{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/417 <br>KARAR NO: 2025/672<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2021<br>NUMARASI: 2018/99  E.  -  2021/1117  K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... Otomotivden sorunsuz şekilde belirtilen aracı satın aldığını, ... Otomotivinde yönlendirmesi ile ... isimli 1 nolu davalıya aracı baktırdığını ve sorunsuz olduğunun kendisine bildirildiğini, sonradan aracın kusurlu çıktığını iddia ederek, dava tarihi itibari ile 2.608 TL tazminatın davalılardan  müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava değeri   7.272,50 TL arttırılmıştır. Davalı ... Ltd Şti vekili, savunmasında özetle; dava konusu araç üzerinde gerekli incelemeleri yapıp raporlarını çıkardıklarını ve araçtaki kusurları belirttiklerini, araçta kendilerinden sonrada hasar oluşmuş olabileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacının araçtaki kusurları bilerek satın aldığını, eksper için bir yönlendirme yapmadıklarını aracın satın alındıktan sonra hasar almış olabileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı tarafın internet sitesinde gördüğü ilan üzerine dava konusu aracı satın almak istediği, satın almadan önce davalı ekspertiz şirketinden aracı ekpertiz raporu aldırdığı, düzenlenen 02/11/2017 test tarihli ekspertiz raporunda araçta bulunan bir kısım arızalı hususlar ve hata kodu veren parçalar ile aracın kaporta yüzeyi üzerindeki kırık ve lamba-ayna gibi kısımlarındaki kırıklardan söz edildiği, aracın motor performansının % 99,0 olarak ölçüldüğünün belirtildiği, bunu üzerine dava konusu aracın davacı tarafça davalı satıcı firmadan satın alındığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut servis kayıtları incelendiğinde; dava konusu aracın 15/12/2017 tarihinde yani ekspertiz raporunun alınmasından kısa bir süre sonra aracın özel bir serviste 5.504,04 TL karşılığında turbo kompressörünün değiştiği, sol ve sağ arka amortisör değişimi, sol ve sağı arka viraj askı kolu değişimi, motor yağı değişimi, mazot filtresi değişimi, partikül temizliği işlerinin yapıldığı, yine başka bir firma tarafından 1.180,00 TL bedel karşılığında aracın arka dingilinin düzeltildiği ve sol arka saşedeki kırığın tamir edildiği anlaşılmıştır. Davalı satıcı firma olan ... Ltd.Şti. Satıcı sıfatı ile araçtaki kendileri tarafından bilinmeyen ayıplardan dahi sorumlu bulunduğu, diğer davalı ekspertiz firmasının ise, davacı tarafın yapılan ekspertiz işlemi ve bunun sonucunda düzenlenen rapora güvenerek dava konusu aracı satın almış olması karşısında, bu davalı firmanın da ekspertiz raporu ile tespit edilmesi gerekirken tespit edilmemiş bulunan eksik ve ayıplı kısımlar neden ile kusurlu olmasından dolayı diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacının dava konusu aracın şase kısmındaki eğiklikten kaynaklanan talebi değerlendirildiğinde; ekspertiz raporuna göre, aracın ön kısmının şase muayenesinin yapıldığı, ancak arka şase muayenesinin yapılmamış olduğu, ön tarafın muayenesi yapılırken arka tarafın muayenesinin yapılmamasının davalı ekspertiz firmasının ihmalinden kaynaklandığı, bu davalının bu ihmali nedeniyle kusurlu bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacının, araçtaki motor turbo kompressör kısmındaki ayıp nedeni ile talebine gelince; bilirkişi raporunda her ne kadar bu arızada davalıların kusurlarının bulunmadığı belirtilmiş ise de; davalı satıcının sorumluluğu için kusurlu bulunması gerekmemekle birlikte, aracın TRAMER kayıtlarında, araçta cam kırılması haricinde ciddi bir hasarın kayıtlarda yer almadığı, söz konusu ekspertiz raporunda davalı firma tarafından aracın  motor performansının % 99,0 gibi çok yüksek bir şekilde ölçüldüğünün belirtildiği, aracın ekspertiz raporu düzenlenmesi ve satın alınmasından sonra az bir km yol giderek ve kısa bir süre sonra  