{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2025/486 <br>KARAR NO:2025/495<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/12/2024<br>NUMARASI:2015/232 Esas, 2024/990 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:13/05/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş alacakları ile nakdi teminat bedelinin iadesi için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine; davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair  verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;  taraflar arasında 14.02.2012 tarihli “Mersin Üniversitesi Hastane Binası İkmal İnşaat Projesi Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi” ile ilgili hastaneye ait mekanik tesisat (ısıtma, soğutma, sıhhi tesisat, yangın tesisatı ve otomatik kontrol) işlerinin davacı şirket tarafından yapılması konusunda teklif birim fiyatlı sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede müvekkili şirketin yüklenici, davalı şirketin ise işveren konumunda olduğunu,Mersin Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı'nın asıl iş sahibi olduğunu, sözleşmeye göre  işin bedelinin, davalı şirket tarafından onaylanan ve sözleşmeye ek teklif keşif özetinde belirtilen birim fiyatlarla KDV hariç 8.320.050,00 TL olduğunu, sözleşmenin 5.maddesine göre işverenin yapılan iş için aylık tanzim edilen brüt hakediş tutarı üzerinden %5'lik nakit teminat kesintisi yapmak suretiyle ödeme yapacağının, sözleşmenin 6.maddesinin “teminat iadesi” yan başlıklı hükmüne göre, geçici kabul yapıldıktan sonra hakedişlerden kesilmiş olan %5'lik nakit teminatın yükleniciye iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının edimini gereği gibi ifa ettiğini, 25.12.2013 tarihinde asıl iş sahibi Mersin Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı ile davalı şirket arasında geçici kabul tutanağının imzalandığını, asıl iş sahibi ile davalı arasında imzalanan geçici kabul tutanağına göre de davacı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği ve işlerin tamamının idareye teslim edildiğinin görüldüğünü, 14 nolu hakkedişe kadar olan kısımlarda mutabakatın sağlandığını, davalı tarafından bu mutabakata dayanılarak  ödemelerin yapıldığını, 14,15,16,17,18,19 nolu hakkedişlerin davalı tarafından onaylanarak bunlara ait kısmi ödeme yapıldığını, davacı şirketçe sunulan 20 nolu kesin hakediş bedelinin davalı tarafından onaylanmadığını ve ödenmediğini, davacının Antalya ...Noterliği'nin 04.09.214 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan uyuşmazlık konusu 20 nolu hakediş bedelini ve davalı tarafından onaylanan imalat ile işçiliklere istinaden tanzim edilen 4 adet faturayı ve sözleşme devam ederken brüt hakediş bedellerinden kesilen nakdi teminatlardan oluşan toplam 1.864.483,9 TL'yi yazılı olarak talep ettiğini ancak davalı yanın herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve  davalının son çare olarak 12.03.2015 tarihli ihtarname ile sadece otomasyon sisteminin eksik kalan ve taraflar arasında ihtilaflı olup tamamlanamayan... ekranlarının tamamlanmasını davacıdan talep ettiğini, bunun  davanın konusunu oluşturan alacak kalemleri arasında olmadığını, davacının otomasyon altyapısını oluşturup davalıya teslim ettiğini, davacının, davalı tarafa ... ekranlara çekilen altyapıya göre bu durumun opsiyonel bir hal aldığı ve sözleşmeye göre opsiyonel hale gelen bu durumlar için davalının fiyat onaylaması yapmasının gerektiği ve bu sebeple davacıya otomasyon sisteminin eksik kalan ve opsiyonel bir hal alan durumu için talimat verilmesi gerektiğinin bildirmesine rağmen davalının herhangi bir işlem yapmadığını, davacının ... ekranların hangi bedel ile ve hangi firma ile çözüleceği hususunda davalıya teklif verdiğini ancak uzlaşma sağlanamadığından bu konuda herhangi bir somut işlemin yapılamadığını, davalının ödemesini talep ettikleri %5'lik nakdi kesintiler toplamının 445.644,79-TL olduğunu belirterek; ... