{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2020/458 <br>KARAR NO\t: 2025/385<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/04/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ------kendi adına kayıtlı bulunan  ve üzerinde Otuz adetten fazla villa bulunan ----- adlı tatil köyüne sahip ve esas faaliyeti bu mülkiyetin işletilmesi olan bir şirket olduğunu, Müvekkil toplam 120.000-TL nominal sermayesi mevcut davalı şirkette 14.400-TL paya sahip olduğunu ,  geçen süre boyunca şirket genel kurulları için kendisine bir çağrı mektubu gelmemesi ve yukarıda ifade olunan şirkete ait taşınmazın satışa çıkarıldığını tesadüfen öğrendiğini, davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde , davacı müvekkilin hissesinin en son 25.05.2006 tarihli hazirun cetvelinde görüldüğü, bu hazirun cetveline ait genel kurul toplantısının üzerinden iki ay bile geçmeden yapılan 11.07.2006 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ise müvekkilin hisselerinin-----miras bırakanı olduğu anlaşılan ----- adına gösterildiği anlaşılmış ve Söz konusu haksız işlemin iptali ve müvekkilin yeniden paydaş olarak pay defterine işlenmesi talebiyle ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin  ----- sayılı dosyasından dava açıldığını, Yapılan yargılama neticesinde dava kabul edildiğini, sahte ve gerçeğe aykırı belgelerle müvekkilin hissesinin şirket yönetim kurulunca haksız olarak silindiği anlaşıldığından ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------. Sayılı 13.12.2019 tarihli ilamı ile müvekkilin hisselerinin pay defterine işlenmesine karar verildiğini, dava neticelendikten sonra yapılan incelemelerde, yukarıda bahsi geçen ve şirketin  taşınmazı üzerine Davalı şirket yönetim kurulu başkanı olan ---eşi olan  ------ tarafından haciz konulduğunun öğrenildiğini,  Davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı  -----ve Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından şirket kaşesi üzerine atılan imza ile   ----- emrine 2.163.998,48  Amerikan Doları Meblağlı bir adet emre muharrer senet tanzim edildiği, söz konusu senet tanzim edilerek gerçekte olmayan bir alacak kaydı yaratıldığı, sonra senedin bizzat YK Başkanı ... tarafından eşi ---- ciro edildiği ve bu şahıs tarafında--- İcra Müd. ----- Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı ve davalı şirketin yegane malvarlığı olan son derece değerli taşınmazının haczedilerek icra marifetiyle ele geçirilmeye çalışıldığı anlaşıldığını,  --- YK Başkanı  ----- eşi olması nedeniyle bu durumu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu senedin dayanağı olarak şirketin  25.05.2017 ve 14.09.2018 tarihli genel kurul kararlarının gösterildiğinin anlaşıldığını, 25.05.2017 tarihli genel kurulda haksız ve mesnetsiz olarak YK Başkanı ...’in şirketten 2.111.966,86-USD alacağının olduğu karara bağlandığını, 14.09.2018 tarihli genel kurulda ise bu alacak için şirketin YK Başkanı ...’e senet vermesinin  kararlaştırıldığını, Söz konusu genel kurul kararları TTK 447 gereği batıl kararlar olup, kararların hükümsüz olduğunun tespitinin  gerektiğini, bu nedenlerle, davalı şirketin 25.05.2017 ve 14.09.2018 tarihli genel kurul kararlarının TTK 447 gereği hükümsüz olduğunun tespitine, söz konusu genel kurullarda alınan kararların uygulanması müvekkilin ileride telafisi imkansız zararlar görmesine sebebiyet vereceğinden kararların TTK 449 gereği yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir kararı verilmesine , yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Cevap dilekçesinde özetle : Dava konusu olan 14.09.2018 tarihli genel kurul için bu genel kurulda tekrar seçilmeyen ---- tarafından “yokluğun tespiti” davası  açıldığını,  Hâlihazırda -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile görülmekte olan bu davada davacının tedbir talebi kabul edilerek söz konusu genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmuş olduğunu,  ... (TC No: ...) şirkete yönetim kayyımı atanmış olduğunu,   tedbir kararına müvekkili şirketçe karı koca arasında nakit alışverişi