turbo kompressör kısmındaki arızanın ortaya çıktığı, dolayısıyla bu arızanın da aracın satın alınması sırasında halihazırda var olduğu, böyle önemli bir arızanın ekspertiz raporunda tespit edilmeyerek motor performansının bu arıza ile çelişkili bir şekilde % 99 olarak tespit edilmesinde davalı ekspertiz firmasını kusurlu olduğu, bu arızanın her ne kadar rutin bakım sırasında bakımı yapan servis tarafından tespit edilmiş ise de bunun sonucu değiştirmeyeceği, yine davalı tarafça davalı tarafın aşırı yük yüklemesi nedeni ile arızanın ortaya çıkmış olabileceği yönündeki savunmasına aracın satın alınmasından sonra kısa bir süre kullanımının akabinde arızanın çıkmış olması ve aracın yolcu  servis aracı olarak kullanılması nedeni ile itibar edilemeyeceği, yine şase eğriliği ile ilgili olarak; aracın satın alınmasından sonra geçirdiği kaza sonucu oluşmuş olabileceği yönündeki savunmanın da yine aynı gerekçe ve ayrıca aracın kaza kaydı olmaması nedeni ile bu savunmaya da itibar edilemeyeceği ve sonuç olarak davacının teknik bilirkişi raporları ile tespit ve takdir edilen şase eğriliği onarım masrafı ve motor kompressör masrafı toplamı olarak 7.772,50 TL hasar tazminatı talep edebileceği, yine kazanç kaybı talebi bakımından teknik bilirkişi raporu ile belirlenen 3 günlük mahrumiyet süresi ve günlük 200 TL'lik bedelin piyasa şartlarına uygun olması nedeni ile davacının 600,00 TL kazanç kaybına uğradığı, aracın değer kaysı yönünden ise teknik bilirkişi raporu ile belirlenen 782,00 TL bedelin uygun olup fazlaya ilişkin talebin ise reddi gerektiği, 200,00 TL ekspertiz bedeli yönünden, davalı ekspertiz firması tarafından sonuç olarak ekspertiz işleminin yapılması nedeni ile ekspertiz ücretine hak etmiş olması ancak hatalı ve eksik ekspertiz raporu düzenlemesi nedeni ile ekspertiz bedelinde takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 100,00 TL ekspertiz bedeli yönünden davanın kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, faiz talebi yönünden  davacı tarafça dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden ve fazlaya ilişkin hüküm kurulamayacğğndan dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği,  tarafların tacir olmaları ve işin ticari iş sayılması gerekiğinden faiz türü olarak ticari avans faizine hükmetmek gerektiği, davacı tarafın 308,00 TL ihtar masrafı talebi yönünden bu talebin kabul/red oranı dikkate alınarak yargılama gideri olarak kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.772,50 TL hasar tazminatı (zaruri masraf), 600,00 TL kazanç kaybı, 782,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL ekspertiz masrafı olmak üzere toplam 9.254,50 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı ve ekspertiz masrafı talepleri yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 308,00 TL ihtarname masrafının yargılama gideri olarak sayılarak davanın kabul/red oranı dikkate alınarak yargılama giderleri arasına eklenerek davalılardan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Ltd Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ekspertiz yaptığını, davacı tarafça aracın satın alındığını bir süre sonra rütin bakıma götürüldüğünde servis tarafından aracın daha önce büyük kazaya karıştığının ve şasesinin eğik olduğu ,kompresör parçasının arızalı olduğunu belirttiklerini bildirerek, müvekkilinden zaruri masraf, kazanç kaybı, değer kaybı ve masraflarının talep edildiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi sonucunda davalıların aracın turbo kompresör arızası yönünden kusuru bulunduğu gerekçesiyle hesaplama yapıldığını ve  sorumluluğa karar verildiğini, müvekkili firma tarafından ... isimli şahsa ekspertiz hizmeti verildiğini, raporun son sayfasında sorumluluk reddi başlığı ile araç ile ilgili ne tür tespitlerin yapılacağı ve yapılmayacağının belirtildiğini ve sorumluluk