{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/144 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/266<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde: müvekkili ile davalı arasında 03/05/2005 tarihinde alarm tesisi kurulması ve işleyişinin temini amacıyla hizmet sözleşmesi imzalandığını, 08/03/2007 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini müvekkili, geçmişte de halen de kuyumculuk işi ile iştigal etmekte olduğunu, hırsızlık vakasına kadar mesleğini kendi iş yerinde icra etmekte olan müvekkili, çalınan altınlar neticesinde tüm sermayesini kaybettiğini, sermayesiz kalan müvekkili, başkasına ait bir kuyumcu işyerinde bağlı çalışan durumuna düştüğünü, müvekkilinin zararı sadece dava sonucu hükmedilen 2 kg altın olmaktan ziyade iş yerini kapatmak zorunda kalmasından ötürü uğradığı zarar olduğunu, bu denli büyük bir zarara uğrayan müvekkili talebi çalınan altınların günümüz değerindeki temerrüt faiziyle karşılanamayan kısmı olduğunu, munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğunu, davalı şirket, müvekkilin zararını zamanında karşılamadığı için munzam zarar olduğunu,  Türk lirasının zaman içinde enflasyona bağlı olarak alım gücü azalmakta ve bu zarar temerrüt faizi ile giderilememekte olduğunu, müvekkilin azalan alım gücü de munzam zararı oluşturmakta olduğunu, bu nedenle herkesçe bilinen doğruların ispatında lüzum  olmadığı için enflasyon ve döviz kurları, aynı ölçekte kuyumcu gelirleri göz önüne alınıp bilirkişi incelemesiyle; sorusuna verilecek cevabını tespiti miktarda neticesinde munzam zararın tespiti gerekmekte olduğunu, Türk lirasındaki değer kaybı, altın fiyatlarının her geçen yıl artması,  enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosya üzerinden fazlaya ilişkin hakkımızı saklı tutarak 10.000 TL talep ettiklerini, kalan zarar için ek olarak İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, her iki dosyadaki alacak kalemleri göz önüne alınıp bilirkişi incelemesi sonucu alacak miktarının hesaplanıp (günümüzde 2 kg altın bedelinin müterafik kusur olması nedeniyle, %70'i) bu tutardan temerrüt faiz tutarı düşülmesi sonucu çıkan munzam zararın tazminini talep ettiklerini, munzam zarar miktarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceğinden dolayı şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL  munzam zarar tazminatı talep ettiklerini,dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,   yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde: davaya konu hırsızlık olayının meydana geldiği işyeri davalılardan ...’a ait olup diğer davacı ...’ın herhangi bir zarara uğraması mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilin ayıplı hizmetten doğan herhangi bir sorumluluğu olmadığından, pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, hırsızlık olayının meydana geldiği işyeri davalılardan ...’a ait olup derdestlik ve kesin hüküm itirazlarımıza dayanak teşkil eden diğer dava dosyalarında mevcut bilirkişi raporu ve pek çok evrakta da işyerinin ...’a ait olduğu görülmekte olduğunu, bu sebeple davacı ...’ın bu dava konusu olay ile ilgili herhangi bir zararı bulunmayıp işbu davanın görülmesinde de husumet yokluğu sebebi ile hukuki yararı olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken hem Yerel Mahkeme hem de Yargıtay bu hususu dikkate almadığını hatta bununla ilgili olarak herhangi bir karar vermeiğini,  hırsızlık olayının meydana geldiği işyeri ‘‘... Kuyumculuk’’ işletme adı altında faaliyet göstermekte olduğunu derdestlik ve kesin hüküm itirazlarımıza dayanak teşkil eden diğer dava dosyalarında mevcut bilirkişi raporu da incelendiğinde görüleceği üzere ticari defterler, işyerine ait faturalar, vergi beyannameleri ve Maliye Bakanlığı’ndan alınan tahakkuk fişlerinin tamamında işyeri sahibi olarak davacılardan ...yer almakta olduğunu, işbu belgeler İstanbul ...ATM ...Esas sayılı dosyada mevcut olduğunu, söz konusu mekanda davacının değil, davacının babasının faaliyet gösterdiği, çalındığı