{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/77 Esas<br>KARAR NO: 2025/649<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2017/336 E. - 2021/275 K.<br>DAVA: Marka hakkını ihlal nedeniyle tazminat <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye’de içinde birçok tanınmış ve tüketicinin beğenisini kazanmış temizlik ve kişisel bakım ürünlerinin üretimi ve satışı ile iştigal eden ... Grubuna dahil şirketlerden olduğunu, davacının ... markasının ilk kez 1962 yılında ... no ile tescil edildiğini, ...şekil, ... şekil, ... şekil, ... şekil, ... şekil nolu ... ibareli şekil markalarının bulunduğunu,  davalı yanın ürünlerinde bulunan yeşil ve beyaz ana zemin renkli tüm \"...\" ibareli markasının kullanıldığı çamaşır suyu, temizlik ürün kaplarının/ambalajlarının, gerek genel görünümü ile bıraktığı toplu intiba ve gerekse renk, etiket ve dizayndaki ayniyet sebebiyle, müvekkilinin tescilli ve tanınmış \"...\" markaları ve uzunca yıllardır kullanılan ürün şişesi/kabı ambalajları ile iltibas ve karışıklığa neden olduğunu ve bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 556 Sayılı KHK ve TTK uyarınca davalının müvekkilinin marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını ve tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, tedbir kararı verilmesini ve  hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.Davacı 22.12.2020 tarihli ISLAH dilekçesiyle maddi tazminat istemini 268.134.43 TL olarak ıslah etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markası altında söz konusu ürünleri 2012 yılından bu yana marketlerde aynı reyonda davacı ürünleri ile yan yana satışa sunulduğunu, davacı yanın müvekkilinin kullanımına 4 yıldır sessiz kaldığını, bu sebeple davacının sessiz kalma yoluyla dava açma hakkını kaybettiği gibi, ihtiyati tedbir talebi açısından da elzem durum kalmadığını, başka firmaların da aynı formda aynı renkleri kullandığı ürünleri mevcut olduğunu, bu kullanımların jenerik marka haline dönüştüğünü, ürünlerde kullanılan renklerin form gibi jenerik pozisyonda olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/131 Esas sayılı dosyasında;<br>DAVA DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet doğuran fiilleri nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsilini, dava dosyası ile tarafları aynı olan ve huzurdaki olaya konu kullanımın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ve önlenmesi talebiyle İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/65 Esas sayılı dosyası ile açılan dava dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı yan cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını zira 2012 yılından kalan faturalara dayalı ürünlerin sergilendiğini, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğranılması sebebi ile davanın öncelikle usulden reddini ayrıca davacı yanın ... şekil markalı ürünlerin jenerik hale gelmesi sebebi ile kaynak gösterme fonksiyonunu yitirdiğini, davalı ürünleri ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Toplanan deliller, marka tescil belgeleri, taraflara hazırlama ilkesine göre sunulan deliller, kurumlar vergi beyannamesi, yıllık ödenen vergilere ilişkin mali kayıtlar, kullanımlara esas ürün görselleri, bilirkişi incelemesine sunulan ürün örnekleri, HMK 266. Madde kapsamında davalı eyleminin iltibas ve haksız rekabete neden olduğuna dair alınmış teknik bilirkişi raporları dikkate alındığında; HMK 282. Maddesinde belirtilen \"hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" hükmünden hareket edilerek asıl davada;davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve tescilsiz ambalaj tasarım yoluyla haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, birleşen davada 556 sayılı KHK 66/1-b , TTK 56/1-e maddesine göre 268.134.43 - TL maddi tazminatın ve  10.000 TL manevi tazminatın dava  tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile davalıdan tahsiline, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine,  KHK  67. Madde  kapsamında  makul  pay  eklenmesi  isteminin  reddine, hükmün  ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" şeklindeki gerekçeleri ile, I-ASIL DAVADA: -Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve ambalaj tasarım yoluyla haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, II- BİRLEŞEN DAVADA: -İhlal nedeniyle KHK 66/1-B ve TTK 56/1-e maddesine göre 268.134.43 - TL maddi tazminatın DAVA tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile davalıdan tahsiline, -Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın DAVA tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,- KHK 67. Madde kapsamında makul pay eklenmesi isteminin reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... markası altında söz konusu ürünleri 2012 yılından bu yana marketlerde aynı reyonda davacı ürünleri ile yan yana satışa sunulduğunu, davacı yanın müvekkilinin kullanımına 4 yıldır sessiz kaldığını, bu sebeple davacının sessiz kalma yoluyla dava açma hakkını