{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/62 <br>KARAR NO:2025/482<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/06/2021<br>NUMARASI:2018/445  E. -  2021/501  K.<br>DAVANIN KONUSU:Alacak ve menfi tespit (Bayilik sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ... tarafından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, menfi tespit davası yönünden davanın kabulü  dair verilen karara karşı, davacılar ve davalı vekilleri  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ... adına davalı ile 13/12/2017 tanzim tarihli bayilik sözleşmesi vekili eşi ... tarafından imzalandığını, davacı ... tarafından eşi ...'e Erzurum ... Noterliği'nin 11/12/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı işyeri açma ve idare etmeye vs. verilen vekaleti bulunduğunu, bayilik sözleşmesi uyarınca davalı şirkete ait ... markası ürünlerinin davacı ... tarafından Erzurum-Yakutiye bayisi olarak satılmasını hususunda anlaşma sağlandığını, davacı ... tarafından davalı şirkete bayilik bedeli olarak 25.0000,00 TL + KDV ödendiğini, bu ödeme davalının ... Bankası ... nolu hesabına 07/12/2017 de 15.000,00 TL, 08/ 12/2017 de 10.000,00 TL ve KDV si ise 28/12/2017 de 4.500,00 TL olmak üzere toplam 29.5000,00 TL olarak yapıldığını, davacı tarafından bayilik sözleşmesinde öngörülen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, mal alımları yapıldığını, istenen tüm kriterlerin sağlandığını, davalı şirket bayinin açılışı için 5/01/2018 tarihini belirlediğini ve ilan ettiğini, davacı da bu tarih için tüm hazırlıklarını tamamladığını, mal alımı için davalı şirkete ödemelerini yaptığını ve dükkan kirası ödemeye başladığını ancak davalı tarafından ödemesi alındığı halde ürünler gönderilmediğinden bayinin zamanında açılamadığını, bayinin açılmasının 26/01/2018 tarihini bulduğunuu, davacı ... tarafından davalı şirketin 2. maddede belirtilen banka hesabına 02/01/2018 de 100.000,00 TL ve 12/01/2018 de 50.000,00 TL ( ...-ürün bedeli ) açıklaması ile mal alımı için para gönderildiğini, ancak sözleşmeye göre 2-3 gün içinde davalı tarafından gönderilmesi gereken ürünlerin hiçbir zaman zamanında gönderilmediğini, parası ödenerek gelen mallardan, bebek arabalarının teker ve diğer aksamında kırıklar, bebek kıyafetlerinde çeşitli ayıplar, bebek banyo kovalarında derin çatlaklar ve bebek mamalarının tarihinin geçtiğinin tespit edilerek bu gibi ürünlerin ayıplı olduğu ve satılmasının mümkün olmayacağının davalıya bildirildiği halde gereğini yapmadığını, akabinde yeni mal alımı için davacı ... tarafından keşide edilen iki adet 30.000,00 TL tutarındaki çekin davalı şirkete verildiğini, verilen bu çekler karşılığı ürünlerin tüm taleplere rağmen davacı bayiye hiç gönderilmediği gibi 09/04/2018 tarihli çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edilerek arkasının yazdırıldığını, diğer 23/04/2018 tarihli ve ... nolu çekin ise karşılığı davacı bayiye gönderilmeden 4 gün sonra bankaya ibraz edilecek olup davacının mağdur olacağını, 09/04/2018 tarihli  çek için icra takibine konu edilmemesi ve özellikle 23/04/2018 tarihli ve  çek için ise bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve işlem yapılmaması amacı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin bayilik sözleşmesi gereği tüm edimlerini yerine getirdiği halde ticari amacına davalının sözleşmeyi ihlali dolayısı ile kavuşamadığını ve bunun üzerine yaptığı ödemelerin karşılığını alamadığından mağdur olduğunu iddia ederek, taraflar arasında akdedilen 13 Aralık 2017 tarihli \"... Bayilik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin haklı nedenle feshi ile davalıya \"Bayilik bedeli\" olarak ödenen 25.000,00 +KDV toplam 29.