iddia olunan tüm altınların davacıya değil, davacının babasına ait olduğu davacı tarafından mahkemeye sunulan defter, fatura ve vergi dökümanları ile sabit olduğunu, davaya konu hırsızlık olayı nedeni ile davacının herhangi bir zarara uğramamasına rağmen lehine tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, nitekim Pronet alarm sisteminin çalıştığı sabit olduğunu, hırsızlık olayının başlaması anında emniyete ve davacıya haber verildiğini, bu sebeple zarardan sorumlu tutulmasının hukuken kabulü mümkün olmadığını, yerel mahkeme dosyasına sunduğumuz alarm sistemine ait sinyal kayıtları incelendiğinde hırsızlık olayının gerçekleştiği saat 05:00 sularında alarm sisteminin çalıştığı görülmekte olduğunu, diğer dava dosyasında verilen tanık beyanında yer verilen 02.30 sıralarında polis ekiplerinin geldiği hakkında savcılık dosyasında ya da polis tutanaklarında herhangi bir bilgi yer almadığıını işyerine geldiği iddia edilen polislerin de buna ilişkin herhangi bir tutanağı bulunmadığını, davacı meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle uğradığı zararın 08.03.2007 tarihli polis ifadesinde 2 kg altın olduğunu ifade ettiğini, ancak bu ifadenin ardından vermiş olduğu ek bir ifade ile çalınan altınların 4 kg olduğunu belirttiğini, bilirkişi raporunda da aradan uzun bir sürenin geçmesi nedeniyle bu hususun tespitinin mümkün olmadığını açıkça ifade ettiğini,  08.03.2007 tarihli olay yeri inceleme raporu’nda da açıkça görüleceği üzere; işyerinde bulunan altınların tamamı çalınmadığını, çünkü kuyumculuk mesleğinin tabiatı gereği altınların bir kısmı kasada tutulmaktadır ve bu kasada olan altın miktarı hem polis tutanaklarında hem bilirkişi raporunda görüleceği üzere tespit edilememekte olduğunu, ayrıca bu kasanın üzerinde herhangi bir zorlama veya açma gibi girişimler yapıldığına ilişkin bulgulara rastlanmadığını, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı ve İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyada ikame edilen davanın konusu, tarafları ve dava sebebi aynı olduğunu, İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava dosyasında verilen karar kesinleştiğini, diğer dosya derdest olduğunu, bu sebeple davacının tazminat taleplerinin reddini, müvekkili şirkete kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, dava konusu olaya ilişkin sözleşme hükümleri incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davacıdan çok cüzi tutarda abonelik bedeli talep edildiğini, sözleşme konusu davacının aylık olarak ödemekle yükümlü olduğu abonelik bedeliyle talep etmiş olduğu tazminat tutarı açık şekilde nispetsiz ve orantısız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme sigorta sözleşmesi hükmünde olmayıp, sözleşmeyle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, huzurdaki davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İNCELEME ve GEREKÇE: <br>Dava, haksız fiilden kaynaklı (hırsızlık olayı) maddi zararın tahsili amacıyla açılan davalar neticesinde hükme bağlanan tazminat tutarları ve bu tutarlara işleyen faiz ile oluşan zararın karşılanmadığı iddiası ile munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>Munzam zarar, davanın dayanağı sözleşme tarihi ile munzam zarara dayanak davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105 ve  eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. <br>Davacılar tarafından davalı güvenlik şirketi aleyhine açılan maddi zararın tazmini istemi ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada yapılan yargılama sonucunda, 2007/604-2011/161 E. K. sayılı, 07/03/2011 tarihli karar ile :''...sistemin olay günü  işyerine ilk girildiğinde, devreye girip alarm vermediği, ayıplı olduğu, bu nedenle davacının zararının karşılanması gerektiği, sözleşmedeki sorumsuzluk şartının genel işlem koşulu olduğu ve davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, çalınan altının 4 kg olabileceği ve bunun değerininde 89.093,22-TL olarak belirlenmesine rağmen, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 