{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/420 - 2025/773<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/420 <br>KARAR NO\t: 2025/773<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/252 E.  -  2022/447 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, <br>\t\t   Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/252 E. - 2022/447 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı... İlaç Dermokozmetik Ve Sağlık İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 1882 yılından beri kozmetik sektöründe faaliyette bulunan ve Dünya çapında bilinen \"...\" markasının sahibi olup markanın yoğun kullanım ve tanıtım faaliyeti sonucunda tanınmış marka niteliğini kazanmış olup ... nezdinde de T/00191 sayı ile tanınmış marka olarak kayıt altında olduğunu, hal böyle iken davalı şirketin 30/6/2020 tarihinde 2020/72499 başvuru numarası ile \" ... ...\" ibareli markanın 05. sınıfta tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının, YDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markadaki \"...\" ve \" ...\" ibarelerinin ayırt ediciliği bulunmadığından markanın asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, bu çerçevede davalı marka müvekkilinin \"...\" markası ile iki harfi yer değiştirmesi haricinde birebir aynı olmakla taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzeştiğini, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı/ benzer olup    ortak tüketici grubuna hitap ettiğini, işaret ile mal ve hizmetlerdeki bu benzerliğin markaların karıştırılmasına ve davalı markanın müvekkilinin markalarından biri olarak algılanmasına neden olacağını, müvekkiline  ait \"...\" markasının tanınmış marka statüsü nedeniyle  SMK'nın 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca dava konusu marka başvurusunun, sırf bu nedenle reddi gerektiğini ve  davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetle başvuruda bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-4935 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br>Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markanın standart karekterle yazılmış \"... ...\" ibaresinden ve itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı \"... şekil\", \"... ...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu, davaya konu markanın esaslı unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile dayanak markaların esaslı unsurunu oluşturan \" ...\" ibaresi arasında (I) harfi dışında aynı harflerin kullanılmış olduğu, markalarda genel intibayı radikal şekilde etkileyecek herhangi bir şekil unsurunun bulunmaması, başlangıç ve bitiş seslerinin de aynı olması karşısında markaların görsel ve işitsel olarak benzeştiği, markalar arasında anlamsal benzerlik söz konusu değilse de, markaların hedef tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin en azından bir kısım mallar yönünden düşük olduğu, davacı markasının özellikle kozmetik ürünleri (krem, sabun, duş jeli vb.) bakımından tanınmış marka olarak kabul edildiği,  alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğuna ve malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları ihtimalinin karıştırılma ihtimali için yeterli olduğu, dosyada mübrez belgelerde, davacının yurtdışı markalarının bulunduğu ve bu markaların tanınmış marka statüsüne ulaştığına dair bir belge yer almadığı ve davacı Türkiye’deki markalarına dayandığından SMK m. 6/4 hükmünün koşullarının gerçekleşmediği, “...” ibaresi davacı adına T/00191 tescil numaralı tescil kapsamında tanınmış marka olarak kabul edilmişse de davacı tarafından davalı başvurusunun daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, ayırt ediciliğinin düşmesi sonuçlarını yol açılacağı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut bulgular bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 2022-M-4935 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/72499 sayılı markanın hükümsüzlüğüne  karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından markalarında yer alan “...” ibaresi ile başvuru markasında yer alan “...” ibaresinin benzer olduğu ifade edilmekteyse de; bazı harflerin ortak olması ön plana çıkarılarak markaların benzer olduğunun kabul edilemeyeceğini, söz konusu ibarelerin okunuş ve hece sayısı itibariyle farklı olduğu, bu yönüyle işitsel olarak belirgin farklılık arz ettikleri kavramsal yönden bir benzerliğin olmadığını, davaya konu markanın “...” ibaresine ilave olarak “...” kelime unsurlarını da içerdiğini, ayrıca renk ve şekil unsurları ihtiva ettiğini,  bütüncül değerlendirmede markaların birbirlerinden oldukça farklı olduğunu, markaların parçalara bölünmesi suretiyle benzerlik değerlendirilmesi yapılamayacağını, bu itibarla makul düzeyde bilgi, dikkat ve özen sahibi olduğu kabul edilen ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile karıştırılma olasılığının bulunmadığı gibi ilgili tüketicilerin markalar arasında