{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/584 <br>KARAR NO:2025/582<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/09/2021<br>NUMARASI:2020/397 esas 2021/720 karar<br>DAVA:İtirazın İptali  <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/04/2025<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı kredi lehtarı... AŞ arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete nakit ile gayri nakit krediler kullandırıldığını, sözleşmeyi diğer davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek Kahramanmaraş ... Noterliğinin 11.02.2020 tarihli ihtarnamesi ile 6.135.517,86-Euro nakit borcun ödenmesi ile 17.525-TL gayrı nakit borcun depo edilmesinin ihtar edildiğini, kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle davalılar aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibe geçildiğini, davalı borçluların yetkiye ve borca itirazları üzerine takibin durduğunu, davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların borca itirazının da takibi uzatmaya yönelik olduğunu, davalı asıl kredi borçlusu şirket yönünden 1.950.000-TL olan ipotek limitini aşan miktar bakımından takip başlatıldığını, talep edilen faiz oranının sözleşmenin 22. maddesine uygun olduğunu, müvekkilinin 18.01.2019 tarihli yazı ile uygulanacağını TCMB'ye bildirdiği faiz oranı %15 olup sözleşme gereği bunun %100 fazlasının talep edilmesi mümkün iken müvekkilince %20 oranında temerrüt faizi talep edildiğini belirterek, davalı ... yönünden 1.950.000-TL olan ipotek limitini aşan miktar ve buna isabet edecek feriler ile gayrı nakit alacağın tamamı ile sınırlı olmak üzere davalıların itirazının iptalini, davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar vekili; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafın imzalandığını bildirdiği sözleşmeler ile borç miktarlarına ilişkin belgelerin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, davacının dayanak olarak gösterdiği Kahramanmaraş ... Noterliğinin 11.02.2020 tarihli ihtarnamesinin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, keşide edildiği bildirilen ihtarname tarihi itibariyle müvekkillerinin vadesi gelmiş, ödenmemiş, kesinleşmiş ve mutabık kalınmış bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle söz konusu ihtarnamenin icra takibine ve davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça tebligatın müvekkillerinin bilinen resmi adresleri yerine eski adreslerine çıkarıldığını, bu nedenle davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça İstanbul ... İcra Dairesinin ..., İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyaları ile müvekkilleri aleyhine aynı konuda daha önce icra takibi başlatılmış olup, aynı borca ilişkin başlatılan işbu takipler derdestken başlatılan yeni takip nedeniyle açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilleri temerrüde düşürülmediği için faiz talebinde bulunulamayacağını, ayrıca faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalılarca mükerrer takip iddiasında bulunulmuş ise de, diğer icra takiplerinin farklı kredilerden kaynaklanması nedeniyle bu savunmanın kabul edilmediği, davacı banka ile davalı kredi borçlusu ... arasında 14/11/2013 tarihli 15.500.000-TL limitli ve 02/05/2017 tarihli 6.500.000-Euro limitli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, sözleşmelerin diğer davalılarca aynı limitlerle müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, davalı kefil... şirket ortağı/yöneticisi konumunda bulunduğundan eş muvafakati alınmadığı, böylece kefaletin yasal koşullarının tamamlandığı, davalı kefillere hesap kat ihtarının tebliğ edilemediği, bu nedenle davalı kefillerin takip tarihi itibariyle temerrüdünün başladığı, davalı kredi borçlusu ...'in ise ödeme için verilen bir günlük mehil süresi bitimine müteakip 19.02.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı bankanın dönemsel olarak 18.01.2019 tarihli yazı ile TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının Euro cinsi krediler için %15 olduğu, sözleşmenin 22. maddesine göre cari olan ve bankanın TCMB bildirdiği en yüksek faizin %100 fazlası mertebesinde temerrüt faizi istenileceği kabul edilmiş olup, Euro cinsi krediler için %30 (15x2=) oranında temerrüt faizi istenebileceği halde, takip talebinde davacı banka tarafından %20 oranında temerrüt faizi talep edildiği, sözleşmede açıkça herhangi bir akdi faiz oranı gösterilmediği, davacı bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz oranını gösterir bir hesap ekstresi de sunmadığı, dava konusu döviz kredisine fiilen uygulanan %6,60 oranındaki akdi faiz nazara alınarak, bu oranın %100'ü olan %13,20 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, hesap kesim tarihi ile takip tarihi arasında geçen süreye akdi faiz uygulanması