{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/03/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t:  ... Esas <br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkil şirket, 05.10.2016 yılında kurulmuş olan   ... adresinde kurulu  Mersis No:  ... olan ... Ltd.Şti.’nin 20.12.2018 tarihinden bu yana %20 hissedarı ve ortağı olduğunu, Davalı ... ise müvekkil şirketin ortağı olduğu şirketin tek yetkili müdürü ve ortağı olduğunu,  Türk Ticaret Kanunu'nun 630. Maddesinin 2. Fıkrası \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.\" şeklinde olduğunu, işbu kanun maddesi ile görülmektedir ki şirket ortaklarından herhangi biri mahkemeye başvurarak şirket müdürünün azledilmesini yahut görev ve yetkilerinin kısıtlanmasını, Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği TTK 630/2 Madde gereği açılan davada davalı  azli istenilen müdür olmakla  davamızı  yetkili ve görevli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğunu, Yargıtay yerleşmiş kararlarında da benimsendiği üzere (11. H.D 25.03.2002 tarih 10398/2664 Sayılı Kararı- Yargıtay 11.HD. 2020/1152 E. 2021/1980 K.), haklı sebeple azil davasında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir, husumetin ayrıca şirkete de yöneltilmesi zorunlu olmadığını, davanın şirket müdürüne yöneltildiğini, şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, dürüstlük kuralına aykırı hareket eden, yasadan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal eden, ortakların zararına sebep olan , yönetim yetkisini kötüye kullanan ve eşit işlem borcuna aykırı davranan davalının yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması talebi haklı, hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bu bağlamda şirkete kayyım atanması davalı müdürün yönetim ve temsil yetkilerinin dondurulmasını, şirketi zarara uğratabilecek ve telafisi mümkün olmayacak sonuçlardan kaçınmak adına ve şirketin yargılama boyunca yönetim organından yoksun kalmaması için kayyum atanmasını, davalı tarafça şirketin hesabına yatan ve yatacak paraların kaçırılmasının önüne geçebilmek için ... Tur. Tic. Ltd. Şti malvarlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, davalı tarafından şirkete ait satışı yapılmış olan  ...  Parsel sayılı taşınmazın 3.kişilere satışının önlenmesi ve iyi niyetli 3.kişilerin zarar görmemesi için için tapu kaydına tebdir konulmasını, davanın kabulüne, ... Tur. Tic. Ltd. Şti müdürü olan Davalı ...'in görevden azli ile yönetim hakkı- temsil yetkisinin kaldırılmasına, ileride doğması muhtemel telafisi güç ya da olanaksız zararlarının önlenmesi amacı ile tensiple birlikte davalı ...'in yönetim hak ve yetkisinin dava sonuna kadar teminatsız olarak tebdiren kaldırılmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmesine, davalı şirket ve ortakların menfaati dikkate alınarak davalı şirkete  yönetici  kayyum atanmasına , kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmesine, ... Tur. Tic. Ltd. Şti. banka hesapları ve mal varlığına tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince 25/03/2025 tarihli ara kararı ile; Somut olayda, 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği gerekçesi ile \"1-Davacı vekilinin 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. Maddeleri gereğince; davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, davalı şirketin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması, davalı şirket müdürünün temsil ve imza yetkisinin yargılama sürecinde kaldırılması talebinin REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin davalı şirketin taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin, tapu kayıtlarının gönderilmesi için yazılan müzekkere cevabı geldiğinde DEĞERLENDİRİLMESİNE,\" dair karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince 28/03/2025 tarihli ara kararı ile; Menteşe Tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında;  ... Parsel sayılı taşınmazın 16/07/2024 tarihinde  ... T.C. Kimlik numaralı ...'e satıldığına ilişkin resmi senet satış belgesinin gönderildiği, dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olmadığı gerekçesi ile \"1-Davacı vekilinin  6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. Maddeleri gereğince; davalı şirketin taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir. \t <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararda tüm tedbir talepleri yönünden haklılığı yaklaşık olarak ispat edecek delil ibraz edilmediği belirtildiğini, gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir yönünden yasal koşulların oluştuğunu, tensiple birlikte ilgili birimlere özellikle banka ve tapuya yazının yazılması cevabı gelince tedbir değerlendirmesi yapılması gerekirken cevap beklenmeden ret ara kararı kurulmasınınb hukuka aykırı olduğunu, dosya içine 07/04/2025 tarihinde ...Ltd.Şti. İş Bankası A.