{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t          T.C.<br>\t           KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR   <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... - <br>DAVALILAR \t: 1- ... -  <br>\t  2- ***<br>İFLAS İDARE <br>MEMURLARI\t: ... - <br>\t  ... -  <br><br>\t  ... - <br><br>DAVA\t: Yargılamanın Yenilenmesi (İade-i Muhakeme) <br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme)  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı gereğince ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptal edilmesini gerektiren nedenler bulunması nedeniyle iptal edilen genel kurul toplantılarının 6762 sayılı TTK'nun 383. maddesinin emredici hükmüne rağmen Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescilinin yapılmadığını, ...'nun 30/06/1992 tarihinden Ağustos 2014 tarihine kadar olan tüm dönemlerde tasfiye memurluğunun her türlü tüm işlem ve kararları da dahil olmak üzere akla gelebilecek her türlü işlemlerinin suistimal, sahte belge düzenlemek, gerçeğe aykırı yalan beyanlar ve yetkisiz kimseler tarafından yapıldığı için bütünü ile mutlak butlan ile muallel olduğunu, ... ortaklarını genel kurul toplantısına hangi organların çağırma yetkisi olduğunun yasada açıkça belirtilmiş olduğunu, ... ortaklarını ... tarihinde genel kurul toplantısına çağırma kararı veren yönetim kurulunun yetkisi bulunmadığını, 29/07/1992 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu seçimi ve yönetim kuruluna seçilen üyelere aylık 1.000.000-TL ücret ödeme kararının Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01/06/1995 tarihli, *** Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, yönetim kurulu seçiminin yeniden yapılmadığını, şirket sermayesinin 20.000.000.000-TL'den 85.000.000.000-TL ye arttırılması ile ilgili esas mukavelenin 6. maddesinin değişikliği ile ilgili ... tarihinden önce yani 29/07/1992 tarihinde seçilen yönetim kurulu üyelerinin tümünün yetkilerinin iptal edildiğini belirterek ... A.Ş.'nin 30/06/1992 tarihinden itibaren tüm işlemleri açıkça yasa ve hukuka aykırı olduğunu, ... adına işlem yapan ilgili kurum ve idarelerin, iflas idaresinin, Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün; yasa, Anayasa, evrensel hukuk kuralları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine açıkça aykırı hareket ederek şahsının mülkiyet haklarına tecavüz edenleri koruduğunu ve kolladığını, bilirkişilerin dahil yasadaki görevlerini kötüye kullandıklarını belirterek mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasından yeniden yargılanması yapılarak ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptal edilmesine ve yargılama ile ilgili harç ve giderlerin davalılardan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :Davalılara çıkartılan dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiyenin usulünce tebliğine rağmen davalılar tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ve Gıda S-an A.Ş. İflas İdaresi memurlarından Alaattin Sinanoğlu yargılama sırasında duruşmalara katılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... duruşmalara katılmamıştır.<br>DELİLLER:  Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. <br>Davacı tarafça ticaret sicili kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, şirketin malvarlığı, kasa ve banka hesabı kayıtlarına, markalarına, bilanço ve raporlara, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davalara, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, ihale kayıtlarına şirketin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına delil olarak dayanılmıştır.<br>Davalılar tarafından yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.<br>Davacı tarafından delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri, dilekçesinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur. <br> Kayseri  Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... iflas sayılı dosya akıbetinin sorularak bu dosyanın Uyap sistemi üzerinden kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.<br>Davacının İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'de pay sahibi olup olmadığı hakkında davacı ile bir kısım davalılar arasında uyuşmazlık bulunması ve bu konuda daha evvel Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dava dosyası üzerinden verilen 19/06/1997 tarihli karar hakkında yargılanmanın yenilenmesi istemiyle açılan ... Esas sayılı dava dosyası bekletici sorun yapılmış  ve akıbeti beklenmiştir. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2016 tarihli, ***Karar sayılı gerekçeli kararı temyiz incelemesi sırasında Yargıtay  11. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarihli,  2021/5389 Esas ve 2023/4501 Karar sayılı ilamı ile \"... dosya içerisinde bulunan ... A.Ş.'nin 21/03/1995 tarihli, Tütüncüler Bankası Antalya Şubesi'nin 24/03/1994 tarihli, Türkiye ... A.Ş.'nin 23/03/1994 tarihli cevabi yazılarında ...'nın elinde bulunan bir kısım hisse senetlerinin muhafaza altına alınmasına rağmen, Mahkemece ...'nın yokluğunda ve davacının talebini de aşacak şeklide hisse senetlerinin bir kısmının davacıya, diğer kısımlarında davalı ve müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece öncelikle yapılacak iş ...'nın müdahale talebi üzerine davacıya, ... aleyhine dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın eldeki davayla birleştirerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış ... \"  nedenleriyle  mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  Dava, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/1998 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen dava ile ilgili yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık konuları Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  28/04/1998 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali isteminin reddine dair ilamına ilişkin yargılamanın yenilenmesi  koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.