ilişki kurarak davalı markanın davacının seri markası olarak algılaması ya da aynı ticari işletmeye ait olduğu, veya  işletmeler arasında idari ve/veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde bir algılamasınında söz konusu olamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasının hitap ettiği tüketici kesiminin hekimler olduğunu, dolayısı ile  tüketiciler tarafından başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanması ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarının görsel ve sesçil olarak birbirlerinden farklı ve müvekkiline ait markanın yeterli ölçüde ayırt edicilik niteliğe sahip  olduğunu, ilgili tüketicilerin markalar arasında ilişki kurması ve davalı markasının davacının seri markası olarak algılaması ve/veya aynı ticari işletmeye ait olduklarını, işletmeler arasında idari ve/veya ekonomik bir bağlantı bulunduğunu sanmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin 30/06/2020 tarihinde 2020/72499 sayılı ve \"... ...\" ibareli markanın 5. sınıfta tescili başvurusunda bulunduğu, davalı Şirketin \"...\" ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın YİDK'ın 2022-M-4935  sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın itirazda bulunan davacıya 29/4/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve YİDK kararının iptali istemli davanın 2 aylık hak düşürücü süre içerisinde 27/6/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu başvurunun SMK'nın 6/5 ve 6/6 maddeleri kapsamında tescili engeli bulunup bulunmadığı ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı hususlarıdır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu markanın kapsamına alınmak istenen 5 .sınıftaki malların bir kısmının davacının itiraza mesnet markasının kapsamında bulunduğu görülmekle emtia benzerliği şartı kısmen gerçekleşmiştir. <br>Taraf markaları arasındaki işaret benzerliğine gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının itiraza mesnet markasındaki \"...\" ibaresi ile davalı şirketin '...\" ibareli markası arasında asli unsuru teşkil eden\" ...\" ibaresinin mesnet markadan yalnızca \"I\" harfinin yokluğu nedeniyle farklı olup bu harf dışında ibarenin tamamının alması nedeniyle görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu belirtilmiş ve mahkemece bu tespite değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, dava konusu markanın asli unsurunu oluşturan beyaz zemin üzerine kırmızı kare içinde beyaz renkle yazılı \"...\" ibaresinin kullanılan renk itibariyle  davacının mesnet  markalarından uzaklaştığı, kavramsal olarak herhangi bir anlamı bulunmayan \"...\" ibaresine karşılık TDK'ye göre \"ses, ahenk, nağme\" anlamlarının bulunduğu ve aynı zamanda Rusya'da bulunan ve Baltık Denizi'ne dökülen nehrin adı olduğu gözetildiğinde markaların kavramsal yönden farklı oldukları açıktır. Ayrıca davacının markasındaki \"...\"  ibaresi \"... şeklinde telaffuz edilirken davacının markasındaki \"...\" ibaresi \"...\" olarak yazıldığı gibi telaffuz edilmekte olup davaya konu markadaki (I) harfinin  yokluğu işitsel olarak markaları farklı kılacak derecede birbirinden uzaklaştırmaktadır.  Bu itibarla  karşılaştırılan markalar arasında farklılıkların, benzer unsurlara göre daha belirgin bir biçimde ortaya çıktığı ve başvuru ile itiraz gerekçesi davacı markaların da görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları genel izlenim itibariyle, 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıkları ve başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketiciler açısından, markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.   <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Diğer taraftan davacı vekili, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/4 6/5  ve 6/9. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de, taraf markaları benzer bulunmadığından, Dairemizce, davacı vekilinin bu iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi kötüniyet iddiası da ispatlanamamıştır.<br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce  davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br> <br><br>HÜKÜM\t:  Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... İlaç Dermokozmetik Ve Sağlık İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/12/2022 gün ve 2022/152 Esas - 2022/447 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan  104,00-TL posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam  596,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t7-Davalı ... İlaç Dermokozmetik ve Sağlık İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi  tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcınden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t9-Davalı ... ve ... İlaç Dermokozmetik ve Sağlık İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi  tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e2bd46cb35052eb","SID":"3864a66db16c887b"}}