kaybettiğini, başka firmaların da aynı formda aynı renkleri kullandığı ürünleri mevcut olup bu kullanımların jenerik marka haline dönüştüğünü, ürünlerde kullanılan renklerin form gibi jenerik pozisyonda olduğunu ve taleplerin yersiz olduğu gözetilerek haksız davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının marka hakkına tecavüz ettiği ve davalarının haklı olduğunun 3 farklı bilirkişi heyeti tarafından belirlenmiş olduğunu, davalının iddiasının yerinde olmadığını, davalarının haklı olduğunu, davalının sessiz kalma iddialarının gerçek dışı olduğunu, sessiz kalma kabul edilebilmesi için 5 yılı aşan bir süre bulunması gerektiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Asıl dava, davacı yanın tanınmış  ... ibareli markasına davalının ... ibareli markasını taşıyan çamaşır suyu ve temizlik ürünü bulunan ürün şişesi ve ambalajları ile iltibas yaratır şekilde ürün kullanımında bulunduğundan markaya tecavüz ve haksız rekabet bulunulduğunun tespiti ile men ve refi, Birleşen dava, davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet doğuran fiilleri nedeniyle davalı taraftan, şimdilik 10.000 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsili  talebine ilişkindir....+şekil ibareli ... nolu markanın 03,05,21.sınıf için , ...+şekil  ibareli  ... nolu markanın (03,05,21.sınıf) için, ...+şekil ibareli ... markanın 03,05,21 sınıf için, ... nolu ... ibareli markanın 03,sınıf için, ... nolu markanın 3,5,12. Sınıf için  davacı ... adına tescilli olduğu görülmüştür. Davalı adına ...+şekil ibareli markanın ... nolu ile 3. Sınıf için , 26.7.2016 tarihinde başvurusunun yapıldığı ancak markanın müddet olduğu, davalı adına ... no   ile 3. Sınıf için , 10.9.2016  tarihinde başvurusunun yapıldığı ancak markanın müddet olduğu, davalı adına ... no ile  ... şekil ibareli markanın 10.9.2016 tarihinde başvurusunun yapıldığı, 22.11.2018 tarihinde tescilli  edildiği, bültende 31.1.2019 tarihinde yayınlandığı anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... 27/09/2017 tarihli raporunda özetle;\" Taraflara ait ürünlerin etiketleri oluşturan öğelerin tipografi, renk, biçim, denge ve ambalaj üzerindeki konum olarak birbirleriyle büyük oranda benzerlik taşıdığı, bu benzerliklerin görsel olarak tüketiciler tarafından karıştırılabilecek şekilde yakın oldukları,Taraflara ait ürün şişelerinin genel görünüş itibariyle bilinçli kullanıcı tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, Davalı tarafça kullanılan 800 gr’lık ürünlere ait şişelerin, davacı tarafa ait ... sayılı marka ile karıştırılma ihtimali yaratabileceği görülerek, davalı kullanımlarının işbu markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğini,Davacı tarafa ait ürün şişelerinin TPE nezdinde tescilli tasarımlar olmadığı, bu nedenle 554 sayılı Tasarım KHK kapsamında korunamayacağını, Davacı tarafa ait 4 kg'lık ürünlere ait şişeler İle davalı tarafça kullanılan 4 kg'lık çamaşır suyu şişelerinin bir bütün olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olduğu, davalı tarafça kullanılan ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiğini,Davacı tarafın sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğramadığı \" belirtilmiştir. Bilirkişiler... , ...  ve ... 26/02/2019 tarihli raporunda özetle;\" Davacı tarafa ait 800 gramlık ambalaj tasarımı ve etiketi ile davalı tarafa ait 800 gramlık ambalaj tasarımı ve etiketinin birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandığı, marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiğini, davacı tarafa ait 4 kg'lık ambalaj tasarımı ve etiketi ile davalı tarafa ait 4 kg'lık ambalaj tasarımı ve etiketinin bütüncül algılarının birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandığı, marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiğini, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle davalının davacının tanınmış markasından haberdar olmayacağının ve İyi niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, buna karşın davacının da davalı kullanımını ne zaman öğrendiğinin incelenmesi gerektiği, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren SMK md. 25 f.6'da hükümsüzlük davası bakımından sessiz kalma süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, davanın 22.03.2016'da açıldığı, davalı markalarının 26.07.2016'da tescil edildiği, davalının 2012 yılından beri ürünlerin marketlerde yan yana satıldığını, fuarlara katıldı, yatırım yaptığı, davacının bunlardan haberdar olduğunu ileri sürdüğü, kullanım tarihlerine dair fuar ve broşür görselleri ibraz ettiği, sessiz kalma suretiyle hak kaybı süresinin her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, kötü niyetli olunması ihtimalinde dahi davalının yatırım yapmasına karşın 4 yıl boyunca aynı rafta yan yana satış halinde ihtarname keşide etmek vb hiçbir eylemde bulunmayan davacı yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalı eyleminin TTK 54 vd gereğince haksız rekabet oluşturduğu, davalı tarafından aynı sektördeki davacı ürünlerinin bilinmesine rağmen ayırt edilemeyecek benzer ürünler üzerinde ambalaj tasarımlarının kullanılmasının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu takdirin Mahkemeye ait olduğu\" belirtilmiştir. Bilirkişiler Bilirkişiler ..., ... ve ... ve ... 