{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2287 <br>KARAR NO:2025/446<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/04/2021<br>NUMARASI:2020/343 Esas, 2021/352 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/04/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında 03/05/2018 tarihli kiralık Stant Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin sözleşme gereği 05-08/06/2018 tarihlerinde Rusya / Moskova' da düzenlenen ... fuarında işverene ait 42 m2 standın; kurulum ve söküm işlemlerini yerine getirdiğini, sözleşmede yazılı bütün edilimlerini yerine getirdiğini, m07/05/2018 tarihli 8.500 EURO muadilli 43.417,15-TL bedelli faturayı tanzim ederek davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; borçlunun yetkiye, borca ve ferilere haksız ve suiniyetli itirazının iptalini, takibin aynen devamını, icra dosyası ile takip konusu yapılan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının icra takip dosyasına takibi başlatırken iddia olunan sözleşmeyi sunmaması nedeniyle sözleşmeye ve sözleşmedeki yetkiye dayanmasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşmeye göre başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından yetkili mahkemenin genel yetkiye göre müvekkilinin ikametgahına göre belirlenmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dava değerini belirtmediğini, davanın süresince açılmadığını, itirazlarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra açıldığını, alacak sebebi olarak gösterilen 07/05/2018 tarih, ... fatura numaralı ve 43.417,15-TL lik fatura bedelinin müvekkil şirket tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddini, davacının kötü niyetli olarak ikame ettiği davada alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davalı tarafından faturanın Türk Lirası olarak kesildiği ve bunun ödendiği, davacının kur farkı istediği bunun için kur farkı faturası kesmesi gerektiği ve temerrüde düşmüş bir borcunun olmadığını yönünde savunmada bulunmuş ise de, Bilirkişi raporunda davacının isteminin kur farkı olmayıp asıl alacak olduğu değerlendirildiği, takibin dayanağı fatura, cari hesap ve sözleşme olarak gösterildiği, taraflarca fatura ve sözleşmeye dair bir itiraz bulunmadığını,  03.05.2018 tarihli kiralık stand sözleşmesi incelendiğinde madde 6.2 de sözleşme bedelinin 8.500 Euro olarak kararlaştırıldığı, 07.05.2018 tarih ve ... seri numaralı fatura incelendiğinde faturada 8.500 Euro’nun ve kur karşılığının gösterilerek Türk Lirası üzerinden fatura edildiği, fatura alacağı Euro belirtilmeksizin Türk Lirası üzerinden düzenlenmemiş bilakis Euro belirtilmek suretiyle o günkü karşılığı TL gösterildiği, yine takip dayanağı olan sözleşmede ödenecek tutar Euro olarak kararlaştırıldığın, davalı tarafından yapılan Türk Lirası ödemeleri davacının Euro’ya çevrilerek borçtan düştüğü, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi tarafların ödemeler konusunda bir ihtilafı da bulunmadığını,  davacının hem sözleşmeye hep faturaya dayalı takip yaptığı dolayısıyla davacının alacağının kur farkı değil asıl alacak olduğu ve alacağın muaccel olduğu değerlendirilerek takibin 1.495,26 Euro Üzerinden devamına asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.Davalı vekili istinafında; mahkemenin gerekçeli kararında davayı kabul etmesinde herhangi bir hukuki gerekçe belirtilmediğini, mahkemenin gerekçeli kararlarında somut ve açık bir şekilde güçlendirmek zorunda olduğunu ancak mahkemece gerekçe gösterilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını, takip konusu olan borç olan 43.417,15 TL bedel ödendiğini, davacının kestiği kur farkı için kesilen fatura bulunmadığını, fatura edilmeden ve davalıyı temerrüde düşürmeden haksız ve hukuka aykırı olarak talepte bulunmakta olduğunu,  dava dilekçesinde kur farkı talebi olduğunun açık olduğunu, ödenen bedel ile kesilen fatura miktarının birbirine uyumlu olduğunu, sözleşmede kur farkı talep edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, davalı