{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1747 <br>KARAR NO: 2025/493<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/06/2021<br>NUMARASI: 2018/1347 Esas -  2021/629 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit ve Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin ayakkabı imalat ve satışı yapan davalı şirketin Kocaeli ili, Darıca ilçesindeki tek yetkili satıcısı olduğunu, bu yetkiyi alabilmek için davalı firmaya ... bank Darıca Şubesinde bulunan hesaba 30.000-TL'lik teminat mektubu ve Kocaeli ili, Darıca ilçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı gayrımenkulunü ipotek olarak verdiğini, davacının şubat 2018 kış fuarında, 2018 Sonbahar / Kış sezonu için 108.764,42-TL tutarında ürün siparişi verdiğini, siparişini verdiği ürünlerin ödemesini çeklerle yaptığını, siparişi verilen bu ürünlerden sadece spor ayakkabı siparişinin gönderildiğini, bot ve kışlık ayakkabı siparişlerinin gönderilmediğini, aynı zamanda davacının davalı firmaya Ağustos 2018 yaz fuarında 2019 ilkbahar / yaz sezonu için 135.830,77-TL 'lik ürün siparişi verdiğini ancak bu ürünlerin henüz almadığını, Gebze ... Noterliğinin 04/12/2018 tarih, ... yevmiye nolu ihtarını keşide ederek teslim edilmeyen mallarının gönderilmesi ve mağduriyetinin giderilmesini istemişse de davacının taleplerinin reddedildiğini, bu nedenlerle davacı adına kayıtlı Kocaeli ili, Darıca ilçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı gayrımenkul üzerindeki davalıya ait ipoteğin fekkine, ... bank Darıca şubesi  hesabındaki 30.000-TL'lik teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, ... bank Darıca şubesi, 31/01/2019 tarihli, 26.000-TL'lik çek, 28/02/2019 tarihli, 25.000-TL'lik çek, 31/03/2019 tarihli, 25.000-TL'lik 30/04/2019 tarih, 25.000-TL'lik çek, 31/05/2019 tarih, 25.000-Tl'lik çek, 30/06/2019 tarih, 25.000-TL'lik çek, 31/07/2019 tarihli, 25.000-TL'lik çek üzerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasına, dava sonucunda bedelsiz kalanların iptali ile davacıya iadesine,  davacı kışlık sezon ortasında haksız yere ürünsüz bırakılarak iş yapamaz hale getirilmesi ve bu nedenle manevi anlamda da büyük sıkıntıya düşürülmüş olması nedeniyle 30.000-TL'Lik manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının kazanç kaybı ve uğradığı zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacının davalı firmada olan %15 iskonto alacaklarının tespiti ile borçtan mahsubuna, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili Şirketin Ülke genelinde hiçbir firma ile akdetmiş olduğu yetkili satıcı/distribütörlük sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle davacının tek satıcı olduğu yönündeki beyanının asılsız bir beyan olduğunu, müvekkili Şirket ile davacı 25.11.2015 tarihinden beri çalışmakta olduğunu, çalışmaya başlanılan dönemde davacının biri Gebze ilçesi diğeri Darıca ilçesi olmak üzere iki mağazası bulunmakta olduğunu, davacı ile çalışılmaya başlanması akabinde doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 21.12.2016 tarihinde dava dilekçesinde belirtilen ipotek tesis edildiğini  davacının Gebze ilçesindeki mağazasını -Müvekkili Şirket satış temsilcilerinin edindiği bilgilere göre ekonomik sebepler nedeniyle- Ağustos 2018 yılında kapattığını, davacı tarafın 2017 yılının Ağustos ayında düzenlenen yaz fuarına katıldığını  ve 2018 yılı yazlık ürünleri için 228.000,00 TL'lik ürün siparişi verdiğini,  davacı tarafın vermiş olduğu siparişlere karşılık olarak 31.07.2018 keşide 30.000,00 TL bedelli, 31.08.2018 keşide 45.000,00 TL bedelli, 30.09.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.12.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.01.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli, 28.02.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli, 31.03.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli ve 30.04.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli çekleri keşide Müvekkili Şirkete verdiğini, davacı tarafa \"repete\" siparişleri dahil toplamda 265.615,50 TL değerinde 2018 yılı yazlık ürün teslimatı yapıldığını, davacı taraf teslimatı yapılan ürünlerin 22.435,14 TL'lik kısmını Müvekkili Şirket'e iade ettiğini,  davacı taraf 2018 yılının Şubat ayında düzenlenen kış fuarına da katıldığını  ve 2018 yılı kışlık ürünleri için 127.000,00 TL'lik ürün siparişi verdiğini, davacı taraf vermiş olduğu siparişlere karşılık olarak 31.10.