{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/59 - 2025/557<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/59 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/557<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/10/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/141 E -  2022/792 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 22/05/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan 16/07/2018 tarihli ... A.Ş.'ye ait ... Şeker Fabrikası ile ... Şeker Fabrikasının Birlikte Özelleştirilmesine İlişkin Varlık Satış Sözleşmesi ve 19/07/2018 tarihli protokole dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini,  müvekkili şirketin iş yeri tescilinin 23/07/2018 tarihinde yapıldığını, tescil tarihinden önce davalının sözleşme ve protokole istinaden 19/07/2018 tarihinde alt işveren çalışanlarının akitlerine son verdiğini, daha sonra söz konusu işçiler tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan işe iade davalarının mahkemece kabul edilmesi sonucu müvekkili şirkete karşı başlatılan ilamlı ve ilamsız icra takipleri nedeniyle müvekkilinin ödeme yaptığını, taraflar arasında imzalanan protokolün 3.maddesi ve ilgili diğer maddeleri gereği iş akdi davalı tarafından feshedilen işçilerin sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin davalıya ait olacağı ve davalının bu sözleşmelerle ilgili müvekkilinden herhangi bir zarar, ziyan ve rücu talebinde bulunamayacağının açıkça kararlaştırıldığını, davalının alt işverenlerinin çalışanları tarafından açılan işe iade davalarında, davalı hakkında taraf sıfatı yokluğu nedeniyle ret kararı verilmiş olmasının taraflar arasındaki iç ilişkiye etkisinin olmadığını, İş Mahkemelerinde görülen işe iade davalarında davalı ile müvekkili  arasındaki sözleşmenin incelenmeyip İş Kanunu hükümleri doğrultusunda karar verildiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin ticari uyuşmazlık olup TTK hükümlerine tabi olduğunu, sözleşme kapsamında devir işlemleri nedeniyle iş akitleri davalı tarafından feshedilen alt işveren işçilerinin açmış oldukları davalar nedeniyle tüm sorumluluğun davalı yana ait olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve ... Şeker Fabrikalarının özelleştirme uygulamaları kapsamında satış ve devir işlemleri nedeniyle iş akitleri feshedilen alt işveren işçileri tarafından hem ilgili şirket hem de davacı şirket ... A.Ş. aleyhine açılan işe iade davaları neticesinde mahkemelerce verilen kabul kararlarının  Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılıp işe iade yükümlülüğünün alt işveren firmaya, mali hakların ödenmesi yükünün ise alt işveren firma ile işbu davanın davacısı olan ... A.Ş.'ye ait olduğuna hükmedildiğini, müvekkili ile ilgili olarak ise \"yerel mahkeme tarafından devreden asıl işveren olan davalı ... A.Ş.'nin işe iade davasına bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücretleri yönünden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, davalı ... A.Ş.'nin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde olduğu\" gerekçesiyle müvekkili aleyhine açılan davaların taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiğini, işbu itirazın iptali davasına dayanak yapılan protokolün  işe iade davalarının yargılamaları aşamasında dosyalara sunulduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesinden geçtiğini, davacı iddialarının Yüksek Mahkemece kabul görmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına dair verilen kesin kararın yeniden yargılama konusu yapılmasının yasal olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere, tüm dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre,  tarafların sorumlulukların belirlenmesinde öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki protokol ve ihale dokümanlarının nazara alınması gerektiği,  sözleşme protokolüne göre; \"Fabrika tarafından işçi çalıştırılmasına yönelik hizmet alımlarına ilişkin sözleşmeler Fabrika tarafından sona erdirilecek ve bu sözleşmelerden kaynaklanan hak ve yükümlülükler ...'e ait olacaktır. ..., bu sözleşmelerle ilgili Alıcı'dan herhangi bir zarar, ziyan ve rücu talebinde bulunmayacaktır.