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline, ayıplı malların karşılığı olarak şimdilik 5.500 TL alacağın tahsiline, 09 Nisan 2018 tarihli ve ... nolu çek için icra takibine konu edilmemesi ve özellikle 23 Nisan 2018 tarihli ve ... nolu çek için ise bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve işlem yapılmaması amacı ile ivedi tedbir konulmasına, 30.000,00 TL tutarlı bu çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle bu davada davacılar ... ve ...'in birlikte davacı olamayacaklarını, dava konularının birbirinden farklı farklı (bayilik sözleşmesi feshi, bayilik bedeli iadesi, ayıplı mal bedeli iadesi, menfi tespit ve vs.) taleplerinin bulunmakta olup davacıların her birinin iddialarının ayrı ayrı dava konusu yapmaları gerektiğini, kaldı ki vekil olarak hareket eden ...'in böyle bir dava hakkının zaten olmadığını, esas yönünden ve de husumet yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinden hiçbir hak ya da alacağının bulunmadığını, hiçbir ayıplı malında söz konusu olmadığını, davacı yönünden fesih ve haklı fesih hakkı ve sebepleri olmadığı gibi tam tersine çeklerini yazdıran ve sözleşmeye aykırı davranan davacının suçlu ve kusurlu olduğunu, müvekkili firmaya 25.000,00 Dolar cezai şart tazminatı ödemesi gerektiğini, ... bayilik sözleşmesi gereğince bayilik bedelinin iadesinin mümkün olmadığı gibi taraflar arasında ihtilaf halinde müvekkili şirket kayıtlarının esas alınacağına dair delil sözleşmesinin olduğunu, ilgili çeklerin yazılması nedeniyle davacıya ürün gönderilmesinin zaten söz konusu olamayacağını, yazılan çeklerin müvekkilden hiçbir zaman talep edilmediğini, istenmediğini, alınmadığını, talep edilmeden temerrüt şartı oluşmadan doğrudan doğruya zaten böyle bir dava açılamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davacı ... ile davalı ... arasında davalıya ait ürünlerin satışı hususunda bayilik sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin davacı ... tarafından diğer davacı eşi olduğu anlaşılan ...'e verilen vekaletname uyarınca ... tarafından ... adına vekaleten imzalandığı, bayilik sözleşmesinde 25.000,00 TL + KDV bayilik bedeli tutarının belirlendiği ve sözleşmede bayinin bayiliği herhangi bir nedenden dolayı tek taraflı olarak değil ancak davalının onayı ile bırakabileceği, davalı bayinin onayı ile dahi olsa bayiliği bıraktığı takdirde bayilik bedeli olarak ödenen 25.000,00 TL  +KDV ( 29.500,00 TL ) nin geri ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte her iki tarafın da tacir olduğu ve 4 sayfadan ibaret sözleşmenin müzakere edilmeden imzalandığı veya genel işlem koşuluna aykırı hükümlerin olduğu yönünde bir iddianın da bulunmadığı, tacir olan davacının sözleşmeyi imzalarken işbu bayilik bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin sözleşme maddesini okumadan imzaladığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla davacının imzalamış olduğu sözleşme hükümleri uyarınca bayilik bedelinin iadesini talep edemeyeceği, ayrıca davacı 5.500,00 TL tutarındaki ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile davalıya teslim edildiğini ve bedelini talep etmiş ise de ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir iade faturası düzenlenmediği gibi davalıya teslim edildiğine ilişkin bir teslim belgesi de bulunmadığı, kaldı ki davalı şirket yetkilisinin de kesin delil niteliğinde olan yemin delili doğrultusunda ayıplı ürünleri teslim almadığına ilişkin yemin ettiği, diğer yandan davacı ...'in bayilik sözleşmesini diğer davacı ... adına vekaleten imzaladığı, sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmakla işbu davada aktif husumetinin sözleşme bedelinin iadesi ve ayıplı mal bedelinin iadesi yönündeki talepler için bulunmadığı, dava konusu 15.000,00 ' er TL bedelli iki adet çek yönünden açılan menfi tespit davası yönünden ise ...'in çeklerin keşidecisi olduğu ve ... tarafından ciro edilmek suretiyle davalı şirkete verildiği, davalı şirketin işbu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedeli kadar mal ve hizmeti davacıya teslim etmediğini kabul etmiş olmakla birlikte çeklerin de kendi uhdesinde olduğunu henüz davacılara teslim etmediğini ikrar etmiş olduğu, her ne kadar işbu çekler karşılıksız çıkmış ve icra takibine konu edilmemiş ise de bu çekler karşılığından davalı tarafından davacıya mal ve hizmet verilmediği sabit olmakla çeklerin bedelsiz kaldığı, keşideci ...'in ve çeki cirolayan diğer davacı...'in işbu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın ... tarafından açılan 29.500,00 TL bayilik bedeli ve 5,500,00 TL ayıplı mal bedelinin davalıdan tahsili için açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan  29.500,00 TL bayilik bedeli ve 5,500,00 TL ayıplı mal bedelinin davalıdan tahsili için açılan davanın ise reddine, menfi tespit davası yönünden ise her iki davacı yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş... \" gerekçesiyle, ... tarafından açılan 29.500,00 TL bayilik bedeli ve 5.500 TL ayıplı mal bedelinin davalıdan tahsili için açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan 29.500,00 TL bayilik bedeli ve 5.500,00 TL ayıplı mal bedelinin davalıdan tahsili için açılan davanın reddine, menfi tespit davası yönünden; davanın kabulü ile, davacıların muhattabı ... Bankası... şubesi olan 09/04/2018 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Restaurant olan ... çek nolu çek yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, muhattabı .. Bankası / ... şubesi olan 23/04/2018 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli, keşidecesi ... Restaurant olan ... çek nolu çek yönünden davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine  karar  verilmiştir.Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına davalı ile bayilik sözleşmesinin vekili davacı ... tarafından imzalandığını, sözleşme gereğince davacı ... tarafından ... Bayisi olarak ürünlerin satışı konusu anlaşma sağlandığını, davacı ... tarafından davalı şirkete bayilik bedeli olarak ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından sözleşmenin tüm yükümlülüklerinin yerine getirildiğini ancak davalının yükümlülüklerini zamanında yapmadığını, davalı şirketin bayinin açılışı için 5 Ocak 2018 tarihini belirlediğini ve ilan ettiğini, davacının ise tüm hazırlıklarını tamamladığını, davalıya ödemelerini yaptığını ve dükkan kirası ödemeye başladığını ancak davalı tarafından yapılan ödemeye rağmen ürünler gönderilmediğinden bayinin zamanında açılamadığını, açılmasının 26 Ocak 2018 tarihini bulduğunu, sözleşmenin davalı tarafça çekilmez haline getirildiğini, davacı ... tarafından mal alımı için hesaba gönderilen dekontların dosyada olduğunu, sözleşmeye göre 2-3 gün içinde gönderilmesi gereken ürünlerin hiçbir zaman süresinde gönderilmediğini, 15 gün ve bazende bir ayı bulduğunu, müvekkilinin hedeflediği satışı yapamadığını ve müşterilerine mağdur olduğunu, bebek arabası ve diğer aksamlarında kırıklar, bebek kıyafetlerinde ayıplar, banyo kovalarında derin çatlarlar, bebek mamalarının ise tarihinin geçmiş olduğunun tespit edilerek bu durumun davalıya bildirildiği halde gereğinin yapılmadığını, davalı tarafından adeta elde kalan ürünlerin bayiye gönderildiğini, geri alınmadığını, çaresiz kalan davacının ayıplı mallarını alarak davalı şirket merkezine kendi eli ile götürdüğünü, ancak malların değişiminin ve para iadesinin halen yapılmadığını, yeni mal alınması için müvekkili ... tarafından davalı şirkete dava konusu çeklerin verildiğini, davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini,hedeflenen ticaretin imkansız hale getirildiğini, ek raporda defter ve banka kayıtları incelenerek davalıdan 3.458,23 TL alacağın bulunduğuna dair görüş bildirildiğini, tespitin doğru bir tespit olduğunu ancak eksikliklerin mevcut olduğunu, ayrıca davalı şirket yetkilisi tarafından herhangi bir ayıplı bir mal iade edilmediği yönünde yemin edilmişse de görüşme çıktılarının bunun aksini gösterdiğini, yemin etmesinin müessesinin ruhuna aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yargılama sonucunda iki adet çekle ilgili borçlu olunmadığının tespitine karar verildiğini, menfi tespit yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, ilgili çekler yazıldığında davacıya ürün gönderilmesinin söz konusu olamayacağını, yazılan çeklerin davacının hiçbir zaman talep edip etmediği ve dolayısıyla temerrüt şartı gerçekleşmeden böyle bir dava açılamayacağını, çeklerin icra takibine konulmadığını ve konulmayacağını bildiklerini bu niyetlerinin ise iyi niyet olarak kesin bir gösterge olduğunu, dava konusu iki