{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/398 <br>KARAR NO: 2025/665<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2020/538   E. -  2021/811  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle, davalılar ..., ... ve ... aleyhindeki davanın reddine, davalı ... Ticaret AŞ aleyhindeki davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden lehine kredi açılıp kullandırıldığını ve diğer davalılar ..., ... ve ...'nun ise müşterek kefil ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, davalıların kredi borçlarının ödenmemesi üzerine açılan ve kullandırılan kredi hesaplarının Gebze ... Noterliğinin 1 Temmuz 2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, ihtarname ve eki hesap özetlerinin davalı kredi borçlusu ve kefillere tebliğ edildiğini,davacının alacağının tüm bu gelişmeler karşısında ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı borçluların yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiklerini ve takibi durdurduklarını, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına,  %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 11.b hükmünde kredi borcunun muacceliyeti ve temerrüt faiz oranının düzenlenmiş olduğunu ve buna binaen var olduğu iddia edilen alacağa temerrüt faizi uygulanması gerektiği beyan edilmiş ise de, bu durumun usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, TBK Madde 20/1 hükmü uyarınca, bir sözleşmenin yapılmasında düzenleyen kişinin, ileride birden fazla benzer sözleşmede kullanmak üzere, tek başına hazırladığı ve karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri genel işlem koşullarının kapsamında olduğunu, davaya konu olayda da, tüm Sözleşme hükümleri tek taraflı olarak güçlü konumdaki banka tarafından Sözleşme kapsamında dayatıldığını ve davalıların bu maddeleri irdeleme, inceleme ve değiştirme olanaklarının olmadığını,  Bu minvalde \"Müşteri, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.\" hükmünün genel işlem koşulları kapsamında olduğu kabul edilerek, yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddi ile % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... icra dosyası, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, ... kart başvuru sözlşemesi ,hesap kat  ihtarnamesi, bankanın kayıtları ile dayanılan diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere hesap bakımından hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli görülmüş, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi incelemesinde, kefalet kısmında el yazısı ile sorumluluk miktarının, kefalet tarihinin, müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefaletlerin TBK 583 maddesine uygun olduğu anlaşılmakla birlikte dava dosyasına asılları sunulan genel kredi sözleşmesi ve ... kart sözleşmesi incelendiğinde, genel kredi sözleşme tarihinin 25.09.2012 tarihi olduğu, ... kart sözleşeme tarihinin 12.06.2012 tarihi olduğu ve sözleşmede kefil kısmının bulunduğu ve bu kısımlarında boş olduğu, davalılar ..., ... ve ...'a ilişin bir imzanın bulunmadığı, icra takibine konu alacağın ticari kredi kartından kaynaklandığı, sözleşme tarihlerinin de farklı olduğu dolaysıyla kefillerin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında verilmeyen ve daha önceden imzalanan kart sözleşmesi kapsamında verildiği anlaşılan kredi kartı kullanımından kaynaklı borçtan bu davalıların sorumlu olmayacağı ve davacının bu davalılar bakımından davasını ispat edemediği, asıl borçlu şirket yönünden ise davacının icra takip tarihi itibariyle, sözleşme gereğince bilirkişi tarafından hesaplanan tutar ( ve  bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından sunulan masraf makbuzlarında belirtilen tutar) kadar  alacaklı olduğu davalı asıl borçlu şirketin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılarak davacının; davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davasının reddine, davalı ... Ticaret A.Ş hakkındaki davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın; 270.530,55 TL asıl alacak, 3.923,36 TL faiz, 196,17 TL BSMV, 1179,88 TL masraf olmak üzere toplam 275.829,96 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 18,60 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20’si olan 54.106,11 TL icra inkar tazminatının davalı ... Ticaret A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine dair...\" gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davasının reddine, davalı ... Ticaret AŞ hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın; 270.530,55 TL asıl alacak, 3.923,36 TL faiz, 196,17 TL BSMV, 1179,88 TL masraf olmak üzere toplam 275.829,96 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 18,60 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20’si olan 54.106,11 TL icra inkâr tazminatının davalı ... Ticaret AŞ’den alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Takibe konu borcun kaynağı olan kredi kartının davalıların kefil sıfatıyla imzalamış oldukları 11.08.2011 tanzim tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında verilmiş olduğunu, bu hususun göz ardı edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından sözleşme tarihinin 25.09.2012, ... tarihinin 12.06.2012 tarihli olduğu ve sözleşme kefil kısmının bulunduğu ve bu kısımların  boş olduğu, davalı gerçek kişilerin imzasının  bulunmadığı, takibe konu alacağın ticari kredi kartından kaynaklandığı, sözleşme tarihlerinin farklı olduğu, davalı kefillerin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında verilmeyen ve daha önceden imzalanan kart sözleşmesi kapsamında verildiği anlaşılan kredi kartı kullanımından kaynaklı borçtan kefillerin sorumlu olmayacağı yönünde hatalı tespitler ile kefiller yönünden davanın reddedildiğini, tek sözleşmenin genel kredi sözleşmesi olmadığını, 11.08.2011 tanzim tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, şirket tarafından kullanılacak olan ürünlerin riskinden doğacak alacakların müvekkili bankaya ödenmesi konusunda kefil olduklarını, kredi kartı sözleşmesinin 12.06.2012 tarihli olduğunu, davalı kefillerin kefil sıfatıyla imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesinin ise 11.08.2012 tarihli olduğunu, kefil sıfatıyla imzalanan genel kredi sözleşmesinin kredi kartı sözleşmesinden önce imzalandığının aşikar olduğunu, kredi kartı doğan risklerin genel kredi sözleşmesine bağlı olduğunun muhakkak olduğunu, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmiş olmasına karşın sadece 25.09.2012 tarihli GKS incelemeye konu edildiğini, raporun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda geçerli bir kefalet sözleşmesi olduğu tespitine rağmen kefiller yönünden verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini, TBK 583 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi yapıldığının tespit edildiğini, faiz miktarının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olduğunu, genel kredi ve teminat sözleşmesinin 11.b bendinde, muaccaliyet ve temerrüt faiz oranının düzenlendiğini, hükmedilen faiz oranı, BMSV miktarının sözleşmeye aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davasının reddine, davalı ... Ticaret AŞ hakkındaki davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davalı şirket ile davacı banka şubesi arasında 24.09.2012 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerin sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldıkları, ayrıca davalı şirket ile davacı banka arasında davacı bankanın ... Caddesi ticari şubesi tarafından davalı şirkete ticari kredi kartı kullandırıldığı, kredi kartı sözleşme tarihinin 12.06.2012  olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalı kefillerin takip konusu edilen kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı alacaktan dolayı davacı bankaya genel kredi ve teminat sözleşmesinde yer alan kefaletlerinden dolayı sorumlu olup olmayacakları ile bilirkişi raporu ile tespit edilen faiz miktarının ve oranının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, banka şubesi ile davalı şirket arasında 24.09.2012 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede kredi limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, sözleşmesinin 5.maddesinde faizin düzenlenmiş olduğu, davalı gerçek kişilerin sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldıkları, davacı banka tarafından tüm davalılara Gebze ... Noterliğinde düzenlenen 01.07.2020 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiği, söz konusu ihtarnamede bankanın ... Caddesi Ticari Şubesi nezdinde davalı şirket lehine diğerlerin müşterek ve müteselsil kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden açılmış bulunan ... hesabının 29.06.2020 tarihi itibariyle kat edildiği, kartın iptal edildiği, borç tutarının 270.447,84 TL olduğu, kartın bankaya iadesi ile söz konusu borcun 24 saat içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 270.530,55 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 276.378,48 TL alacağın tahsili amacı ile 29.07.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine davacı banka tarafından İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, dava öncesinde arabuluculuk başvurusunun gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve celbi gereken delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 05.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka ile davalı ... Tic AŞ arasında l adet 1.000,000,00 TL 25.09.2012 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi, 1 adet Genel Kredi Sözleşmesine ek olarak ... tarafından imzalanan 25.09.2012 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı kefaletname, 1 adet yine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine ek olarak ... tarafından imzalanan 25.09.2012 tarihli 1.000.000,00 TL Tutarlı kefaletname ve 1 adet Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine ek olarak ... tarafından imzalanan 25.09.2012 tarihli 1.000.000,00TL tutarlı kefaletname, 24.09.2012 tarihli Genel Kredi ve teminat sözleşmesi bilgi formu, 12.06.2012 tarihli ... Başvuru Formu, 25.09.2012 tarihli1.000.000,00 TL tutarlı ... tarafından imzalanan Eş Muvafakakatnamesi, 25.09.2012 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ... tarafından imzalanan Eş Muvafakatnamesi ve 25.09.2012 tarihli 1.000.000 TL tutarlı ... tarafından imzalanan Eş Muvafakatnamesinin akdedildiği, huzurdaki davanın dayanağını oluşturan T.C. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..., Esas dosyaları ile davacı banka tarafından davalılara ihtarname gönderildiği, ilgili ihtarnamenin davalılardan ... Tic. AŞ ... ve ...a 03.07.2020 tarihinde muhatap dağıtım saatlerinde adreste bulunmadığından ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildiği, buna istinaden ihtarnamede belirtilen 24 saat süre sonu ile 04.07.2020 tarihi itibari ile temerrüt oluştuğu, diğer davalı ...na ise ihtarnamenin 03.07.2020 tarihinde muhatap adreste tanınmıyor açıklaması ile iade edildiği taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.2 maddesi gereğince ihtarname adresi ile sözleşme adresinin aynı olduğu ve yine ihtarnamede belirtilen 24 saat süre sonu ile 04.07.2020 tarihi itibari ile temerrüt oluştuğu, ... şirket kredi kartı verildiği, 26.03.2020-26.04.2020-26.05.2020-26.06.2020 tarihli bilirkişi ön raporu ite talep edilen hesap özetlerinde asgari ödemelerin yapılmadığı, 29.06.2020 tarihinde ihtarname gönderildiği, takip ve dava konusu alacaklara uygulanan ve talep edilen faiz oranlarının; kredi kartı için TCMB tarafından yayımlanan 1 Nisan 2020 tarihinden geçerli olmak üzere, Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının yüzde 1,25; aylık azami gecikme faiz oranı yüzde 1,55 yıllık 4 18,60 olduğu, takip talebinde talep edilen faiz oranı yıllık %20,40 olduğu, davacı banka ... Bankası AŞ takip talebinde 270.530,55 TL asıl alacak, 4.445,77 TL işlemiş faizin tespitlerin üzerinde olduğu, 222,28 TL BSMV taleplerinin yerinde bulunmamış olduğu, talebe bağlı 270.530,55 TL asıl alacak, tespitleri gibi 3.923,36 tl işlemiş faiz, tespitleri gibi 196,17 TL BSMV olmak üzere (1179,88 TL masraf dekontu dosyada tespit edilemediğinden hesaplamaya dahil edilmemiştir.) toplam 274.650,08 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, borcun varlığı ile birlikte TBK 583.maddesine uygun olarak kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapıldığı (kefillerin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefillik sıfatının kefilin kendi el yazısı ile yazıldığı) ve bu şekliyle geçerli bir kefalet sözleşmesi imzalandığı ve kefaletin geçerli olması sebebiyle ..., ... ve ...'ın borçtan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; rapor ile takip talebi arasındaki farkın faiz gününe ilişkin yapılan hesaplamadan kaynaklandığını, takip talebindeki alacak kalemlerinin aynen kabulünün gerektiğini, ihtarname gideri ve masrafların dikkate alınmadığını, noter masrafına ilişkin makbuzun sunulduğunu belirterek, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalılar vekili rapora karşı itiraz dilekçelerinde; yapılan hesaplamanın hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, kredi kartı için TCMB tarafından yayımlanan 1 Nisan 2020 tarihinden geçerli olmak üzere Türk Lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinden uygulanacak aylık azami akdi faiz oranlarının belirtildiğini buna rağmen banka tarafından talep edilen 4.445,75 TL tutarındaki faizin hukuka aykırı olduğunu, masraf alacağına dair davacı tarafından dosyaya hiçbir delil sunmadığını belirterek, yeni rapor alınmasını veya ek rapor alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre ,yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı gerçek kişiler yönünden ise davanın reddine dair karar verilmiştir. Taraflar arasında 25.09.2012 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede davalı gerçek kişilerin müteselsil kefil oldukları tartışmasızdır. Takip öncesinde davalı borçlulara gönderilen ihtarnamede, borcun sebebi, bankanın ... Caddesi Ticari Şubesi tarafından davalı şirket lehine genel kredi ve teminat sözlemesine istinaden açılmış bulunan ... Kart hesabı olarak gösterilmiştir.  Ne var ki söz konusu ... Kart hesabının genel kredi ve teminat sözleşmesinden daha önce 12.06.2012 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu ve söz konusu sözleşmede davalı kefillerin imzasının yer olmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. TBK'nın 589.maddesinde ise kefil ile alacaklı arasındaki ilişki, sorumluluğu kapsamı düzenlenmiştir. Somut olayda ise takip konusu alacağa esas kredi kartı sözleşmesi davalı borçlu şirket ile davacı banka şubesi arasında gerçekleştirilmiştir. Davalı kefillerin söz konusu sözleşmede yer almadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda TBK 583.madde kapsamında davalı kefillerin sorumluluklarından bahsedilemeyeceğinden mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan takip konusu kredi kartı için uygulanması gereken faiz oranları dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada da bir isabetsizlik tespit edilmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"246ac4b07ab78f7b","SID":"6c4b4b3b08204df4"}}