\" hükmü  açıkça düzenlendiğinden bilirkişinin raporu doğrultusunda, davacı şirketin bilirkişi tarafından hesaplanan, devredilen işletmelerde çalışan işçilere ait işçilik alacaklarını, sözleşme ve protokol kapsamından dava dışı işçilere ödediğinden davalıdan rücuan tazminini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Varlık Sözleşmesinin 15.1 maddesindeki düzenlemenin 4857 sayılı Kanunun kapsamında kurumda çalışan 4D li kadrolu kamu işçilerine yönelik olduğunu, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesi ile çalışan işçiler için geçerli olmadığını, zira işe alma ve çıkarma işlemleri, sözleşmenin feshinin alt işveren uhdesinde olduğunu, bu hususta müvekkilinin yetkisi ve dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin 15.6 maddesindeki düzenlemede açıkça devir tarihinden önceki alacak ve hak edişlerden müvekkilinin sorumlu olduğunun düzenlendiğini, 16/07/2018 devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra 19/07/2018 tarihinde alt işverenin iş akitlerini feshettiğini, mahkeme kararlarına istinaden işe iade davaları sonucunda ödenen ücretlerin iş yeri devrinden sonra meydana gelen işlemlerden doğduğunu, hizmet alımı ile çalışan alt işveren işçilerinin devir tarihinden önceki tüm hak edişlerinin kurum tarafından ilgililerine ödendiğini, davacının herhangi bir zarar ve ziyanının olmadığını, davacının yaptığı ödemeleri alt işverenden talep etmesi gerektiğini, protokolün işe iade dava dosyalarına sunulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının iddialarının yerinde görülmediğini ve müvekkili aleyhine açılan davalarda kesin olarak husumetten red kararı verildiğini, bu hususun yeniden yargılama konusu yapılamayacağını, bilirkişi raporuna yönelik itirazların ek rapor alınarak karşılanmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alacak likid olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan ödemelerden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2019/12046 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 13/09/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine  bilgileri yazılı icra dosyalarına yapılan ödemelere dayalı 172.244,94 TL asıl alacak, 679,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.924,48 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında 16/07/2018 tarihli \"... A.Ş. ye Ait ... Şeker Fabrikası ile ... Şeker Fabrikasının Birlikte Özelleştirilmesine İlişkin Varlık Satış Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmesinin \"Çalışanlara İlişkin Hükümler\" başlıklı 15. maddesinin;<br>15.1 maddesinde; \"Fabrikalarda 1475 ve 4857 sayılı İş Kanunları kapsamında çalışan personelden ALICI ile anlaşarak çalışmaya karar verenlerin SÖZLEŞME imza tarihi itibari ile iş sözleşmeleri ... tarafından feshedilerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile önceki yıllara ilişkin kullanılmamış yıllık izin ücretleri ve diğer hakları ... tarafından ödenecektir. Bu işçiler ALICI tarafından iş sözleşmeleri çerçevesinde işe başlatılacaktır. \" hükmü, <br>15.2. maddesinde; \"DEVİR ve TESLİM TARİHİ itibari ile FABRİKALARDA 1475 ve 4857 sayılı İş Kanunlarına tabi olarak çalışan personelin DEVİR ve TESLİM TARİHİ itibariyle geçerli süre ve ücret üzerinden kıdem tazminatları (ihbar tazminatları hariç) ile DEVİR ve TESLİM TARİHİ itibariyle kalan ve henüz ödenmemiş ücret ve ikramiyeler ile bunların farklarını ( daha önceki yıllara ilişkin kullanılmamış izin ücretleri hariç) ödeme yükümlülüğü ...'e aittir.\" hükmü, <br> 15.3. maddesinde; \"ALICI,  DEVİR ve TESLİM TARİHİ'nden sonra 1475 ve 4857 Sayılı İş Kanunları gereğince doğabilecek her türlü mali yükümlülük ve yasal  sorunlulukları karşılamayı, idari para cezalarını ödemeyi kabul ve taahhüt eder, ALICI  bu konudaki yükümlülük ve sorunluluklarını hiçbir şekilde İDARE'ye ve ...'e rücu edemez.\" hükmü, <br>15.6. Maddesinde; \"FABRİKALARIN teslim tarihinden sonra, kanuni mercilerce geçmiş dönemlere ilişkin verilecek kararlar (6772 saylıı Kanunda belirtilen her türlü ilave tediye dahil) ve cari toplu iş sözleşmesi gereğince, İş Kanununa tabi personele FABRİKALAR'ın fiili teslim tarihinden önceki dönemler için yapılacak her türlü ödeme ...'in yükümlülüğünde olacaktır.\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. <br><br>Taraflar arasında 19/07/2018 tarihli  \"... Şeker Fabrikasının Özelleştirilmesine İlişkin Varlık Satış Sözleşmesine İstinaden Düzenlenen Protokol\" başlıklı protokolün 3.maddesinde; \"Fabrika tarafından işçi çalıştırılmasına yönelik hizmet alımlarına ilişkin sözleşmeler Fabrika tarafından sona erdirilecek ve sözleşmelerden kaynaklanan hak ve yükümlülükler ...'e ait olacaktır. ... bu sözleşmelerle ilgili Alıcı'dan herhangi bir zarar, ziyan ve rücu talebinde bulunmayacaktır.\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. \t<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmede sadece 4D'li personel için düzenleme yapıldığına dair açık hüküm bulunmamasına, sözleşme ve protokol hükümlerine göre sona erdirilen hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin davalıya ait olduğunun kararlaştırılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.812,47 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.953,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.859,35 TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 09/05/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8da6ce10621922d","SID":"6498c5d03daeed14"}}