{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/997 <br>KARAR NO\t: 2025/495<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/12/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/446 Esas,  2022/789 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkette 07.06.2021-24.06.2022 tarihleri arasında “Erzurum Satış Sorumlusu” görevinde çalıştığını, davalının iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğini, davacının Karadeniz ve ... Bölgesinden sorumlu satış sorumlusu olarak bölgedeki tüm satış ve pazarlama stratejisine hakim olduğunu, sözleşme hükmünde davalı tarafça rekabet yasağına aykırı davranılmayacağını, davranılması halinde cezai şartın/ tazminatların ödeneceği hüküm altına alındığını, yükümlülüğe rağmen davalı tarafın müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... Isıtma Ve Soğutma Sistemleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi firmasında işe başladığını, davalının ...’ta “bölge satış yöneticisi” olarak çalıştığını,  müvekkil şirketin ticari sır niteliğindeki bilgilerine sahip olması sebebiyle 1 yıllık süre dolmadan rakip firmada çalışmaya başlaması cezai şartı gerektirdiğini, bu nedenle işbu dava ile cezai şart bedelinin ödenmesi gerektiğini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili arasında dava delili olarak gösterilen belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, iş sözleşmesinin imzalanması esnasında genel kabule göre işçi ve işveren statü olarak eşit olmadığını, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada müvekkilin önceki işinden ayrıldığını, evlilik  nedeniyle borçlandığnı, geçim kaygısı ile iş aradığını, iş sözleşmesini dikkat etmeden yeterince inceleme fırsatı olmadan imzaladığını, bu nedenle davalı şirketin  müvekkiline bu iş sözleşmesini kavrayabilmesi için açıkça bilgi edinip öğrenme imkanı sağlanmadığını,  bu bilgilerin açıkça verildiğini ve işçinin bunu kavradığını ispat yükü ise genel işlem koşulunu hazırlayan ve bundan yararlanacak olan taraf  olan davacı olduğunu, bu doğrultuda zarar verme ihtimalinin davacı tarafça ispatlanmasının gerektiği hususu ile işçinin iş pozisyonu ve meslek sırlarına vakıf olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalışma pozisyonu olarak satış sorumlusu olduğunu, müvekkilin bu pozisyonu itibariyle bayileri gezme faaliyeti olarak görevini yerine getirdiğini bu yüzden iş yerinin hiçbir sırrına vakıf olmadığını, işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin varlığı, iş ilişkisinin işçiye üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme olanağını,  müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağını, işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimalinin bir arada bulunmasına bağlı olduğu, tüm bu hususların bir arada bulunmasının yanı sıra işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemesi gerektiği, müvekkil satış sorumlusu olduğunu ve bu yüzden şirket hiyerarşisinde en alt sırada yer aldığını,  tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı işçi arasında düzenlenen 07/06/2021 tarihli \"Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi\" isimli sözleşme ile davalının davacı nezdinde Satış Sorumlusu olarak çalışmaya başladığı, yine taraflar arasında imzalanan sözleşmenin \"Rekabet Yasağı\" başlıklı 18.maddesinde; \"... Rekabet yasağının ihlali durumunda, Personel son 2 yıllık brüt ücreti tutarında cezai şart ödemeyi kabul eder...\" şeklinde yalnızca davalı işçi aleyhine cezai şartın düzenlendiği, davalının iş akdinin 24/06/2021 tarihinde sona erdirildiği ve davalının daha sonra dava dışı ... Isıtma ve Soğutma Sistemleri San. Tic. A.Ş bünyesinde Bölge Satış Yöneticisi pozisyonunda çalışmaya başladığı, yukarıda açıklanan yasa hükümlerinde belirtildiği üzere işçi ve işverenin rekabet yasağı anlaşmasına bir ceza koşulu koyabileceği ancak bu ceza koşulunun geçerliliğinin TBK'nın 420/1. Maddesi gereğince sadece işçi aleyhine bir ceza koşulu olmaması ve bunun karşılığında işverenin de bir edim üstlenmiş olmasına bağlı olduğu, somut olayda hizmet sözleşmesinde yalnızca işçi aleyhine cezai şart koşulu olduğu anlaşılmakla hizmet sözleşmesi ve rekabet yasağı anlaşmasının geçerli olduğu ancak tek taraflı ceza koşulu içeren sözleşme maddelerinin hükümsüz olduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 2019/1979 Esas ve 2022/454 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır) anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki  şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davanın REDDİNE,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirkette 07.06.2021-24.06.2022 tarihleri arasında Erzurum satış sorumlusu görevinde çalıştığını, davalının istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiğini, müvekkilinin Karadeniz ve ... Bölgesinden sorumlu satış sorumlusu olarak bölgedeki tüm satış ve pazarlama stratejisine hakim olduğunu, davalının 07/06/2021 tarihinde belirsiz süreli hizmet sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede davalı tarafça rekabet yasağına aykırı davranılamayacağı, aksi halde cezai şartın/ tazminatların ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ancak davalının işten ayrılır ayrılmaz müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... Isıtma Ve Soğutma Sistemleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nde işe başladığının tespit edildiğini, anılan şirkette ... Bölge Satış Yöneticisi olarak çalıştığını, söz konusu bölgenin ise müvekkil şirketin satış rakamlarının yüksek olduğunu, başarılı olduğu bir bölge olduğunu, davalının müvekkilinin stratejilerine hakim şekilde çalışmasının müvekkil şirketi zarara uğratacağının açık olduğunu, müvekkili ile adı geçen firmanın iştigal alanlarının aynı olduğunun ticaret sicil kayıtlarının celbi ile de netleşeceğini, davalının 1 yıllık süre dolmadan rakip firmada çalışmaya başlamasının cezai şart gerektirdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin rekabet yasağı maddesi uyarınca davalının 2 yıllık brüt ücreti tutarında cezai şart bedeli tespit edildiğini, TBK'nın 445. maddesinde aranan şartların sağlanmış olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalının müvekkili şirkette 07.06.2021 – 24.06.2022 tarihleri arasında “Erzurum Satış Sorumlusu” görevinde çalıştiğini, davalının iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğini, davacının Karadeniz ve ... Bölgesinden sorumlu satış sorumlusu olarak bölgedeki tüm satış ve pazarlama stratejisine hakim olduğunu, sözleşme hükmünde davalı tarafça rekabet yasağına aykırı davranılmayacağını, davranılması halinde cezai şartın/ tazminatların ödeneceği hüküm altına alındığını, yükümlülüğe rağmen davalı tarafın müvekkil şirketten ayrılır ayrılmaz müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... Isıtma Ve Soğutma Sistemleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi firmasında işe başladığını, davalının ...’ta “bölge satış yöneticisi” olarak çalıştığını,  iddia ederek cezai şart bedelinin ödenmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde zarar verme ihtimalinin davacı tarafça ispatlanmasının gerektiği hususu ile işçinin iş pozisyonu ve meslek sırlarına vakıf olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin iş yerinin hiçbir sırrına vakıf olmadığını, işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin varlığı, iş ilişkisinin işçiye üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme olanağını,  müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağını, işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimalinin bir arada bulunmasına bağlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf aşamasında alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 492,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 123,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Gerekçeli kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 11.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"737163c2c62b0c5d","SID":"b4df9fe8539c3ded"}}