilkesini ihlal eden bu yayının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalı medyaradar.com internet sitesinde yapılan işbu davaya konu haberde, sözde...X isimli kripto para ile ilgili müvekkili şirket tarafından haber yapıldığı ve toplumun yanıltıldığı, habere konu şikayet dosyasına sanki müvekkili ...Ajansı'nın da bulunduğu algısı yaratılmaya çalışılarak tamamen çarpıtıldığını, asılsız ve gerçeklikten uzak ifadelerle kişilik haklarına saldırı gerçekleştirildiğini, müvekkili ...Ajansı'nın adı, haberde; - ''...'ya haber yaptırıp... Hükümetini Dolandırdı! O Vurguna ...'nın adı da karıştı...'' ifadesi ile doğrudan haber başlığında - ''...Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan haberde ...Ajansı ayrıntısı çok konuşulacağa benziyor.'' - ''..24 sayfalık suç duyurusunda ...Ajansı muhabirinin adı da geçiyor.'' - ''Yalan haberi ...Ajansı üzerinden yapmışlar.'' - ...Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesinde şüpheli İbrahim Özer ile ilgili iddialar arasında ...Ajansı'na yalan haber servisi yaptırmak da bulunuyor.''- ''Bu kişiler algı manipülasyonu yaparken ...Ajansı ekonomi muhabiri ...'ı da kullanarak ve bu muhabire para vererek yalan haberlerini devletin resmi haber ajansı üzerinden kamuoyuna duyurmuştur.''- ''...'nın servis ettiği o haber'' başlığı ile fotoğraf ve içeriğine yer verilen ve müvekkili şirkete ait internet sitesinden alınan, haberde bahsi geçen kripto para ile hiçbir ilgisi bulunmayan haber ile açıkça müvekkili şirketin hedef gösterildiğini, yazının devamında ''Savcılığa yapılan suç duyurusuna adı karışan ...'nın Bulut Bağcı ile ilgili yaptığı haberi 8 Aralık 2020 tarihinde abonelerine servis ettiği görülüyor.'' ifadelerine yer verilerek müvekkili şirket tarafından yapılan haber çarpıtılarak suç ile ilişkilendirildiğini, davalının yapmış olduğu gerçek dışı haber ile kasıtlı olarak müvekkilinin itibarına zarar verdiğini ve şöhretini zedelediğini, gerçek dışı ve hukuka aykırı nitelikteki söz konusu yayına ilişkin olarak, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesine göre yayından çıkarma ve tekzip metninin yayınlanması talebinde bulunulduğunu ve muhatabın sorumlu müdürüne .... .... .... evmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalının gönderilen ihtarname üzerine söz konusu haberi  “www.medyaradar.com” isimli internet sitesinden kaldırmadıkları gibi ilgili tekzip metninin internet sitesinde yayınlanmadığını belirterek müvekkilinin ülkedeki ve dünyadaki konumu dikkate alınarak,  kişilik haklarının yasa hükümlerine aykırı bir şekilde ihlâline yönelik davalı tarafından yayınlanan 21.03.2024 tarihli haber nedeniyle, müvekkilin de yarattığı manevî zararın kısmen de olsa giderimi için haksız fiil tarihi olan 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 30.000 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline, söz konusu haberin halen yayınlanmaya devam edilmesi sebebi ile saldırıya son verilmesine ve cevap ve düzeltme metninin yayınlanmasına karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP\t:\tDosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.<br>DELİLLER\t: Arabuluculuk son tutanağı, ihtarname, dava konusu habere ilişkin belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat, saldırıya son verilmesi ve düzeltme metni yayınlanması istemine ilişkindir.<br>7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun \"Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun \"Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemeleri yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinde tarafların tacir olması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, davada manevi tazminat da talep edildiği, görevsiz mahkemeye 09/08/2024 tarihinde açılan davada arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği, söz konusu son tutanağın ise dava tarihinden sonra 08/10/2024 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.<br>Dosyasının mahkememize ... .... .... ....  karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği görülmektedir. ... Bölge Adliye Mahkemesi.... ... ...  karar sayılı kararında, \"Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerektiği, aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumunun söz konusu olacağı\" belirtilmiş, temyiz edilen karar .... .... ....  esas, 2023/5898 karar sayılı ilamı ile (görevsiz mahkemeye açılan dava tarihi olan) \"12/12/2019 dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin\" usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. .... .... .... karar sayılı kararında da \"6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından\" istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir.<br>Usul ekonomisi gereğince arabuluculuk dava şartının, davanın görevli mahkemenin esasına kaydından önce giderilebileceğine dair görüşler bulunmakta ise de, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının hükmüne göre arabuluculuk son tutanağın dava dilekçesine eklemesinde zorunluluk bulunduğu, usul ekonomisi ilkesinin kanunun açık hükmünün önüne geçemeyeceği, aksinin kabulünün taraflarca arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla görevli olmayan mahkemede dava açılmasına yol açacağı gözetilerek bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\", 3. fıkrasında \"Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" düzenlemeleri yer almakta ise de, yukarıda da açıklandığı gibi davada arabuluculuk müessesesini özel olarak düzenleyen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin öncelikle uygulanması gerektiği, eldeki ticari davada ise arabuluculuk dava şartının görevsiz mahkemede dava açılırken yerine getirilmediği ve sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM\t:\tGerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Dava usulden reddedilmekle, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33‬ TL harçtan düşülmesi ile, artan 84,73‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,<br>3-Davacının karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalının karşıladığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2024<br><br>\t¸ e-imzalıdır\t¸ e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fc89d2128cadb08","SID":"3988fce3aea85dbc"}}