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılarak 1.725.661,81 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;  davacının edimlerini montaj dahil 07/08/2013 tarihine kadar bitirerek teslim etmeyi  sözleşme ile kabul etmiş olmasına rağmen bu süreye riayet etmediğini,  sözleşme konusu içerisinde olan otomatik kontrol kapsamındaki otomasyon işlerinin halen tamamlamadığını, Mersin Üniversitesi Yapı İşleri Başkanlığı tarafından yazılan yazılarda da belirtildiği üzere acil olarak tamamlanmasının talep edildiğini, Mersin Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı'nın 10/07/2014 tarihli Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma Uygulama Hastanesi Başhekimliği tarafından bildirilen eksiklikler açıklaması ile 4 sayfa olarak eksik listesi tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacı tarafa bu eksikliklerin bildirildiği Kadıköy ... Noterliğinin 16/09/2014 tarih ve ... yevmiyeli ve  Kadıköy ... Noterliğinden ... yevmiye ve 20/04/2015 tarihli ihtarnamesini keşide ettiklerini, davacı tarafından tamamlanmayan bu işlere karşılık ... Şti ile yapılan sözleşme tutarının 140.000 €uro*KDV (140.000*2,81=393.400 TL*KDV ) olduğunu, işleri tamamlamaması nedeni ile oluşan zararın ( 393.400-197.800)=195.600 TL+KDV olduğunu, eksikliklerin halen giderilmemiş olduğunu,  alacağın yargılamayı gerektirdiğini belirterek; haksız davanın reddine ve haksız takip nedeniyle davacı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 11/12/2024 tarihli  karar ile;  davacının yüklenici olarak üzerine düşen tüm edimleri yerine getirip getirmediği ve buna dayalı olarak davalıdan takibe konu alacak yönünden talepte bulunup bulunamayacağının taraflar arasında ihtilaflı olduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen hak edişlerden ilk 13 tanesinin uyuşmazlık konusu olmadığı, 16/09/2013 den sonra davacı tarafından  düzenlenen 14-15-16-17-18-19 nolu hak edişlerde davalı tarafından değişiklikler yapıldığı, bu değişikliklerin davacı tarafından  onaylandığı ile ilgili bir bilginin bulunmadığı, 19 nolu hak ediş dahil yapılan imalatın toplamı davacı tarafından 9.684.373,00 TL olarak hak edişlere yansıtılmış iken; davacının onaylamadığı, davalı tarafça yapılan değişiklik sonucu oluşan imalat toplamının  8.914.549,53 TL olduğu, davacı tarafından sunulan 20-21-22 nolu hakkediş kapakları incelendiğinde; toplam imalat tutarının 10.091.741,77 TL olduğu, bu durumda davacı şirketin KDV hariç yaptığını iddia ettiği imalatların bedelinin 10.091.741,77 TL, en son onaylı hak ediş olan 19 nolu hak edişteki imalat ise bedelinin ise KDV hariç 8.914.549,53 TL olduğu, davacının otomasyon işinin kontrol panel, otomasyon cihazı ve server yazılımı kısmını yapmadığı bu işin  davalı firma tarafından dava dışı firmaya yaptırıldığı,  bu durumun davacı yanın da kabulünde olduğu, davalı ile davacı arasında geçici kabul yapılmadığı, ayrıca İdarenin birçok mekanik işlerle ilgili eksik ve kusurlu iş bildirimi yaptığı, bu nedenle, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, düzenlenen hak ediş ve faturalardan ötürü alacak  talebinin yerinde olmadığının bilirkişilerce belirlendiği, yine otomasyonun, işin önemli bir kısmını oluşturduğu ve  eksik bırakılmasının  işin kabulüne engel  teşkil edeceği, sözleşmede işlerin opsiyonel hale gelmesi diye bir madde olmadığı, sözleşmedeki hüküm uyarınca; taraflar arasında işin geçici kabulü yapıldıktan sonra, davalı/işveren tarafından verilecek temiz yazısını, vergi dairesinden vergi sorumluluğu olmadığına dair ilişiksiz belgesini, sosyal güvenlik kurumundan alınacak sigorta ilişik kesme belgesini ve davalı/işveren Mali mesuliyet sigortası ve işçi ferdi kaza sigortası primleri ile işçi ücretleri ile İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku mevzuatından kaynaklanan alacaklarını ödediğini davalı/işverene ibraz etmesi halinde, hak edişlerinden kesilmiş nakit teminat iade edileceğinden davacının nakit teminat kesintilerinin iadesine ilişkin alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, alınan son bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının  hükme esas alındığı ve  davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı,  davacının kötü niyetli olduğu ortaya konulamadığı gerekçesi ile davanın reddine ve  davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkeme tarafından tam 3 defa, 31.10.2022 tarihli yazı cevabının dikkate alınarak rapor hazırlanması yönünde  ara karar kurulmasına karşın;  hiç bir raporda bu yazı cevabı dikkate alınmadığını, dava dilekçesinde Mersin Üniversitesi kayıtlarına delil olarak dayanıldığını  ve yıllardır beklenen açıklayıcı yazı cevabının ( keşif artışı v.s, proje değişikliği v.s) 2022 yılında geldiği  gözetildiğinde;  bu yazı cevabına istinaden keşif artışları, proje değişiklikleri, yeni ilave keşifler vs. değerlendirilmesi gerekirken; ısrarla bunların değerlendirilmeye alınmamasının kabul edilebilir olmadığını, sözleşmenin; götürü bedel değil  birim fiyatlı bir sözleşme olduğunu, söz konusu yazı cevabında; özelikle de iş ile ilgili  denetimi yapan idare ve de onun bizzat kendi kontrolörü tarafından hazırlanan bir rapor olup; projelerde olmayan ancak 2. keşiflerde imalatlara eklenen,  proje revizyonu sonrasında oluşan yada birim fiyatı belirli olmayan  ve sonradan belirlenen,  onayı alınan ve davacı  şirket tarafından yapılan imalatların  tek tek belirtildiğini, davacının zaten   proje değişikliği, keşif  artışı, birim fiyatı belli olmayan işler, revize, ilave işler ile ilgili olarak yaptığı imalatlar ilgili olarak  14-15-16-17-18-19 nlu hakedişlerde, davalı tarafından bu kısımlar çıkarıldığından; hak edişleri ihtirazi kayıtla imzalandığını,  ancak sanki ortada bir  götürü bedel sözleşme mevcut gibi; bu hususun ısrarla değerlendilmemesinin bozma sebebi olduğunu, idareden gelen yazı cevabı  hiç bir şekilde incelenmediğinden;  hem rapor aşamasında hem de karar aşamasında  proje değişiklikleri ve revizeler olduğu hususunun gözden  kaçırıldığını, dava dilekçesinde de belirttildiği üzere; davacının  lcd ekranların takılması (otomasyon) ile ilgili bir bedel talebi olmadığını defalarca belirtmelerine karşın;  bu hususun hiç incelenmemesi gererkirken,tam aksine  hem raporlarda hem de mahkeme kararında sanki  tüm uyuşmazlık  bundan kaynaklıymış gibi bir karar verildiğini, davacının hiç bir şekilde hiç bir işi yarım bırakmadığını, davacı tarafıdan davalı şirketin yetkililerine konuyla ilgili defalarca sözlü, yazılı yada mail yoluyla ldc ekranların (otomasyon)  çekilen altyapıya göre sözleşmede opsiyonel ekipman tarifine girdiği, sözleşme şartlarına göre opsiyonel duruma gelen lcd ekranların hangi firma ile ne kadar çözüleceğinin belirtildiğini  ve bu bağlamda birim fiyatlarının onaylanmasını ve  davacıya bildirilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini ancak davalı yandan hiçbir şekilde onay alınamadığını, davacı tarafından yine çözüm olarak maddi anlamda ağır nitelik taşıyan malzemenin davalı tarafıdan temin edilip işçiliğinin davacı şirkete yaptırılarak %10 kar payının davacıya ödenmesini teklif olarak sunulduğunu ancak iş bu teklifin de davalı yanca onaylanmadığını, kararda opsiyonel hale gelme şeklinde bir düzenleme olmadığından bahsedilmekte ise de; sözleşmenin fiyatı bellli olmayan işler başlıklı 10. maddesinde; \" işverenin sonradan yaptığı proje değişikliklerinden kaynaklı imalat kalemi için yeni birim fiyat oluşturulacak, keşif özeti ve fiyat analizlerinde benzer birim fiyat var ise bunlar dikkate alınarak hazırladığı yeni birim fiyatları işverenin onayına sunacak, onaylanmadan ek işlerin yapımına başlanmayacaktır.