reddi başlığının yer aldığını, müvekkili tarafından tanzim edilen raporun 02.11.2017 olduğunu, davacının yeni ekspertiz hizmeti yaptırtığı tarihin ise 15.12.2017 olduğunu ve 40 günlük süreç içerisinde yük ve şahıs taşımacılığında kullanılan bir araç olduğunu, müvekkili firmanın test merkezine gelen araçların fabrikasyon ayarlarına göre anlık verilerini kontrol ettiğini, turbo arızanın motor mekanik kısmında olduğunun tartışmasız bulunduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tespitlerin aracın o anki durumuna ait olduğunu, mahkeme kararının kendi içerisinde çelişki barındırdığını, davalı savunmalarının aksine satın alınan aracın tramer kayıtlarında cam kırılması haricinde ciddi bir hasarın kayıtlarda yer almadığı gerekçe gösterilerek turba kompresör arızasına ilişkin davacı lehine yorum yapıldığını, her trafik kazası ve hasar durumunun tramer kayıtlı olmak zorunda bulunmadığını, tramer kaydının esas alınması suretiyle aracın geçmiş tarihli kaza durumunun hukuki gerçeklikten uzak olduğunu, ekspertiz raporu tanzim eden müvekkili aleyhine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firma tarafından tespit edilip tavsiye edilen arızalar giderilmeden ve kontrol yapılmadan kullanımı sonucunda meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu aracı ,www...com adlı internet sitesinde müvekkili tarafından verilen ilanda hatasız ve kusursuz olduğunun bildirilmesi üzerine davalı galerisine gittiklerini, satış işleminden önce ekspertiz raporu almak istediklerini ve diğer davalıya aracın ekspertizini yaptırdıklarını, araçta değer kaybı kusur bulunamadığını ve satın aldıklarını ancak bir süre sonra rutin bakıma götürdüklerinde servisin aracın daha önce büyük bir kazaya karıştığını ve şasenin eğik olduğunu, turbo kompresör parçasınında arızalı olduğunu belirttiğini bildirerek tazminat talep ettiğini, aracın ilanda kusursuz, kazasız gibi terimlerin kullanılmadığını, hatasız teriminin kullanıldığını ancak ekspertiz raporunda araçtaki eksiklikler belirtildiğini, davacının aracı eksiklikleri bilerek satın aldığını, davacının insan ve yük taşımacılığı konusunda iştigal alanı göz önüne alındığında aracın ağır yük binmesi sonucu turbo arızası vermesinin normal olacağını belirttiklerini ancak savunmalarına itibar edilmediğini, araca kapasitesinin üstünde yük bindirilip turbonun zorlanması halinde arıza çıkmasının olağan olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  ticari satıma konu araçta belirtilen özelliklerin bulunmaması  nedeni ile araç arızasından kaynaklanan kazanç kaybı, değer kaybı, mecburi masraflar ile ekspertiz bedelinin araç satıcısı ile ekspertiz raporu düzenleyen şirketten tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirket tarafından davalı şirketlerden ... Otomotiv Ltd Şirketinden ... plakalı aracın satın alındığı, diğer davalı ... Ltd Şirketinin araca  ekspertiz hizmeti verdiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, satım konusu aracın belirtilen özelliklere aykırı olarak satılıp satılmadığı, ekspertiz raporu düzenleyen davalının kusurunun bulunup bulunmadığı ile mahkemece yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından 02.11.2017 tarihinde davalı ... Otomativ Ltd Şirketinden bir adet ... plakalı 2014 model ... minibüs satın aldığı, satış bedelinin KDV dahil 58.000,00 TL olduğu, aynı tarihte diğer davalı tarafça araç ekspertiz incelemesinin gerçekleştirildiği, kaporta aksamında sol stop kırık, sol ayna sinyal kırık, ezik vb hususlara yer verildiği, motor ve mekanik aksamına ilişkin açıklamalı kısımda ise sensro arızanın olduğu, kontrol edilmesinin belirtildiği ayrıca bujilerin kontrol edilmesi gerektiği hususlarına vb hususlara yer verildiği, davacı şirket tarafından  aracın rutin kontrolü sırasında ağır hasarlı olduğununu öğrenmesi üzerine davalılara Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen 26.12.2017 tarihli noter ihtarnamesini gönderdiği, ihtarnamede aracın satın alındığı ve ekspertiz şirketine götürüldüğü ancak aracın bakım için daha sonra götürülen serviste araçta ilanda belirtilmeyen ve ekspertiz raporunda da tespit edilmemiş olan patlamış amortisörler, kırık sol arka şase, değişmesi gereken turbo kompresör gibi  ağır hasarlar olduğunun anlaşıldığını, hasar kaydı olmamasına rağmen büyük bir kaza geçirdiğini düşündüren bu hasarların tamir ettirildiğini, tamirat masraflarının 5.504,04 TL + 1.180,00 TL tuttuğunu, ayrıca ekspertiz masrafı ile aracın üç gün tamirat nedeniyle çalıştırılamadığını ve  zarar oluştuğunu, ayrıca 3.000,00 TL değer kaybı olduğunu belirtilerek toplam 10.484,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, talebin yerine getirilmemesi üzerine iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini ibraz ile birlikte ilgili deliller celp edildikten sonra bilirkişi raporu alınmıştır. 12.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın sigorta bilgilerinden yapılan sorgulama belgesinde, cam kırılması haricinde ciddi bir hasarının bulunmadığının belirtildiğini, 02.11.2017 tarihinde 111.774 km  kat etmiş halde aracın satın alındığı, 15.12.2017 tarihinde 113.271 km'de bakım için serviste işlem görürken şasinin eğik olduğu ve turbo kompresörününde arızalı olduğunun tespit edildiğini, aracın 1497 km ve 45 gün gibi çok az kullanılmış olduğunu, aracın türbo kompresöründe 1.500 km ve 45 gün gibi kısa bir süre kullanım sonucunda bir arızanın olması dikkate alındığında araç turbosunun daha önceden yıpranmış veya tamir görmüş olduğunun söylenebildiğini, ... kuruluşu tarafından yapılan araç güç ve torkunun (momentinin) araç hızına göre değişimi testinde elde edilen performans grafiğine (eğrisine) göre ise test anında aracın turbosunda bir arıza olmadığının düşünülebildiği, bununla birlikte daha önceden mevcut olan bir türbo arızasının kısa süreli bir test sırasında tespit edilmeyebileceği ama aracın uzun süreli kullanımı sırasında arızanın kendini belli edebileceği, inceleme bölümündeki “Teknik Bilgi” kısmında belirtildiği üzere turbo arızasının başlıca sebeplerinin; motoru durdurmak için acele etmek, ani hızlanmalar yapmak, motorun uzun süre zorlanması, periyodik bakımın ihmali, kalitesiz motor yağı kullanmak ve yağ değişimin ihmal edilmesi gibi kullanıcı hataları olduğu, fakat davacı tarafından satın alınan aracın 1.500 km ve 45 gün gibi kısa bir süre kullanımı sırasında yapılabilecek olan bu tür hataların turbonun arızalanmasına sebep olma ihtimalinin çok düşük olduğu için araç turbosunun daha önceden yıpranmış, hasarlanmış ve/veya tamir görmüş olduğunun söylenebileceği, dingili ile arka şaşesinde bir takım hasarlar ve/veya yıpranmaların mevcut olduğu, fakat ... Merkezi raporundaki kayıtlardan aracın sağ ve sol ön şase muayenesinin yapılmış olmasına rağmen sağ ve sol arka şase muayenesinin yapılmamış olduğunun  anlaşıldığı, dolayısı ile Ekspertiz Merkezi tarafından sağ ve sol arka şase muayenesinin yapılmamış olması nedeni ile aracın arka şasi, arka dingil ve arka amortisörleri gibi arka alt aksamlarında, araç davacı tarafından satın alınmadan önce, tramer kayıtlarına girmemiş olan birtakım hasarların mevcut olabileceği düşünülebileceği, aracın söz konusu arka alt aksamlarındaki hasarın davacı firmanın aracı kötü kullanması ve aşırı yüklemesi sebebi ile meydana gelmiş olabileceği ihtimali de mevcut olmakla birlikte; aracın davacı firma tarafından 1500 km gibi kısa bir yol kat ederek kullanılmış olması nedeni ile bu ihtimalin oldukça düşük olduğu, yukarıda araç satın alındıktan önce mi yoksa satın alındıktan sonra mı söz konusu arka alt aksamlar üzerindeki hasarların oluştuğu konusunda bir dizi muhakeme yürütüldüğü, sonuç olarak; Expertiz Merkezi tarafından aracın şasi, dingil ve amortisör gibi arka alt aksamlarının muayene edilmemiş olması ve İTÜ istasyonundaki yetkililer ve/veya kendisi tarafındanda bu arka alt aksamlarının incelenememiş olması sebebi ile söz konusu hasarların ne zaman ve neden olduğunun kesin olarak belirlenmesinin mümkün olamadığı belirtilmiştir. 