{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1871 <br>KARAR NO: 2025/325<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2021<br>NUMARASI: 2014/616 Esas -  2021/331 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı bankanın Dudullu Sanayi şubesinden kredi kullandığını, kredi borcuna karşılık müşterilerinden aldığı çekleri ciro ederek davalı bankaya teslim ettiğini, davalı bankanın Dudullu Sanayi Şubesi'nin davacının verdiği müşteri çeklerinden 32 adedini tahsil etmediğini, davacının kredi borcundan düşmediğini, tam aksine sözleşmeye aykırı ve usulsüz olarak başkasına vererek davacıyı 346.398,82 TL zarara uğrattığını, müşteri çeklerinin davalı bankaya kredi borcunun ödenmesi amacıyla verildiğini, bu nedenle karşılıksız çıkan veya müşterinin ödeme gücü olmadığını bildirerek değiştirmek, vade uzatmak istediği çeklerin davalı bankadan geri alınıp yerine yenisinin verildiğini, geri alınması gereken bu tür çeklerin ise mutlaka davacı şirketin müdürü tarafından talimat yazılarak imzalandığını ve ancak ıslak imzalı talimat ile iade alındığını, davalı banka personelinin davacı şirkette sekreterlik ve ön muhasebe işleri yapan ... ile işbirliği yaparak davacı şirket müdürünün vadelerinde tahsil edilip kredi borçlarından mahsup edilmesi için verdiği toplam 31 adet çeki ...'ya teslim ederek davacıyı 346.398,82 TL zarara uğrattığını, davalı banka çalışanlarının işbirliği içinde bezen hiçbir talimat olmadan, bazen sahte fotokopi talimatlara istinaden davacının bilgisi dışında iş bu 32 adet çeki ...'ya teslim ettiğini, yapılan araştırmada ... tarafından davacı adına bir kısım sahte talimatlar hazırlandığı, şirket müdürünün imzasının sahte talimatlara fotokopi yoluyla monte edildiği ve davalı bankaya fotokopi talimat verildiği, davalı bankanın da ıslak imzalı talimat olmadan çek asıllarını ...'ya teslim ettiğinin anlaşıldığını, davalının ağır kusurlu olduğunu, akde ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalı bankanın limited şirketlerin müdürler tarafından temsil edildiğini bildiğini, davacı şirket müdürlerinin davalı bankaya verdikleri çeklerin geri alınması konusunda kimseye vekaletname vermediklerini, davacı ile davalı banka arasında talimatların sözlü veya faks yoluyla verileceğine ilişkin herhangi bir anlaşma veya uygulamanın da olmadığını, davalı bankanın TBK'nın 112. maddesi gereğince hiçbir kusuru bulunmadığını ispatlayamadığı sürece mesleki özen yükümlülüğüne ve sözleşmeye aykırı davranarak davacıya verdiği tüm zararı tazmin ile yükümlü olduğunu, bankaların müşterileri ile yapmış oldukları tüm sözleşmelerde, kendi organ ve yardımcı şahıslarının bu sözleşmenin ifası sırasında yaptıkları davranışlarından sorumlu olduklarını, davalı bankanın talimat aslı almadan, bu işlemi yapmaya yetkili olduğunu gösterir vekaletname örneği almadan davacıya ait çekleri başkasına vererek özen yükümlülüğüne ve sözleşmeye aykırı davrandığını ve davacıyı zarara uğrattığını, ...'nın davacı müvekkiline yönelik fiillerinin ise TCK'ya göre suç teşkil ettiğini, bu nedenle hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve kamu davası açıldığını beyanla 346.398,82 TL alacağın çek keşide tarihlerinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği zararın, davalı müvekkili bankanın kusurundan kaynaklanmadığını, kendi çalışanı olan dava dışı ...'nın usulsüz işlemlerinden kaynaklandığını, davacının öncelikle dava konusu miktarı zimmetine alan ...hakkında yasal yollara başvurması gerektiğini, bu kişi hakkında yasal yollar tüketilmeden davalı müvekkili banka hakkında dava açılamayacağını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca dava şartlarının oluşmadığını, davalı müvekkili bankanın