Ş'de bulunan bilgiler müzekkere cevabı olarak sunulduğunu, şirkete ait banka hesabındaki hareketler, banka tarafından verilen bilgiler yaklaşık haklılığı ispatın en açık ve net kanıtı olduğunu, kayıtlardan açık ve net şekilde davalının kendisine aylık 100.000 TL huzur hakkı, eşine 52.011 TL maaş ödemesi, kardeşine muhasebe ücreti gibi ödemelerin yapıldığının görüldüğünü, davalının ortak ve müdürü olduğu şirketin, yine ortak ve müdürü olduğu başka bir şirkete mal satmakta ve hizmet almakta olduğunu, traktör kullanım hizmet bedeli olarak 150.000 TL müvekkilin ortak olduğu şirketten diğer şirket hesabına yapılan ödemenin dahi yapılan işlemlerdeki usulsüz, şirket menfaatini gözetilmemesi, tek taraflı menfaat sağlayıcı işlem yapıldığının açık kanıtı olduğunu, dava dilekçesinde davalı şirket müdürünün 1.derece yakını olan eşine şirkete ait taşınmazı devrettiği, Genel Kurul toplantılarında mali verilerde bu hususa yer vermediği, ortaklardan habersiz olarak muvaazalı işlem yaptığı hususlarını açıkça beyan ettiklerini, taşınmazın devri üzerine alınan ipoteklerde krediyi çeken kişinin davalı ... olduğu hususun da net olduğunu, bu evrak beklenmeyip değerlendirmeye alınmadan yaklaşık ispat niteliğinde delil ibraz edilmediği gerekçesi ile kurulan hükmün kabul edilemez olduğunu, davalı  şirket müdürünün şahsi olarak isminin yer aldığı borçlu malik olarak gözüktüğü yani kredi çekimini şahsi olarak yaptığı ... A.Ş lehine 1.dereceden 12.000.000,00 TL ile ipotek konulduğunun tespit edildiğini, ekspertiz  değeri 12.000.000 TL olan taşınmazın 250.000 TL'ye satışının yapılmış olmasının kabul edilebilir hiçbir yanı olmadığını, tarafların ortak olduğu şirkete ait taşınmazın hala davalının eşi ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu GK kararlarındaki mali olarak borçlandırıcı ve şirketin aktifini ciddi oranda azaltıcı işlemler olduğu, banka kayıtları, ticaret sicil kaydı ve tapu kayıtları ile şirketin zararına işlemler yapılmakta olduğunun açıkça ortada olduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, tedbir talebinde müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas 25/03/2025  tarihli İhtiyati Tedbir Taleplerinin Reddine Dair Ara Karar ile 28/03/2025 tarihli taşınmaz üzerine İhtiyati Tedbir Taleplerinin Reddine Dair Ara karara karşı istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile, kararların kaldırılmasına, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Somut olayda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği gibi aksi yönde verilecek karar sözkonusu olduğunda, dava dışı ... Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin  zor durumda kalacak olması nedeni ile telafisi imkansız zararların söz konusu olacağını, davacının amacının müvekkil şirketin tüm faaliyetlerini durdurarak zarara uğratmak olduğunu, tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ticaret sicil kayıtlarına göre müvekkil şirkette organ boşluğunun bulunmaması, ayrıca davanın esası yönünden davacı taraf iddialarının haklı olduğuna dair yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmemiş olduğundan verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacı yanın istinaf başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Derdest davada talep, TTK 630/2 kapsamında davalı şirket münferit yetkili müdürü  davalının azli istemi ile açılan davada davalının temsil yetkilerinin kaldırılması, dava dışı şirkete yönetici kayyım atanması ve dava dışı şirketin banka hesapları ile malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesine ilişkindir. Mahkemece taleplerin 25/03/2025 ve 28/03/2025 tarihli ara kararlar ile reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve şirkete denetçi kayyım atanması da ayrıca talep edilmiştir.<br>TTK'nın 630-(2) maddesi; \"her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir\" hükmü düzenlenmiştir.<br>TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler.<br>TTK'nın 630. maddesinde; geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389-(2) maddesi; \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"<br>6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmünü içermektedir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/01/2013 tarih 2012/17605 Esas 2013/49 sayılı kararında belirtildiği üzere, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket müdürünün azli davalarında verilecek tedbirlerin şirketin hayatını devam ettirebilmesinde sakınca doğuracak mahiyette olmaması gerektiği belirtilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı şirketin dava dışı ... Ltd.