08.03.2007  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline''  karar verildiği,<br>Davalı vekilinin temyizi üzerine kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin  2013/5119 E, 2014/2 K. sayılı, 13/01/2014 tarihli  bozma ilamı ile ; eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; İstanbul ... ATM'nin 29/03/2016 tarih, ... esas, ... karar sayılı karar ile; <br>\".... bilirkişilerin tahmini olarak 4 kg altın çalınmış olabileceği görüşüne itibar edilememiş, vergi dairelerine bildirilen beyannameler ile davacı yanın bir önceki yıla ilişkin kârının 655,15-TL olmasına göre, somut olay sebebiyle çalınan altın miktarının 2 kg olabileceği, bununda birim fiyata göre miktarının 44.540-TL olduğu (2 Kg x 22,27 TL=44.540 TL), zira mevcut olayda gerçek zarar miktarının kesin olarak saptanmasının olanaklı bulunmadığı, ancak tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, gerek bozmadan önce gerek bozmadan sonra alınan bilirkişi raporlarındaki çalınan altın miktarının 4 kg olabileceği öngörülerine itibare dilemeyeceği, mahkememizce kabul edilmiş, bu kabulün ve bu kabul doğrultusunda hesaplanacak tazminat miktarının somut olaya vedahi TBK'nun 50. maddesi kapsamında hakkaniyete de uygun düşeceği, ancak  bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, sarraf ve tacir olan davacının iş yerini terkederken muhafaza tedbirlerini gerekli şekilde almadığı, tezgah üzerinde açıkta mal bıraktığı, tüm altınları kasaya almadığı, ayrıca bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere komşu iş yerinden giriş imkanı veren kapının bulunmasının zorunlu olmamasına rağmen mevcut kapı yönünden kapıyı izole edecek güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, dolayısıyla mevcut zararda davacının müterafik kusurunun bulunduğu ve bunun oranınında somut olaya göre %30 olarak kabulünün uygun ve makul olacağı, bu durumda  davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının 44.540 TL / %70 = 31.178,00-TL olduğu, ancak davacının talebinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL olduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak 10.000-TL'nin 08.03.2007 olay tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. \" şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL'nin 08.03.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, <br>Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2017/386 Esas, 2020/3743 karar sayılı ilamı ile, İstanbul ...ATM'nin 29/03/2016 tarih, ...  esas, ... karar sayılı kararın onandığı, onama kararına karşı davacı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulduğu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından, 19/04/2021 tarih, 2021/3514 Esas, 2021/1768 karar sayılı ilamı ile \" karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmekle dosyanın kesinleştiği ancak mahkemesince henüz kesinleştirme işleminin yapılmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacılar tarafından, aynı olaya ilişkin aynı davalıya karşı 120.000,00 TL maddi zarar tazminat istemi ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, yargılama sonucunda, 21/12/2021 tarih, ... esas,... karar sayılı karar ile; \"... İstanbul... ATM'nin ...  ... karar sayılı ilamında davalının Sözleşmenin 3.3. Maddesinde yer alan  yükümlülüğü yerine getirmediği ve kusurlu olduğu, sarraf ve tacir olan davacının ise  işyerini terk ederken muhafaza tedbirlerini gerekli şekilde almadığı, tezgah üzerinde açıkta mal bıraktığı, tüm altınları kasaya almadığı, komşu işyerinden giriş imkanı veren kapının bulunmasının zorunlu olmamasına rağmen mevcut kapı yönünden kapıyı izole edecek güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, dolayısıyla mevcut zararla davacının müterafık kusurunun bulunduğu ve bu oranında somut olaya göre % 30 olarak kabulünün uygun ve makul olacağı, durumda davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının 31.178 TL olduğu belirlenerek  taleple bağlılık kuralı gereği davanın 10.000 TL üzerinden kabul edildiği, anılan mahkeme kararının kesinleşmesi ile davacının talep edebileceği toplam zararın da 31.178 TL olarak kesinleşmiş olduğu, bu nedenle mahkememizce kusur ve zarar hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, davacı tarafın İstanbul ... ATM dosyasında kabul edilen tutar dışında davalı taraftan zararları nedeniyle (31.178-10.000= 21.178) 21. 