{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/724 <br>KARAR NO: 2025/688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2022<br>NUMARASI: 2020/528 Esas - 2022/10 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile borçlu ... ve Kopanaki İmalatı-... arasında menkul mal satış sözleşmesi başlıklı 11.04.2014 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davacı şirkete ait tekstil makinelerinin ...'a satıldığını ve bedelinin bir kısmının USD üzerinden düzenlenen bonolarla ödeneceğinin kararlaştırıldığını, İstanbul ... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı İcra dosyasına konu edilen bonoların 11.04.2014 tarihli sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bonolar ödenmeyince takipten önce vefat eden borçlu ...'ın mirasçıları olan davalılar hakkında dava konusu takibin başlatıldığını, davalılar tarafından açıkça imza inkarında bulunulmadığını, davalıların senet asıllarının icra kasasına alınmadığından senetlerde tahrifat olup olmadığının incelenemediğini iddia etmişlerse de bununla ilgili olarak icra mahkemesine şikayet başvurusunda bulunmadıklarını, davalıların itiraz dilekçesinde takip konusu bonoların muris ... tarafından teminat/hatır için verildiğini ifade ettiklerini, böylece davalıların bonoların muris ...  tarafından verildiğini ikrar ettiklerini, takip konusu bonoların zamanaşımına uğraması nedeniyle dava konusu takibin adi takip olarak açıldığını, bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu belirterek davalıların itirazın iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müteveffanın ticari defter ve kayıtlarında davacının beyan ettiği şekilde 14.04.2014 tarihli sözleşmeye rastlanmadığını, ...'ın ilk iki sayfada imzasını taşımayan bu sözleşmeyi hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müteveffanın ticari defter ve kayıtlarında davacıdan 56 adet makine teslim aldığına dair hiçbir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, davacının kötü niyetli bir şekilde hatır senetlerine yasal kılıf uydurmaya çalıştığını, sözleşmenin 3. sayfasındaki imzanın da müteveffaya ait olmamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, müteveffanın ticari kayıtlarında dönem dönem davacı yandan makine alımına dair faturaların ve ödemelerin mevcut olmasıyla birlikte fatura miktarları ve fatura tarihlerinin davacı yanın ileri sürdüğü sözleşmedeki vadelerle, senet ödeme tarihleriyle ve senet miktarlarıyla alakasız olduğunu, yine ticari kayıtlara göre davacıdan makine alımları sebebiyle kesilen fatura borcunun olmadığını, müteveffanın vefatının hemen akabinde makinelerin bulunduğu iş yerinin kilidinin davacının ortaklarının bizzat sahibi olduğu kiraya veren ... Ltd. Şti. tarafından değiştirildiğini, ana kapı girişinin zincirlendiğini, müvekkillerinin 06.08.2020 tarihinde tüm engellemelere rağmen kapıyı çilingir marifeti ile açarak müteveffanın işyerinde kalan makineleri alarak işyerini terk ettiklerini, müvekkillerin işyerinden aldıkları makinaların toplam sayısının bile davacının sözleşme ile sattığını iddia ettiği sayının yarısından az oluğunu belirterek davanın reddine, davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olamamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; icra takibinin dayanağı olan bonoların 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmayıp ilamsız icra takibi yapıldığı, TTK'nin 732.maddesinde belirtilen bir yıllık yasal süre içerisinde zamanaşımına uğrayan bonoların icra takibine konu edilmesi nedeni ile bu takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, anılan düzenleme gereği ispat yükünün davalı tarafta olduğu, keşideci mirasçıları/davalıların sebepsiz zenginleşmediklerini ispat etmekle yükümlü oldukları, davalılar tarafından sebepsiz zenginleşilmediği hususunun ispat edilemediği, ayrıca davalılar vekilinin bonoların hatır senedi niteliğinde olduklarına ilişkin savunmasını ispata yarar delil sunulmadığı gerekçesiyle davalıların itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, 21.355,90-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; bahsi geçen senetlerin ticari defterlere işlenmediğini, bu hususun davacının kabulünde olduğunu, karşı tarafın müvekkili lehine olan kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi halinde murisin davacıya borcunun bulunmadığının tespit edileceğini, ayrıca zamanaşına uğramış senetlerin yazılı delil başlangıcı olduğunu, müvekkilinin ileri sürdüğü delillerin ise kesin delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafın senetlerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığını ikrar ettiğini, bu hususlar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin TTK'nın 732. maddesi kapsamında ispat yükü altında ise de ticari defterlerin kesin delil olduğundan defter incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, murisin davacıdan 56 adet makine aldığına dair hiç bir kayıt bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen zamanaşımına uğramış senetlerden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisi olan ...'a 11/04/2014 tarihli satış sözleşmesi ile tekstil makineleri sattığını, bedelin bir kısmının USD cinsinden düzenlenen bonolarla ödeneceğini, takip talebine ekli bonoların zamanaşımına uğraması nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu belirterek asıl ilişkiye dayalı olarak eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.  Türk Ticaret Kanunu'nun 749. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bir bonoda yazılı alacak temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebilir. Bu isteme ilişikin davalarda, zamanaşımına uğramış bono yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup gerek temel ilişkinin varlığını ve niteliğini, gerekse o ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğunu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir. Bunun dışında hamilin 732. madde uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep etmesi de mümkündür. TTK'nın 732. maddesinde, \"Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar ... ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.\" denilmek suretiyle zamanaşımına uğramış bonoya dayalı sebepsiz zenginleşme davası düzenlenmiştir. Bu hükme göre kıymetli evraktan kaynaklanan sebepsiz zenginleşme davalarında ispat yükü çeki düzenleyen keşidecide olup, davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerekmektedir.  Ancak, davacı takip talebine ekli bonolarda lehtar, davalıların  murisi ise keşideci konumundadır. Bonolar zamanaşımına uğramış ise de taraflar arasında temel ilişki bulunduğundan söz konusu senet yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, davacı alacağını tanık dahil her türlü delil  ile ispat edebilir. Bu  durumda davacı-lehtar, davalıların murisi olan keşideci ile aralarındaki temel ilişkiye dayanarak iddiasını ispat edebileceğinden TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açamaz. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Senette davacı lehtar, davalıların murisi ise keşideci sıfatına haiz olup, davacı da dava dilekçesinde muris ile aralarındaki tekstil makinelerinin satışına ilişkin temel ilişkiye dayandığı ve ispat yükü davacının üzerinde olduğu halde somut olayda uygulama yeri olmayan TTK'nın 732. maddesi gereğince ispat yükünün davalıların üzerinde olduğundan bahisle karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan takip talebinin ekinde 2.430-USD tutarlı 6 adet senet fotokopisine yer verilmiş ise de bahsi geçen senet asıllarının davacının elinde olup olmadığı, takip talebinde ekli senetlerin vadesi aynı olduğu halde bu senetlerin birbirlerinden farklı senetler olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda bahsi geçen senet asıllarının ibrazı sağlanarak zamanaşımına uğramış bonoların yazılı delil başlangıcı sayılması nedeniyle alacağın tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği de gözetilerek davacıdan iddiasını kanıtlamaya elverişli delilleri sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken (Yargıtay kapatılan 19 HD.'nin 2011/11728 Esas, 2013/2673 karar, 06.03.2012 tarihli, 2010/12388 Esas, 2011/8419 Karar sayılı 23.06.2011 tarihli, 2012/16352 Esas, 2013/2673 Esas, 13.02.2013 tarihli emsal ilamları aynı yöndedir.) eksik araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2022 Tarih 2020/528 Esas - 2022/10 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 1.823,53‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f918c9540de5db78","SID":"01940f9ea51354c4"}}