Şti.’ne % 20 ortak olduğu, davalı ...'in ise %40 ortak olup aynı zamanda 29/08/2022 tarihinden bu yana şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, davacı ortağın şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiği, ortağın bilgi alma ve inceleme yapma hakkını kullandırmadığı, yasadan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği, ortakların zararına sebep olduğu, yönetim yetkisini kötüye kullandığı ve eşit işlem borcuna aykırı davrandığı iddiaları ile davalı müdürün yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması talebinde ve yine bu taleplerine yönelik ihtiyati tedbir isteminde bulunmuştur. <br>Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir. Eldeki olayda; dava dışı şirkette organ boşluğu olduğuna dair bir iddia olmadığı gibi Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde davalının şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, dolayısıyla dava dışı şirkette organ boşluğu bulunmadığı anlaşıldığından yönetim kayyımı atanması yönündeki tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Somut olayda; davacı taraf dava dışı şirketin malvarlığı değerlerine ve banka hesaplarına devir ve temlikin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesinde “…uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Şeklinde düzenleme mevcut olup, anılan yasal düzenlemeye göre ancak dava konusu edilen hususlarda ihtiyati tedbir konulabileceği anılan yasal düzenlemeden anlaşılmış olup, dava dışı şirketin malvarlığının ve banka hesaplarının dava konusu olmadığı anlaşıldığından ve şirketin ticari faaliyetlerinin engellenmemesi açısından ilk derece mahkemesince bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>TTK'nın 616/1-b maddesi uyarınca, müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. TTK'nın 630/1. maddesinde, genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği; maddenin 2. fıkrasında ise, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.<br>Yöneticinin mahkeme kararı ile müdürlük görevinden azli için aranan haklı sebep TTK'nın 630/3. Maddesinde, yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi  olarak  tanımlanmış olup, bu hususların ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık olarak ispatlanması gerekir. Ancak dosyaya sunulan deliller yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddialarını yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Sonuç itibariyle, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanması talebi yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, eldeki davada davacının iddiaları ile davalının savunmaları yargılama sonunda tespit edilecek ve şirket müdürünün azli için haklı neden olup olmadığına yargılamanın sonunda karar verilecektir.<br> Eldeki uyuşmazlıkta ise, ancak mevcut deliller ile ve yukarıda açıklanan hüküm ve ilkeler doğrultusunda sadece davacının değil, davacı ile birlikte şirket ve diğer ortakların hak ve menfaatlerinin aynı derecede korunması için değerlendirme yapılabilecektir.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; tarafların aralarında çıkan uyuşmazlıklar nedeni ile davalar açıldığı,  diğer bir kısım iddia ve savunmanın gerçekliğinin yargılama sırasında belirleneceği, ancak tarafların birbirlerine güvenlerin kaybolduğu ve hem tarafların hem de şirketin menfaatlerinin korunması için şirkete denetim kayyımı atanması için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.<br>Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 25/03/2025 ve 28/03/2025 tarihli ara kararlarının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; ... Ltd.Şti.’ne denetim kayyımı atanmasına; tedbir kararı ile atanan kayyımın her iki tarafın ve şirketin hak ve menfaatlerini gözeteceği; bu nedenle, tedbir nedeniyle muhtemel bir zarar öngörülmediğinden, HMK'nın 392. maddesi uyarınca; takdiren teminat alınmasına gerek görülmeden, dairemizce talebin esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen ve esastan KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının reddine, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen 25/03/2025 ve 28/03/2025 tarihli ara kararların 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE;<br>a-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen KABULÜ ile;<br> Muğla Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün  ...  numaralı sicil esasında kayıtlı ... Ltd.Şti.’ne yönetici kayyım atanması, davalı şirketin banka hesaplarına ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması, davalı şirket müdürünün temsil ve imza yetkisinin yargılama sürecinde kaldırılması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,<br> Muğla Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün  ... numaralı sicil esasında kayıtlı ... Ltd.Şti.’ne DENETİM KAYYIMI ATANMASINA; şirketin günlük işleri dışında, borçlanması, bu sınırı aşan nitelikte kredi çekilmesi ve borçlandırılması, kambiyo senedi düzenlemesi, şirket faaliyeti kapsamındaki malların satışı dışındaki malvarlığının satılması işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, denetim kayyımının ve ödenecek ücretin ilk derece mahkemesince belirlenmesine,<br>   b-Kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesince Muğla Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmesine,<br>c-İhtiyati tedbire ilişkin müteakip işlemler ile karar uygulamasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.15/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62f9d9919159fe48","SID":"87dd0e077edf09f1"}}