{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/401 <br>KARAR NO\t: 2025/657<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/11/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2024/371 Esas,  2024/477 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalıdan olan alacağını tahsil etme için Erzurum .. İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını ve davalının takibe itiraz ederek takibin durduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL alacak ile davalının itirazlarının iptaline, takip tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davanın kabulüne ve icra takibinin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP : <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını ispatlayacak bir sözleşmeyi dosyaya sunmadığını, icra takip dosyasına konu dekontlarda akaryakıt sözleşmesine dair herhangi bir emare yazmadığını, müvekkilinin akaryakıt işi yapmadığını, icra takibine konu belgeler ile itirazın iptali davasında borcun sebebine dayanılarak ortaya konulan iddiaların tutarsız olduğunu, sunulan dekontlarda \"avans\" ve \"borç elden\" yazdığını, her iki dekont açıklamasına göre müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, davacının müvekkilinden elden borç olarak aldığı paranın geri ödenmesine dair dekontlar olduğunu, davacının müvekkiline para göndermediğini aksine aldığı borçları müvekkiline iade ettiğini, Yargıtay kararlarına göre dekontta borç elden ve avans yazılmasının tek başına borç ilişkisinin varlığını ispatlamak için yeterli olmayacağını, müvekkilinin davacıya bir çok kere para gönderdiğini ve halen alamadığı ödemelerin bulunduğunu, taraflar arasındaki bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Somut uyuşmazlık, TBK'nin 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen, tüketim ödüncü (karz) sözleşmesinden kaynaklandığından, bu davanın mutlak ticari dava ve yukarıda belirtilen üçüncü grup ticari davalardan olmadığı sabittir. Davanın nispi ticari dava olması için ise, hem tarafların tacir olması ve hem de dava konusunun tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Mahkememizce, davacı gerçek kişinin kendi şahsi hesabından para borcu gönderildiği iddia edildiğinden (dekontlar dosyada mevcuttur) davacının tacir olup olmadığı hususunda yapılan araştırma da, davacı gerçek kişinin tacir olmadığı ve şahsı adına vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde davacı tarafın şahıs şirketi olduğu hususunda dosyada herhangi bir kayıt bulunmadığından, davanın nispi ticari dava da olmadığı kanaatine varılarak davanın  görevsizlik nedeniyle usulden reddine\" gerekçesiyle davanın görev nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyada görevli Mahkemenin Erzurum Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin ve yasal süre  içinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, iki hafta içinde talepte bulunulmaması halinde HMK 20. maddesine göre işlem yapılmasına, karar verilmiştir.<br>05/03/2025 tarihli ek karar ile kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderme talebi olmadığından HMK 20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği görevsizlik kararı kapsamında kararın tebliği sonrası resen dosyanın görevli mahkemeye göndermemesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinin 13/11/2024 tarihli kararı ile davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, iş bu karar 18/02/2025 tarihinde kesinleşmiş, kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderme talebi olmadığından 05/03/2025 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından 06/03/2025 tarihinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesinin ek kararına karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı vekilinin 2 haftalık yasal süre içerisinde dosyanın  görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği dikkate alınarak dava değerinin 10,00 TL olması nedeniyle davalı yararına 10,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca davalının istinaf itirazının kısmen kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılarak yerine aşağıda şekilde hüküm tesisine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen KABULÜ ile; mahkemece verilen 05/03/2025 tarihli EK KARARIN HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; <br>\"1-Kararın kesinleşme tarihinden itiraben iki haftalık süre içerisinde görevli yetkili mahkemeye gönderme talebi olmadığından HMK' nun 20/1 maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Peşin alınan 427,60 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına<br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T 13/2 maddesi uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 3.800,00-TL'nin  davacıdan  alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının davacıya iadesine,<br>IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL başvuru harcı, 370,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 2.053,10-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Gerekçeli kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>VII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 361. ve İİK’nın 364. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"639b0f87dd996820","SID":"0b22127a63f08adb"}}