adet çekin 25.05.2018 tarihli yurt içi kargo ile davacı  ...'e gönderildiğini ve kendisine teslim edildiğini bu talep yönünden davanın konusu kalmadığı halde davayı sürdürmenin kötü niyetli olduğunu, konusu kalmayan menfi tespit davası yönünden talebin reddine veya en azından karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebep olunmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekir iken gerçeğe aykırı olarak karar verildiğini ayrıca davacılardan ...'in sadece vekil sıfatında olduğunu, taraf olmadığını, aktif ehliyetinin olmadığını, çeki keşide etmesi sebebiyle hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çeklerin ön ve arka yüzleri incelendiğinde davacı ...'in zaten çeklerde cirosu olduğundan keşideci ...'in dava ve talep hakkının, dolayısı ile hukuki yararının olamayacağını iddia ederek, davanın menfi  tespit davası yönünden de reddedilmek üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Talep dilekçesine ... Kargo'ya ait ambar tesellüm fişi örneği ile çek fotokopisinin arkalı önlü örneğini ibraz etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ... Bayilik Sözleşmesi gereğince sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti ile bayilik bedeli olarak ödenen bedel ile ayıplı mal bedelinin tahsili ve toplam 30.000,00 TL tutarlı çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, menfi tespit davasının kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ... Bayilik Sözleşmesinin kurulduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacı bayi ...'in sözleşme kapsamında davalı tarafça gönderilen ürünler nedeni ile ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, bu zarar kalemine talep etmekte haklı olup olmadığı, sözleşmede davacı ... vekili olarak hareket eden davacı ...'in taraf sıfatının bulunup bulunmadığı, menfi tespit davasında dava konusu çekler nedeni ile çekleri düzenleyenin ... olmasının dava açmakta hukuki yarar için yeterli olup olmayacağı, taleplerden kabul edilen menfi tespit davasına konu iki adet çekle ilgili olarak çeklerin yargılama aşamasında davacı tarafa iade edilip edilmediği, söz konusu talep yönünden davanın konusunun kalıp kalmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı ... ile davalı şirket arasında 13.12.2017 tanzim tarihli ... Bayilik Sözleşmesinin diğer davacı ... tarafından imzalandığı, bayilik sözleşmesinin konusunun 2.maddede ... ve bayi arasında imzalanan davalının belirleyeceği bayiye temin edeceği malların satışının yapılma yetkisini verilmesine ilişkin olduğu, 3.maddede, bayinin satış yetkisinin ... ile sınırlı olduğu, bayilik bedelinin 25.000,00 TL + KDV, bayilik süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, (e) bendinde mağazanın açılma süresinin sözleşme tarihinden itibaren 3 ay olduğu, 45 gün ek süre kullanılabileceği hususlarının yer aldığı, (h) bendinde bayinin bayilik yaptığı ürünler dışında herhangi bir firma vb satıcılardan mal alımı yapmayacağı, davalının onayı ile mümkün olduğu hususlarına yer verildiği, (J) bendinde, bayinin satılan ürünü ,nedeni ne olursa  olsun müşterinin istediği doğrultusunda bir gün içinde kullanılmamışsa geri alma ve para iadesi yapmak yükümlülüğünü peşinen kabul edeceği, bayinin ambalaj içerisinde arızalı, ayıplı ürün çıktığı takdirde tüm ambalajı ile birlikte eksiksiz olarak iade etme hakkına sahip olduğuna yer verildiği, (n) bendinde, bayinin çeklerini zamanında göndermemesi ve vermiş olduğu çeklerden herhangi birinin karşılıksız çıkması durumunda sözleşmenin derhal fesih olunacağına yer verildiği, (s) bendinde, bayinin bayiliğe herhangi bir nedenden dolayı tek taraflı olarak değil ancak davalı onayı ile bırakabileceği, davalı onayı ile dahi olsa bırakıldığı takdirde bayilik bedeli olarak alınan 25.000,00 TL + KDV dahil geri ödenmeyeceği hususlarına yer verildiği, mail yazışmalarında davalı bankanın hesabına gönderilen paralara ilişkin bilgiler verildiği, davacı bayinin 01.01.2018 tarihli \"açılıyoruz\" şeklinde broşür düzenlediği, davacılardan ... tarafından ... adına ürün bedellerinin ödendiği, bu hususların ayrıca yazışmalarla