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.11.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.05.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli, 30.06.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli, 30.06.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli ve 31.07.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli çekleri keşide Müvekkil Şirket'te verdiğini, davacıya sipariş etmiş olduğu ürünlerin 64.656,79 TL'lik kısmının teslim edildiğini, davacının yazlık ürünler için vermiş olduğu 31.07.2018 keşide 30.000,00 TL bedelli çeki ödeme güçlüğü içerisinde olduğundan kredi kartı ile 2 taksit olarak ödediğini ve çekin kendisine iade edildiğini, akabinde davacı tarafın Ekim 2018 tarihinde Müvekkili Şirket merkezine gelerek maddi durumunun iyi olmadığını beyan ederek Müvekkil Şirket'ten almış olduğu ürünlere karşılık olarak Kartal İlçesinde bulunan evinin devrini ve mal iadesini teklif ettiğini,  davacının bu teklifinin Müvekkili Şirket tarafından kabul edildiğini sonrasında davacının müvekkili Şirket merkezinden ayrıldığını, davacının aynı gün Müvekkili Şirket merkezine tekrar gelmiş ve yanında getirmiş olduğu kredi kartı ile 70.000,00 TL'lik ödeme yaptığını, müvekkili Şirket almış olduğu bu ödemeye karşılık davacıya yaz sezonu için alınan 31.12.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, kış sezonuna ait teslimatın gerçekleştirmiş olduğu ürünlere karşılık aldığı 31.10.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli ve 30.11.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli çekleri kendisine teslim ettiğini,davacı tarafın dilekçesinde vadesi gelmeden ödemesi yapıldığını beyan ettiği çekler iş bu çekler olup önemle belirtmek gerekir ki davacının yapmış olduğu 70.000,00 TL'lik ödemeye karşılık kendisine toplam tutarı 78.000,00 TL olan 3 adet çek teslim edildiğini, davacı tarafın dilekçesinde bu hususa hiç değinmediğini, gerek davalının mal iadesi talebinde bulunması ve ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu beyan etmesi gerekse de teslim almış olduğu ürünlere karşılık olarak ödeme vasıtası olarak vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıkması Müvekkil Şirket'in ürün tesliminden kaçınmasının haklılığının göstergesi olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yapılan inceleme neticesinde, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafından davalıya satın alınan malları sebebiyle verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede edimlerin nasıl ifa edileceği hususu kararlaştırılmamış ise kural olarak edimlerin aynı anda ifası söz konusu olacaktır. Somut olayımızda davacı tarafından her ne kadar ticari ilişki kapsamında malların kendisine teslim edilmediği iddiası ile alacak talebinde bulunulmuş ise de taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, tarafların aynı anda edimlerini ifa etmeleri gerektiği fakat davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle davacının edimini ifadan kaçınmış olmasının hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacı adına kayıtlı taşınmaza konulan ipoteğin ticari ilişki kapsamında davalının davacıdan alacağına karşılık olarak konulduğu, davacının yapılan inceleme neticesinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, ya da yerine getirdiğini kanuni deliller ile ispatlayamadığı dikkate alınarak ipoteğin fekki ve alacak talepleri hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminatın şartlarını inceleyecek olur isek, kişilik hakları haksız bir şekilde saldırıya uğrayan meydana gelen acının bir nebze olsun tazmini için manevi tazminat talebinde bulunabilir. Somut olayımızda ise uyuşmazlık konusu mal varlığından kaynaklanmakta olup, mal varlığına ilişkin haklar kişilik hakları kapsamına girmemektedir. Bu sebeple ortada bir kusur olsa dahi davacının manevi tazminat talep etme şartları oluşmadığından bu talep hakkında da davanın reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı da (daha önceki yıllarda olduğu gibi) Şubat 2018 kış fuarında, 2018 Sonbahar/Kış sezonu için 108.764,42 TL tutarında ürün siparişi vermiş, siparişini verdiği ürünlerin ödemesini çeklerle yapmış siparişi verilen bu ürünlerden sadece spor ayakkabı siparişi gönderilmiş, bot ve kışlık ayakkabı siparişleri gönderilmemiş olup aynı zamanda davacı, davalı firmaya Ağustos 2018 yaz fuarında 2019 ilkbahar/yaz sezonu için 135.830,77 TL lik