{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/275 <br>KARAR NO: 2025/639 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/10/2021<br>NUMARASI: 2020/444 Esas-  2021/606 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 23/11/2018 tarihinde ...'in idaresindeki, davalının sigortalısı ... plaka sayılı kamyonetin, davacı ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı motorlu bisikletine çarpması sonucu çift taraflı kaza meydana geldiğini, müvekkilin geçirmiş olduğu kaza neticesinde maluliyet oranı %5 olarak belirlendiğini,  kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Sigorta AŞ tarafından karşılanması amacıyla kendilerine yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ödenmesi gereken 5.500 TL daimi maluliyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2019.E.66476 sayılı dosyanın tarafları ve konusu ile iş bu davanın tarafların konusunun aynı olduğunu, bu sebeple davanın kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafça Sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, Adli Tıp Kurumu tarafından müvekkilin sürekli maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla tanzim edilen 16/04/2021 tarihli rapora yasal süresi içerisinde yapılan itirazların reddedildiğini,  İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 03/03/2020 tarihinde düzenlenen raporda davacının geçirmiş olduğu kaza neticesinde maluliyet oranının %5 olarak belirlendiğini, bunun yanında Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesi tarafından muayene yapılmaksızın mevcut evraklar üzerinden oran tespiti yapılmasının doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesinde uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak önemli delillerin toplanmayarak eksik inceleme yapıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-i). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2)HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir Somut uyuşmazlıkta, davalı sunduğu cevap dilekçesinde Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/66476 E. 2019/18317 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında karar verildiğini belirtmiştir. Bu itibarla, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin belirtilen dosyası getirtilerek; Mahkemesince Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin kararının usüle ilişkin bir karar olup olmadığı yönünde öncelikli değerlendirme yapılarak; taraflarının, dava sebebinin ve konusunun aynı olup olmadığının ve kesinleşip kesinleşmediğinin incelenmesi ve buna göre HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının \"ı\" bendinde öngörülen aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasına ve anılan maddenin \"i\" bendinde belirtilen aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Kararın kaldırılma gerekçesine göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f76fca11a747e449","SID":"945b78d9c2a85d54"}}