\" denildiğini, hem raporlarda hem de hüküm de dikkate alınmayan  üniversiteden gelen yazı cevabı ve  idare konrolörü tarafından sunulan inceleme raporunda;   proje değişikliği olduğunun açıkça belirtildiğini, davacının tüm alt yapıyı hazır ettiği ancak  lcd ekranlarla ilgili  onay verilmediğinden takılamadığını, sundukları mail içeriklerinin de hiç dikkate alınmadığını, mahkemenin, daha önce 3 defa ara kararı kurulduğu üzere;  idareden gelen 2022 yılı cevaplarının dikkate alınarak  birim fiyat esaslı sözleşme kapsamında  ve revize sonrası  ortaya çıkan ekipmanlarla ilgili fiyatlar dikkate alınarak hesaplama yaptırılması gerektiğini, dosyada  bulunduğu belirtilen 20-21-22 nolu hakedişler; davacı şirket tarafından otomasyon sistemine ilişkin işlerin de dahil edilerek hazırlanan hakediş evrakları olup; davalı taraf otomasyon ile ilgili  proje değişikliği sonrası sözleşmenin 10. maddesi uyarınca müvekkilin fiyat teklifi ile ilgili onay vermemesi sebebiyle opsiyone hale gelince; bu hak ediş evraklarının sunulamadığını ve imzalanmadığını, davacının icra takip dosyasına konu ettiği  alacağın  1.725.661, 81 TL bakiye  cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, bununla birlikte davacı   şirketin dosyada da mevcut olduğu üzere 4 farklı fatura tanzim ettiğini, ancak 764.746,66 TL lik  faturada belirtilen \" 20. nolu hak ediş bedeli\"  açıklamasının  hatalı değerlendirildiğini, sanki bu faturanın dosyada mevcut olan 31.01.2014 tarihli  20 nolu hakediş adı altında hazırlanan ve  onaylı olmayan  evraklara göre tanzim edilmiş gibi düşünülmesinin  hatalı olduğunu, davacı  şirket tarafından 30.01.2014 tarihinde hazırlanan  20 nolu hakedişte  görüldüğü üzere  otomasyon sistemi kontrol panelleri v.s nin olduğunu  ancak  zaten davanın en başından beri belirttikleri üzere  otomasyon işlerinde  söz konusu paneller,  revizeye karşın davacı şirketin fiyat  teklifine davalı tarafından hiç bir cevap  verilmediğiden opsiyonel hale geldiğinden ; söz konusu panellerin davacı şirket tarafından yapılmadığını, yani 30.01.2014 tarihli hazırlanan hakediş evrakının bu sebeple bir anlamı kalmadığını, müvekkilin de bu bu evrak içindeki kalemlerle ilgili bir talebi olmadığını bu sebeple  ilgili faturanın, bu hak ediş evrakı ile ilgili olmadığını,  dava dilekçesinde dahi iş bu davada , otomasyon sistemi  lcd ekranlarla ilgili bir alacak talebi olmadığını beyan etmelerine karşın,  dosyaki 20-21-22 nolu hakedişin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, zira faturanın o hakedişe göre değil; kesin hakediş olarak düzenlendiğini, faturada 20 nolu hakediş yazmasının sebebinin 19 nolu hakedişe ilişkin kesilen son faturadan sonra; işin tamamına ilişkin kesilen  son fatura olması sebebiyle kesin hakediş  olarak ( 19' ıun devamı niteliğinde 20 yazılmaktadır.) tanzim edildiğini,  idare tarafından gönderilen hak ediş belgelerine konu oluru alınmış iş kalemleri, ek iş olarak yapılan olurluk iş kalemlerinin  fiyatları ve % 10 mukayeseli keşif özetleri incelendiğinde mekanik tesisat alanında bir çok keşif artışının olduğu ve bu kapsamda davacı şirketin imalatları yaptığı ve hatta davalı firmanın da idareden ödemeler aldığının görüldüğünü,  sonuç olarak 2. keşiflerle birlikte yaşanan artış ve azalışlar dikkate alındığında, sonuç  itibariyle idare tarafındandan onaylı olan ve davalının da imzasının bulunduğu evraklarda davacının işleri ilgili olarak 1.310.307,55 TL artış olduğunu,  davacı şirketin sözleşmesine esas olan 8.320.050,00 TL miktarlı teklifte, keşif artışlarına konu olan hiç bir imalat yada birim fiyat bulunmamakta olup, tamamı sonradan yapılan revizeler, proje değişiklikleri, kullanılacak malzeme değişikliklerinden kaynaklandığını, davacı şirketin sözleşmesinde belirtilen 8.320.050,00 TL  imalat dışında; 