{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/490 <br>KARAR NO\t: 2025/483<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/03/2025<br>NUMARASI\t: ...... Esas (DERDEST)<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>TALEP KONUSU \t: İHTİYATİ TEDBİR<br>DAVA ve TALEP TARİHİ\t: 23/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/05/2025<br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen 'ihtiyati tedbir talebinin reddine\" dair ara  karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) TALEP:<br>Davacı vekili 23/12/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Davacı vekili, davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2017 yılında başlayan ticari faaliyetler kapsamında, davacının davalıdan özel ölçülerde DKP boru siparişi vermekte ve ileri tarihli keşide ettiği avans çeklerini önden davalı şirkete vererek davalı şirketin ham madde/malzeme temin etmesinin sağlandığını, davalı şirket tarafından siparişler hazırlanıp da davacı şirkete teslimi akabinde davacının da çek ödemelerini zamanında eksiksiz olarak yapmakta<br> olduğunu, davacı şirket tarafından davalı lehine düzenlenen toplam 4.600.000 TL bedelli 5 adet ileri tarihli çekin  ( keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı olan ........... şubesine ait; ........ keşide tarihli ....... TL bedelli; ...... keşide tarihli ...... TL bedelli; ....... keşide tarihli ....... TL bedelli; ......... tarihli ......... TL bedelli,....... keşide tarihli ........ TL bedelli) davalının müvekkili davacıya teslim etmesi gereken siparişlerin ham maddesinin temini amacıyla avans olarak verildiğini,davalının edmini ifa etmeyerek siparişleri teslim etmediğini, en nihayetinde taraflar arasında yapılan görüşmelerde 04/11/2024 tarihli belge ile davalı şirkete avans niteliğinde verilen ve işbu davaya konu çeklerin bilgilerinin yer aldığı, toplamda 4.600.000 TL bedelli çeklerin avans olarak verildiği hususunda şerh düşülerek tarafların anlaştıklarını ve çekleri alan kişiler ile davacı müvekkili şirket yetkilisi dava dışı .......<br> tarafından imzalanarak tutanak altına alındığını, davalı şirket tarafından ayrıca düzenlenen ...... tarihli mutabakat mektubu isimli belge ile de davacının müvekkili şirkete ........ tarihi itibarıyla 4.239.319 TL borcu olduğunu ikrar ettiğini,  davalı tarafın 4.239.319 TL borcu olduğunu ikrar etmesinin sebebinin, davacının müvekkili şirkete ....... tarihli 500.000 TL bedelli çeki ciro etmesinden kaynaklandığını, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere söz konusu bu çekin bankaya ibrazında  karşılıksız çıktığı düşünüldüğünde davalının müvekkili davacıya şirkete ödemekten kaçındığı miktarın 4.600.000 TL'den fazla olduğunu, davacı müvekkili aleyhine herhangi bir icra takibine geçilmemiş ise de, davalı şirketin çekleri başkasına ciro etme ihtimali bulunduğundan ve davalı şirketin konkordato başvurusu yaptığı bilindiğinden davacı müvekkilinin ödemekle yükümlü olmadığı bir borçtan<br> dolayı ödeme tehditi altında kalmaması içi tedbir kararı verilmesinin zaruri olduğunu, müvekkili tarafından alınan bilgiler kapsamında ......... tarihli ve 750.000 TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiği bilgisine ulaştıklarını, ilgili çekin bankaya kim tarafından ibraz edildiğine dair bilgilere ulaşılamadığını,  davalı şirket tarafından ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... Esas sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunulduğunu, 02/12/2024 tarihi itibariyle davalı şirket lehine üç ay süreyle geçici mühlet verildiğini, davacı şirketçe anlaşma dahilinde satın alınma ihtimali olan malların alınamama riskini meydana getirdiğini, borçlu olmadığı halde davacı şirketi ödeme tehdidi içerisinde bıraktığını ileri sürerek, dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiş ve dava konusu 5 adet çekin bankaya ibrazı hâlinde ödenmemesi, 3. Kişilere ciro edilmemesi, icra takibine konu edilmemesi, müvekkili hakkında ihtiyati haciz uygulanmaması yönünde teminatsız olarak aksi taktirde çek bedellerinin %15'i teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>B) KARŞI TARAF SAVUNMASI:<br>Davalı vekili cevabında; Davacının tüm iddiaları soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında yıllardır süregelen ticari ilişki kapsamında davalı müvekkilinin bugüne dek davacıya olan tüm yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini,  dava konusu çeklerin de yine taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ödeme amacıyla davacı tarafından davalıya verildiğini, müvekkili davalı şirketin yaşamış olduğu finansal kriz nedeniyle ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas numaralı<br> dosyasıyla konkordato talebinde bulunduğunu ve projesini mahkemeye sunduğunu, İşbu dosyada mahkeme tarafından 02/12/2025 tarihli tensip zaptı ile 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, akabinde, konkordato komiser heyeti tarafından verilen rapor doğrultusunda 25/02/2025 tarihli duruşmada geçici mühletin 2 ay daha uzatıldığını, dolayısıyla, davalı şirket konkordato dosyası kapsamında ve mahkeme denetiminde tüm yükümlülükleri yerine getirecek şekilde faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, davacının iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirterek,  davanın reddini savunmuştur.