<br>Davacı dava dilekçesinde mahkememizin  ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası üzerinden görülen davada yetkisiz kişiler tarafından ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin ... tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını ve bu toplantıda sermaye arttırım kararı alındığını, bu toplantıda alınan kararların batıl ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek bu genel kurul kararının iptali hakkında mahkememizin  ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası dosyası üzerinden görülen davada yargılamanın yenilenmesini  talep etmektedir. <br> Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce yargılamanın yenilenmesi kavramının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.<br>  Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. <br>  Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Baki, Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165). <br>  Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukukî güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Muhammet, Özekes: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324).<br>  Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m. 445) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka anlatımla, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171).<br>  Yargılamanın iadesi, 6100 sayılı HMK'nun 374. maddesinde de belirtildiği üzere kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilir. Dolayısıyla, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyecektir.<br>  6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri; \"(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: <br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. <br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. <br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. <br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. <br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması. <br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. <br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. <br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. <br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. <br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. <br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. <br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Eklenmiş ibare RGT: 31/07/2018 RG No: 30495 Kanun No: 7145/19) veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. <br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" şeklinde belirtilmiş, 376. maddede ise taraflar dışında üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi durumu düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nun \"Talebin ön incelemesi\" başlıklı 379. maddesinde; \"(1)  Yargılamanın  iadesi  talebi  üzerine  mahkeme,  tarafları  davet  edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler.(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nun \"Süre\" başlıklı 377. maddesinde; \"(1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>\tSomut olaya gelince, yargılamanın yenilenmesi istemine konu Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda 28/04/1998 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali istemli davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafından süresinde temyiz edildiği, Yargıtay  11. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2009 tarihli, 2008/3324 Esas ve 2009/8172 Karar sayılı ilamı ile onandığı, yine karar düzeltme talebinin de aynı dairenin 16/02/2010 tarihli, *** Karar sayılı ilamı ile reddedildiğinden bu hükmün 16/02/2010 tarihinde kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi istemli eldeki davanın ise 22/09/2014 tarihinde  açıldığı, dava dilekçesi ve davacının diğer beyan dilekçeleri incelendiğinde yargılamanın iadesi davasına konu ettiği ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına yapılan çağrının yetkisiz kişiler tarafından yapıldığına ilişkin iddiası yönünden davacının bu hususu öğrendiği tarihten itibaren eldeki yargılamanın iadesi davasının dava tarihi arasında HMK'nun 377. maddesinde öngörülen öğrenmeden itibaren başlayan 3 aylık kanuni sürenin geçmiş olduğu, bu durumda yargılamanın yenilenmesi talebini yasal süre içinde yapılmadığından davacının davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davasının HMK'nun 377/e ve 379/1-a maddeleri uyarınca talebin kanuni süre içinde yapılmaması nedeniyle HMK'nun 379/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Kaldı ki; yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nun 375. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin ise HMK'nun 375/1-a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, ı ve i bentlerinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden olmadığı, yargılamanın yenilenmesi koşullarının da bulunmadığı görülmektedir.<br> Yine yargılamanın iadesine ilişkin dava, önceki davadaki davalı olan İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi'ne yöneltilir. Buna göre davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi dışındaki diğer davalı ...'in eldeki davada davalı sıfatı bulunmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenler dikkate alınarak mahkememizce davacının davalı  İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davasının HMK'nun 377/e ve 379/1-a maddeleri uyarınca talebin kanuni süre içinde yapılmaması nedeniyle HMK'nun 379/2. maddesi uyarınca usulden reddine ve davacının davalı ... hakkındaki davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Meyve Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davasının HMK'nun 377/e ve 379/1-a maddeleri uyarınca talebin kanuni süre içinde yapılmadığından HMK'nun 379/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacının davalı ... hakkındaki davasının PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, <br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 25,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 590,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalılar tarafından yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br><br>8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmediklerinden davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br><br>9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı İflas idaresi temsilcisi ...'nun yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2025<br><br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır<br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b12d69ea51415bb2","SID":"38c5ce476df8567e"}}