{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/530 Esas<br>KARAR NO:2025/723<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:25/02/2025 <br>NUMARASI:2024/680 Esas<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:16/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Talepte bulunan banka vekili 14/02/2025 tarihli dilekçesi ile; davacılar ile müvekkili banka arasında 21.12.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, diğer davacı şahsında müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan genel kredi sözleşmesi/leri çerçevesinde firmaya kredi/krediler kullandırıldığını, davacı şirketin müvekkili banka ile imzaladığı kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredilerin teminatı olarak  müvekkil Banka lehine, maliki ... Olan Tekirdağ İli Şarköy İlçesi ... Mah ... ada ... parsel ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerine Şarköy Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 27.12.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile müvekkil banka lehine 1.Dereceden 12.000.000,00 TL limit ile ipotek tesis edildiğini, davacı borçluların kredi borçlarını vadesinde ödememesi ve sözleşmeden doğan diğer edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle 19.09.2024 tarihinde hesap kat edilerek Gebze ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini,  3.kişi ... tarafından verilen ipoteğe istinaden İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... Sayılı dosyası ile İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini,  ipotekli taşınmazın satış işlemlerine devamı için talepte bulunulmuşsa da  icra müdürlüğü 13.02.2025 tarihli tensip zaptı ile satış talimatı yazılması talebinin reddine karar verdiğini beyan ederek müvekkili banka alacağını karşılamak adına işletmenin faaliyetinde kullanılmayan, konkordato sürecine olumlu etkisi bulunmayan müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazlara yönelik olarak İİK 295. Maddesi kapsamında izin verilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Alacaklının konkordato talep eden borçludan rehinli alacağı, bizzat borçlu tarafından verilmiş rehin halinde mümkün olup, üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan borcun adi alacak niteliğinde olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20/10/1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. Kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar verdiği, bu nedenlerle 3.kişilerce verilen ipoteğin adi alacak olarak kabul edilmesi ve davacı şirket yönünden 3.kişi rehniyle temin edilen alacaklının alacağının adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi gerektiği gerekçesi ile  talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Ara Karar yasal süresinde alacaklı ... A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alacaklı ... A.Ş vekili istinaf nedenleri olarak;   müvekkili bankaya ipotek verilen taşınmazın mesken niteliğinde olduğunu ve mülkiyetinin dava dışı 3. Kişi ...'e ait olduğunu, taşınmazın işletmenin devamı için zorunlu olmadığını, müvekkili bankanın daha fazla telafisi imkansız zararlara uğramaması için; taşınmazın mesken niteliğinde olmaları ve borçlu şirket işletmesinin devamı için zorunlu olmaması ve satılmasının fayda sağlayacağını, satılmasının borçluların ekonomik varlığını tehlikeye düşürmeyecek olması nedenlerine bağlı olarak İİK'nın 295/2.maddesinin amir hükümlerine dayanarak 14.02.2025 tarihinde yerel mahkemeden taşınmazın satışı için  izin istendiğini, 17.02.2025 tarihli konkordato komiser ara raporunda, maliki ... Olan Tekirdağ İli Şarköy İlçesi ... ada ... parsel ... kat ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın, mesken niteliğinde olduğu, söz konusu taşınmazın satılmasının davacı şirketin faaliyetleri açısından önem teşkil etmediği ve taşınmaz satışının firma  faaliyetlerinin devamı için engel bir durum oluşturmayacağının belirtildiğini,  hal böyle olmasına rağmen yerel mahkemenin 25.02.2025 tarihli ara kararında; ''3.kişilerce verilen ipoteğin adi alacak olarak kabul edilmesi ve davacı şirket yönünden 3.kişi rehniyle temin edilen alacaklının alacağının adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi gerektiğinden'' bahisle talebin reddine karar verildiğini, kredinin teminatı niteliğindeki taşınmazın adi alacak olarak kabul edilmesi  kanunun yanlış ve eksik yorumlanmasından kaynaklandığını, yerel mahkemenin aksi yöndeki kararı, ipotek borçlusu 3.kişinin konkordato talep eden borçlularla birlikte aynı koruma şemsiyesinden faydalanmasına neden olduğunu belirterek müvekkili bankanın alacağını karşılamak adına işletmenin faaliyetinde kullanılmayan, konkordato sürecine olumlu etkisi bulunmayan müvekkili Bankaya ipotekli olan taşınmazlara yönelik olarak İİK 295. Maddesi kapsamında satış izni verilmesine  dair talebi  25.02.2025 tarihli ara kararı ile  reddeden yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile taşınmazların icraen satışı hususunda karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları  da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, geçici mühlet kararı verilen borçlu şirketin borcuna teminat olarak taşınmazını ipotek veren 3. Kişi aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece  talebinin reddine karar verilmiş ve ara karar talepte bulunan alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.