04/12/2019 tarihli  sektör bilirkişisi eklenmek sureti ile alınan ek  raporunda özetle; \"davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili ve ürün ambalajı ile davalı tarafa ait ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili ve ürün ambalajı ile Davalı tarafa ait ... başvuru numaralı marka tescil ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebep ile farklı olarak algılandıklarını, davalı tarafa ait ürün ambalajı ile kendisine ait tescil edilmemiş ...  başvuru numaralı marka tescili ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları ve ürün ambalajının tescilde  yer alan görselin kapsamında olmadığını, davacı tarafa ait 4 kg ürün ambalajları ile Davalı tarafa ait 4 kg ürün ambalajlarının bütüncül algıları arasında sıradan kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebeple benzer olarak algılandıklarını, dava konusu incelenen ürün ambalajlarının tasarlanmasında tasarımcının geniş bir seçenek özgürlüğüne sahip olduğu belirtilmiştir. Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/56 Talimat Sayılı dosyasında alınan 24/09/2018 tarihli raporda; davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede; davalının ... marka çamaşır suyu satışından dolayı toplam 83.299,55 TL kazanç elde ettiğini bildirmiştir.  Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/29 Talimat Sayılı dosyasında alınan 05/11/2020 tarihli raporda; davalının dava konusu yapılan ürünlerin satışından dolayı toplam 268.134,43 TL kazanç elde ettiğini, mahkemece davalının, davacının ürettiği ürünlere karşı bir ihlali olduğu sonucuna varılırsa; ilgili kazancın markadan veya tasarımdan olduğunun tespitinin güç olduğunun (imkansız seviyede) tespit edildiğini bildirmişlerdir. Yargıtay 11. HD nin 2021/1705 esas 2022/5935 karar sayılı kararında, \"Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının \"...+şekil\" ibareli başvuru markası ile davalı firmanın \"...+şekil\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki şişe şeklinin ulaşılması zor alanlara ulaşmak için özel bir işlevinin olması ve bu işlevin farklı markalardaki ürünler için yaygın kullanıma konu bulunması nazara alındığında, görsel olarak “...” ve “...” ibareleri nedeniyle birbirlerinden ayrılmasının mümkün olacağı, taraf marka işaretlerindeki asli unsurların bir parçası olan “...” ve “...” kelimelerinin birbirlerinden farklı kelimeler olduğundan, markaların anlamsal olarak da benzemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Türkpatent'in ... sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesince, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı  gerekçesiyle  davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.\" denilmektedir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen yargıtay kararı göz önünde bulundurulduğunda, davalının \"...+şekil\" ibareli başvuru markası ile davacı firmanın \"...+şekil\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki şişe şeklinin ulaşılması zor alanlara ulaşmak için özel bir işlevinin olması ve bu işlevin farklı markalardaki ürünler için yaygın kullanıma konu bulunması nazara alındığında, görsel olarak “...” ve “...” ibareleri nedeniyle birbirlerinden ayrılmasının mümkün olacağı, taraf marka işaretlerindeki asli unsurların bir parçası olan “...” ve “...” kelimelerinin birbirlerinden farklı kelimeler olduğundan, markaların anlamsal olarak da benzemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile kabulüne dair verilen karar yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen  davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/06/2021 tarih, 2017/336 E., 2021/275 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda; 3- Asıl davanın REDDİNE, Birleşen davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; <br>ASIL DAVADA: 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 92,00 TL posta gideri, 3.679,00 TL  nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, <br>BİRLEŞEN DAVADA: 4/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin ve ıslah harcı ile yatırılan 4.529,2‬0 TL'den mahsubu ile bakiye 3.913,8‬0 TL harcın talebi ve isteği halinde yatıran davacıya iadesine,4/e-Birleşen dosyada tarafların yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,4/f-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi13(4) gereğince; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/g-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10(3) gereğince; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/h-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 102,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 322,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4af5b9febdcaa6bc","SID":"820a6a7f00d74065"}}