{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1113 <br>KARAR NO: 2025/773<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI: 2020/9 Esas - 2022/127 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı borçluya 26.09.1995 tarihinde, TMSF'ye devredilen ... Bankası Adana Şubesi ile imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, borcu ödemeyen davalıya Adana ... Noterliğinin 07.03.1996 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının bu şekilde temerrüde düştüğünü, bankanın TMSF tarafından devralındığını, 23.10.2002 tarihinde bankadan TMSF'ye temlik edilen alacağın 21.02.2006 tarihinde TMSF tarafından müvekkiline temlik edildiğini, borcun kaynağı takip dayanağı belgelerle sabit olup davalının itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline karşı iki ayrı takip başlatılmış olup, itirazın iptali talep edilen dosyanın hangisi olduğunun dava dilekçesinden anlaşılamadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerinde açılmadığını, ayrıca davanın zaman aşımına uğradığını, alacak ipoteğe dayalı olup ipoteğin her yıl bankaca yenilendiğini, değerinin de her yıl revize edildiğini, bu nedenle faiz talebinin mümkün olmadığını, istenilen faizi fahiş olduğunu, aynı kredi için müvekkiline karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, bu takibe karşı açtıkları davada mahkemece takibin iptaline karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; fona devredilen banka alacakları 20 yıllık zaman aşımı süresine tabi olu takip tarihi itibarıyla 20 yıllık sürenin dolmadığı, davanın İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ilişkin olduğu,itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmediği, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen kredinin kullandırıldığını gösteren banka kayıt ve belgeleri sunulmadığından, alacağın varlığının tespit edilemediği,davalının şahıs firması unvanı ile müşteri sıfatıyla imzaladığı sözleşme ile ihtarnamenin bir kısım fotokopileri var ise de, geri kalan kısımlarına ilişkin belgelerin olmadığı, icra dosyasında bulunan fotokopi şeklindeki 03/07/1996 tarihli ihtarnameye konu temlik eden banka alacağını tevsik eden banka kayıt ve belgelerinin bulunamadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine,davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece taraflarına belgelerin sunulması için kesin süre verilmediğini, yalnızca 06.03.2018 tarihli duruşmada süre verilmiş olup, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edilemediğini,tebliğ şerhi içeren kat ihtarı ve genel kredi sözleşmesi banka alacağını tevsik eden başlıca belgelerden olup dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirket TMSF'nin %100 iştiraki olup, davaya konu alacağın TMSF tarafından müvekkiline devir ve temlik edildiğini, pek çok bankanın evraklarının ayrı bir arşivleme firması nezdinde tutulduğunu, bu sebeple belgelerin temini sürecinin uzayabildiğini, işbu dilekçe ekinde kat ihtarı, genel kredi sözleşmesi, hesap özetleri ve davalı tarafından ... Bankası lehine verilen ipotekleri gösterir ipotek akit tablosunu sunduklarını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen kredinin kullandırıldığını gösteren banka kayıt ve belgelerinin sunulmadığı, bu nedenle alacağın olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 119(1)-f hükmü uyarınca, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin dava dilekçesinde belirtilmesi gerekir. Ön inceleme duruşmasında, kanunun 140/5 maddesi gereği taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir. HMK’nın 145. maddesinde ise tarafların, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecekleri, ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davacı tarafça genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece 06.03.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline borca dayanak sözleşme ve ihtarname asıllarını sunması için iki hafta kesin süre verildiği, ancak kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli dilekçeyle el konulan banka kayıtlarının asıllarına ulaşamadıkları, belge fotokopilerinin bulunduğu belirtilerek yeniden süre verilmesinin talep edildiği, mahkeme hakimince dilekçeye şerh düşülmek suretiyle 2 hafta süre verildiği, davacı vekilince dayanak genel kredi sözleşmesi ile kat ihtarı ve eklerinin asıllarının 06.04.2018 tarihinde mahkemeye sunularak mahkemece kasaya alındığı, ayrıca dayanak temlik sözleşmelerinin de dosyaya sunulduğu, istinaf dilekçesi ekinde de yine genel kredi sözleşmesi ile ipotek akit tabloları ve hesap ekstrelerinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı vekiline delillerini ibraz hususunda 06.03.2018 tarihinde kesin süre verilmişse de, ara kararda kesin süreye uyulmamasının yasal sonuçları ihtar edilmediğinden, söz konusu kesin süre sonuç doğurmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacı vekiline kredi kullandırımına ilişkin tüm banka kayıtlarını ve hesap ekstrelerini sunması hususunda usulüne uygun olarak kesin süre verilmesi, kesin süreye rağmen başkaca delil ibraz edilmemesi halinde ise dosya kapsamında mevcut deliller ve istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunulan kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mevcut belgeler incelenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/9 Esas - 2022/127 Karar sayılı 15/02/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e5774487d9a3a07","SID":"08996be03635c7a6"}}