178 TL daha talepte bulunabileceği anlaşılmakla davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleri ile, davanın kısmen kabulü ile 21.178 TL nin 08.03.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği kararın taraflarca istinaf edildiği ve halen istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu kapsamda, davalıların husumet, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda; <br>Kesin hüküm itirazına konu, İstanbul ... ATM'nin 29/03/2016 tarih,...  esas,...karar sayılı kararına konu davanın hırsızlık olayı sonucunda çalınan malların bedelinin zarar olarak tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkememiz dosyasında ise davanın, munzam zarar istemine ilişkin olduğu dolayısı ile dava konusunun ve netice-i talebin aynı olmaması sebebiyle mahkememiz işbu dosyası yönünden, İstanbul ...ATM'nin 29/03/2016 tarih, ...  esas,... karar sayılı kararın (Yargıtay onaması ve karar düzeltme isteminin reddi ile kesinleşen kararın) kesin hüküm oluşturmadığı anlaşılmakla kesin hüküm itirazının reddine dair  karar verilmiştir.<br>Derdestlik itirazına konu, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, yargılama sonucunda, 21/12/2021 tarih, ...esas, ...karar sayılı karar dosyada yalnızca yukarıda ayrıntılarına yer verilen  İstanbul ... ATM'nin 29/03/2016 tarih,... esas,... karar sayılı kararına konu davada taleple bağlılık ilkesi gereğince hükme bağlanmayan bakiye tazminat tutarı için dava açıldığı, yargılama sırasında her ne kadar davacılar vekili tarafından munzam zarar talepli ıslah dilekçesi sunulmuş ise de, mahkemece verilen kararda aynen; \"Davacı vekilinin 06/07/2021 tarihli beyan dilekçesi ile munzam zararın belirlenmesi ve tazmini için dosyanın bilirkişiye tevdii talep edilmiş ise de davacı vekilinin munzam zarar talebinin   ayrı bir davanın konusu olduğu ,dava dilekçesinde munzam zarar talebinin ve buna ilişkin açıklamaların yer almadığı, ...Atm dosyası ile irtibatlı olarak dava açıldığı ve 13 ATM dosyasında da munzam zarara ilişkin bir beyan veya incelemenin olmadığı,  munzam zarara ilişkin talebin beyan dilekçesi ve harçlandırılmaksızın sunulduğu bu haliyle ıslah olarak da kabul edilemeyeceği, davalının munzam zarara ilişkin iddiayı genişleten beyanlara muvafakatinin olmadığı, asıl alacağa ilişkin ihtilaf çözülmeden asıl alacağın geç tahsiline ilişkin munzam zarar iddialarının dinlenemeyeceği anlaşılmakla munzam zararın tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi yönündeki davacı vekilinin talebinin reddine  karar verilmiştir.\" şeklinde munzam zarar talepli dilekçe hakkında değerlendirme yapıldığı, yani söz konusu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak dikkate alınmaksızın dava dilekçesinde kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde de, davacıların munzam zarar talepleri bulunduğu yönünden bir istinaf sebebine dayanmadıkları anlaşılmakla istinaf incelemesinde istinaf sebepleri ile bağlı inceleme yetkisi bulunduğu gözetilerek söz konusu dosyanın işbu dosya yönünden derdestlik oluşturmadığından derdestlik itirazının reddine dair karar verilmiştir.<br>Husumet itirazı yönünden, kuyumcu iş yerinin vergi kaydının davacı... adına olduğu ve davalı yanın bu hususu gündeme getirerek, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, sözleşmenin davalı ile davacılardan ... arasında yapıldığı ve hernekadar vergi kaydı ... adına ise de sarraf iş yerinin oğlu diğer davacı ...tarafından işletildiği  ve güvenlik hizmet sözleşmesinde açıkça \" ... Kuyumculuk\" ibaresi ile iş yeri hakkında hizmet sözleşmesi akdedilmiş olduğu anlaşılmakla husumet itirazının reddine dair karar verilmiştir.