Öncelikle, talep eden bankanın talebinin İİK 285 vd. Maddeleri kapsamında mı yoksa HMK 389 vd maddeleri kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin tartışılması gerekir. Alacaklı banka, rehin veren 3. Kişinin taşınmazının  satışına izin verilmesini talep etmiştir. Konkordato tedbirleri sadece konkordato talep eden şirketin mal varlığını korumayı amaçlamaktadır.Somut olayda ise,  talebin ve  Mahkemece verilen ara kararının içeriğine göre, verilen karar, 3. Kişinin rehinli taşınmazının takip ve satış sürecini doğrudan etkilediğinden HMK 389 vd maddeleri kapsamında verilmiş bir tedbir kararı olarak değerlendirilerek istinaf incelemesi esastan yapılmıştır.İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirketin kredi borcu nedeniyle 3. kişiye ait ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi için yapılan takipte, ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Somut olayda; alacaklı banka vekili konkordato talep eden davacı şirketin borçlarına teminat amacıyla ipotek tesis edilen dava dışı ... adına kayıtlı Tekirdağ İli Şarköy İlçesi ... Mah ... ada ... parsel ... kat ... nolu bağımsız bölümün satışına izin verilmesini talep etmiştir.Konkordato komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan 17/02/2025 tarihli komiser heyeti görüşünde; \" ...Maliki ... Olan Tekirdağ İli Şarköy İlçesi... Mah ... ada ... parsel zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz, mesken niteliğinde olup, söz konusu taşınmazın satılması davacı şirketin faaliyetleri açısından önem teşkil etmediği, bu çerçevede, İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... sayılı dosyasına konu müdahil ...banka'a ipotekli taşınmazların satışına izin verilmesi gerektiği \" belirtilmiştir. İİK 287/1. fıkrasında, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen muhafaza tedbirleri dışında, mahkemece verilebilecek İhtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır.İİK'nın 295. maddesi ise; \"Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.\" hükmünü düzenlemektedir.İlk derece Mahkemesince de 20.09.2024 tarihli geçici mühlet ve ihtiyati tedbir ara kararı ile; \"...Davacılar yönünden İİK'nın 297.maddesinin 2.fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, malvarlıklarının muhafazası için tüm tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda davacının Mahkemenin izni dışında geçici mühlet kararından itibaren rehin tesis etmesinin, kefil olmasının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devretmesinin, takyit etmesinin ve ivazsız tasarruflarda bulunmasının tedbiren önlenmesine, aksi halde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağına, 7101 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nun 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacı/davacılar aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, İİK'nu 89 dahil olmak üzere ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının İHTİYATÎ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA, tedbirden sonra İİK'nun 89.maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmemesine, eğer tedbir kararından önce muhataba ulaşmış haciz ihbarnameleri var ise o taktirde icra dosyasındaki alacaklıya ödenmesine... \" karar verilmiştir. Bilindiği üzere, konkordato borçlu bakımından hüküm ve sonuç doğurur.  Konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun mal varlığının korunması gereklidir. İİK'nun 295. Maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Yukarıda da belirtildiği üzere konkordatonun amacının borçlunun mal varlığını korumak olduğu dikkate alındığında, rehin konusu malın üçüncü kişi tarafından verilmesi durumunda, söz konusu rehnin paraya çevrilmesi, konkordato isteminde bulunan borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu nedenle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesinin konkordato kapsamında engellenmesinin  kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemeyecektir. Bu kapsamda, konkordato talep eden borçlu şirket lehine ipotek veren 3. kişiye ait taşınmazın satışına izin verilmesi talebi yönünden, ipotek verilen taşınmazın konkordato talep eden şirkete ait olmaması ve 3. Kişiye ait rehinli malın konkordato projesine dahil edilmesinin de mümkün olmaması nedeniyle İİK 295. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olamayacaktır. Bu açıklama doğrultusunda  somut olay değerlendirildiğinde; ipotek verilen taşınmazın konkordato talep eden şirkete ait olmaması nedeniyle  İİK 295. Maddesi hükmünün uygulanması söz konusu olamayacağı gibi, 3. Kişinin rehinli taşınmazının Mahkemece verilen 20.09.2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında olması da söz konusu değildir. Diğer taraftan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte İİK 149. ve İİK 149/b  maddeleri gereğince asıl borçlu ile ipotek borçluları arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmaktadır. Ancak takipte, üçüncü kişiyle borçlunun birlikte hareket etme zorunluluğu bulunmadığından, rehinli mal maliki üçüncü kişiyle borçlunun icra takibinde beraber taraf olması şekli bir gereklilik olduğu açıktır.Yargıtay 15. Hukuk  Dairesince 16.02.2021 tarihli ve 2021/1389 E., 2021/275 K. sayılı ilamında;\"...