{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1355 <br>KARAR NO: 2025/775<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2022<br>NUMARASI: 2021/472 Esas 2022/286 Karar <br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 20.03.2019 tarihli sözleşme ile satın alınan ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini, Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan Covid-19 salgınının etkileri dikkate alındığında genel bir mücbir sebep haline dönüştüğünü, salgının 11.03.2020 tarihi itibari ile ülkemizde de görülmeye başlandığını, Sağlık Bakanlığı tarafından 20.03.2020 tarihli yazı ile müvekkili bünyesindeki hastanelerin %99’unun pandemi hastanesi olarak ilan edildiğini,bu dönemde çok yoğun tıbbi malzeme tedariği gerektiğini, davalının da bu zaruretin farkında olduğunu, müvekkilinin 25/03/2020  tarihli fatura ile birim fiyatı 2,10-TL’den 500.000- adet toplam 1.134.000-TL bedelli 3 katlı tek kullanımlık cerrahi maske satın aldığını, bedelinin tamamen acil ihtiyaçtan dolayı 18/03/2020 tarihinde ödendiğini, sonrasında Sağlık Bakanlığınca yapılan duyuruya istinaden gerekli malzemelerin ... (... A.Ş.) tarafından tedarik edileceğinin bildirildiğini ve 3 katlı tek kullanımlık cerrahi maske için 0,80-TL satış fiyatı belirlendiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen fiyat ile davalıya ödenmek zorunda kalınan fiyat arasında çok büyük bir fark olduğunu, TBK'nın 28. maddede düzenlenen aşırı yararlanma hükümleri kapsamında 1.milyon adet maske için  davalıya fazladan ödenmek zorunda kalınan 702.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz  işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; pandemi süreci henüz ülkemizde başlamadan arz-talep arasındaki farkın olağanüstü artmasından ötürü, kötü niyetli stokçuluğun da etkisiyle maske fiyatlarında inanılmaz artışlar meydana geldiğini, davacının iddialarının aksine müvekkili firmanın da kötü niyetli stokçulardan nasibini aldığını, stoklarının bir kısmının kötü niyetli stokçular tarafından kar hırsı ile ele geçirildiğini, söz konusu kötü niyetli stokçulardan kendisini, müşterilerini ve ticari itibarını korumayı amaçlayan müvekkili firmanın, stokçuluğa engel olmak ve gerçek ihtiyaç sahibi müşterilerine mal tedarik etmek amacıyla hem tanımadığı kişi/firmalara satışı durdurduğunu, hem de davacı gibi daha önceden ticaret yaptığı firmalara piyasadaki reel fiyatının çok çok altında maske tedarik ettiğini, söz konusu sözleşme öncesi ve sırasındaki iradeler ve mevcut durum birlikte değerlendirildiğinde müvekkili firmanın aşırı yararlanma iradesi bulunmadığını, zira ek sözleşme yapıldığı dönemde piyasada tek kullanımlık cerrahi maske fiyatlarının 5-10-TL arasında dengelendiğini, somut olayda tek taraflı bir zor durumda kalma ya da irade sakatlığının söz konusu olmadığını, mevcut piyasa şartlarında iyi niyetli olarak iki basiretli tacir arasında yapılan bir sözleşme söz konusu olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının sarf malzemeleri alımı sözleşmesi kapsamında davalıdan 3 katlı maske alımı için fiyat teklifi istediği, davalı tarafından maske fiyatının 2,10-TL+KDV olarak belirlendiği, davacının 500.000 adet 3 katlı cerrahi maskeyi %8 KDV ile birlikte 1.134.000-TL'ye satın aldığı, davacının Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan duyurudan sonra, aşırı yararlanma iddiasıyla fazla bedel ödediğini iddia ederek KDV dahil 702.000-TL bedelli  fatura keserek davalıya 30 Mart 2020 tarihli ihtarname ile gönderdiği, davalının ise 03/04/2020 tarihli ihtarnamesi ile faturayı süresinde davacıya iade ettiği,  davalının 500.000 adet maskeyi 1,97-TL birim fiyat ile %8 KDV dahil olmak üzere 1.063.800-TL'ye 18.03.2020 tarihinde ... AŞ'den satın aldığı, davalı tarafından delil olarak sunulan DHMİ Kocaseyit Havalimanı Müdürlüğüne düzenlediği 25/03/2020 tarihli faturada satış fiyatının KDV hariç 2,75-TL olduğu, Aliağa Belediyesine satılan maskelerin 23.03.2020 tarihli faturada KDV hariç satış fiyatının 2,35-TL olduğu, Sağlık Bakanlığınca cerrahi maskenin ... tarafından 0,80-TL bedelle tedarik edileceğine ilişkin yapılan duyuru 31/03/2020 tarihli olup,maske satın alma tarihinden sonra olduğu, davacının maske alış fiyatı KDV hariç 2,10-TL olup, davalının da davacıya satacağı 500.000 adet maskeyi ... AŞ den KDV hariç 1,97-TL'den 18/03/2020 tarihinde satın aldığı ve bedelini aynı tarihte ödediği, davalı taraf başka kurumlara sattığı maskelerle ilgili faturaları dosyaya sunduğu, satım fiyatlarının davacıya satılan fiyattan bir miktar daha yüksek olduğu, Covid-19 vakalarının ülkemizde görüldüğü tarihlerde maskelerin serbest piyasa koşullarına göre alım-satımının yapıldığı ve buna göre fiyatların oluştuğu, hatta bir dönem maskelerin kara borsaya düşmesi nedeniyle fiyatların aşırı yükseldiği herkesin malumu olup, davalının davacıya sattığı maskeleri KDV hariç 1,97-TL birim fiyatla