{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1537 Esas<br>KARAR NO: 2025/682<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/07/2023<br>NUMARASI: 2023/25 Esas, 2023/217 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin Türkiye'nin önde gelen porselen üreticilerinden biri olduğunu, ... markasının tanınmış marka olduğunun Mahkeme kararları ile sabit olduğunu, ... tescil numaralı \"...\" ve ... tescil numaralı \"...\" markalarının müvekkili şirkete ait önemli markalardan olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketin 1999 tarihinden beri tescilli olup, altında aktif olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, \"...\" ve/veya \"...\" ibareli seri markaları ile anlamsal, kavramsal, görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olan \"...\" markasını aynı ürün kategorisini teşkil eden 35.sınıfta tescil ettirdiğini, \"...\" markasını, müvekkili şirketin tescilli \"...\" markası ile anlamsal, kavramsal, görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini ve iltibas yarattığını, ... markasının, müvekkili şirketin markası ile aynı sınıf olan 35.sınıfta tescilli olduğunu, bu itibarla SMK 6/1 maddesinin tüm şartlarını taşıtığını, \"...\" ibareli markanın tescilinin ortalama tüketici nezdinde müvekkili şirkete ait tanınmış olan \"...\" ve/veya \"...\" markasının devamı/serisi olarak algılanması ve müvekkili şirket ile bağlantılı olduğu intibasını uyandırmasının kaçınılmaz olduğunu, davalının kötüniyetle hareket ettiğini, açıklanan nedenlerle, ... sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı adına TK 35.maddesine göre usulüne uygun tebligat yapılmış,  davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Davalının davaya konu markası \"...\" kelime unsurundan oluşmaktadır. Davacının hükümsüzlük iddialarına dayanak markaları ise \"...\" ve \"...\" kelime unsurlarından oluşmaktadır. Taraf markaları 35.sınıf içinde yer alan 08.sınıftaki \"Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri\" bakımından sınıfsal benzerlik taşımaktadır. Bu durumda markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak bütüncül biçimde değerlendirilmelidir. Davalı markasının tek ve asli unsuru olan \"...\" kelimesi ile davacı markalarında yer alan \"...\" kelime unsuru yüksek oranda görsel, fonetik ve anlamsal benzerlik içermektedir. Kelimeler arasındaki tek fark davalı markasında yer alan \"...\" harfi markaya ayırdedicilik katmamaktadır. Bu durumda yukarıda anılı sınıf yönünden kısmi hükümsüzlük koşulunun oluştuğunun kabulü gereklidir. Davacı aynı zamanda hükümsüzlük talepleri bakımından tanınmışlık iddiasında bulunmuştur. Tanınmışlık hukukumuzda SMK 6/4 ve 5.fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre: \"Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.\", \"Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.\" Ne var ki yerleşmiş içtihatlar uyarınca tanınmışlık iddiasında bulunan yan her somut olay bakımından bu iddiasını somut delillerle ispatlamak zorundadır. TPMK'nın tanınmış marka tescili ise bu hususta tek başına tanınmışlığın kabulüne yeterli kabul edilemez. Davaya konu olayda, davacı davaya dayanak yaptığı markaların tanınmış olduğunu kabule yeterli delil sunamadığı gibi, bilirkişi raporunda sektörde belli bir tanınmışlığı olduğu düşünülen marka \"...\" ve \"...\" markaları değil, münhasıran \"...\" markasıdır. Davalı markasında ise \"...\" kelime unsuruna benzerlik taşıyan bir ibare bulunmamaktadır. Bu nedenle Paris Sözleşmesi anlamında tanınmışlığı ispatlanamayan davaya dayanak markalar bakımından SMK 6/4-5 fıkraları kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalı yana ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 35. Sınıf kapsamı içinde yer alan 08. Sınıftaki \"Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri\" emtiaları ile 21. Sınıftaki \"değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç); yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları\" emtiaları bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Kararda gerekçesiz olduğunu, matbu ifadeler ile karar verildiğini, itirazların yeterinde değerlendirilmediğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ... ibaresi 1999 yılından tescilli olup aralıksız bir şekilde kullanıldığını,  ulusal ve uluslararası alanda tanınmış bir marka olduğunu, “sektörel tanınmışlığı” sabit olduğundan, tanınmış marka tescilinin hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle kısmen ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, markanın bütün sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, SMK 6/5 maddesinin dikkate alınması gerektiğini,  sınıf farklılığının değil markanın tanınmışlığı nedeni ile haksız yararlanmanın dikkate alınması gerektiğini, ... markasının TPE'nin 04.01.2021 Tarihli yazısında tanınmışlığının tespitine karar verildiğini, bilirkişi raporunda da ... markasının tanınmışlığına değinildiğini, rapora göre SMK 6/5 maddesi gereğince tanınmışık düzeyi de dikkate alınarak markanın tüm sınıflarda hükümsüzlüğü kararı verilmesi gerektiğini, Dosya kapsamındaki belgelere göre SMK 6/4 Maddesi kapsamında tanınmışlığa dair değerlendirme yapılamadığına dair raporun yerinde olmadığını, tanınmışlık iddiası yönünden raporda eksik inceleme olduğunu, mahkemenin itirazları değerlendirmediğini, Raporda sınıf numaralandırmasına bakılmaksızın davacı şirketin müşteri çevresi ve faaliyet gösterdiği piyasa dikkate alınarak sınıflandırmadan bağımsız bir değerlendirme yapılması gerektiğini, sadece ortak sınıflar açısından değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiasının dayanağı olan markalardan  ... Numaralı \"...\" markası 11, 19 ve 21. Sınıflarda, ... numaralı \"...\" Markası 08,21,35 .sınıflarda tescilli olup bilirkişi raporunda davacının ... ibareli markası ile hiç karşılaştırma yapılmadığı gibi, Dairemizce markaların alt sınıfları incelendiğinde markaların pek çok alt sınıfında ayniyet olduğu görülmüş olmakla bu sınıflara raporda neden yer verilmediği anlaşılamadığı gibi raporda alt sınıflar arasında benzerlik olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme de yapılmamış olması yerinde görülmemiştir.Bu durumda dosyada mevcut bilirkişi raporu hükme elverişli nitelikte olmayıp mahkemece yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı raporun kısmen hükme esas alınması yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2023/25 Esas, 2023/217 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 321TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.059TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98a80ad952be5537","SID":"04712f3fed5937cd"}}