İİK 295. maddesi \"Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez\" şeklindedir.17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018  tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir.(Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir. Meseleyi konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirmek gerekir.Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir.Bu amacın gerçekleştirilmesi yani konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekir. İİK.nın 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Rehni 3. kişinin vermesi halinde bu rehnin paraya çevrilmesi konkordato talep eden borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu haliyle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesini konkordato kapsamında engellenmesi kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemez.İİK 45. maddesi uyarınca alacaklı önce rehne müracaat etmelidir. Maddede rehnin 3. kişi tarafından verilmiş olması durumu ayrık tutulmamıştır. Bu nedenle alacaklının 3. Kişi tarafından verilen rehne öncelikle müracaat etmesi, konkordato talep eden borçlunun malını koruma altında tutacak olup bu husus konkordato kurumunun amacına uygun olacaktır.\"denilmiştir.Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 17.06.2021 tarihli ve 2021/4430 E., 2021/2814 K. sayılı ilamı;\"...İİK 295. maddesi \"Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez\" şeklindedir.17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018  tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir. (Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir...Gerek 295 maddesinin ruhunda ve gerekse 45. Madde bağlamında zikredilen rehinli malların borçlunun kendisine ait mallar olduğunun kabulünde zorunluluk vardır...\" şeklindedir. Yargıtay HGK 03.03.2022 tarihli  2021/(15)6-772 E. 2022/240 K. Sayılı ilamında; \"... Konkordatonun başarıya ulaşması ve alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmesi için borçlunun malvarlığının korunması gerekmekte olup, İİK’nın 295. maddesi de bu amaçla konkordato isteminde bulunanın verdiği ipotek nedeniyle muhafaza tedbiri alınmasını, satışın yapılmasını engellemiştir. Rehin konusu malın üçüncü kişi tarafından verilmesi hâlinde söz konusu rehnin paraya çevrilmesi de istemde bulunan borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu nedenle üçüncü kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesi mümkündür.Gerek İİK hükümleri gerekse konkordato mühletinin amacı göz önüne alındığında, konkordatoya ilişkin hükümlerin sadece borçlu tarafından verilen rehinler hakkında uygulanacağı kabul edilmelidir. Çünkü, rehinli alacaklının üçüncü kişinin malı üzerinde rehin tesis edilmesini talep etmesinin temelinde, borçlunun malî durumunun ileride bozulması hâlinde alacağını rehinli malı sattırarak tahsil etmek vardır. Borçlu hakkında verilen mühletten rehin veren üçüncü kişinin de yararlanacağı kabul edilirse, rehinli alacaklının üçüncü kişiden teminat istemesinin hiçbir anlamı kalmayacaktır. Üçüncü kişinin verdiği rehinde, rehinli alacaklının konkordato borçlusundan olan alacağı konkordato hükümlerine tabidir. Bu sebeple, rehinli alacaklıya alacağının tamamını konkordatoya yazdırma ve oy kullanma hakkı verilmesi zorunludur...\"  denilmiştir.Belirtilen nedenlerle, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satışı istenen taşınmazın konkordato talep eden borçluya ait olmaması nedeniyle İİK 295. Maddesindeki düzenlemenin somut olayda uygulanmayacağı, konkordatonun üçüncü kişilerin malvarlığını korumak gibi bir amacı da bulunmadığı, İİK 45. maddesi uyarınca alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği ve rehinli mal maliki üçüncü kişiyle borçlunun rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte beraber taraf olmasının şekli bir gereklilik olduğu dikkate alındığında,  3. Kişinin rehinli taşınmazının Mahkemece verilen 20.09.2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında  olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; talep eden müdahil alacaklı banka vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesince verilen 25/02/2025 tarihli ret kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-Alacaklı ... T.A.Ş.'nin istinaf başvurusunun  KABULÜNE,2-Müdahil alacaklı bankaya ipotekli dava dışı  ...  adına kayıtlı, Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, ... Mah, ... ada, ... parsel ... kat ... nolu bağımsız bölüm taşınmazın Mahkemece verilen 20.09.2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında olmadığı değerlendirildiğinden, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/680 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 25/02/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı Alacaklı ... T.A.Ş.  tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Alacaklı ... T.A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine,5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41b6082f667187f1","SID":"63e23cf7af981818"}}