22.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; şase hasarının giderilme maliyeti için 1.180 TL, “Araç Değer Kaybı” için 782 TL, kazanç kaybı için 600 TL, eksik ve kusurlu Ekspertiz Raporu için 100 TL miktarındaki meblağların toplamı olan 2.662 TL tutarındaki bir meblağı, mahkeme tarafından tespit edilecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte, davalı ... ve/veya diğer davalı ... Otomotiv şirketlerinden, talep edebileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.27.04.2021 tarihli 2.ek bilirkişi  raporunda;  piyasa araştırmasından anlaşıldığı üzere söz konusu türbonun yenileme maliyeti; yetkili servislere, liste fiyatlarına, indirimli fiyatlara ve kampanya fiyatlarına göre değişiklik gösterdiği, yapılan piyasa araştırmasına göre; türbonun fiyatının 6.737,00 TL ile 10.365,00 TL arasında değiştiği ve ortalama fiyatın ise 8.790,00 TL olduğu, ortalama fiyat olan 8.790,00 TL'yi piyasa fiyatı olarak kabul etmek ve satın alınma tarihi itibarı ile 111.774 kilometre yol katetmiş olan dava konusu 2. el araçtaki değer kazancının ise turbo yenileme maliyetinin % 25 'i oranında olabileceği ve  turbonun yenilenmesi sonucunda ortaya çıkacak olan maliyetin güncel miktarının (8.790,00 x 0.75 >) 6.592,50 TL olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından dava değeri artırılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK 23.maddede; ticari satış ve mal değişimi düzenlenmiştir. 23/1-c bendinde; malın ayıplı olduğu hususu ile birlikte ihbar sürelerine yer verildikten sonra diğer durumlarda TTK'nın 223.maddesinin 2.fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir. TTK 219.maddesinde; ayıptan sorumluluk başlığı ile ilk fıkrada ,satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği nitelikliklerin satılanda bulunmaması sebebi ile sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen, niceliğine aykırı beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olacağı belirtilmiştir. Satıcının ağır kusuru 225.maddede düzenlendikten sonra TBK'nın 227.maddesinde alıcının seçimlik haklarına yer verilmiştir. TBK 227/1-3.bentte; aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın  ücretsiz onarımını isteme hakkı da alıcının seçimlik hakları arasında yer almaktadır. Somut olayda, davalı satıcı şirket tarafından her ne kadar ikinci el olarak araç satışı gerçekleştirilmiş ise de davalı satıcı şirketin kabul ettiği üzere söz konusu verilen ilanda aracın hatasız olduğuna dair terim kullanılmıştır. Diğer davalı şirket ise satış işlemi öncesinde araçla ilgili ekspertiz hizmetini yerine getirmiştir. Teknik bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere ekspertiz incelemesinde sağ ve sol arka şase muayenesinin yapılmamış olması nedeniyle aracın arka şasi, arka dingil ve arka amortisörleri gibi arka alt aksamlarında davacı tarafından araç satın alınmadan önce tramer kayıtlarına girmemiş olan bir kısım hasarların mevcudiyetinin tespitinin mümkün olmadığı ve davalı ekspertiz şirketinin söz konusu hizmeti tam olarak yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davacı taraf ,aracı satın aldıktan kısa süre sonra rutin bakım esnasında  araçta  hasarların olduğu  tespit edildiğinden, davalılar mahkemece belirlenen zarar kalemlerinden yasal düzenlemeler kapsamında sorumlu olacaktır. Bu nedenlerle davalıların aksine iddia ve istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 154,69 TL nispi istinaf karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6908d2332fcf8990","SID":"efa7e30d966972d6"}}