davalı şirkete bilgi olarak iletildiği, 02.01.2018 tarihli yazışmaların devamında kusurlu ürünleri ayırabilirsiniz cevabının yer aldığı, devamında ise bu tip ürünleri ayırın gereğine bakarız , mağazayı ne zaman açıyorsunuz cevabının yer aldığı, satılmayan ürünlere yer verildiği, tekerlek kapağını yollayacağız cevabının yer aldığı ancak yazışmalarda ayıpların neden ve ne şekilde hangi üründe olduğuna dair detay bilgi yer almadığı, akıbetinin belli olmadığı, davacılardan ... tarafından 12.01.2018 tarihinde davalı müşteri hizmetlerine gönderilen mailde, uzun süre açmak için mücadele edilen bayilik için gönderilen ürünlerin bir kısmında sorun olduğu veya eksikliklerle karşılaşılmış bulunduğu ,ayrıca gönderdiği nakit ve elden verdiği bedel karşılığı ürünün eline geçmediğiy muhatap bulamadığını, hasarlı deforma olmuş ürünlerin geri iadesi ve verilen çeklerinin ve bayilik için yatırmış olduğu paranın ödenip bayiliğin sonlandırılmasını talep ettiği, davacı ...Resteorantı temsilen ... Bankası... Şubesindeki çek hesabından hamiline olarak ayrı ayrı 23.04.2018 tarihli ve 09.04.2018 tarihli 15.000,00 TL tutarlı çek keşide ettiği, çekin davacı ... cirosu ile davalı şirkete verildiği, şirketin 10.04.2018 tarihinde bankaya ibrazında bankanın ödemekle mükellef olduğu miktar haricinde 13.400,00 TL tutarın karşılıksız çıktığının belirlendiğini, her iki çek hakkında da karşılıksızlık işleminin gerçekleştirilmiş olduğu, davacılar tarafından 19.04.2018 tarihinde çeklerin karşılıksız çıkmasından kısa süre sonra iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibraz ve celbi ile birlikte bilirkişi raporu alınmıştır.Dava dışı ... Bankası AŞ tarafından 03.05.2018 tarihli cevabı yazıda; ... nolu çekin 25.04.2018 tarihinde banka şubesine ... tarafından ibraz edildiği ve karşılıksız olarak işlem gördüğü 1.600,00 TL tazmin bedeli ödemesi yapıldığı bildirilerek çek örneği ibraz edilmiştir. 28.02.2019 tarihli cevabı yazıda ise; dava konusu edilen iki adet çekle ilgili olarak bilgi verilmiş ve çeklerin karşılıksız çıktığı belirtilerek ödenen  bedeller belirtilerek çek fotokopileri dosyaya ibraz edilmiştir. 24.10.2018 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2018 yılına ait ticari defterlerinin incelendiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun anlaşıldığı, davacı defterlerinde davalı tarafından davacı adına 2018 yılı içerisinde KDV hariç 131.682,72 TL fatura düzenlendiğinin tespit edildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın tespit edilemediği, yapılan ödemelerin defter kayıtlarında yer almadığı, belgeler üzerinden tespit edildiği, fakat bu ödemelere ilişkin banka dekontları olmadığı için dikkate alınmadığı, 15.01.2018 tarihinde vermiş olduğu çeklerin vade tarihlerinde ödenmediği ve çeklerin banka tarafından arkasının yazıldığı, davacı tarafın davalı tarafa yapmış olduğu toplam ödemenin 50.000,00 TL olduğu, davacının davalıya bakiye 99.741,77 TL borcunun olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; bayilik bedeli olarak ödenen dekontların dosyada olduğunu, mal için  para gönderildiğini, toplam 179,500,00 TL nakit ödeme yapıldığını ayrıca 30.000,00 TL tutarında çek olmak üzere toplam 209.5000,00 TL ödeme olduğunu, yapılan ödemelere ilişkin siparişlerin hiç gelmediğini, gelen siparişlerin ise ayıplı çıktığını, iade taleplerinin yerine gelmediğini, muhatap bulamayınca davalı şirket merkezine götürerek iade ettiğini belirtmiştir.Davalı vekili raporun genel olarak lehlerine olduğunu belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece dekont örnekleri dosya içerisine ibraz edildikten sonra ek rapor alınmıştır.14.02.2020 havale tarihli talimat ek bilirkişi raporunda; davacı adına davalı tarafından 2018 yılı içerisinde KDV dahil 149.741,77 TL fatura düzenlendiği, davacı tarafın davalı adına 153.000,00 TL'yi banka aracılığıyla EFT yaptığı, 30.000,00 TL tutarında çek verdiği fakat çeklerin karşılığının olmaması nedeni ile banka tarafından davalıya toplam 3.200,00 TL ödeme yapıldığı, sonuç olarak davacının davalıdan 3.458,23 TL alacağının olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Davacı vekili ek rapora karşı itiraz dilekçesinde; müvekkilinin bayilik bedelini nakit olarak ödediğini, ayrıca 2 adet çek verdiğini, bu durumda alacaklarının 32.758,23 TL olduğunu, 2 adet çek için borçlu olmadıklarının tespiti taleplerinin bulunduğunu, çekin davalıya 3.kişiler  tarafından takibe konulması durumunda müvekkilince ödenmek zorunda kalınacağını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacının ticareti terk ettiği, iş yerini kapattığının tespiti ile amacının ne olduğunun açıkça görüldüğünü, kendi kendine ticareti terk edip kapatırken fırsattan istifade ya tutarsa diye iadesi mümkün olmayan ... Bayilik Sözleşmesi bayilik bedelini geri iade almasının mümkün olmadığını, tam tersine sözleşme gereğince 25.000,00 USD cezai şart ödemekle mükellef olduğunu, dava konusu edilen iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeni ile zaten bir mal gönderiminin söz konusu olmadığını, davacının davalıdan alacağı olduğuna dair tespite itiraz ettiklerini, dava değeri ve konusunun 65.000,00 TL olduğunu ve davacının hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, 11.03.2021 tarihli duruşmada zapta geçen beyanı ile; 5.500,00 TL değerindeki ayıplı malların davalıya iade edildiğine ilişkin yemin deliline dayanmak istediklerini belirtmiştir. Yemin metni  dosyaya ibraz edildikten sonra davalı şirket yetkilisi   ... 01.06.2021 tarihli celsede yemin etmiştir.Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davacı ... tarafından talep edilen ayıplı mal bedeline yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davacı yönünden esastan reddine, menfi tespit davasının ise kabulü ile çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı ...'in diğer davacı ... adına 11.12.2017 tarihinde Erzurum ... Noterliğinde düzenlenen vekaletnameye istinaden bayilik sözleşmesini imzaladığı, sözleşme kapsamındaki bayilik bedelinin adı geçen tarafından banka havale yolu ile gerçekleştirildiği, dava konusu çeklerinde yine davacı ...'in çek hesabından keşide edildiği ve ibrazında karşılıksız çıktığı tartışmasızdır. Davacılar vekilince dava dilekçesine ekli yazışmalarda ayıp ihbarının anlaşıldığı iddia edilmiş ise de söz konusu yazışmalardaki karşılıklı olarak yer alan cümlelerin bayilik faaliyeti henüz başlamadan önce gerçekleştirildiği anlaşılmakla birlikte hangi ürünün ne şekilde ve nasıl ayıplı olduğuna dair herhangi bir açıklamaya veya karşı tarafın buna dair açık kabulüne yer verilmemiştir.Davacı ... tarafından davalı şirket müşteri hizmetleri adına yazılan maliden kısa süre sonra iş bu dava açılmış olduğu anlaşıldığından davacıların ayıp iddiasını ve dolayısıyla ayıp ihbarını usulüne uygun şekilde yapmış olduklarını ve ispat edildiğinin kabulü mümkün görülmemiştir.Davalı şirket yetkilisi tarafından da bu konuda teklif edilen yemin yerine getirilmiştir. Diğer taraftan, bayilik sözleşmesinin 3.maddesinin (s) bendi gereğince bayilik bedeli olarak alınan 25.000,00 TL'nin geri  ödenmeyeceği hükmü karşısında davacının buna ilişkin talebininde reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili ise davacılardan ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiği ve dava konusu çeklerin yargılama aşamasında davacı tarafa tebliğ edildiği ve en azından konusunun kalmadığına yönelik karar verilmesi gerektiği  savunulmuş ise de mahkeme tarafından adı geçen davacı yönünden alacak istemine ilişkin talepler yönünden husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiştir. Ayrıca istinaf dilekçesine ekli çek fotokopisi ile ambar tesellüm belge örnekleri yargılama aşamasında dosyaya ibraz edilmemiş ve buna yönelik bir savunmada bulunulmamıştır. HMK 357/1.maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden ve yeni delillere dayanılamayacağından davalının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Menfi tespit davasında ise çekin keşidecisi olması nedeni ile husumetin kabulünde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.536,90 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a00e3ab8fa6009cf","SID":"356440f956d3af0e"}}