{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/575 Esas<br>KARAR NO: 2025/734<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2025<br>NUMARASI: 2023/236 E. - 2025/83 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin web sitesinde yayınlanan müvekkili şirketçe hazırlanmış haber içeriklerinin davalı şirket tarafından ticari amaçlarla izinsiz şekilde kullanıldığını, müvekkili şirketin internet sitesinde, telif hakkı kapsamında içeriklerin izin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas yapılamayacağına dair yasal uyarı bulunduğunu, davalı şirketin https://www...com.tr/ internet sitesinde müvekkili şirketin içeriklerini izinsiz yayınlamasının TTK 54 vd. kapsamında haksız rekabet hükümlerine ihlal teşkil ettiğini ve bu ihlal sayesinde davalının sitesine erişim-tıklanma sayısını artırdığını ve dolayısıyla daha fazla trafik ve reklam aldığını, haksız biçimde elde edilen bu kar sebebiyle davalı aleyhine maddi tazminat hükmedilmesinin tüm şartlarının oluştuğunu iddia ederek davanın kabulünü ve haksız rekabetten kaynaklı 1.000 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu haberlerin davacı şirketçe değil muhabirlerce hazırlanması sebebiyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davaya konu internet yayınlarının gazetecilik faaliyeti kapsamında toplumun haber ve bilgi alma ihtiyacı kapsamında iktibas edildiğini dolayısıyla FSEK 36 uyarınca iktibas serbestisi kapsamında olduğunu, gazeteciliğin ticari bir faaliyet olmadığını ve haberlerin ticari mal olarak nitelendirilemeyeceğini kaldı ki davacı şirketin iktibas hakkını sarahaten mahfuz tutmadığını, her haberin başında veya sonunda açıkça bu hususun olması gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirketten doğrudan yapılan iktibaslar için kaynak gösterdiğini ancak doğrudan davacıdan yapılmayan iktibaslarda doğal olarak kaynak gösterilmediğini, basının haber verme ve halkın bilgi edinme haklarının “basın özgürlüğü” kapsamında bir hukuka uygunluk sebebi olduğunu, müvekkili şirketin davacının haberlerini kaynak göstererek alıntılamasının, davacı şirketin görünürlüğünü artırdığını dolayısıyla davacı şirketin iktibaslar sayesinde zarara uğramadığını aksine büyük bir gelir elde ettiğini, davanın kabulü halinde, davacı şirketin müvekkil şirketten yaptığı izinsiz iktibaslar sebebiyle takas-mahsup def’inin bulunduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI;  Bakırköy 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  29/01/2025  tarihli 2023/236  E-  2025/83 K sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamı tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporu içeriğine göre davacıya ait haber içeriklerinin davalı tarafından kendi internet sitesi üzerinden izinsiz olarak paylaşıldığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle; davanın KABULÜNE, 49.192,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -10.000,00 TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  -Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde, hangi haber için ne kadar tazminat talep edildiğinin açıklanmadığını, bu eksikliğin gerekçeli kararda da sürdürüldüğünü, birbirleriyle bağlantısı bulunmayan, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen birden fazla yazı/haberin dava konusu olduğunu, gerekçeli kararda da hangi haberlerin dava konusu edildiği açıklanmadığından, aynı haberler için tekrar dava açılmasının söz konusu olabileceğini. -Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını. -Gerekçeli kararda rapora atıf yapılmakla yetinildiğini, gerekçenin somut, açık ve anlaşılır şekilde yazılmadığını, davaya konu haberlerin  FSEK 36. Madde de düzenlenen, iktibas serbestisi kapsamında kaldığına yönelik itirazları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını. -Mahkemece hükme esas alınmasa da, gerekçeli kararda hükümle çelişen bilirkişi raporlarına yer verilmemesinin, hangi sebeple sonuncu rapora itibar edildiğinin açıklanmamasının gerekçeli karar hakkının ihlali mahiyetinde bulunduğunu. -Bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmadığını, takas defi ile ilgili olumlu olumsuz karar verilmediğini. -Davacı şirketin hak sahipliğinin araştırılmadığını, haberin muhabirler tarafından hazırlandığını, haberin davacıya ait internet sitesinde yayınlanmasının, o haberin bir başka internet sitesinden alıntılanmasının otomatik olarak engellenmesi sonucunu doğurmayacağını haberin davacıya ait sitede yayınlanmış olsa dahi, haberi yapan muhabir ile davacı arasında eser sözleşmesi mi, yoksa hizmet sözleşmesi mi bulunduğu, haberlerin telif hakkının davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini, röportaj metninin telif hakkının davacı şirkete verilmemesine rağmen, kendilerinden tazminat talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini. -Tiraj veya hit araştırması yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, reeskont faizi talep edilmesine rağmen avans faizine hükmedildiğini. -FSEK 36. Madde gereğince gazete mündericatının  iktibasının serbest olduğunu, davacının iktibas hakkını açıkça mahfuz tutmadığını, davacının haberlerinden doğrudan yapılan iktibaslarda kaynak gösterildiğini, iktibasın belli olacak şekilde yapıldığını, ancak doğrudan davacıdan yapılmayan iktibaslarda, doğal olarak davacının kaynak gösterilmediğini, konunun iktibas serbestisi çerçevesinde ve gazeteciliğin \"ticari bir faaliyet\" haber ve yazıların da birer iş ürünü olmadığı dikkate alınarak değerlendirilerek davanın reddi gerektiğini. -Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu haberlerin ilim ve edebiyat eseri kabul edilmesinin yanlış olduğunu. -Maddi tazminatın dayanağı kazanç kaybı veya davalının kazanç artışının ispatlanamadığını, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, takas definin dikkate alınmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili  istinaf dilekçesine cevabında; davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE; İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup, müvekkiline ait internet sitesinde yayınlanan haber içeriklerinin, kaynak gösterilerek iktibas yapılamayacağına dair yasal uyarı bulunduğu halde, davalı tarafça internet sitesinde ticari amaçla izinsiz kullanıldığından bahisle, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tazminini talep ettiği, davalı vekilinin ise; davaya konu internet yayınlarının, gazetecilik faaliyeti kapsamında,  FSEK 36. Maddesinde düzenlenen iktibas serbestisi kapsamında olduğunu savunduğu anlaşılmıştır. \"Gazete Mündericatı\" başlıklı  5846 Sayılı FSEK Madde 36'da : \" Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir. Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi günlük meselelere müteallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıta siyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıta siyle veya diğer bir suretle yayılması caizdir. Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek icap eder.\" \" Haber\" başlıklı 5846 Sayılı FSEK Madde 37'de : \"Haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla, günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu şekilde alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ve televizyon gibi araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin hukuki menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz.\" 5846 Sayılı FSEK 76/1 maddesinde; \" Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156'ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.\" hükümleri düzenlenmiştir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup, HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğu, mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafça dava dilekçesinde TTK haksız rekabet hükümlerine dayanılmışsa da, maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme ise mahkemeye ait olmakla, davacıya ait haber içeriklerinin izinsiz olarak, davalı tarafça kendisine ait internet haber sitesinde yayınlandığı ileri sürüldüğünden, mahkemece davanın 5846 Sayılı FSEK 36. ve 37. Madde kapsamında kaldığı ve ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin HMK 355. madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarih, 2023/236 E. 2025/83 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77d44fc534640e0c","SID":"5449126c35e556e6"}}