{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/426 <br>KARAR NO: 2025/642 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/11/2021<br>NUMARASI: 2019/678 Esas-  2021/806 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaya olan davacı ...'ın yaralandığını, meydana gelen kazada plakası ve sürücüsü belli olmayan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tarihinin 28/07/2017 olması nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının  20 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazetede “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, oluşan maluliyet nedeniyle Güvence Hesabı'na başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından yasal süre geçmesine rağmen başvurunun sonuçlandırılmadığını beyanla, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatının ...'ndan sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, heyetin belirlediği maluliyet oranı ve iyileşme süreci hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, bu raporu kabul etmediğine dair itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin kaza sonrası günlük hayatına devam edemediğini, hem fiziksel hem psikolojik olarak müvekkil kaza sonrası günlük hayatına devam edemediğini, günlük hayatın içinde dahi kişisel ihtiyaçları karşılamak ve gündelik işleri görebilmek açısından mühim aksamalara neden olabilecek düzeyde rahatsızlığı olan müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığını kabul etmenin mümkün olmayacağını, denetime açık olmayan, gerçeği yansıtmayan itiraza konu olan raporu kabul etmediklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporunda,  davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre;  11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0  olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak  uygun Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a95239d9a735d796","SID":"b7c2bc059fa219c2"}}