{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>1-MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA:<br>DAVACI \t: 1- <br>VEKİLİ\t: <br>DAVACI \t: 2- <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t: 2- <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t: 3- <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t: 4- <br>VEKİLLERİ\t: <br>2-MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS VE ... KARAR SAYILI DOSYADAKİ DAVADA:<br>DAVACILAR \t: 1- <br>\t  2- <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t: 1- <br>\t  2- <br>\t  3- <br>\t  4- <br>DAVA\t: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit), Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t:<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit), Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A. MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA<br>Dava ilk olarak Ereğli Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup;<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili ... Kalkınma Kooperatifi ve İktisadi İşletmesinde 12.06.2024 tarihinde yapılan genel kurul ile yeni yönetim kurulu seçildiğini, eski yönetim kurulunun ibra edilmediğini, yapılan incelemelerde önceki yöneticilerin kendi şahsi borçlarına müvekkil tüzel kişilikleri kefil gösterdiklerinin ve bu işlemlerin karar defterlerinde herhangi bir yetkiye dayanmaksızın gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, kooperatif ve iktisadi işletmenin kefil gösterildiği kredi sözleşmelerinin istenmesine rağmen davalı bankalarca verilmediğini, yetkisiz temsilin söz konusu olduğunu, kooperatifler kanunu gereği işlem yasağı ve yetki aşımı bulunduğunu, bankaların basiretli tacir sıfatıyla kefalet yetkisini araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkil tüzel kişiliklerin böyle bir borçtan sorumlu olmayacağını belirterek, müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespiti ile menfi tespit kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava değeri, bilgi alınamaması nedeniyle şimdilik 1.000 TL olarak gösterilmiş ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur.<br>Ereğli Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin  29/07/2024 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile \" Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Kooperatifler Kanunu'ndan doğan davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Eldeki davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.  Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun dayanağını 5235 sayılı Kanun'un 7. maddesinden alan,  08/07/2021 tarih ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayınlan 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi Konya ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olup anılan kararın 01/09/2021 tarihi itibariyle uygulanmasına karar verilmiştir. Bu karara göre  01/09/2021 tarihinden sonra mahkememizin Ticaret Mahkemesi sıfatının ortadan kalktığı, bu tarihten sonra açılan dava hakkında karar verme görevinin Konya Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu açıktır. \" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>B-MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS VE ... KARAR SAYILI DOSYADA:<br>Dava ilk olarak Konya . ATM esasına kaydedilmiş olup;<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacıların 12/06/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantıları sonucu yönetimlerinin değiştiğini, önceki yöneticilerin ibra edilmediğini, önceki yöneticilerin genel kuruldan yetki almadan davacıları kefil sıfatıyla borçlandırdıklarını, her iki davacının davalı bankalara borcunun bulunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıların davalı bankalara 51.483.650 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile bu davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Konya . ATM ... Esas ve ... karar sayılı kararı ile \"Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 gün ve 1232 sayılı kararı ile 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere bakmak üzere, Konya'da . Asliye Ticaret Mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak belirlendiğinden, dosyanın ilgili ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \" şeklindeki gerekçe ile gönderme kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz esasının ... sırasına kaydı yapıldıktan sonra ... esas ve ... karar sayılı karar ile dosya Mahkememizin iş bu (...) esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.<br>Mahkememiz dosyasına sunulan cevap dilekçelerinde:<br>Davalı ...  vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı kooperatif ve iktisadi işletmenin menfi tespit istemiyle açtığı bu davanın, belirlenebilir borçlar hakkında açılmış olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve bu sebeple hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini ifade etmiştir. Esasa ilişkin olarak, müvekkil bankaya sunulan imza sirkülerinde kefalet dahil birçok finansal işlem için açık yetki verildiğini, ayrıca imza sirküsüne dayanak yönetim kurulu kararının bulunduğunu ve bu nedenle bankanın iyi niyetli üçüncü kişi sıfatıyla hareket ettiğini belirtmiştir. Kooperatifler Kanunu gereği temsil yetkisinin sınırlandırılmasının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, ticaret sicilinde bir sınırlama tescil edilmediğini, kooperatif başkanının uzun süre görevde bulunduğunu ve kötüye kullanımı bankanın bilmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Davacının ileri sürdüğü yetkisiz temsil iddiasının somut olaya uygulanamayacağını, müvekkil bankanın basiretli tacir olarak gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kooperatifte denetim mekanizmasının işlememesinin sonuçlarının müvekkile yüklenemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, müvekkil banka tarafından alınan imza sirkülerinin bir sureti dilekçe ekinde sunulmuş olup, aslı için ilgili noterden celp talebinde bulunmuştur.<br>... T.A.Ş. vekili, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu cevap dilekçesinde, davacıların müvekkil bankaya yönelik menfi tespit davasını arabuluculuğa başvurmadan açtıklarını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiş; ayrıca davacı kooperatif ve iktisadi işletmenin müvekkil bankayla imzaladıkları kredi sözleşmeleri ve taahhütnamelerle müteselsil kefil sıfatıyla borçtan hukuken sorumlu olduklarını, bu işlemlerin yetkili yönetim kurulu üyeleri tarafından geçerli imzalarla yapıldığını, bankanın kötü niyetli olmadığını, ticaret siciline tescil edilmemiş bir yetki sınırlamasının ileri sürülemeyeceğini ve bu nedenlerle davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Garanti Bankası vekili, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu cevap dilekçesinde; davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğinden yetki itirazında bulunmuş, ticari nitelikteki menfi tespit davası olmasına rağmen arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ve davanın kısmî dava olarak açılamayacağını belirterek usulden reddini talep etmiş; ayrıca davacı kooperatiflerin eski yönetimi tarafından yapılan kefalet işlemlerinin geçerli ve yasal dayanağa sahip olduğunu, bankanın iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu ve işlemler sırasında gerekli belgeleri topladığını savunarak, davanın esastan da reddini istemiştir.<br>Halk Bankası vekili, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu cevap dilekçesinde; dava öncesi arabuluculuğa başvurulmadığı, aynı konulu davanın daha önce açılmış olması nedeniyle derdestlik bulunduğu, dava değerine göre harç yatırılmadığı ve davacıların bankaya karşı hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddini talep etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise, kooperatif iktisadi işletmesinin kefil olarak işlem yapmaya yetkili olduğu, temsil yetkisinin sınırlandırılmasının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davacının bu işlemlerden sorumlu olduğu savunularak, davanın esastan da reddi istenmiştir.<br>MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce; dava dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.<br>\tHMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; \"(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmünü amirdir.<br>\tHMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; \"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" hükmünü amirdir.<br>\t6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun \"3.Dava şartı arabuluculuk\" başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinde \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü yer almaktadır. <br>\tEldeki dava menfi tespit davası olup işbu dava bakımından arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. <br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 A maddesinde yer alan\" (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.<br>Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" şeklindeki hüküm nazara alınarak eldeki davanın menfi tespit davası olması nedeniyle davada dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:<br>1.ASIL DAVA BAKIMINDAN:<br>1.1. Davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine<br>1.2. Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın peşin ödenen 427,60 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 187,80 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, <br>1.3.Davacı taraflarça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>1.4.Davalıların yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>1.5.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>2-BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYA BAKIMINDAN:<br>2.1. Davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine<br>2.2. Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın peşin ödenen 427,60 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 187,80 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, <br>2.3.Davacı taraflarca yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>2.4.Davalıların yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>2.5.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>3-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>4-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine<br>Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalılar vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli  kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025   <br><br>Katip \t\t\t\t\t\tHakim <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eaf808263eca11ce","SID":"a7ed7e8df3f36649"}}