ürün siparişi vermiş ancak bu ürünlerin hiçbirinin gönderilmediğini, davacının ısrarla siparişini verdiği malları istemişse de bu malların kendisine gönderilmediğini, yazılı bir anlaşma olmadığı belirtilmişse de tarafların yıllardır bu şekilde çalıştığı ve taraflar arasında bir örfi anlaşmanın oluştuğu gerçeğinin görmezden gelindiğini, davacının, davalı şirketin Darıca ilçesindeki tek bayisi olduğunu, tabelasını bile davalı şirkete yaptırdığını, davacının ilk defa da mal siparişi vermiş olmayıp yıllardır çalışma şekillerinin aynı olduğunu, kaldı ki davalı tarafça bu yönde ileri sürülen hiçbir iddia yok iken Mahkemenin (yetkin olmayan bilirkişinin raporunda yazdığı \"taraflar arasında yazılı sözleşme yoktur\" ibaresinden esinlenerek) bu şekilde değerlendirme yapmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu ile alakalı davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında yapılan mail konuşmalarından da davacının kendi kafasına göre hareket etmediği, verilen siparişlerin önceki yıllarda olduğu gibi davalı Şirket Yetkilisi ... tarafından onaylandığı ve davacının taleplerine itiraz edilmediğinin açıkça ortada olduğunu, davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle davalının edimini ifadan kaçınmasını hukuka uygun bulunduğunu ancak bunun da doğru olmadığını, davalının edimini ifa etmemeye başladığında davacının davalıya günü gelmiş hiçbir borcu bulunmadığını, hatta günü gelmemiş 3 adet çek 31.10.2018 tarihli 26.000 TL, 30.11.2018 tarihli 26.000 TL ve 31.12.2018 tarihli 26.000 TL’lik toplam: 78.000,00TL tutarındaki çeki vadesi gelmeden davalı firmaya 25.10.2018 tarihinde ödemiş ve alacaklı durumuna geçmiş olduğunu kaldı ki Ticaret kanununa göre çekin bir ödeme aracı olup, Mahkemece bunun göz ardı edildiğini, davacının dava tarihi itibariyle de davalıya vadesi geçmiş borcu olmayıp, üstelik davalıdan 29.857,64 TL alacaklı olduğunu dolayısıyla davalının sipariş edilen ürünleri kesmesini haklı kılacak bir durum bulunmadığını, davalının ayrıca göndermediği siparişleri alacak olarak kaydetmiş ve davacının teminat mektubu paraya çevrilmiş teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile tahsil edilen para, hiçbir şekilde borçtan mahsup edilmediğini, manevi tazminatın reddine ilişkin değerlendirmede de hataya düşüldüğünü, davalı taraf mal göndermemekle kusurlu davranmış olsa da, mal varlığına ilişkin haklar kişilik hakları kapsamına girmediği gerekçesiyle bu talebinin de reddedildiğini, ancak Mahkeme davalının kusurlu hareketi sonucu davacının sadece maddi kayba uğramadığını, işini kapatmak zorunda kalması nedeniyle uğradığı acı ve elemin yanında, çevresine ve müşterilerine karşı onur ve saygınlığının zedelendiğini ve en önemlisi de 3 tane çocuğunun ve ailesinin nafakasını teminde çektiği zorluğu görmezden geldiğini, davacının bu duruma düşmesine, 2018 yılındaki satışı 473.936,60 TL iken, 2019 yılı satışlarının 65.656,14 TL ye gerilemesi sebep olmuş bu düşüşün de asıl sebebinin davalının sipariş edilen ürünleri göndermemesi nedeniyle olduğunu, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacının davalıya olan borcu, iş yeri kapandıktan sonra meydana gelmiş iş yeri açıkken davacının ödenmemiş bir tane bile çeki bulunmadığını ancak davalı taraf bu çeklerle ilgili davacı aleyhinde icra takibi başlatmış, hatta karşılıksız çek keşide etmekten İcra Ceza Hakimliğine şikayette bulunmuş ve Davacının haksız yere bu davalardan da ceza alma durumuna düştüğünü, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, avans olarak verilen çekler karşılığında ürün teslim edilmemesi nedeniyle çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit), ipoteğin fekki, teminat mektubunun iadesi ile maddi ve manevi zararların tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının sipariş edilen ürünleri teslim etmemekte haklı olup olmadığı noktasındadır. Davacı adına kayıtlı, Kocaeli ili, Darıca ilçesi ... Mah. ... pafta, ... ada .. parselde kayıtlı taşınmazın davacının doğmuş ve doğacak borçları için ipotek verildiği ve yine davacı tarafından davalıya ... bank Danca şubesi, İban no: ...  