1.310.307,55 TL daha imalat yapıldığının  yazılı belge ile ispatlı olduğunu, bu durumda 8.320.050,00 TL + 1.310.307,55 TL olmak üzere toplam 9.630.357,55 TL lik imalat yapıldığı ve davalının, idareden bu imalatların onayını alıp, ödemelerini de aldığı açık olduğunu, davacı  şirketin ihtirazi kayıtla imzalamış olduğu 19 nolu hakedişte belirtilen imalat miktarının 8.914.549,53 TL olduğu bu kapsamda 715.808,02 TL daha fazla  imalat ve işçilik yapıldığının görüldüğünü, yani bizzat bu belge ile de müvekkil şirketin alacaklı olduğu, artışların mevcut olduğu, götürü bedel sözleşme olmasına karşın davalı şirketin  keşif artışları uyarınca dava dışı idareden sözleşmede belirtilenden daha fazla ödeme aldığı ve daha da alacağının olduğunun belirtildiği bu durumda  sözleşmenin birim fiyat esaslı olduğu da dikkate alındığında, davacının hak ediş alacağının olduğunu, teminat iadesi koşullarının oluştuğu sabit iken;  çok farklı gerekçelerle  teminat iadesi yapılamayacağı yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, otomasyon sistemi lcd ekranların opsiyonel bir hal aldığı ve bunun dışında da hiç bir eksik olmadığını, dava dilekçesi ve beyanlar ekinde sundukları ihtarnamelerde;  karşı tarafın lcd ekranlar dışında başkaca bir eksiklikten bahsetmediği de dikkate alındığında;  davacının taahhütlerinin hepsini yerine getirdiğinin  açıkça ikrar edildiğini, sözleşmenin \" teminat iadesi\" başlıklı kısmının 2 paragrafında nakit teminatın geçici kabulün yapılmasından sonra iade edileceğinin açıkça yazdığını, Mersin Sgk İl Müdürlüğü Toroslar Sosyal Güvenlik Merkezi' nden gelen yazı cevabında davacı şirketin borcunun olmadığına dair \" ilişiksizlik belgesi ve teminatın iadesine ilişkin Mersin Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan yazı cevabı eklerinde gönderildiğini, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi tarafından gönderilen yazı cevabındaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte;  geçici kabul tutanağı tarihi  25.12.2013 tarihi olup; gelen yazı cevabı ekine bakıldığında ise; belirtilen vergi borçlarının 01/2015-12/2015 vergilendirme dönemi itibariyle mevcut olduğu,  bu durumda davacı şirketin geçici kabul tarihinde hatta bu tarihten 1 yıl sonrasına kadar dahi hiç bir vergi borcu olmadığının aşikar olduğunu, ayrıca söz konusu işin kesin kabulü de yapılmış olmakla,  bu hususun da davacı şirketin sgk, vergi borcu olmadığını gösterdiğini, ayrıca söz konusu iş, kamu idaresine ait bir iş olmakla, böyle işlerde; taşeronun vergi yada sgk prim borcu olması halinde hak ediş onayı verilmesinin ve ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ancak görüldüğü üzere hak edişlerin onaylandığını, idarenin, davalıya hak ediş ödememesi yapabilmesi için, hem davalının hem de taşeronlarının SGK ve vergi prim borçları olmamasının gerektiğini aksi durumda zaten bu borçların hak edişten kesildiğini, teminatının iade edilmesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında  14.02.2012 tarihli “Mersin Üniversitesi Hastane Binası İkmal İnşaat Projesi Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi\" akdedilmiştir.Davacı vekili; taraflar arasında 14.02.2012 tarihli “Mersin Üniversitesi Hastane Binası İkmal İnşaat Projesi Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi” ile yüklenici sıfatı  ile edimlerini yerine getirdiğini, 13. Hak edişe kadarki hak ediş bedellerinin ödendiğini,13,,,,,19. Hak ediş bedellerinin ise kısmen ödendiğini, 20. Hak ediş bedelinin ise hiç ödenmediğini belirterek; 13....19. Hak ediş bedellerinin ödenmeyen kısmının, 20. hak ediş bedelinin ve  sözleşme gereği hak edişlerinden kesilen nakdi teminat kesinti bedellerinin  tahsili için başlattığı icra takibine davalı yüklenicinin yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacının edimlerini montaj dahil 07/08/2013 tarihine