<br>Ayrıca HMK'nın 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında taraf vekillerine beyanda bulunmak üzere süre verilmesine ve bilirkişi incelemesine ilişkin duruşmada ara karar oluşturulmasına;<br>\"2-Davacılar vekiline, (her ne kadar dava dilekçesinde tazminatın tahsil edilmediği bildirilmiş ise de gelinen yargılama sürecinde değişiklik bulunup bulunmadığının tespiti açısından) İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih,... esas, ...karar sayılı ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/03/2016 tarih, ... esas, ...karar sayılı (Yargıtay onaması ve karar düzeltme isteminin reddi ile kesinleşen kararın) kararlar hakkında icra takibi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilgili icra dosya bilgilerinin bildirilmesi ve kararlar kapsamında tahsilat yapılıp yapılmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere işbu ara kararın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirme yapılacağı hususunun işbu ara kararın tebliği ile ihtarına,<br>3-Davalı vekiline,  İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih,... esas,...arar sayılı ve İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/03/2016 tarih, ...  esas, ... karar sayılı (Yargıtay onaması ve karar düzeltme isteminin reddi ile kesinleşen kararın) kararlar hakkında aleyhlerine icra takibi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilgili icra dosya bilgilerinin bildirilmesi ve kararlar kapsamında davacılara veya var ise icra dosyalarına ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında beyanda  bulunmak ve ödeme var ise belgelerini sunmak üzere işbu ara kararın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirme yapılacağı hususunun işbu ara kararın tebliği ile ihtarına,<br>4-2 ve 3 nolu ara karar ikmalinin ardından (dava niteliği sebebiyle bilirkişi inceleme talimatı, ancak bu ara karar gereklerinin yerine getirilmesi ile sunulan beyanlar kapsamında oluşturulabileceğinden) 14/12/2022 tarihli duruşmada bilirkişi inceleme ara kararı oluşturulmasına,<br>4-Ara kararın taraflara tebliğine,\" şeklinde 18/11/2022 tarihinde ara karar kurulmuştur.<br>Ara karar gereğince taraf vekillerince sunulan beyan dilekçeleri gözetilerek, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyalarının UYAP sistemi üzerinden eklenerek dosya evraklarının fiziki olarak dosyamız arasına alınmasına, dosyaların fiziki olarak dosya arasına alınması ile incelenmesi sonucunda bilirkişi inceleme ara kararı oluşturulmasına dair karar verildiği, karar gereğince ilgili dosyaların celbedilmesi ile incelenmesi neticesinde 29/03/2023 tarihli celsede;<br>\"2-Davanın haksız fiilden kaynaklı (hırsızlık olayı) maddi zararın tahsili amacıyla açılan davalar neticesinde hükme bağlanan tazminat tutarları ve bu tutarlara işleyen faiz ile oluşan zararın karşılanmadığı iddiası ile munzam zararın tahsili istemine ilişkin olduğu ve özellikle mahkememiz 18/11/2022 tarihli ara karardaki safahat ve tespitler  ile 18/11/2022 tarihli ara karar gereğince davacılar vekili tarafından sunulan 09/12/2022 ve davalı vekili tarafından sunulan 05/12/2022 Uyap havale tarihli beyan dilekçeleri ve bu beyanlar kapsamında Uyap sistemi üzerinden dosyaya eklenen icra dosyalarındaki tahsilatlar dikkate alınarak mahkeme kararları ile hükme bağlanan tazminat tutarları yönünden temerrüt tarihleri ile tahsil tarihlerindeki  (tahsilat tarihi, kısmi tahsilat var ise kısmi tahsilat miktarı yönünden kısmi tahsilat tarihi, tahsilat yok ise dava tarihi esas alınmak suretiyle) enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankaların mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve altın, gümüş vb diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler üzerinden,  tahsiline karar verilen alacakların temerrüt tarihleri itibariyle bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması halinde tahsil tarihlerinde ulaşabileceği miktar ile bulunacak bu miktardan davada kabul edilen alacakların temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği miktar hesaplanılarak munzam zarara uğranılıp uğranılmadığı konusunda dosyanın bir nitelikli hesap uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdiine, bilirkişiler için dosya safahatı ve kapsamı sebebiyle harcanacak emek ve mesai gözetilerek 3.000,00 TL ücret takdirine, 3.000,00x2=6.