{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1264 <br>KARAR NO: 2025/740<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2022<br>NUMARASI: 2021/641 E. - 2022/634 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete Bakırköy ... İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile keşidecisi davacı ... San ve Ticaret Ltd.Şti. olan ... Bankası A.Ş. İkitelli Şubesindeki TR... nolu hesaptan keşide edilen ... seri nolu 31.04.2021 tarih ve 70.000.-TL bedelli  çek nedeniyle icra takibi yapıldığını, takip ve dava konusu edilen çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, Bakırköy 6. İcra Hukuk Hakimliğinin 2021/277 Esas sayılı dosyası ile borca ve imzaya itiraz davası açıldığını, Bakırköy ... İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2021/7756 Esas sayılı ile takibe konulan çekteki imzanın davacı şirkete ait olmadığının yapılacak imza incelemesi ve yargılama sonucunda belli olacağını, çekteki imza davacı şirkete ait olmadığı gibi davalılara da borcu bulunmadığından dava konusu edilen çek nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile takibin durdurulması ile iptaline, davalıların kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmayacak şekilde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>MAHKEME KARARI; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  20/06/2022  tarihli 2021/641  E- 2022/634 K sayılı kararıyla; \"Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava konusu yapılan ve davalının icra takibine konu ettiği çek yönünden davacı şirket adına atılan imzaların icra hukuk mahkemesince alınan ve denetime elverişli görülen bilirkişi raporuna göre davacı şirket temsilcisine ait olmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü imza inkarına dayalı sahtelik iddiasının mutlak defi olması nedeniyle herkese karşı ileri sürülebileceği, davalıların kötü niyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığı\" gerekçesiyle; davanın KABULÜ ile; davacının Bakırköy ... İcra ... takip sayılı dosyasında takibe dayanak ... seri nolu, 31/04/2021 tarihli ve 70.000,00-TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Davacı tarafın kötü niyet tazminat isteminin koşulları oluşmaması nedeniyle REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;  Davalı ... vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, mahkemece bu husus dikkate alınmadan, eksik inceleme ile karar verildiği, müvekkilinin ...'den alacağı bulunduğundan takibe konu alacağını kendisine temlik ettiğini, müvekkilinin ihtiyati haciz talep ettiğini, 30/06/2021 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, ödeme emrinin 02/07/2021 tarihinde davacıya tebliği üzerine aynı gün davacının Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz ettiğini ve dosya borcunu yatırarak hacizlerin fekkini talep ettiğini, Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, borçlunun borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ancak ödediği paranın istirdatını talep edebileceğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/896 Esas sayılı dosyasında istirdat davası mahiyetinde sebepsiz zenginleşme sebebiyle ödenen paranın iadesi konulu dava açtığını, mahkemenin istinaf aşamasında bulunan itiraz edilen İcra Hukuk Mahkemesindeki rapor ile yetinilerek karar verdiğini, müvekkilinin alacağı temlik aldığını, alacağın asıl muhatabının diğer davalı olduğunu, yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi kanaate ulaşılması halinde dosyanın eksik inceleme nedeniyle mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili  istinaf dilekçesine cevabında; davaya konu çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, müvekkilinin banka hesabındaki hak ve alacaklara ihtiyati haciz konulduğunu,  daha fazla zarar görmemek adına, ihtirazi kayıtla ve itiraz davası açma haklarını saklı tutarak icra dairesine borcu teminat olarak yatırdıklarını, tedbir taleplerinin İcra Mahkemesince kabul edilmemesi üzerine, bu davayı 13/07/2021 tarihinde açtıklarını, icra veznesindeki paranın alacaklıya 14/07/2021 tarihinde ödendiğini, müvekkili hakkında takip kesinleşmeden icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığından dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kaldı ki ödeme emri tebliğ edilmeden gerçekleştirilen ödeme yönünden İİK 72/2 maddesi gereğince istirdat davası açılabilmesinin mümkün olmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğine dair yargı kararları bulunduğunu, alacak davalıya temlik edildiğinden, imza inkarı mutlak defilerden olduğundan, davalının yargılamaya sebebiyet vermediğine dair iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı istinaf eden ...'in, takip alacaklısı ...'tan icra takip alacağını 24/06/2021 tarihinde temlik aldığı, noterde yapılan temlik belgesinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. (Davacı hem temlik eden ...'a hem de temlik alana karşı bu davayı açmış) Davanın çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talepli olarak 13/07/2024 tarihinde açıldığı, mahkemenin 14/07/2021 tarihli 2/a maddesinde, icra dosyasının kapak hesabının yapılarak celbine, 2/b maddesinde icra dosyası geldikten sonra İİK 72/3 maddesi gereğince %15 teminatla icra veznesindeki paranın ödenmemesi için tedbir konulmasına karar verildiği ancak gerekçeli tedbir kararı yazılmadığı ve kararın uygulanmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça açılan imzaya itiraz davasında, Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarihli 2021/277 Esas-2022/270 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İcra Mahkemesinde imzaya itiraz davası açtıktan sonra, henüz karar verilmemişken, İcra Hukuk Mahkemesinin dar yetkili olması ve her türlü delili inceleyememesi nedeniyle,  menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunduğu, icra mahkemesi kararına karşı davalılarca yapılan istinaf başvurusunun İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesinin 19/06/2023 tarihli, 2023/1439 Karar sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde davacının davadan önce ödeme yaptığını, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da; icra dosyasının incelenmesinde, ihtiyati haciz kararı alınması üzerine, davacı tarafça 02/07/2021 tarihinde 89.704,68 TL'nın \"teminat bedeli tahsilatı-borca ve imzaya itiraz davası açma hakkı saklı tutularak, alacaklıya ödenmemek üzere, teminat olarak\" açıklamasıyla ödendiği, mahkemece tedbir talebinin tensiple kabul edildiği, ancak icra mahkemesince tedbir talebi kabul edilmediğinden, paranın 14/07/2021 tarihinde alacaklı vekiline ödendiği, davacının dava tarihinde dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu yeterli görülerek imza incelemesi yapılmadığının anlaşıldığı, davalı vekilince istinaf dilekçesinde raporun eksik incelemeye dayalı olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da; kural olarak çekteki keşideci imzasının davacıya ait olduğunu ispat yükü davalı alacaklıda olup, davalı tarafça dosyaya imzanın davacıya ait olduğunu gösterir delil yada incelemeye esas farklı imza sunulmadığı, mahkemece İcra Mahkemesince alınan  raporun esas alınmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, istinaf başvurusunda bulunan tarafça davadan önce alacağın temlik alındığı, davalı sıfatının bulunduğu ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2022 tarih ve 2021/641 E., 2022/634 K. sayılı kararına karşı davalı/temlik alan vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.195,43‬TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,27 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fc501409eb53b7f","SID":"172b4c617af7e2d3"}}