olan hesaba ait 30.000,00 TL lik teminat mektubunun verildiği ihtilaf konusu değildir. Ayrıca, davacı tarafından, davalıya verilmiş bir kısım çekler bulunmaktadır.Davacı tarafça, yaz ve kış sezonlarında verilen siparişlerin avans çekleri verilmesine rağmen teslim edilmediği, bu nedenle çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekkine, teminat mektubunun iadesine, kazanç kaybı zararının tazminine, manevi tazminata karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacının ipoteğin fekki talebine ilişkin davasının 27/01/2020 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı tarafça, davalıya verilen 31.01.2019 tarihli, seri no: ... seri nolu 26.000 TL; 28.02.2019 tarihli, seri no: ... seri nolu 25.000 TL; 31.03.2019 tarihli, seri no: ... seri no'lu 25.000 TL; 30.04.2019 tarihli, seri no; ... seri no'lu 25.000 TL; 31.05.2019 tarihli, seri no: ... seri no'lu 25.000 TL; 30.06.2019 tarihli, seri no: ... seri nolu 25.000 TL; 31.07.2019 tarihli, seri no: ... seri no'lu 25.000 TL çekler karşılığında davalının 48.000,00 TL'lik kısmına ilişkin mal gönderilmediğini, ayrıca 172 iskonto açıklaması ile kesilmiş 33.750,00 TL bedelli fatura alacağı ve henüz kesilmemiş 181 yaz ayı- 182 kış ayı iskonto faturası nedeniyle yaklaşık 45.000,00 TL alacaklı olduğunu, söz konusu 176.000,00 TL'lik çeklere karşılık 49-50 Bin TL borcu bulunduğunu, 125.000,00 TL'lik kısmın bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Davalı ise, davacının  2017 yılı yaz fuarında 2018 yılı yazlık ürünleri için 228.000,00 TL'lik ürün siparişi verdiğini ve bu siparişlere karşılık olarak 31.07.2018 keşide 30.000,00 TL bedelli, 31.08.2018 keşide 45.000,00 TL bedelli, 30.09.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.12.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.01.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli, 28.02.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli, 31.03.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli ve 30.04.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini;  Davacının \"repete\" siparişleri dahil toplamda 265.615,50 TL değerinde 2018 yılı yazlık ürün teslimatı yapıldığını, bu ürünlerin 22.435,14 TL'lik kısmının iade edildiğini; 2018 yılı kış fuarında ise 2018 yılı kışlık ürünleri için 127.000,00 TL'lik ürün siparişi verildiğini ve bu siparişlere karşılık olarak 31.10.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.11.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, 31.05.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli, 30.06.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli ve 31.07.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, sipariş edilen bu ürünlerin 64.656,79 TL'lik kısmının teslim edildiğini; Davacının yazlık ürünler için vermiş olduğu 31.07.2018 keşide 30.000,00 TL bedelli çeki kredi kartı ile yapılan ödeme neticesinde davacıya iade edildiğini, yine kredi kartı ile yapılan 70.000,00 TL'lik ödeme neticesinde yaz sezonu için alınan 31.12.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli, kış sezonuna ait teslimatın gerçekleştirmiş olduğu ürünlere karşılık alınan 31.10.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli ve 30.11.2018 keşide 26.000,00 TL bedelli çeklerin iade edildiğini, teslimatı gerçekleştirilen 2018 ilkbahar yaz ürünlerine karşılık olarak ödeme vasıtası olarak almış olduğu 31.01.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli, 28.02.2019 keşide 25.000,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığını, 31.01.2019 keşide 26.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine davacı tarafından verilen teminat senedinin nakde çevrilerek çek bedelinin bu yolla tahsil edildiğini savunmuştur.17/05/2021 tarihli bilirkişi 2. Ek raporuna göre, 2018 yaz siparişleri(fuar) için 205.838,08 TL tutarında, REPETE siparişleri için 59.820,09 TL tutarında ürün teslim edildiği, bunun 22.435,14 TL'lik kısmının iade edildiği tespit edilmiştir. Buna göre yaz siparişleri için (205838,08+59820,09-‬22.435,14) 243.223,04 TL tutarında ürün davacıya teslim edilmiştir. 