alarak, davacıya KDV hariç 2,10-TL birim fiyata sattığı anlaşıldığından, TBKnın 28. maddesinde düzenlenen edimler arasında açık bir oransızlık bulunmadığı gibi, maskenin alındığı tarih itibariyle fiyatının piyasa rayicinde kalması, davalı tarafın yakın tarihlerde davacıya sattığı birim fiyatın üstünde satışlar yaptığı da dikkate alındığında, aşırı yararlanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili;talep ettikleri deliller toplanmadan karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin ve tanık delillerinin değerlendirilmediğini, delil listesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece yemin teklif hakları hatırlatılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, Sağlık Bakanlığınca pandemi hastanesi ilan edilen müvekkilinin davalıdan 2,10-TL üzerinden maske satın almak zorunda kaldığını, sonrasında Sağlık Bakanlığınca maskelerin 0,80-TL birim fiyat üzerinden ... tarafından tedarik edileceğinin duyurulduğunu, zorunluluk nedeniyle davalıya ödenen bedel ile Bakanlığın bildirdiği bedel arasında açık oransızlık bulunduğunu, müvekkilinin de zorunluluktan dolayı belirtilen fiyatları kabul etmek zorunda kaldığını, mahkemece piyasa rayici araştırılmadan, piyasa rayiç değerler arasında kaldığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, aşırı yararlanma (gabin) nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.  TBK'nın 28. maddesinde; bir sözleşmede edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlığın,zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliği ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmesi halinde, zarar görenin, durumun özelliğine sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceği, zarar görenin bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliği öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceği düzenlenmiştir.Gabinden söz edebilmek için, edimler arasında açık oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliği veya tecrübesizliğinden kaynaklanması koşullarının birlikte bulunması zorunludur.Gabinin objektif unsuru olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanma, sömürme kastını taşıması(subjektif unsur) gerekmektedir.  Somut olayda; taraflar arasında sarf malzemeleri alım-satımı konusunda 20.03.2019 tarihli sözleşme imzalandığı, davacının sözleşme kapsamında 3 katlı maske alımı için davalıdan fiyat teklifi istediği, davalı tarafından verilen fiyat teklifinde maske fiyatının 2,10-TL+KDV olarak belirtildiği, davacının da kabulü ile 500.000 adet maskenin bu birim fiyat üzerinden %8 KDV ile birlikte 1.134.000-TL bedelle 25.03.2020 tarihinde davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, satış ve bedelinin ödenmesinden sonra Sağlık Bakanlığınca yapılan duyuru ile hastanelere maske satışının ... tarafından 0,80-TL birim fiyat üzerinden yapılacağının duyurulduğu, davacının da bunun üzerine aşırı yararlanma iddiasıyla fazla bedel ödediğini iddia ederek aradaki fark için KDV dahil 702.000-TL'lik fatura düzenleyerek davalıya gönderdiği, ancak davalının faturayı süresinde davacıya iade ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sunulan delillerden; davalının satılan maskeleri 1,97-TL birim fiyatı üzerinden %8 KDV dahil 1.063.800-TL'ye 18.03.2020 tarihinde .. AŞ'den satın aldığı ve bedelini aynı ve ertesi gün banka yoluyla ödediği, yine davalı tarafından DHMİ Balıkesir Kocaseyit Havalimanı Müdürlüğüne 25.03.2020 tarihinde KDV hariç 2,75-TL birim fiyattan, Aliağa Belediyesine ise 23.03.2020 tarihinde KDV hariç 2,35-TL birim fiyattan maske satışı yapıldığı görülmektedir. Davalının maskeleri 1.97-TL birim fiyattan satın aldığı da dikkate alındığında, üzerine kar payını ekleyerek satış yapması ticaretin olağan akışına uygundur. Davalı tarafından davacı dışındaki alıcılara daha yüksek bir fiyat ile satış yapıldığı anlaşılmıştır. Satışın yapıldığı dönemde maske birim fiyatlarının dava konusu satışta uygulanan birim fiyattan daha aşağı olmadığı belirlenmektedir. Diğer yandan ... (...AŞ) tarafından maskelerin 0,80-TL birim fiyattan tedarik edildiği sabit olmakla birlikte, ...'ın %100 sermayesi Hazine ve Maliye Bakanlığına ait olmak üzere 663 sayılı KHK ile kurulduğu ve bu nedenle kar amacıyla hareket etmeyebileceği de dikkate alınmalıdır. Bu halde,edimler arasında açık oransızlık bulunduğu ispatlanamamıştır.Açıklanan nedenlerle,Elde ki davada ticari defterlerin  incelenmesi gerekmediği gibi, herkesçe bilinen covid şartların da tanık dinlenmesinin yargılamaya bir katkısı olmayacağı gibi kendisine ispat yükü düşmeyen tarafa yemin teklif edilebilmesi için, yemine konu vakıanın yemin teklif edilecek tarafın şahsından sadır olması gerekir. Eldeki davada yemin deliline başvurulamayacağından davacı vekilinin yemin teklif hakkının hatırlatılmadığı,eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"364f86d33d2bb16c","SID":"012166d62d3d85fd"}}