olmadığı halde eşine şirket senedi ciro ederek muvazaalı takiple şirket  taşınmazını sattırmaya çalışan davacı yönünden azil sebepleri oluştuğundan itiraz edildiğini,  genel kurulla ilgili ortak ve yönetim kurulu üyesi ... tarafından müvekkil şirket aleyhine mahkemenizin----- Sayılı  dosyası ile toplantı çağrısına ilişkin belgelerde sahtecilik yapıldığı iddiası ile “yokluğun tespiti” davası açtığını,  davacının dava dilekçesinde eski yönetim kurulu başkanı -----ve eşi ile  birlikte, görevde iken şirket tüzel kişiliği aleyhine muvazaalı işlem yaptığı ---- İcra  Müdürlüğü'nün -----sayılı takip dosyası hakkında belirttiği olguların gerçek olduğunu, takip ve dayanak şirket kayıt ve işlemleri ile ilgili evrakta sahtecilik, gerçeğe aykırı bilanço  düzenleme ve niteliklidolandırıcılık ile diğer suçlamalarla biri şirket adına diğeri ortaklardan  ... adına olup daha sonra ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  ----- sayılı dosyasında birleştirilen şikâyetler bulunduğunu,  bu nedenlerle davanın reddine , vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür. <br><br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Dava, davalı şirketin 25.05.2017 ve 14.09.2018 tarihli genel kurul kararlarının TTK 447 gereği hükümsüz olduğunun tespitine ilişkindir.Mahkememizde açılan işbu davada dava konusu edilen davalı ------12/06/2017 günlü genel kurul kararının butlan ve yokluk sebebiyle malul olduğuna ilişkin davacı  talebi bakımından davanın TTK 448/2 son cümle gereğince ve  6100 sayılı HMK'nın 167. Maddesi gereğince tefriki ile aynı konuda daha önce dava açılmış bulunan mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine kararı verilmiş, böylece dosyamızda dava konusu olarak sadece 14/09/2018 günlü genel kurula yönelik iptal davasının kalmış ve  dava konusu bu şekilde oluşturulmuştur.Bu arada, dosyamız davacısı ...'in,  dosyamız davalısı şirkette ortak olduğunun tespitine ilişkin  ---- ATM'nin ----Esas, ---- karar sayılı dosyasında dava açtığı,  ----ATM'de ---- Esas sayılı dosyasında ise davamız konusu 14.09.2018 günlü genel kurul kararı ile birlikte 06/07/2018 tarih ve ----- karar sayılı yönetim kurulu kararının butlanının tespiti davası açıldığı, her iki davada verilecek kararların dosyamızda verilecek kararlarını mutlak olarak etkileyeceğinden, bu dosyalarda verilen kararların kesinleşmesi beklenmiştir.<br>Mahkemelerince yapılan yargılama neticesinde, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi --- Esas ---- karar nolu kararıyla Davalı -----.yönünden açılan davanın kabulü ile davalı şirketin, yönetim kurulunun 06/07/2018 tarih ve -----karar sayılı yönetim kurulu kararının butlanının tespitine, dosyamız dava konusu olan 14/09/2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların dayoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği, kararın  Yargıtay -----. HD. 12/09/2024 tarih ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı ile  onanmasına kesin olarak karar verilmekle kesinleştiği, ---- ATM'nin ---- Esas, ---- kararıyla da, davacının davalı şirket ortaklığının tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay ----HD  ----- ve 07.02.2023 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği  görülmüştür.<br>Sonuç olarak  ---- ATM'nin ---- Esas,-----karar sayılı kararıyla davacının bu davada aktif dava ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği,  ---- Ticaret Mahkemesi ---- Esas ------ karar nolu kararıyla, dosyamız dava konusu olan 14/09/2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği, böylelikle eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile 561 TL karar ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davanın ve verilen kararın niteliği gereği herhangi bir taraf lehine vekalet ücret takdirine yer olmadığına<br> 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, <br>Dair; Tarafların feri müdahil vekili ve ihbar olunanların yüzüne karşı  oy birliğiyle  kesin olarak karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9e2ca9062bc6c1c","SID":"3a6c4483a9f9ea6a"}}