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacılar vekili tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılmasına, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davacılar vekiline ihtarına (İhtarın işbu duruşma zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına.),\" dair karar verilmiştir.<br>Bilirkişi...ve ...'den alınan 23/10/2023 tarihli  bilirkişi raporunda özetle: \"Davacının; 27.06.2011 tarihi itibari ile 56.952,94 TL. •20.02.2022 tarihi itibari ile 326.018,03 TL. •18.11.2022 tarihi itibari ile 371.680,74 TL. munzam zararı hesaplandığı, •Dosyada Bakırköy ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası kapak hesabı bulunmadığı için, 10.000,00 TL. için ne kadar temerrüt faizi ödendiğinin tespit edilmediği, •İstanbul... İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyasında davacının 28.805,33 TL. temerrüt faizi tahsil ettiği, •Davacının hesaplanan munzam zarar tutarından tahsil edilen temerrüt faizlerinin düşülmesi gerektiği, Tespit edilmiştir\" şeklinde rapor sundukları görülmüştür.<br>Taraflarca rapora itiraz edildiği, davacının itirazında kuyumcu olunması ve iş yerindeki altınların çalınmış olması sebebiyle altın değeri üzerinden munzam zarar hesabının yapılmasının talep edildiği, raporda Bakırköy...İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibi kapsamında yapılan tahsilat bilgisi olmadığına işaret edilmiş olması sebebiyle mahkememizce borçludan tahsil edilen bedellere ilişkin tüm reddiyat makbuzlarının mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ilgili kayıtlar celbedilmiş ve dosya taraf vekillerinin rapora karşı itirazları da değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.<br>Bilirkişi ... ve ...'den alınan 21/10/2024  tarihli  bilirkişi ek  raporunda özetle: \" Sayın Mahkemece davacı tarafın bildirmiş olduğu gibi sepetin yedi unsurdan değil tek unsurdan oluşması gerektiği, o unsurun da altın olduğu kanaatine ulaşır ise 31.178,00 TL. düşüldükten sonra, •27.06.2011 tarihi itibari ile 81.956,00 TL. •22.02.2022 tarihi itibari ile 775.821,54 TL. •18.11.2022 tarihi itibari ile 754.643,54 TL. munzam zararı hesaplandığı, •Dosyada Bakırköy ... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyası kapak hesabı bulunmadığı için tarafımızca 3.851,51 TL. temerrüt faizi hesaplandığı, •İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında davacının 28.805,33 TL. temerrüt faizi tahsil ettiği, •Davacının hesaplanan munzam zarar tutarından tahsil edilen temerrüt faizlerinin düşülmesi gerektiği,\" şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.<br>Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dava, haksız fiilden kaynaklı (hırsızlık olayı) maddi zararın tahsili amacıyla açılan davalar neticesinde hükme bağlanan tazminat tutarları ve bu tutarlara işleyen faiz ile oluşan zararın karşılanmadığı iddiası ile munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>Munzam zarar, davanın dayanağı sözleşme tarihi ile munzam zarara dayanak davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105 ve  eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. <br>Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın tespitinde enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankaların mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve altın, gümüş vb diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler üzerinden tahsiline karar verilen alacakların temerrüt tarihleri itibariyle bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması halinde tahsil tarihlerinde ulaşabileceği miktar ile bulunacak bu miktardan davada kabul edilen alacakların temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği miktarın hesaplanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Mahkememizce de bu doğrultuda kök rapor hazırlanmış ve rapor denetime elverişli bulunmuş ise de; somut olay bakımından davacıların kuyumculuk işi ile iştigal ettikleri, hırsızlık olayının iş yerlerinde meydana geldiği ve dükkandaki altınlarının çalındığı dolayısı ile burada yatırım amaçlı kullanım ihtimalinden ziyade iş yerinden çalınan malların yerine altın alınarak iş yerinde satışa sunulacağı düşünüldüğünde altın yatırım aracı üzerinden dava tarihine göre yapılan hesaplamayı içerir ek rapora göre karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.<br>Ek raporda dava tarihi itibari ile munzam zarar hesabı olarak tespit edilen 775.821,54 TL bakımından ek raporun denetime elverişli olduğu bu sebeple taraf vekillerinin rapora karşı itirazları ile ek rapor alınmasına yönelik taleplerinin yerinde görülmeyip reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekilinin 10/12/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinden özetle;  belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL  munzam zarar tazminatı talep etmiş bulunmuş olmakla birlikte alacaklarını 1.611.421,08 TL artırarak taleplerini 1.612.421,08 TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava değer arttırım dilekçesi ile davacılar vekilinin raporda seçenekli olarak hesaplamaya esas dava tarihi itibari ile 775.821,54 TL ve ödeme tarihi olan 18.11.2022 tarihi itibari ile 754.643,54 TL ve 27.06.2011 tarihi itibari ile   81.956,00 TL toplamı olan  1.612.421,08 TL üzerinden talepte bulunulduğu ve bu miktar üzerinden tamamlama harcının yatırıldığı görülmüştür.<br>Dava değer arttırım sonucunda davanın miktar itibariyle heyet olarak bakılması gerekli olan dava niteliğini kazanması gözetilerek dosyanın heyete tevdi edilmesine karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davacılar vekilinin dava değerinin indirimine ilişkin ıslah konulu dilekçe sunulmuş ise de davalı vekilinin bu hususa itirazı da dikkate alındığında dava değerinin ıslahla azaltılması mümkün olmadığından bu yöndeki beyana göre değerlendirme yapma olanağı bulunmamıştır.<br>Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere davacıların munzam zararının oluştuğu hususu dosya kapsamına göre sabit olup, dava tarihi itibari ile davacıların tespit edilen 775.821,54 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kısmen kabulü ile, 775.821,54 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-Alınması gereken 52.996,37 TL karar harcından davacı taraflarca peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç ve 27.519,05  TL ıslah  harcı olmak üzere toplam 27.599,75 mahsubu ile bakiye 25.396,62 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvuru, 80,70 TL peşin nispi  harç ve 11,50 vekalet harcı, 27.519,05 TL ıslah harcı olmak  üzere toplam  27.691,95 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı taraflara ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 191,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.000,00 TL  bilirkişi masrafı (iki farklı bilirkişi)  olmak üzere toplam 11.191,50 TL  yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 5.384,83 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı taraflara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 120.373,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 129.123,94 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 830,15 TL'sinin davacı taraftan 769,85 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacılar gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının davacılara  iadesine,<br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı  oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  17/04/2025<br><br>Başkan <br>    ¸e-imzalıdır<br>Üye  <br>    ¸e-imzalıdır<br>Üye  <br>    ¸e-imzalıdır<br>Katip <br>   ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c8dd97edf20b31f","SID":"bc6291d90b1a9861"}}