sorumluluğundan söz edebilmek için zarar ile banka işlemleri arasında nedensellik bağının bulunması gerektiğini, fakat banka işlemleri ile doğan zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığını, davacının çeklerin ...adlı kişiye teslim edilmesine onayları olmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, çünkü firma yetkililerinin ıslak imzalı talimatlarında ...'ya para çekme, çek tahsil etme, çekilen paraları başka hesaba aktarma yetkileri verildiğini, davacının çeklerin ...'ya teslim edilmesine muvafakati olduğunu, davacı tarafından çeklerin tarihlerinin bilindiğini, çeklerin vadelerinde tahsil edilip edilmediğinin, hesaplara geçip geçmediğinin kontrol edildiğini, davacıya üçer aylık dönemler için hesap ekstreleri gönderildiğini, bu tutarların aylık ve üç aylık bilançolarda fark edilmemesinin mümkün olmadığını, davacı şirket yetkililerinin kontrol yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davalı banka ile davacı şirket arasında bankacılık işlemlerinin ...tarafından yapılmasına dair teamül oluştuğunu, ayrıca bankacılık uygulamasında talimat ile yapılan her işlem için şirket yetkililerinden telefon ile teyit alındığını, bu işlemlerin kayıt altına alındığını, ayrıca banka ile müşteri arasında işlemler için bir teamül oluşmuş ise artık ıslak imzalı yazıya gerek bulunmadığını, Yargıtay kararlarının bu şekilde olduğunu, davacının beyanlarının tümünde sorunun temelinin çeklerin iade alınmasına rağmen bedellerinin şirket hesabına yatırılmaması olduğunun ifade edildiğini, yani şirketin karşı çıktığı hususun çeklerin iade alınması olmadığını, iade alınan çek bedellerinin şirket hesabına yatırılmaması olduğunu, bu kapsamda kusur atfedilecek tarafın davalı müvekkili banka olmadığını, aksine davacı ve çalışanı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Eldeki davada taraflar arasında faks talimatı ile çek iade işlemi yapılacağına dair bir sözleşme ve teamül olmadığı, buna rağmen davalı bankanın sahte faks talimatı ile işlem yaptığı ve bankacılık uygulamalarında olması gerektiği gibi davacıdan faksla yapılan işlem doğrultusunda teyit almadığı, diğer yandan Bankacılık Kanunu ve TTK uyarınca bankanın müşterilerinden aldığı yazılar ile müşterilere yazdığı yazıların aslını sıra numarası ile deftere kayıt etmek ve saklamak yükümlülüğü altında olduğu halde somut olayda davacıdan faks asıllarının istenilmediği, bu durum karşısında davalı bankanın zararın doğumuna sebebiyet verdiği kanısına varılmıştır. Diğer yandan davacı şirketin de, işlerinde özenli davranmayarak kendi egemenliğinde ve kontrolünde bulunan çalışanını denetlemediği, hesap hareketlerinde izlenmesi gereken dikkat ve özeni göstermediğinden yasanın kendisinden beklediği basiretli bir tacir gibi davranmadığı, böylelikle zararın doğumuna kendisinin de sebebiyet verdiği, bu nedenle zararın meydana gelmesinde her iki tarafın da kusurlu olduğu kanısına varılmıştır. Olayların oluş biçimi, süresi, davacı şirketin muhasebe kayıtlarına müdahale edilmiş olması ve kayıtlara ulaşılmasının ardından inceleme yapılabilmesi, dava dışı çalışan ...'nın uzun süredir davacı şirkette çalışıyor olması ve herhangi bir adli sicil kaydının bulunmaması, davalı bankanın en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde zararın meydana gelmesinde davalı bankanın bilirkişi raporunda tespit edildiğinin aksine ağır ve %90 oranında, davacının ise %10 oranında kusurlu olduğu, davalı bankanın belirlenen kusur oranına göre zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek davanın KISMEN KABULÜ ile dava dışı ...tarafından çekildiği sabit olan 331.398,82 TL çek bedelinin %90'ı olan 298.258,94 TL'nin bilirkişi raporunda tespit edilen çek tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müşterilerinden aldığı 189 adet çeki vadesinde tahsil edilip davacının bankaya olan kredi borcundan mahsup edilmesi için davalı bankanın Dudullu Sanayi Şubesine teslim ettiğini, davalının, tahsil için davacıdan aldığı müşteri çeklerinden 42 adedini 01.01.2012 ila 10.06.2013 tarihleri arasında davacının bilgisi dışında davacı şirkette sekreterlik ve ön muhasebe işlerini yapan ...’ya teslim ettiğini, davalının dava dışı ...’ya  teslim ettiği çeklerden 30 adedi ...tarafından tahsil edilerek bedeli kendisine mal edilmiş ve davacının 331.398,82 TL. zarara uğradığını, bu hususun celp edilen banka cevap yazıları ile sabit olduğunu, davalının dava dışı ...’ya teslim ettiği diğer çeklerin ise karşılıksız olmaları ve ibraz günlerinin geçirilmesi nedeniyle ...tarafından tahsil edilemediğini, davalının istinaf dilekçesinde öne sürdüğü, tahsil için kendisine teslim edilen çekleri hesap sahibinin ıslak imzalı talimatı veya verdiği vekâletname olmadan, bazen teslim ettiği kişinin imzasını dahi almadan dilediği gibi başkasına verme hakkı olduğuna dair beyanlarının doğruyu yansıtmadığını, davacı ile davalı banka arasındaki kredi sözleşmelerine göre faks talimatı ile işlem yapılamayacağını, taraflar arasında faks talimatı veya telefon talimatı ile işlem yapılacağına dair bir teamül de bulunmadığını, davacının zararı ile davalının sözleşmeye ve kanuna aykırı fiilleri arasında açık neden sonuç ilişkisi bulunduğunu, davalı, BK. 112. madde  gereğince hiçbir kusuru bulunmadığını ispatlayamadığı sürece mesleki özen yükümlülüğüne ve aykırı davranışlarıyla davacıya verdiği  tüm zararı tazmin ile yükümlü olduğunu, Yargıtay Kararlarında açıklandığı gibi, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile de sorumlu olduğunu, davalı, BK. nun vekâlet akdine ilişkin 506/3. madde hükmü uyarınca, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli diğer bankaların göstermesi gereken özeni göstermediğini, mahkemenin, davacının hesaplarını kontrolde gerekli dikkat ve özeni göstermediği, çalışanını denetlemediği gerekçeleriyle davacının %10 oranında kusurlu olduğuna ilişkin kabulünün hatalı ve somut olaya uygun olmadığını, davalının istinaf taleplerinin kanuna, olayların gelişimine, delil durumuna tümüyle aykırı olduğunu, davalının haksız istinaf talebinin reddine,  ilk derece Mahkemesince verilen kararın davacıya verilen % 10 kusur ve ret edilen 33.139,88 TL. yönünden kaldırılarak davanın kabulüne, davacının maruz kaldığı 331.398,82 TL. zararın çeklerin keşide tarihlerinden itibaren işletilecek T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, masraflar ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, davacının iddia ettiği zararın davalı bankanın kusurundan kaynaklamadığını, kendi çalışanı olan ...' nın usulsüz işlemlerinden kaynaklandığını,  mevduat sahibinin talimatı ile üçüncü kişilere ödeme yapılmasının bir şekle tabi olmadığını, bu nedenle faks ve telefon talimatı ile ödeme yapılmasının geçerli olduğunu, davalı bankaya faks talimatlarının aslını isteme yükümlülüğünün yüklenmesi ve aksi bir durumda doğan zarardan davalı bankanın sorumlu tutulmaya çalışılmasının mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin sırf bu nedenle dahi aleyhe kararının kaldırılması gerektiğini, dava dışı ...tarafından yapılan işlemlerin davacı firmanın bilgisi dahilinde olduğunu, işlem sonuçlarının üçer aylık dönemler sonunda davacı firmaya gönderildiği hususlarının yargılama sırasında tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacı firmanın işlemlerden haberdar olduğu bu kadar açık ve net iken davalı bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca bu