2018 kış siparişleri(fuar) için 51.356,37 TL tutarında, REPETE siparişleri için 12.757,42 TL tutarında ürün teslim edildiği, bunun 7.372,55 TL'lik kısmının iade edildiği tespit edilmiştir. Buna göre kış siparişleri için (51.356,37+12.757,42-‬7.372,55) 56.741,24 TL tutarında ürün davacıya teslim edilmiştir. Yaz ve kış dönemi siparişleri bakımından teslim edilen ürün bedeli ise 299.964,28 TL'dir. Yaz dönemi siparişleri için 119.000,00 TL,  kış dönemi siparişleri için 52.000,00 TL ve nakde çevrilen teminat mektubu tutarı 30.000,00 TL olmak üzere 201.000,00 TL davacıdan tahsilat yapılmıştır. Ayrıca davalının da kabulünde olduğu gibi davacının 33.750,00 TL iskonto alacağı bulunmaktadır. Buna göre davalının halen 65.214,28 TL alacağı bulunmaktadır. Davacı davalıya yaz ve kış dönemi siparişleri için toplam 355.000,00 TL tutarlı çek vermiştir. Teslim edilen ürün bedeli 299.964,28 TL olduğuna göre 55.035,72 TL tutarında fazladan çek alınmıştır. Dolayısıyla söz konusu 55.035,72 TL'ye ilişkin olan çekler bedelsizdir. Kalan 299.964,28 TL bedelli çeke ilişkin ise ürün teslim edilmiş olup, yapılan ödeme miktarı 201.000,00 TL ve 33.750,00 TL iskonto alacağı toplamı 234.750‬,00 TL bakımından ise çekler ödeme nedeniyle bedelsiz kalmıştır. Bu miktardan uyuşmazlığa konu olmayan 179.000,00 TL çek tutarı düşüldüğünde 55.750,00 TL tutarı çek ödeme nedeniyle bedelsizdir. Bu tutara 55.035,72 TL eklendiğinde 110.785,72‬ TL bakımından dava konusu çekler bedelsizdir. Yani dava konusu çek tutarı 176.000,00 TL'den davalı alacağı 65.214,28 TL düşüldüğünde 110.785,72‬ TL çek tutarı itibariyle davacı, davalıya borçlu değildir. Davacı her ne kadar dava konusu çeklerin iptalini istemiş ise de, bu talep niteliği itibariyle menfi tespit istemi niteliğindedir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının davalı alacağına ilişkin 65.214,28 TL tutarı karşılayan ve en son keşide tarihli çekler dışında kalan 110.785,72‬ TL tutara isabet eden çekler yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı vekilince, davalı taraf edimini ifa etmemeye başladığında davacının davalıya günü gelmiş hiçbir borcu bulunmadığı ve hatta günü gelmemiş 3 adet çek 31.10.2018 tarihli 26.000 TL, 30.11.2018 tarihli 26.000 TL ve 31.12.2018 tarihli 26.000 TL’lik toplam 78.000,00TL tutarındaki çekin vadesi gelmeden davalı firmaya 25.10.2018 tarihinde ödeyerek alacaklı durumuna geçtiği ileri sürülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 97. Maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Çek bir ödeme aracı olmakla birlikte nakden tahsil edilmedikçe borç ifa edilmiş sayılmaz. Davacının nakden ödemesinin teslim edilen ürün tutarından az olması nedeniyle davacının ifa isteme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece davacının ödeme neticesinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ispatlanamadığından bahisle davanın menfi tespit istemi yönünden de reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın menfi tespit istemi yönünden kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE; maddi ve manevi tazminat istemi yönünden REDDİNE, 2-Davacının, dava konusu 31.01.2019 tarihli, seri no: ... seri nolu 26.000 TL bedelli, 28.02.2019 tarihli, seri no: ... seri nolu 25.000 TL  bedelli, 31.03.2019 tarihli, seri no: ... seri no'lu 25.000 TL  bedelli, 30.04.2019 tarihli, seri no; ... seri no'lu 25.000 TL bedelli çekler ile 31.05.2019 tarihli, seri no: ... seri no'lu 25.000 TL bedelli çekin 9.785,72‬ TL'sinden dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,3-Başlangıçta peşin olarak alınan 683,10 TL harcın, tamamlama harcı 1.908,41 TL ile birlikte alınması gerekli olan 7.567,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.976,26 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına,4- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 108,35 TL, bilirkişi ücreti 2,100,00 TL olmak üzere toplam 2.244,25 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.638,42 TL yargılama masrafından, davalı  tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 16,75 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 4,52 TL'nin  mahsubu ile kalan 1.633,9 TL'ye peşin harç 683,1 TL, tamamlama harcı 1.908,41 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 4.225,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 605,83 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 12,23 TL'nin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Menfi tespit davası yönünden, davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Menfi tespit davası yönünden, davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 964,28 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Maddi tazminat davası yönünden, davalı  yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden, davalı  yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/2-3. maddesi uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 65,5‬0 TL olmak üzere toplam 227,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb2764a0eccd165a","SID":"aa4d2e6e8b40a2e9"}}