{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                <br>\t              T.C.<br>\t              KAYSERİ<br>\t 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t            GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... - ***<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [15805-08879-04546] UETS<br>DAVALI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [16578-75779-79475] UETS<br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ***<br><br>Mahkememize açılan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini,  10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağdur üyelerden bir grubun kooperatifi ayağa kaldırmak ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla yönetim kuruluna oybirliğiyle seçildiklerini, kooperatife atanan kayyımın hazırladığı raporda, tapusunu teslim alan üyelerden kesin maliyet, aidat ve kira bedeli alınması gerektiği yönünde rapor hazırladığını bu rapor doğrultusunda üyelere kesin maliyet bedeli alacağı çıkartıldığını, üyelere tebliğ edildiğini, üyeler tarafından ödenmediği için 2019 yılında Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını, bu davalarda davaların kabulüne karar verildiğini, Yargıtay kararı ile davalıların üye olduğu, her türlü yükümlülüğe diğer üyelerle birlikte katlanması gerektiği, ancak kesin maliyetin inşaatlar bitmeden talep edilemeyeceği belirtilerek yerel mahkeme kararlarının erken dava gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğini, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, her ne kadar davanın konusu kira alacağına ilişkin olsa da söz konusu kira alacağının Türk Borçlar Kanununda düzenlenen kira akdi ile bir ilgisinin bulunmadığını, davanın konusunun Kooperatif genel kurul kararları ile alınan yalnızca tapusunu teslim alan üyelerin ödemesi gereken bir alacak kalemine ilişkin olduğunu, tapusunu alamamış, 15 senedir ödeme yapmasına karşın tapusuna kavuşamayan üyelerle, tapusunu teslim alıp 15 senedir kooperatiften temin ettiği konutta oturan üyenin durumunun eşitlenmesi için kira isimli bir alacak kalemi ödenmesine karar verildiğini, 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca, tapusunu teslim alan üyelerin, mevcut aidat bedelinin %40'ı oranında kira ödeyeceğine karar verildiğini, davalının 53.600,00-TL kira borcunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerle 53.600,00-TL kira alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalının evini teslim aldığını, kooperatif üyeliğinin sonlandığını, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını, müvekkilinin de buna dayanarak 2011 yılında  kesin maliyet bedelini ödeyerek tapusunu aldığını, kira alacağına dayanak gösterilen 21.04.2019 tarihli genel kurulun 11. maddesinde \"konutunu teslim almış ortaklardan teslim tarihinden itibaren ilişiği kesilinceye kadar konutunu erken teslim almanın faydası karşılığı olarak her yıl ödenen aidat bedelinin %40' kadar aylık konut kira bedeli alınması, bu konuda iş ve işlemleri yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi teklif edildi..\" şeklinde olduğunu, davalının ilişiğinin 2010 yılı genel kurulunda verilen karara binaen tapusunu alması dolayısıyla kesildiğini, müvekkilinin kararın alındığı 21.04.2019 tarihli genel kurul toplantısına davet edilmediğini üye olarak sayılmadığını bu sebeple bu maddenin müvekkili nezdinde de geçerli olmadığını, kooperatifin  de  kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul edip bu yönde de hareket ettiğini,  ayrıca  09.06.2022 tarihinde TBMM'ye sunulan kanun teklifi sebebiyle davanın konusuz kaldığını, kaldı ki müvekkiline daha önce açılan  davanın da Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1537 esas ve 2022/3629 Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, davalının kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak kaleminin varlığını kabul etmemekle birlikte, müvekkiline yine  daha önce açılmış olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının 04.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davalıya ait daire için 28.02.2011 yılında maliyet raporu düzenlendiğini rapora göre 65.022,50-TL borcu bulunmakta iken davacının müvekkilinden 114.490,00-TL ödeme alarak fazla ödeme yapmasına neden olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın zaman aşımına uğramış olması nedeni ile esasa girilmeden usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın faiz ve tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Kayseri Valiliği Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatifin tebliğe yarayışlı adresinin ne olduğunun sorularak, tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun tutanaklarının tasdikli suretleri istenilmiştir. 03/01/2024 tarihli yazı ile istenilen belgelerin CD formatında gönderildiği anlaşılmıştır.