{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1646 Esas<br>KARAR NO: 2025/700<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2023<br>NUMARASI: 2021/341 Esas, 2023/343 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası üzerinden müvekkili aleyhine takip yapıldığını ve haciz tehtidi altında ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davalıdan borç para alınması ve borç para karşılığından senet düzenlenmesinin söz konusu olmadığını, 3.kişilere olan borçların ödenmesinde akrabalık duygusu ile davacının yardımcı olduğunu ve davalının kardeşlerine güvenmediği için bu borca karşılık teminat olarak müvekkilinden 02/11/2010 düzenleme tarihli 02/01/2011 vade tarihli 85.000-TL bedelli senet aldığını, bu senedin iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmediğini ve icra takibinin başlatıldığını, söz konusu takip dayanağı senetten dolayı herhangi bir borç bulunmadığını ileri sürerek,  ödenen 141.688,95-TL nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının icra takibi sürecinde imzaya itiraz ettiğini, imzanın davacı eli ürünü olduğunun rapor ile tespit edildiğini, dava konusu senedin tanıklar huzurunda imzalanarak kendilerine verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, yazılı delil başlangıcı mevcut olmayan dava kapsamında davacının tanık dinletme talebinin reddi gerektiğini, icra dosyasına yatırılan paranın kendilerine ödenmediğini bu nedenle istirdat davası açılması için gerekli şartların oluşmadığını, icra dosyasına yatırılan paranın kendilerine ödenmemesi yönündeki tedbir kararının kaldırılmasını ve tedbir sebebiyle uğranılan zararın tazmini gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı öncelikle bono düzenleme ve vade tarihi üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasını ileri sürdüğü, mahkemece  üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile  raporlar arası çelişki giderilerek, düzenleme tarihinde ve vade tarihinde tahrifatın söz konusu olmadığının tespit edildiği, davacının diğer iddiasının söz konusu senedin, davacıya verdiği, borç karşılığı davacı tarafından kendisine devredileceği taahhüt edilen daireye ilişkin teminat senedi olarak verildiği yönünde olduğu, davacının yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürdüğü 05/06/2011 tarihli tutanağın davalı elinden çıkmadığı, bu halde davalı aleyhine yazılı delil başlangıcı ihtiva etmesinin uygun olmadığı, bununla birlikte söz konusu tutanağın bononun dairenin teminatı olarak verildiği iddiasını muhtemel kılar nitelikte bir ifade de içermediğinden  davacının tanık dinlenmesi yönündeki taleplerinin yerinde görülmediği, davacının, bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispat etmesinin gerekmesi, dayanak olarak gösterilen tarihli tutanakta söz konusu bonoya açıkça atıf yapılmamış oluşu, söz konusu bononun teminat senedi olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmayışı çerçevesinde davanın reddine; davalı vekilinin mahkemece icra veznesine yatırılan paranın kendisine ödenmemesi yönündeki tedbir kapsamında zarara uğradığını, söz konusu tedbir kararının istinaf mahkemesi tarafından kaldırıldığını, paranın kendisine geç ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, davalının gümüş işiyle uğraştığını, paranın ödenmesi halinde gümüşe yatıracağını beyan ederek, gümüş üzerinden belirlenen zarar miktarının kendisine ödenmesini talep ettiği, bilirkişiden alınan 12/01/2021 tarihli rapor ile tedbiren ödenmeyen paranın Euro, Dolar, gümüş, altın ve mevduat hesabında değerlendirilmesi halinde edinilecek kazancı terditli olarak hesapladığı, davalı taraf gümüş işi ile uğraştığına dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığından terditli olarak hesaplanan kalemlerin ortalaması alınarak hesaplanan 62.780,62-TL zararın İİK.72/4.maddesi kapsamında davacıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı zararın karşılığı 62.780,62-TL’nin tedbirin verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıdan alınıp davalıya verilmesine, söz konusu zararın varsa öncelikle davacının yatırdığı teminattan karşılanmasına, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARLARI: İlk derece mahkemesince 26/07/2023 ve 11/08/2023 tarihli ek kararlar ile istirdat/menfi tespit davasınında davanın reddine ve davalının haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı zararın karşılığı 62.780,62-TL’nin tedbirin verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıdan alınıp davalıya verilmesine, söz konusu zararın varsa öncelikle davacının yatırdığı teminattan karşılanmasına karar verildiği, ancak kararın tebliğ talebi olmadığından kararın henüz kesinleşmediği dolayısıyla infazının mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Kendilerince  dosyaya sunulan 13/06/2022 tarihli raporuna göre,takip ve dava konusu senedin vade ve ödeme tarihinde tahrifat yapıldığı yönündeki tespit ve değerlendirmenin aksine mahkemece gerekçeli ve açıklayıcı bilirkişi raporu alınmadan ve gerekçeli, açıklayıcı, yasaya ve hukuka uygun hiçbir değerlendirme yapılmadan davanın reddine dair kararın, usule, yasaya, içtihatlara ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, -Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Mimar Sinan Üniversitesinin kriminal inceleme yapabilen bir yer olmadığı gibi, kriminal incelemeye yarayan araç ve gereçlere de raporlarında da belirttikleri gibi sahip olmadığını, 6 rakamındaki kalınlaşmanın neden, hangi gerekçeyle olduğu ve neden normal satırın üzerinde yer aldığına ilişkin hiçbir açıklama izahat ve değerlendirmed yapılmadan, Mimar Sinan Üniversitesinin 28/02/2023 tarihli raporunda kullanılan ... gibi araçlarla kriminal inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi  Jandarma Kriminal, Polis Kriminal  veya Ulusal Kriminal Bürodan yeni bir rapor alınması gerektiğini, -Adli Tıp Kurumu ve Mimar Sinan Üniversitesi raporlarında mürekkep yaş tespiti yapamadıklarını bu konuya ilişkin araç ve gereç olmadığını özellikle