kadar bitirerek teslim etmesi gerekirken bu süreye riayet etmediğini,  sözleşme konusu içerisinde olan otomatik kontrol kapsamındaki otomasyon işlerinin halen tamamlamadığını, bu eksiklik nedeni ile asıl işveren Mersin Üniversitesi Yapı İşleri Başkanlığı tarafından  taraflarına gönderilen yazılarda bu eksikliklerin acilen tamamlanmasının talep edildiğini 10/07/2014 tarihli Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma Uygulama Hastanesi Başhekimliği tarafından  4 sayfa olarak eksik listesi tebliğ edildiğini, bunun üzerine; Kadıköy ... Noterliğinin 16/09/2014 tarih ve... yevmiyeli ve Kadıköy ... Noterliğinden... yevmiye ve 20/04/2015 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafa bu eksikliklerin bildirildiğini, davacı tarafından tamamlanmayan bu işlere karşılık ... Şti ile yapılan sözleşme tutarının 140.000 €uro*KDV (140.000*2,81=393.400 TL*KDV ) olduğunu, işleri tamamlamaması nedeni ile oluşan zararın (393.400-197.800)=195.600 TL+KDV olduğunu, eksikliklerin halen giderilmemiş olduğunu belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece; sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen hak edişlerden ilk 13 tanesinin uyuşmazlık konusu olmadığı, 16/09/2013 den sonra davacı tarafından  düzenlenen 14-15-16-17-18-19 nolu hak edişlerde; davalı tarafından değişiklikler yapıldığı, bu değişikliklerin davacı tarafından  onaylandığı ile ilgili bir bilginin bulunmadığı, 19 nolu hak ediş dahil yapılan imalatın toplamı  9.684.373,00 TL olarak davacı tarafından hak edişlere yansıtılmış iken; davacının onaylamadığı, davalı tarafça yapılan değişiklik sonucu oluşan imalat toplamının  8.914.549,53 TL olduğu, davacı tarafından sunulan 20-21-22 nolu hakkediş kapakları incelendiğinde; toplam imalat tutarının 10.091.741,77 TL olduğu, bu durumda davacı şirketin KDV hariç yaptığını iddia ettiği imalatların bedelinin 10.091.741,77 TL, en son onaylı hak ediş olan 19 nolu hak edişteki imalat ise bedelinin ise KDV hariç 8.914.549,53 TL olduğu, davacının otomasyon işinin kontrol panel, otomasyon cihazı ve server yazılımı kısmını yapmadığı bu işin  davalı firma tarafından dava dışı firmaya yaptırıldığı,  bu durumun davacı yanın da kabulünde olduğu, davalı ile davacı arasında geçici kabul yapılmadığı, ayrıca İdarenin birçok mekanik işlerle ilgili eksik ve kusurlu iş bildirimi yaptığı, bu nedenle, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, düzenlenen hak ediş ve faturalardan ötürü alacak  talebinin yerinde olmadığının bilirkişilerce belirlendiği, yine otomasyonun, işin önemli bir kısmını oluşturduğu ve  eksik bırakılmasının  işin kabulüne engel  teşkil edeceği, sözleşmede işlerin opsiyonel hale gelmesi diye bir madde olmadığı, sözleşmedeki hüküm uyarınca; taraflar arasında işin geçici kabulü yapıldıktan sonra, davalı/işveren tarafından verilecek temiz yazısını, vergi dairesinden vergi sorumluluğu olmadığına dair ilişiksiz belgesini, sosyal güvenlik kurumundan alınacak sigorta ilişik kesme belgesini ve davalı/işveren Mali mesuliyet sigortası ve işçi ferdi kaza sigortası primleri ile işçi ücretleri ile İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku mevzuatından kaynaklanan alacaklarını ödediğini davalı/işverene ibraz etmesi halinde, hak edişlerinden kesilmiş nakit teminat iade edileceğinden davacının nakit teminat kesintilerinin iadesine ilişkin alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, alınan son bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının  hükme esas alındığı ve  davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı,  davacının kötü niyetli olduğu ortaya konulamadığı gerekçesi ile davanın reddine ve  davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiştir.Somut olayda; dosya kapsamından ve dosyada alınan bilirkişi raporlarından; asıl yüklenici konumunda olan davalı şirketin