<br>Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 5 Parsel, C Blok 20 nolu bağımsız bölümün tedavüllü tapu kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 05/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. <br>İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir muhasebeci/smmm bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacı kooperatifin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince davalının dava tarihi itibariyle ve halen davacı kooperatifin üyesi olup olmadığı, davalı hakkında ihraç, çıkarma kararı veya davalının üyelikten istifası olup olmadığı, davalının peşin bedelli sabit fiyatli üye mi yoksa normal statü de üyemi olduğu, üyeliği nedeniyle tapuda adına devredilen daireyi davacı kooperatife iade edip etmediğini, davalının ferdileşme sonucu tapusun almış olması nedeniyle davalının toplu ödemesinin bulunup bulunmadığı, kesin maliyet miktarının belirlenip belirlenmediği bu kapsamda davacı kooperatif ile davalı arasında ferdileştirme öncesi döneme ilişkin davalı üyenin borçlu olmadığın dair kooperatif defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı, ibralaşma olup olmadığı, davacının davalıdan dava dilekçesindeki talep gözetilerek 2019 mayıs ayından 2023 ekim ayına kadar olan dönem içerisinde var ise ne kadar TL kira alacağı olduğu, davalı tarafından daha önce yapılan ödemeler var ise 6098 sayılı TBK'nun 100-104. maddesi hükümleri dikkate alınarak davacının kira alacağı var ise miktarının kaç TL olduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. <br>Görevlendirilen SMMM Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/01/2025 tarihli ek raporda özetle; \" dosyada yer alan davacı kooperatif kayıtlarında davalı ...'ın davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının istifa ettiğini gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı hakkında ihraç kararına rastlanmadığı, davacı kooperatif tarafından peşin bedelli üye alınacağına ilişkin bir genel kurul yahut yönetim kurulu kararı alınmadığı, davalının normal statülü kooperatif üyesi olduğu, S.S. ... Konut Yapı kooperatifinin ticari defter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı, kooperatifin kesin maliyetinin kooperatif bitmediği için çıkarılmadığı, ara ödeme ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, TBK'nun 100-104. maddeleri gereği işbu kira borcunun ödenmediği, kooperatifin ticari defter kayıtlarına istinaden davalı ...'ın 280.766,00-TL kooperatif üyeliğinden dolayı borçlu olduğu, 2019 tarihli genel kurulda alınan karara istinaden davalı ...'ın 2019 mayıs ayından 2023 ekim ayına kadar olan dönem içinde 53.600,00-TL kira borcu olduğu\" yönünde görüş bildirmiştir.<br>Bilirkişinin 10/10/2024 tarihli kök raporu sehven aidat ve ara ödeme konusunda hazırlandığından delil olarak dikkate alınmamıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:  <br> Dava, alınan kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda kira alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.<br>6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalıdan 2019 Mayıs - 2023 Ekim ayına kadar olan dönem arasında kira alacağının olup olmadığı konularında toplanmaktadır.<br>Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, öncelikle zamanaşımı def'i yasal süresi içinde ileri sürülmediği gibi, kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça bunun aksi ispat edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar sayılı emsal kararı). Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidat gibi kira alacağının da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir (23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar sayılı emsal kararı). Buna göre davalının yasal süresi içinde zamanaşımı def'i ileri sürmediği gibi, davacının talep ettiği kira alacağının zamanaşımına uğramadığı dikkate alındığında davalının zamanaşımı def'ine itibar edilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.<br>Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.<br>Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.<br>Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)<br>1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. <br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ve kira ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması ve daire teslim ettiği üyesinden kira istemesi olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya ve kira istemeye engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır. Aksinin kabulünü gerektirici bir iddia ve ispat da bulunmamaktadır.<br>Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.<br>Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; genel kurul kararları çerçevesinde davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı adına tahsis edilmiş bağımsız bölümü kullanmaktan kaynaklı kira alacağını talep edebileceği anlaşılmıştır. Kooperatif genel kurul kararları çerçevesinde yapılan hesaplamalar neticesi bilirkişi tarafından davalının davacı kooperatife toplam 53.600,00-TL  kira borcu olduğu  tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Dava dilekçesinde davacı kira alacağı olarak 53.600,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ancak  genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanması gerekeceği, ancak 01/06/2024 tarihi itibarıyla yasal faiz oranının %9'dan %24'e çıkartıldığı görülmektedir. Bu durumda dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde faiz oranı açıkça belirtilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulü ile 53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranıyla geçmemek üzere dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.    <br>H Ü K Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>DAVANIN KABULÜ ile,<br> 1-53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranıyla geçmemek üzere dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.661,42-TL ilam harcından, tahsil edilen 915,36-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.746,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 915,36-TL peşin harç, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 202,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.887,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"748db06a46e654b0","SID":"f07ad8ac3814bb3f"}}