{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....       (...)<br>KATİP\t\t: .....       (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/10/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 1 -........ <br>DAVALI\t: 2 -........  <br>DAVALI\t: 3 -........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili ........'un sevk ve idaresindeki ve yine müvekkilinin maliki olduğu ........ plakalı araç ile davalılardan maliki ........ olan ve ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç 12/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı ........ 'ün müvekkiline ait aracı park halindeyken çarpması sonucunda gelen kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracını kurallara uygun şekilde park ettiğinden kazanın oluşmasında etki edecek herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, işbu kaza sonrası zararların tazmini amacıyla KTK'nın 97. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine araçta meydana gelen değer kaybı ile aracın kullanılamadığı sürelere ilişkin zararın ödenmesi için başvuruda bulunduklarını, yine hasar neticesinde söz konusu oluşan değer kaybı ve tüm zararların tazmini için arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle haklı davalarının kabulü ile  belirsiz olarak açtıkları davalarının ileride alınacak bilirkişi raporuyla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 550 TL'nin, kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davacı vekili 01/04/2024 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesinde özetle;  Araçta meydana gelen değer kaybı için 250 TL'den açmış oldukları dava değerini 39.750,00 TL artırarak 40.000,00 TL üzerinden, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçede belirtilen limitler dahilinde) araçta meydana gelen hasar bedeli için 50 TL'den açmış oldukları davayı 16.202,93 TL artırarak 16.252,93 TL üzerinden, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçede belirtilen limitler dahilinde) aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile meydana gelen zarar için (araç mahrumiyet bedeli) 250 TL'den açmış oldukları davayı 2.750,00 TL artırarak 3.000,00 TL üzerinden toplamda alacak kalemi olarak tüm davayı 58.702,93 TL. arttırdıklarını beyan etmiştir.<br>Davalı Quıck sigorta vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete yapılması gereken başvurunun yapılmadığını, bu nedenle dosya ile ilgili herhangi bir inceleme yapamadıklarını, kazaya karışan ........ plakalı aracın şirket nezdinde sigortalı olduğunu,  Müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, Mahkemece Kusur durumunun konusunda uzman kurum veya kişiler tarafından oran gösterir şekilde tespit yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin araç mahrumiyet zararından sorumlu olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin, diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olduğunu, izah edilen tüm bu nedenlerle davacının davasının hem usulden hemde esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plakalı davalı araç sürücüsü  ........'ün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 16.252,93 TL tutarında hasar zararı, 40.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 3.000,00 TL olduğu, hasar zararı ve değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ........ plakalı araç sürücüsü ve  işleteninin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı sonucuna varılmış, davalı sigorta şirketi tarafından hasar zararı olan 16.252,93 TL'nin ödendiğine ilişkin kayıtların sunulması da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 22/05/2023 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;<br>2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, \"zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\"<br>6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, \"özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\"<br> Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, \"Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.\"<br>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 28/12/2021 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. <br>  6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış ve  oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 12/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 40.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak,  davalı ........ Şirketinden 17/05/2023 tarihinden, diğer davalılar ........ ve ........’den 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının Davalıların Tamamına Yönelik Olarak Açtığı ........ Plakalı Aracın Hasarına Yönelik Tazminat Talebinin Reddine, ........ plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ........ ve ........’den 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ........ Sigortaya Yönelik Araç Mahrumiyeti Tazminatı Talebinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,  gerekçeli kararda her ne kadar davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu belirtilmişse de hatalı bir tespit yapıldığını, müvekkil şirkete başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte iken esasa ilişkin kabul kararı yerinde olmadığını, müvekkili sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca yapılan 05/12/2024 tarihli ekspertiz çalışmalarında çıkan rakam ile raporda belirtilen rakam arasında fahiş farkın bulunduğunu, bilirkişi raporunda aracın rayiç değerinin ekonomideki dalgalanmalardan dolayı belirttiği rakam üzerinden hesaplamaların yapılmış ise de aynı şekilde araç parça değerlerinde de indirime gidilmesi gerektiğini, kazadan sonra bakım/onarım yapılan aracın günümüz parça değerleri ile hasarının tespitinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Kusura itiraz <br>Dosya kusur  yönünden bilirkişiler ........ ve ........'a tevdi edilmiş, bilirkişiler raporunda özetle; Kural ihlali yönünden; ........ plakalı kamyonet sürücüsü ........'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik KanununuN Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller Başlığı Altındaki 84. Maddesinin J Bendinde Belirtilen “Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymamak.” Kuralı İhlal Ettiğinden % 100 (yüzde Yüz) Oranında Kusurlu Olduğu, ........ plakalı otomobili park eden sürücüsü ........'un ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı,anlaşılmakla rapordosya kapsamına uygun olup itiraz yersizdir.<br>Hasara itiraz<br>Her ne kadar davalı vekili hasar itirazda bulunmuş ise de davacının hasara yönelik talebinin daha önce sigortadan karşılandığından bahisle bu talebin reddine karar verildiği  görülmekle itiraz yersizdir.<br>Değer kaybına itiraz<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına göre itiraz yersizdir.<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>\tDavalı ........ AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL harcın davalı ........ AŞ.den tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı ........ AŞ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br>     \t .....        \t\t  .....     \t\t   .....     \t\t  .....<br>            Başkan\t      \t\t Üye\t\t             Üye\t\t \t  Katip<br>             ...\t\t     \t   ...\t                            ...\t                      \t ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa415a1754d2b477","SID":"6f4aa651991b2229"}}