Mersin Üniversiye Hastanesinden aldığı işin; mekanik tesisat yani ısıtma, soğutma, sıhhi tesisat, yangın tesisatı ve otomatik kontrol işlerinin davacı şirket tarafından yapılması konusunda, davalı yüklenici( alt taşeron)ile  14/02/2012 tarihinde eser  sözleşmesi imzaladığı, sözleşme bedelinin  KDV hariç 8.320.050,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 5.maddesine göre işverenin yapılan iş için aylık tanzim edilen brüt hakediş tutarı üzerinden %5'lik nakit teminat kesintisi yapmak suretiyle ödeme yapacağının, sözleşmenin 6.maddesinde; geçici kabul yapıldıktan sonra hakedişlerden kesilmiş olan %5'lik nakit teminatın yükleniciye iade edileceğinin kararlaştırıldığını, bilirkişi raporu ile davalı yan tarafından sözleşmenin 5. Maddesine göre kesilen nakdi teminat toplamının 428.384,96 TL olarak hesaplandığı, ancak nakdi teminatın ancak taraflar arasında geçici kabul yapıldıktan sonra iadesinin kararlaştırıldığı, dosyada taraflar arasında imzalanmış geçici veya kesin kabul tutanağı bulunmadığı, dosyada bulunan  25.12.2013 tarihli geçici kabul tutanağının ise dosyanın tarafları arasında değil;  asıl iş sahibi Mersin Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı ile davalı şirket arasında imzalandığı, bu tutanağın davacının işi tamamladığı anlamına gelmediği, davalı yanın 13. hak ediş dahil ilk 13 hak edişe dair alacağını davacı tarafa ödediği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme de davalı iş sahibinin defterlerine göre; davalının davacı yükleniciye borcunun bulunmadığı, davacı yan defterlerine göre;  sözleşme bedelinin KDV hariç  8.320.050,00 TL olması karşısında  davalının davacıya bu iş karşılığında KDV eklense dahi ulaşılmayan işin bedelinden fazla 10.632.895,05 TL ödeme yaptığı ve bu ödeme düşüldükten sonra davalının davacıya 115.673,01 TL borçlu olduğunun görüldüğü ancak davacı yüklenicinin 19. hak edişten sonra işteki eksik ve ayıplı işleri tamamlamadan ve özellikle sözleşmenin temelini oluşturan bina otomasyonu ve otomatik kontrol işlerini tamamlamadan şantiyeden ayrıldığı, bu nedenle 20. hak edişteki bedele ilişkin işleri yaptığını ispatlaması gerektiği, davalı yanın davacının yapmadığı işleri tamamlatmak için  dava dışı ... firma ile 19/03/2015 tarihinde sözleşme yaptığı ve bu sözleşme bedelinin  140.000 Euro bedelle anlaştığı ve bu iş için şimdiye kadar düzenlenen faturalara göre 402.894,40 TL lik kısmının ödendiği, 11/09/2020 tarihli 2. Ek rapor ile davacının yaptığı imalat bedelleri toplamının eksik işler bedeli düşülünce 8.122.200,00 TL olarak hesaplandığı,davacı yanın davalı yana toplam 4 adet  29/08/2014 tarihli fatura düzenlediği, bu faturalardan birinin 20. Hak edişe ait olduğu, kendisinin düzenlediği hak edişte bedel 426.020,18 TL iken faturada 20 hak ediş için 774.746,66 TL talep ettiği, davacının nakdi teminat kesintisinin iade edilmesi için gerekli koşulların henüz sağlanmadığı ve ayrıca davacı yan  istinaf dilekçesinde; \" tam 3 defa, 31.10.2022 tarihli yazı cevabının dikkate alınarak rapor hazırlanması yönünde  ara karar kurulmasına karşın;  hiç bir raporda bu yazı cevabı dikkate alınmadığını\" iddia etmiş ise de 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; \"davacının bahsettiği raporun  davalı ile idare arasında  götürü bedel üzerinden yapılan bir sözleşmeye ait olduğu, dava konusu sözleşmenin ise birim fiyatlı olduğunun\" belirtildiği anlaşıldığından, davalının davacıya borcu bulunmaması ve nakdi teminatların iadesi koşullarının da oluşmaması  sebebi ile mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/12/2024 tarih ve 2015/232 Esas, 2024/990 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 29.500,00 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 28.884,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86db068717d0bd5f","SID":"f166013bb47b9969"}}