{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1614 <br>KARAR NO: 2025/776<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/06/2022<br>NUMARASI: 2020/826 Esas - 2022/641 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine 30.07.2019 tarihli 12.721,01-TL tutarındaki fatura için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç mevcut olup, bu hususun fatura ile belgelendirilmiş olmasına rağmen davalının haksız ve dayanaksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; fatura ve fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu sebeple dava konusu edilen faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını, faturanın tek başına ispata elverişli olmadığını, faturanın müvekkiline teslimi dahi kanıtlanmamışken fatura tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; icra takibine dayanak 30.07.2019 tarihli faturanın usulüne uygun düzenlendiği, fatura muhteviyatının ve faturanın teslimi hususunda fatura üzerinde imza veya bir belge bulunmadığı, davacının düzenlediği 30.07.2019 tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunmadığı, faturanın davalının BA  bildiriminde yer almadığı, davacının alacak iddiasını ispat yükü altında olduğu, ancak ticari defter incelemesinde davacının alacaklı olmadığının anlaşıldığı, davacının alacağına dair bunun dışında herhangi bir belge sunmadığı, yemin deliline başvurmadığı, dava dışı 3. kişiye yemin teklif edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehine delil teşkil etmekte olup davanın kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defterlerinde davalıdan 12.720,33-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının faturayı kötü niyetli olarak tebliğ almadığını, ancak malların davalıya teslim edildiğini, faturaya konu malları davalı şirkete teslim eden müvekkili şirket çalışanlarının tanık olarak dinlenilmediğini, fatura konusu malların tesliminde davalı çalışanları tarafından mal teslim fişlerinin imzalandığını, teslim alanlardan ... isimli kişi çalışan olarak gözükse de borçlardan ötürü şirketi oğlu ... adına yaparak şirketi gayrı resmi olarak yönettiğini, bu nedenle teslim fişini imzalayan ...'ün tanık olarak beyanının alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Bu durumda fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafça takip konusu edilen 30.07.2019 tarihli ve 12.721,01-TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalıya tebliğine dair bir kayıt bulunmadığı, faturanın davalının BA bildirimlerinde de yer almadığı, davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 12.720,33-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davacıya bir borç bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunmamaktadır. Davacı tarafça malların teslimi hususunda sunulan 26.03.2019, 03.04.2019 ve 04.04.2019 tarihli teslim fişlerinde teslim alan imzaları bulunmaktadır. Malların teslim edilip faturanın sonradan düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, teslim fişlerinin fatura tarihinden 3-4 ay gibi uzun bir süre öncesinde düzenlenmiş olması olağan değildir. Fatura içeriği malların listesi ile teslim fişleri içeriklerinin karşılaştırılmasında da yara bandı dışındaki mallar bakımından fatura ile teslim fişlerinin birbirini doğrulamadığı, teslim fişlerindeki malların dava konusu fatura içeriğindeki mallar olmadığı görülmektedir. Yara bandı bakımından ise fatura ve teslim fişi arasında miktar ve bedel bakımından farklılık bulunmakta olup, taraflar arasında önceye dayalı ticari ilişki bulunduğu da gözetildiğinde, teslim fişi içeriği yara bantlarının dava konusu fatura içeriğindeki yara bantları olduğunun kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla davacının teslim iddiası kanıtlanamamıştır. Davacı tarafça her ne kadar tanık deliline dayanılmış ise de, HMK'nın 200. maddesi uyarınca davanın değeri itibariyle iddianın tanıkla ispatı da mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 235-TL harcın mahsubu ile kalan 380,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"416982ce5dc120f5","SID":"0ec5e76922a0d1a7"}}