durumun hakkaniyetle de bağdaşmadığını, bilirkişi raporunda, davacı firmanın gerekli özen ve yükümlülüğü yerine getirmediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, kendisine davalı banka Şubesi tarafından gönderilen hesap ekstrelerini incelemediğinin açık şekilde belirtildiğini, davacı firmanın gerek çalışanlarını gerekse aktifinde bulunan çekleri kontrol edebilmesini teminen gerekli alt yapısının olmadığının davaya konu çeklerin girişi ve çıkışını kontrol edebilecek nitelikte bir programın mevcut olmadığının yargılama sırasında dinlenmiş olan tanık beyanları ile sabit hale geldiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacın kullandığı kredi ödemlerine mahsuben davalıya teslim edilen çeklerin davacının çalışanı tarafından düzenlenen sahte faks talimatları ile davalı bankadan fiziken geri alınarak kendi zimmetine geçirilmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Mahkemece açıklanan gerekçelerle davanın kısmen  kabulüne  karar verilmiştir, karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde meydana gelen zararda tarafların kusur durumları ile davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ayrıca bankacılık hizmetlerine ilişkin yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalı bankada kredi hesabı ile mevduat hesabı bulunduğu, dava konusu olayın 01/01/2012 ila 10/06/2013 tarihleri arasında meydana geldiği,  bu tarihler arasında davacı tarafından davalı bankaya verilen 189 adet çekten 42 adedinin davacı çalışanı  ...'ya iade edildiği,  bu 42 adet çekten 30 adedinin ...tarafından tahsil edilerek zimmetine geçirildiği, ...tarafından tahsil edilen çek bedelinin 331.398,82 TL olduğu, uyuşmazlık konusu edilen 31 adet çekin 5 adedine ilişkin bankaca herhangi bir faks talimatının ibraz edilmediği, diğer çeklerin ise faks talimatları ile teslim edildiği, bu çeklerden bir adedinin davacı adına takasa verildiği, geriye zarara sebep olan 30 adet çek kaldığı belirlenmiştir. Davacı çalışanı dava dışı ...'nın davacı şirkette muhasebe elemanı ve sekreter olarak çalıştığı,  kendisine verilen yazılı ve ıslak imzalı talimatlar ile davacının davalı bankadaki işlemlerini takip ettiği, davacının bankalardaki iş ve işlemlerini takip etmek, hesaplarından paralar çekmek, bankadaki çek senet gibi kıymetli evraklarını iade ve teslim almak gibi hususlarda kendisine verilmiş umumi bir vekaletname bulunmadığı, zaman zaman işlem bazında ıslak imzalı talimatlar ile yetkilendirildiği, davaya konu çeklerin iadelerinin ...tarafından sahte olarak oluşturulan ve davacı şirket kaşesini ve yetkilisinin sahte imzası bulunan faks talimatlarına istinaden yapıldığı, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/122 Esas sayılı dosyası ile ...hakkında resmi belgede sahtecilik ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında faks ile çalışılacağına dair bir sözleşmeye veya taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde faks talimatları ile çalışılacağı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bankacılık teamüllerine göre davalı banka davacının faks talimatlarına istinaden işlem yapacak ise gelen faks talimatlarının, yetkili kimseler aranarak doğruluğunun teyit edilmesi ve bu teyit işleminin müstakilen veya banka uygulamalarında olduğu gibi faks metni üzerinde zapta bağlanarak, faksın ıslak imzalı aslının en kısa sürede ve en seri vasıta ile bankaya iletilmesinin istenmesi gerekmekte olup  davaya konu faks talimatları üzerinde havale, faks talimatını veren asıl hesap sahiplerinden teyit alındığına dair bir şerh bulunmadığı, faks talimatlarının asıllarının da dosyaya ibraz olunmadığı da sabittir. Davalı tarafça 31/12/2011, 31/03/2012, 30/036/2012, 