raporlarında belirttiklerini, ancak, herhangi bir özel kriminal büroda ya da 13/06/2022 tarihli raporu düzenleyen Ulusal Kriminal Büroda hem tahrifat incelemesi hem de mürekkep yaş tespitine ilişkin tüm cihazlar, araç ve gereçlerin mevcut olduğunu, 20 yıl 30 yıl öncesine ait imza ve yazının tespitinin yapılabildiğini, -Davalı tarafından usulüne uygun ve harcı yatırılmış bir dava veya karşı dava bulunmadığı halde, yerel mahkemece, davalının ihtiyati tedbir nedeniyle geç ödeme yapılması nedeniyle   62.780,62-TL zararın tahsili kararının içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, -Dosya kapsamında dinlenen tanıklarının beyanları, dosyaya celbedilen ve müvekkili tarafından ciro edilip davalıya ve kardeşine verilip sonrasında davalı tarafından tahsil edilen 30.000-TL ve 35.000-TL bedelli çeklere ilişkin yazılı belgeler olduğu halde, işbu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, -Davalının Bakırköy 18.Asliye Ceza Mahkemesi 2019/950 E.sayılı dosyasındaki beyanında, davaya konu senedin kendisine 2015 yılı sonunda Beyazıt'taki iş yerinde verildiğini beyan ettiğini,  oysa bilirkişi raporlarında görüldüğü üzere senette iki veya üç farklı kalem kullanıldığını, iki farklı yazı olduğunu,  ayrıca iddia edilen 02/11/2015 tarihinde  müvekkilinin davalının belirttiği adresinde olmadığını, dosyaya  nüfus kayıt ve adres örneği, kredi  kartıyla yapılan alışverişlere ilişkin bnka hesap özetleri sunduklarını, bu nedenle HTS kayıtlarıyla tespit yapılmadan işbu delil toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Davamız istirdat davası olması sebebiyle hükümde belirtilen ve karar altına alınan zararlara mahsup olarak teminat olarak yatırılan 31.253,34-TL nin kendilerine ödenmesi gerektiği halde, gerek dava dilekçesi, ön inceleme duruşmasındaki dava nitelemesi gerekçeli ilamda davanın istirdat davası olduğu açık bir şekilde belirtildiği halde, kendi içinde çelişecek şekilde ilk derece mahkemesinin 26/07/2023  ve  11/08/2023 tarihli ek kararlarla davanın sehven menfi tespit davası olduğu belirtilerek taleplerinin reddine  karar verilmesinin hatalı olduğunu, -Davalı müvekkilinin uğradığı 62.780,62-TL zararın öncelikle teminattan karşılanmasına karar verilmiş olması sebebiyle ihtiyati tedbir olarak mahkeme veznesinde bulunan 31.253,34-TL teminatın öncelikle vadeli olmak üzere Euro, Dolar yada altın hesabına yatırılmasına dair talepleri hakkında karar verilmemesinin hatalı olduğunu,-Davacının senet ve senette yer alan yazı ve imzalar kendisine ait olduğu halde, senedin, senetteki yazı ve imzaların sahte olduğu iddiasında bulunması, müvekkili hakkında hem ceza hem de hukuk davaları açması ve yapılan yargılamalar sonucunda senette herhangi bir tahrifatın olmadığının bilirkişi incelemeleri ile ortaya çıkmış olması sebebiyle, davacının haksız ve kötüniyetli olduğu dosya kapsamında toplanan delillerle sabit olduğundan, İİK 72 maddesi uyarınca müvekkili lehine kötüniyet yada icra inkar tazminatı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, , ilk derece mahkemesi kararının ve   26/07/2023  ve  11/08/2023 tarihli ek kararların kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit  talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine  kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davacı   vekili ve  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince bono üzerinde tahrifat iddiasına ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 28/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, senet üzerinde tahrifat incelemesinin büyüteçin yanında Photoshop, Illustrator gibi programlarla digital ortamda inceleme yapıldığı belirtilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre bu hususta yapılacak  bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, yapılması gerekmektedir. Bu nedenle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için  davaya konu bononun düzenleme ve vade tarihlerinde tahrifat bulunup bulunmadığı hususunda,  yeterli teknik donanıma ve  laboratuvara sahip Emniyet, Jandarma veya Üniversitelerden seçilecek bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken,  denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan 28/02/2023 tarihli raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesince  davalının haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı zararın karşılığı 62.780,62-TL’nin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Kabule göre, davalı tarafından haksız ihtiyati tedbir iddiasına dayalı usulüne göre açılmış ve harcı yatırılmış bir karşı dava olmadığı halde, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı lehine  62.780,62-TL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin  istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,  davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Teminatın iadesi/ödenmesi, iadesinin/ödenmesinin  reddine dair kararlar, HMK'nın 341.maddesindeki istinafa tabi kararlar arasında sayılmadığından, davalı vekilinin teminatın davalıya ödenmesinin reddine dair  26/07/2023  ve  11/08/2023 tarihli ek kararlara karşı yaptığı istinaf talebinin usulden reddine; yukarıda yazılı kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebine ilişkin sai istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 gün ve 2021/341 Esas, 2023/ 343 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-Davalı vekilinin teminatın davalıya ödenmesinin reddine dair 26/07/2023 ve  11/08/2023 tarihli ek kararlara karşı yaptığı istinaf talebinin usulden reddine,6-Kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebine ilişkin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına7-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 8-Davalıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 10,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 748,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 11-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ccede398f82e85d","SID":"934b5eca4c33a650"}}