temerrüde düşürülmediğini, davacı Türk Lirası ödemesini kabul ettiğini, mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen davalı vekiline vekalet ücreti hükmedilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 03.05.2018 tarihli kiralık stand  sözleşmesi imzalanmıştır.Sözleşme gereğince 05-08 Haziran 2018 tarihleri arasında Rusya ülkesi Moskova'da düzenlenecek... fuarında işveren ait 42 m2 standın, kurulum ve söküm işlemleri yapılması kararlaştırılmıştır.Davada davacı, iş bedeli için düzenlenen 8.500,00 Euro muadili 43.417,15 bedelli faturayı tanzim ederek davalıya tebliğ ettiklerini, davalı tarafından takip öncesi borcuna mahsuben kısmi ödemeler yaptığını, ödemeler toplamı 7.004,74 Euro olduu, bakiye borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını takibe itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Davalı, itirazın iptali davası takip durmasından itibaren 1 yıl geçtikten sonra açıldığını, tebliğ edilen 43.417,15 TL fatura bedeli ödendiğini, bakiye borçlarının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı tarafından 8.500,00 Euro olarak kararlaştırılan iş bedeli Türk Lirası olarak fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede ödemenin Euro olarak yapılması kararlaştırıldığı, davalı tarafından farklı tarihlerde yapılan ödemeler Euro çevrilmek suretiyle toplam borç bedelinden düşüldüğü, bilirkişi raporu itibariyle davacının bakiye 1.495,26 Euro alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu miktar itibariyle davalının itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminat taleplerin reddine karar vermiştir. Somut olayda, taraflar arasında 03.05.2018 tarihli sözleşme ile Moskova'da düzenlenecek fuar için, davacı tarafından stand kurulması konusunda taraflar anlaşmışlar, davacı tarafından edim tamamlanarak davalıya teslim edilmiştir.Davacı iş bedeli olarak sözleşmede belirlenen 8.500,00 Euro i alacağını fatura düzenleme tarihi itibariyle Türk Lirası çevrirek davalıya tebliğ ettiği, davalı tarafından farklı zamanlarda faturada belirtilen Türk Lirası bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşme Euro olarak belirlenmiş olup, Türk Vergi Sistemi ve muhasebeleşmesi amacıyla Euro alacak bedeli Türk Lirası olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibinin borcu taraflar arasındaki sözleşme gereğince Euro olup, toplam borç olan 8.500,00 Euro bedeli ödemesi gerekmektedir. Bu sebeple davalının Türk Lirası olarak yapmış olduğu ödemeler kur bedeli üzerinden çevrilerek toplam Euro borcundan düşülmesi gerekmektedir.Denetime elverişli bilirkişi raporu itibariyle, davacının ödeme tarihleri itibariyle Türk Lirası olarak ödenen 43.636,00 TL itibariyle efektif satış kuru esas alındığında 6.987,69 Euro ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf toplam ödemeyi 7.004,74 Euro olarak kabul ettiğinden bu bedel esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının davalıdan neticeden 1.495,26 Euro (8.5000,00 Euro - 7.004,74 Euro) alacaklı olduğu anlaşılmış olup, bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.Davacı tarafından icra takibi 1.495,26 Euro üzerinden icra takibi yapılmış olup, mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme davacının icra inkar tazminat talebi itibariyle talebin reddine karar vermiş olması sebebiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermiş olup, icra inkar tazminatı asıl dava konusunu oluşturan alacak değildir. İcra inkar tazminatının kabul ve reddine ilişkin hüküm tali nitelikte olup, reddedilmiş olması sebebiyle davalı tarafa avukat vekalet ücreti takdiri gerekli değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/04/2021 tarih ve 2020/343 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 800,18 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 168,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 631,38 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af073d02659557e9","SID":"bc2b13f7bc4b7962"}}