30/09/2012, 31/12/2013 ve 31/03/2013 üçer aylık devre sonlarına ilişkin hesap ekstrelerini davacıya gönderildiği ve tebliğ edildiği, ekstrelerin incelenmesi halinde uyuşmazlık konusu çeklerin tahsil edilip kredi borcundan düşülmediğinin açık bir şekilde belirlenebileceği de bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yine uyuşmazlık konusu zararı doğuran olayları gerçekleştiren dava dışı ...'nın davacının 12 yıllık çalışanı olup işe alımında ve işin yürütümünde denetim görevinin davacıda olması, davacının bu kişinin kusurlu eylemlerinde adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerince de sorumlu olması gerektiği sabittir. Her iki tarafta tacir olup tüm işlemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdürler. Davacı taraf adam çalıştıran olarak personelinin seçiminde ve denetiminde kusurlu olduğu, kendisine gönderilen 3 aylık dönemlerdeki hesap ekstrelerini incelemede gösterdiği ihmal, olayın sürdüğü yaklaşık 1,5 yıl boyunca bankaya verdiği yüksek miktarlı çeklerin akıbetini takipte gösterdiği kusurlu davranışları olduğu sabittir.  Davalı taraf ise   ıslak imzalı talimat veya bir vekaletname olmadan fotokopi faks talimatlara istinaden ...'ya zararın doğuran çekleri iade etmesi, davalı bankanın fotokopi ve faks talimatlarla söz konusu işlemleri gerçekleştirse bile, söz konusu işlemelere ilişkin asıl hesap sahiplerine ulaşarak yapılan işlemlerle ilgili teyit alması gerekmesine rağmen bu hususu ihmal etmesi ve ek olarak bankacılık teamülü haline gelmiş bulunan faks talimatı aslını ilgili hesap sahibinden istemekle yükümlü olduğu, talimat aslının gönderilmemesi halinde de benzer ve müteakip işlemleri yapmaması gerektiği, söz konusu olayda davalı bankanın da kusurlu olduğu sabittir. Olayın oluş şekli ve tarafların ihmal ettikleri davranışların zararın oluşuma etkisi birlikte  değerlendirildiğinde tarafların %50 kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın bu oran üzerinden kabulüne karar vermek gerekir iken davalının %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davalının zararın %90 lık kısmında sorumlu tutulması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin yerine görülmeyen istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen  kabulüne dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 165.699,41 TL'nin; 4.167,00 TL'sine 13/02/2012, 3.404,00 TL'sine 05/03/2012, 5.000,00 TL'sine 22/02/2012, 2.778,00 TL'sine 15/03/2012, 2.778,00 TL'sine 26/03/2012, 8.722,00 TL'sine 02/04/2012, 8.055,00 TL'sine 25/05/2012, 4.560,00 TL'sine 14/05/2012, 6.250,00 TL'sine 30/05/2012, 8.401,00 TL'sine 25/06/2012, 5.000,00 TL'sine 20/07/2012, 5.000,00 TL'sine 06/08/2012, 8.058,00 28/08/2012, 13.889,00 TL'sine 25/09/2012, 9.195,00 TL'sine 17/10/2012, 6.853,00 TL'sine 07/11/2012, 6.853,00 TL'sine 14/11/2012, 5.555,55 TL'sine 05/12/2012, 7.222,00 TL'sine 22/12/2012, 2.778,00 TL'sine 21/12/2012, 5.555,55 TL'sine 25/12/2012, 11.111,00 TL'sine 14/01/2013, 12.777,77 TL'sine 13/02/2013, 2.828,72 TL'sine 10/04/2013, 3.068,00 TL'sine 28/05/2013, 3.972,22 TL'sine 30/05/2013 ve 1.866,66 TL'sine 20/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Alınması gerekli 11.318,92 TL harçtan davacı tarafça yatırılan  5.915,65 TL  harcın mahsubuyla bakiye 5.403,27‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından 5.915,65 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan  25,20 TL başvuru harcı, 2.400 TL bilirkişi ücreti, 358,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam  2.783,2‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı  üzerinden hesaplanan 1,331,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f7f263388957d35","SID":"878c6c1097d4aced"}}