{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1610 Esas<br>KARAR NO: 2025/697<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI: 2020/459 Esas, 2023/608 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacının keşide etmediği sahte imzalı senetle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, davalının davacıdan intikam almak amacıyla sahte imzalı senet düzenlediğini, davalı alacaklı senet lehdarı  olduğundan takibe kontrol etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin dolandırıcılık suçundan mahkum edilmesinin bu kuralı ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin sahte imzalı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olduğunu, dava konusu senedin davacı ve kardeşi ... tarafından müvekkiline verildiğini, ancak sonraki aşamalarda müvekkilini dolandırdıkları anlaşılan davacı ve kardeşi hakkında İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/323 E. sayılı dosyasında müvekkili yaklaşık 3.000.000 TL dolandırdığı tespit edildiğini, davacı ve ağabeyi ile diğer sanıklar çeşitli cezalarla cezalandırıldığını,savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ATK'nın 13/03/2023 tarihli raporunda  inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği, davaya konu senet aslı üzerinde yapılan inceleme neticesinde, düzenleyen imzasının davacının mukayese imzaları ile senetteki düzenleyen imzası arasında ilgi ve irtibat tespit edilmediği, bu kapsamda davacının takip konusu yapılan senetten dolayı borçlu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu  ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dayanağı senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının menfi tespit davası açmasında hukuki bir yararı olmadığı gibi zamanaşımına uğradığını, ATK raporuna itirazlarının mahkeme tarafından nazara alınmamasının hukuka aykırı bir karar çıkmasına neden olduğunu, incelemenin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki 285.000-TL tutarındaki senetteki imza ile mukayese edilmesi gerektiğini, ATK Daireler Kurulundan yeniden rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini,  mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, menfi tespit davaları için yasada öngörülmüş bir zamanaşımı süresinin mevcut olmadığı, takip borçlusu olan davacının takip alacaklısı davalıya karşı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğu, ilk derece mahkemesince alınan ATK raporunda, davaya konu takip dayanağı bonodaki davacıya atfedilen keşideci imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu  anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 3.484,38 TL harçtan, peşin alınan 871,10 (269,85 + 601,25) TL harcın mahsubu ile bakiye 2.613,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ecbe6c036ec334e","SID":"0aba2bbd763e0741"}}