gerekeceği, davalı kredi asıl borçlusu ... yönünden takip tarihi itibariyle 6.177.629,34-Euro asıl alacak hesaplandığı, takip talebinde ise 6.222.686,86-Euro asıl alacak talep edilmiş olup bu durumda 45.057,52-Euro fazla talep bulunduğu, davalı kefiller yönünden ise takip tarihi itibariyle 6.152.005,28-Euro asıl alacak bulunduğu, takip talebinde ise 6.222.686,86-Euro asıl alacak talep edilmiş olup bu durumda 70.681,58-Euro fazla talepte bulunulduğu, davacının TL cinsi alacağının noter masrafı olan 1.097,72 TL olduğu, gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredisi alacağı yönünden; davacı banka tarafından davalı kredi lehtarına çek karneleri verildiği, çek takip kartonu ekstresine göre davacı banka açısından risk teşkil eden çek bedelleri toplamının 19.750-TL olduğu, sözleşmenin EK-11 maddesi dahilinde davacı bankanın ödemekle yükümlü olduğu garanti tutarını faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini isteyebileceği, yine sözleşmenin 23. maddesindeki düzenleme gereği depo isteminin kefillere de yöneltebileceği, davacı bankanın nakdi alacağı likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabul edildiği gerekçesiyle; davalı... yönünden 6.177.629,34-Euro nakdi alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, 6.126.449,15-Euro nakdi asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,20 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile birlikte tahsiline, hüküm altına alınan 6.177.629,34-Euro (49.630.456,4-TL, kur: 8,0339-TL)  nakdi alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline, davalı kefiller yönünden 6.152.005,28-Euro nakdi alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, 6.118.317,66-Euro nakdi asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,20 temerrüt faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile birlikte tahsiline, hüküm altına alınan  6.152.005,28-Euro (49.424.595,2-TL) nakdi alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline, tüm davalılar yönünden 1.097,22-TL nakdi alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 1.097,22 TL nakdi alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında temerrüt faizi yürütülmesine, hüküm altına alınan 1.097,22-TL nakdi alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline, davalılar tarafından 9 adet çek yaprak bedeli 17.525-TL gayri nakdi alacağın takip koşullarında depo edilmesine, dava tarihinden sonra 21/09/2020 tarihinde 22.200-TL ve 26/11/2020 tarihinde 702.573,12-TL tahsilatın (toplam 724.773,12-TL) icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacağın tespiti ve hesabında hataya düşüldüğünü, zira hesap kat ihtarı ve ekinde tebliğ edilen hesap özetine yasal süresinde itiraz edilmemiş olduğundan, hesap özetinde yer alan alacak tutarının İİK'nın 68/b maddesi gereğince kesinleştiğini, bu nedenle hesap kat tarihi itibariyle oluşturulan hesap özetlerinde yer alan alacak tutarı aynen kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, hesap özeti tarihi itibariyle alacağın yeniden ve hatalı olarak tespit edilmesinin kanuna ve genel kredi sözleşmesine aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 43 ve 21. maddesi hükümleri uyarınca, bankanın vadesi/taksit tarihi belirli olup da vadesinde ödenmeyen taksit tutarları ve kapitalize edilmiş ferileri toplamına temerrüt faizi işletme hakkının bulunduğunu, hesap özetlerinin işlemiş faiz tutarları içerisinde döviz kredisinin vadesinde ödenmemiş olan taksitlerine ilişkin temerrüt faizinin de bulunduğunu, ancak bilirkişi tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, nakdi kredilere ilişkin olarak kat tarihine kadar işlemiş akdi ve gecikme faizi ile BSMV'si toplamının asıl alacak olarak kabul  edilmesi, hesap özetindeki kredi ana parasına temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve BSMV işletilmesi ve hesap özetlerinin tamamının toplamı olan asıl alacağa da temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi ve BSMV işletilmesi gerektiğini, sözleşmenin 22. maddesine göre temerrüt faiz oranının, Merkez Bankası’na müvekkilinin uygulayacağını bildirdiği en yüksek cari faiz olan %15 oranının %100 fazlası yani iki katı olacağını, buna göre dava konusu kredi alacağına takipte uygulanacak temerrüt faiz oranı TL krediler için %30 olmasına rağmen, müvekkili tarafından temerrüt faizinin %20 olarak uygulandığını, bu nedenle bilirkişinin fiilen uygulanan %6,60'ın %100 fazlası olan %13,20 temerrüt faizi üzerinden yapmış olduğu hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 344. maddesi uyarınca, istinaf kanun yolu için gerekli harç ve giderlerin istinaf dilekçesi verilirken ödenmesi zorunlu olup, bunların eksik veya hiç ödenmediğinin anlaşılması halinde mahkemece verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiğinin ihtar edilmesi gerekir. Aksi halde ise tarafın istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gereklidir. Somut olayda istinaf yoluna başvuran davalılar vekilince istinaf harç ve giderlerinin yatırılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince bu husus usulüne uygun olarak davalılar vekiline ihtar edilmiş, ancak kesin süre içerisinde istinaf harçları yatırılmamış olup, mahkemece 27.01.2022 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalılar vekilince işbu ek karara karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, peşin nispi istinaf karar harcı yatırılmamıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin ilk derece mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ek kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda; davacı banka ile davalılardan ... arasında 14.11.2013 ve 02.05.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların da sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davacı bankaca davalı asıl borçluya nakit ve gayrı nakit çek kredisi kullandırıldığı, kredi geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle hesabın 10.09.2018 tarihi itibariyle kat edildiği, 11.02.2020 tarihli kat ihtarının asıl borçlu ve kefil olan davalılara 17.02.2020 tarihi itibariyle tebliğ edilemediği, İİK'nın 68b/1 maddesi gereğince asıl borçlunun bir günlük ödeme süresi sonunda 19.02.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, kefil olan davalıların ise takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiği, davacı tarafından dava ve takip talebinde 6.135.517,86-Euro asıl alacak, 83.018,10-Euro işlemiş faiz ve 4.150,90-Euro BSMV olmak üzere toplam 6.222.686,86-Euro alacak ile 1.097,72-TL ihtarname masrafı alacağı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranında temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, davalının borca itirazı üzerine açılan işbu davada ise mahkemece bilirkişi tarafından, krediye fiilen uygulanan %6,60 akdi faiz üzerinden sözleşme hükmü gereği %100 fazlası ile bulunan %13,20 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekilince; hesap kat ihtarı ve ekinde tebliğ edilen hesap özetine yasal süresinde itiraz edilmemiş olduğundan, hesap özetinde yer alan alacak tutarının İİK'nın 68/b maddesi gereğince kesinleştiği, bu nedenle alacak miktarının kat ihtarı ekinde yer alan alacak tutarı aynen kabul edilerek hesaplanması gerektiği ileri sürülmüştür. İİK'nın 68/b maddesinde; krediyi kullandıran tarafından süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan tarafın, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebileceği, kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnamelerin bu kanunun 68/1 maddesinde belirtilen belgelerden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hükümler bankalar lehine getirilmiş uygulamalar olup, borçluların, cari hesabın kesilmesine, hesap özetine ve tazmin talebine ilişkin tebligatları almamak suretiyle takibin başlatılmasını geciktirmeleri önlenmiş bulunmaktadır.Yapılan bu düzenlemelerle kredi sözleşmelerindeki adrese çıkarılan hesap özetlerine bir ay içinde itiraz edilmemesi halinde hesap özetinin içeriği takip hukuku yönünden kesinleşecektir. Borçlu, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra genel mahkemede açacağı bir dava ile ileri sürebilecektir. Ancak bu husus bankaca düzenlenen kat ihtarı ve hesap özetinde yer alan alacak miktarının kesin ve bağlayıcı olacağı anlamını taşımamakta olup, alacak miktarının kullandırılan kredinin niteliği, koşulları, ödeme durumu ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Yine asıl borçlu bakımından İİK'nın 68/b-1. maddesine göre; sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurmakta olup yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılması gerekir. Ancak bu hüküm asıl borçlulara ilişkin olup, müteselsil kefillerin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. Dolayısıyla kat ihtarı ile alacak muaccel olmuş ise de, asıl borçlu bakımından ihtarın eski adrese ulaştığı tarihten itibaren ihtarda belirlenen ödeme süresi sonunda, kefiller bakımından ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir. Bu durumda asıl borçlu ve kefiller bakımından temerrütün gerçekleşmesinden önceki döneme ilişkin olarak alacağa akdi faiz oranının uygulanması gerekmekte olup, temerrüt faizi oranının uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin kat ihtarı ekindeki hesap özetinde yer alan alacak miktarının aynen kabul edilmesi gerektiğine ve alacağın hesaplama yöntemine ilişkin olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında imzalanan her iki genel kredi sözleşmesinin 22. maddesinde; temerrüt faizinin, sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan bankanın TCMB'ye uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün (%100) ilavesiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11 ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri ile HGK'nın yerleşik uygulamaları gereğince; temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır. Somut olayda dava konusu krediye yıllık %6,60 oranında akdi faiz uygulandığı tespit edilmiştir. Bu orana sözleşmenin 22. maddesine göre %100 ilavesiyle bulunan temerrüt faizi oranı yıllık %13,20 olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da sözleşmeye uygun şekilde yıllık %13,20 oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacı banka tarafından krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre sözleşme gereği tespit edilen temerrüt faizine itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin temerrüt faiz oranına ilişkin olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak takip talebi ve dava dilekçesinde, asıl borçlu ...'in 1.950.000-TL olan ipotek limitini aşan miktarda nakit alacaktan sorumlu olduğu belirtilerek talep, 1.950.000-TL'yi aşan miktar olarak sınırlandırılmıştır. Buna rağmen mahkemece talep aşılarak asıl borçlu şirket hakkında tespit edilen tüm alacağa hükmedilmesi hatalıdır. Hüküm davalılarca istinaf edilmemiş olsa da, taleple bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. Bu ilkeye uygun karar verilip verilmediği yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle asıl borçlu şirket bakımından takip ve davadan hariç tutulan 1.950.000-TL ipotek limitinin takip tarihindeki Euro kuru (6,9899) karşılığı olan 278.973,95-Euro'nun tespit edilen 6.177.629,34-Euro alacaktan düşülmesi sonucunda kalan 5.898.655,39-Euro alacağa hükmedilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince kabul edilen alacağın dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda fazla icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, hüküm davalılarca istinaf edilmediğinden, icra inkar tazminatı bakımından kesinleşen miktar tekrarlanmıştır.  Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkemece asıl borçlu şirket yönünden talep aşılarak fazla alacağa hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 Tarih 2020/397 Esas  2021/720 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, davalı asıl borçlu ...'in sorumluluğu 5.898.655,38-Euro ile sınırlı olmak üzere, takibin 6.118.317,66-Euro asıl alacak, 32.083.45-Euro işlemiş faiz ve 1.604.17-Euro BSMV olmak üzere toplam 6.152.005,28-Euro ile 1.097,22-TL masraf alacağı üzerinden devamına, her iki kalem asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,20 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine, hüküm altına alınan 6.152.005,28-Euro alacağın kur karşılığı (8,0339) 49.424.595,20-TL nakit alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının, davalı asıl borçlu...'in sorumluluğu 9.477.841,49-TL ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 17.525-TL çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacağın davalılar tarafından davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmesine, dava tarihinden sonra 21/09/2020 tarihinde yapılan 22.200-TL ve 26/11/2020 tarihinde yapılan 702.573,12-TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken nakit alacak yönünden 3.376.269,08-TL ve gayrı nakit alacak yönünden 615,40-TL olmak üzere toplam 3.376.884,48-TL karar harcından peşin yatırılan 636.578,72-TL harcın mahsubu ile kalan 2.740.305,76‬-TL'nin (davalı ... A.Ş'nin sorumluluğu 2.601.193,44-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 636.633,12-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti, 227,25-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.227,25-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 1.213,31-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,1.320-TL arabuluculuk ücretinin 7-TL'sinin davacıdan, kalan 1.313-TL'sinin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye irat kaydına, Nakit alacak yönünden davacı lehine takdir olunan 1.102.256,92-TL vekalet ücretinin (davalı ... AŞ'nin sorumluluğu 1.081.892,07-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Nakit alacak yönünden davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine taktir olunan 33.789,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Gayri Nakdi alacak yönünden davacı lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 126,30-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 124-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalılar tarafından yapılan 28,80-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 1-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalanın davalılar üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ffb1e9583c75b84","SID":"c0f3947cdca2107b"}}