<br>C) İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNE İLİŞKİN İNCELEME KONUSU İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>......... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/03/2025 tarih ve .........Esas sayılı ara kararı ile;<br>\"İİK'nın 72/2 maddesi \"borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" hükmünü içermektedir.<br> Öte yandan İİK 72/2 kapsamında ihtiyati tedbir talebinin HMK 389/1 maddesi kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.<br>HMK'nın 389.maddesinde;''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.<br>HMK'nın 390/3.maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde ihtiyati tedbirin şartları, 3. fıkrada ihtiyati tedbir talep eden tarafın, “davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda” <br>olduğunu hükme bağlamaktadır.<br>Tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 5 adet çekin avans olarak verildiği ve de sipariş edildiği belirtilen malların davalı tarafça teslim edilmediği iddia edilerek 5 çek hakkında çeklerin bankaya ibraz halinde ödenmemesi, 3. kişilere ciro edilmemesi, icra takibine konu edilmemesi, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı uygulanmaması ve/veya takdir edilecek tüm ihtiyati tedbirler yönünden öncelikle teminatsız, aksi kanaat halinde çek bedellerinin %15'i tutarında yatırılacak teminat kapsamında ivedilikle tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de; 04.11.2024 tarihli belgede çeklerin cari hesaba mahsuben ödemelerinin yapılacağının belirtildiği,<br> sadece sureti sunulan 25/11/2024 tarihli .......... başlıklı belgede çeklerden bahsedilmediği, çeklerin hangi mallara istinaden verildiği ve bahsi geçen malların davacıya teslim edilip edilmediği hususlarında yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin mevcut hali ile söylenemeyeceği, tüm bu hususların yargılamayı gerektirdiği gibi .........'nin 14/02/2025 tarihli yazı cevabında; 25/02/2025 tarihli çek haricinde 4 çekin dava dışı ......... tarafından ibraz edildiği ve ödenmediğinin belirtildiği de dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin mevcut delil durumu gereği reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine\" karar verilmiştir. <br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinafında; dava dilekçesindeki iddialarını yinelediğini ve yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğini,  dava konusu çekler cari hesaba işlenmiş olmasına rağmen, 25/11/2024 tarihli mutabakat mektubu başlıklı belgede davalı şirketin müvekkil şirkete borçlu olduğunu ikrar etmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece, \"...04.11.2024 tarihli belgede çeklerin cari hesaba mahsuben ödemelerinin yapılacağının belirtildiği, sadece sureti sunulan 25.11.2024 tarihli \"mutabakat mektubu\" başlıklı belgede çeklerden bahsedilmediği, çeklerin hangi mallara istinaden verildiği ve bahsi geçen malların davacıya teslim edilip edilmediği hususlarında yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin mevcut hali ile söylenemeyeceği...\"  gerekçesi ile tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbir talebimizin yerinde olup olmadığını<br> değerlendirebileceği tek belgenin 25/11/2024 tarihli mutabakat mektubu başlıklı belge olmadığını, 'çeklerin ileri tarihli keşide edildiği, davalı şirketin malzeme temini amacıyla avans olarak verildiği, ödeme niteliği bulunmadığı ve bunlara karşılık davalı şirketin edimini yerine getirmeyerek çekleri elinde bulundurması nedeniyle fazla ödeme oluşturduğu her halükarda sebepsiz zenginleşerek müvekkilin kazanç kaybına sebep olduğu' hususlarının taraflarınca dosya kapsamına sunulan cari hesap ekstreleri, fiyat teklif formları ve en önemlisi 04.11.2024 tarihli, işbu çeklerin avans olarak verildiği şerhi düşülerek taraflarca imza altına alınan, belge ile ispatlandığını,  yaklaşık ispat kuralından öte adeta kesin ispat niteliğinde belgelerin dosya kapsamına sunulmuş olmasına rağmen mahkemece verilen ret kararının usûl ve yasaya aykırı olduğunu,  davalı şirketin, haksız yere elinde<br> bulundurduğu çekleri üçüncü bir kişiye ciro ettiği de Yerel Mahkeme tarafından yazılan müzekkereler ile tespit edildiğini, Mahkemece ivedilikle tedbir kararı verilmediğinden üçüncü kişi olan .......... tarafından müvekkil aleyhine, ........ ........ 8. İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı dosyası ile 28.12.2024 tarihinde, ..........Şubesinin ....... Çek numaralı, ........ keşide tarihli ve .......TL bedelli çeki dayanak belge gösterilerek icra takibi başlattığını, bu şkilde müvekkil şirketin, ödeme yükümlülüğü olmayan bir borçtan dolayı ödeme tehdidi altında kaldığını, dosya kapsamına gelen, ..........'nin 14/02/2025 tarihli müzekkere cevabından da görüldüğü üzere diğer 4 çekin de söz konusu şirketin uhdesinde bulunduğunu, Yerel Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, işbu çeklere dayanılarak da müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılma ihtimalinin devam ettiğini belirterek, tedbir<br> taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, müvekkil şirket lehine, İİK m.72/2 kapsamında davaya konu 5 çek hakkında çeklerin bankaya ibraz halinde ödenmemesi, 3. kişilere ciro edilmemesi, icra takibine konu edilmemesi, müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararı uygulanmaması ve/veya takdir edilecek tüm ihtiyati tedbirler yönünden tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>E) DELİLLER:<br>.......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Talep, çekten ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemli davada, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 5 adet dava konusu 5 adet çekin  bakaya ibrazı hâlinde ödenmemesi, üçüncü kişilere ciro edilmemesi, icra takibine konu edilmemesi, müvekkili davacı hakkında ihtiyati haciz kararı uygulanmaması yönünde teminatsız olarak, aksi taktirde çek bedellerinin %15'i oranında teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.<br>Dava, .......... Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben açılmış ve ......4. ASHM'nin .......... Esas sırasına kaydedilmiş iken, ......... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış iken, ........ 4. ASHM'nin 23/12/2024 tarih ve E. ........., K.........sayılı kararı ile;\"...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyetine başladığı, ve yetki çevresinin ....... İli mülkî sınırları olarak belirlendiği, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın çek alacağına bağlı icra takibinden önce açılan menfi tespit istemi olup olmadığına ilişkin olduğu gözetildiğinde, görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu' gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin süresinde talepte bulunması üzerine dosya görevi ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Dava konusu çekler; keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı olan ............ şubesine ait (....... keşide tarihli .......TL bedelli; ...... keşide tarihli ...... TL bedelli; ....... keşide tarihli ....... TL bedelli; .......tarihli ....... TL bedelli, ........ keşide tarihli ...... TL bedelli çekler olmak üzere)  toplam ... TL bedelli 5 adet çektir.<br>Davacı vekili, dava konusu çeklerin davalı ile aralarındaki ticari faaliyet kapsamında, davalının müvekkili davacıya teslim etmesi gereken siparişlerin ham maddesinin temini amacıyla avans olarak verildiğini, davalının taraflar arasındaki borç ilişkisi kapsamında sipariş edilen malzemeleri teslim etmediğinden, dolayısıyla edimini yerine getirmediğinden, davacı şirket tarafındna düzenlenen dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. <br>Mahkemece, '04/11/2024 tarihli belgede çeklerin cari hesaba mahsuben ödemelerinin yapılacağının belirtildiği, sadece sureti sunulan 25/11/2024 tarihli mutabakat mektubu başlıklı belgede çeklerden bahsedilmediği, çeklerin hangi mallara istinaden verildiği ve bahsi geçen malların davacıya teslim edilip edilmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı gibi,  .........'nin 14/02/2025 tarihli yazı cevabında; 25/02/2025 tarihli çek haricinde 4 çekin dava dışı ........ tarafından ibraz edildiği ve ödenmediğinin belirtildiği de dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin mevcut delil durumu gereği reddine karar vermek gerektiği' gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine \" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında, HMK'nin 297. Maddesine aykırı olarak tarafların vergi numaraları ile adreslerinin, taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması yönündeki eksiklik ile, eldeki dava 23/12/2024 tarihinde açıldığı hâlde dava tarihinin gerekçeli karar başlığında \"16/01/2025\" tarihi olarak yazılması yönündeki hatanın mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz anılan hususları eleştirmekle yetinmiştir. <br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.<br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>2004 sayılı icra iflas kanununun \"Menfi tesbit ve istirdat davaları\" kenar başlıklı 72. maddesine göre; \"(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br> (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ...\"<br>Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; <br>Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin inceleme konusu ara kararında usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>1-)  İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) İstinaf eden tarafça yapılan  istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>5-)Dairemiz kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı<br><br><br><br><br>\t<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa7097757197aaf3","SID":"78ce92d150f6df17"}}