{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/11/2020<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACI\t: ... - ... - ...  - (...'a vesayeten ... - ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI(TEMLİK EDEN)\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI (TEMLİK ALAN): ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/11/2023<br>Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/11/2020 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; kısıtlı ...'ın Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı ilamı ile kısıtlandığını, kısıtlının alkol bağımlısı, ayırt etme gücü bulunmayan, mal varlığını savurgan bir şekilde kullanan kişi olduğunu, savurgan ve sorumsuz davranışlarının kısıtlıda gençliğinden beri bulunduğunu, davalı tarafından kısıtlı hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takip yapıldığını, oysaki kısıtlı ...'ın tasarruf ve borçlanma ehliyetine sahip olmadığını ve davalı-takip alacaklısı ile ekonomik ve ticari ilişkisi olmasının mümkün olmadığını, senetteki imzanın kısıtlı eli ürünü olup olmadığının bilinemediğini, senetteki imzanın emsal imza örneklerine benzemediğini, davalının ayırt etme gücü bulunmayan, alkol düşkünü olan, sokaklarda yaşamayı alışkanlık haline getiren kısıtlıya 150.000,00 TL borç vermesinin mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin vasisi olduğu ...'ın 4721 sayılı TMK'nın 14. 15 ve 16. maddeleri gereği borçlanma ehliyetinin bulunmaması ve dava konusu senetlerde yer alan imzaların kısıtlının el ürünü olmaması nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; görev itirazı ile birlikte ...'ın ilk icra takibinden itibaren bugüne kadar 500 günden fazla geçmesine rağmen kötü niyetle son bir atakla borçlarından kurtulmaya çalıştığını, davacının eldeki davayı ikame edebilmesi için vesayet makamından husumet izni alması gerektiğini, kısıtlamanın savurganlık nedenine dayalı olduğunu, kısıtlının müvekkilinden rakamını bile bilmediği miktarda borç aldığını beyan ettiğini, senet tanzim tarihinde tam ehliyetli olduğunu ve bu şekilde tanıttığını, savcılık nezdinde yapılan şikayet sonrası yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini, borcun var olmadığı hususunda tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine  İİK'nun 72/4 maddesi kötü niyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrası davaya bakan mahkemece; bilirkişi ön raporunun mukayeseye yarar imza örneklerinin sunulması halinde inceleme yapılabileceğinin belirtildiği, davacı tarafa bilirkişi incelemesi öncesinde verilen ihtaratlı ara karara yönelik 16/07/2020 tarihli dilekçesi ile davalının istenen yıllara ait yalnızca dava konusu senet metninde imzası olduğunun belirtildiğini, (.......'ın bu dava dosyası için 22/10/2015 düzenleme tarihli 150.000 TL bedelli senette imzasının bulunmaktadır.) bu beyanla davacı taraf, dava konusu senet metnindeki imzasını ikrar ettiğini, ikrar gereğince davacının senetteki imzası çekişmeli olmaktan çıktığını, kısıtlının senet tanzim ve icra takibinden sonra kısıtlandığı, bononun imzalanma tarihinde davacı-kısıtlının tam ehliyetli olduğunu, kambiyo senedinin illetten mücerret olması sebebiyle ne amaçla verildiğinin, başkaca bir yazılı delille ispatlanmadığı gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece tüm deliller toplanmadan ve tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, kısıtlının maddi ihtiyacı bulunmamasına rağmen birlikte yaşadığı annesine şiddet uyguladığı ev eşyalarını sattığını, senet karşılığı borç alacak vaziyette bulunmadığını, ayırt etme gücü ve borçlanma ehliyetinin bulunmaması, savurganlığından yararlanılarak üst soyundan intikal eden mal varlığına ve kamulaştırma bedeline haciz konulması için borçlandırıldığı noktasında tanıkların dinlenilmediğini, dava konusu senedin alkol ve savurganlık halinden faydalanılarak borçlandırıldığının vesayet kararı ile teyit edildiğini, 20/07/2020 tarihli dilekçedeki beyanın kısıtlının alkol ve savurganlık halinden faydalanılarak atılmış olabileceğinin belirtildiğini, bu nedenle mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davacının kısıtlanmasının senet tanzim ve icra takibinden çok sonra savurganlık nedenine dayalı verildiğini, kısıtlanma nedenine dayalı tanık dinletilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, senet üzerindeki imzanın dava dilekçesinde belirtilmemekle birlikte daha sonra inkar edildiğini, mahkemece bu yönde araştırma ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına rağmen davacının mukayese imza örneklerini ihtarlı ara kararlara rağmen sunmadığını, akabinde senet üzerindeki imzanın sunulan dilekçe ile ikrar edildiğini, yerel mahkemece delillerin toplandığını ve usulüne uygun yargılama yürütüldüğünü belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 72. Maddesine dayalı icra takibinden sonra açılan borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kısıtlının keşideci, davalının lehtar olduğu, 22/10/2015 tanzim, 20/12/2015 ödeme tarihli, 150.000,00 TL miktarlı senede istinaden davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip konusu alacağın yerel mahkeme kararı sonrası 23/03/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile davalı tarafından ...'e temlik edildiği, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı ilamı ile borçlu ...'ın TMK'nın 406. maddesi kapsamında savurganlık, kötü yaşam tarzı, mal varlığını kötü yönetme sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesinin bulunduğu gerekçesi kısıtlanmasına karar verildiği ve vesayet makamı tarafından 06/04/2018 tarihli ek karar ile husumeti izin kararının verildiği anlaşılmaktadır.<br>Davacı vasi tarafından kısıtlanan borçlunun tasarruf ve borçlanma ehliyetine sahip olmadığı, senet üzerindeki imzanın borçluya ait emsal imzalara benzemediğini ancak kısıtlının eli ürünü olup olmadığının bilinmediğini ileri sürülerek 4721 sayılı TMK'nın 14, 15 ve 16 maddeleri gereği borçlanma ehliyetinin bulunmaması ve dava konusu senetlerde yer alan imzaların kısıtlının el ürünü olmaması (tespit halinde) nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Kısıtlı tarafından Bursa C. Başsavcılığı nezdinde yapılan şikayet sonrası başlatılan soruşturma neticesinde 30/01/2018 tarih, ...Karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu karar içeriğinde müşteki kısıtlının hakkında şikayette bulunduğu şüphelilere senetleri imzalayarak verdiğini beyan ettiği belirtilmektedir. Öte yandan, davacı vekili tarafından tatbike medar imza örneği olarak 16/07/2020 tarihli dilekçe ile dava konusu senet emsal gösterilerek borçlunun senette imzasının bulunduğu belirtilmektedir. Bu haliyle davacı tarafça imza inkarının ayrıca ve açıkça ileri sürülmemesi, kısıtlının ceza soruşturmasına yönelik şikayet beyanında imzanın ikrar edilmesi ve davacı vekilinin belirtilen beyanı karşısında dava konu senetteki imzanın kısıtlı eli ürünü olduğu sonucuna varılmış, aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Öte yandan, 4721 sayılı TMK'nın 13. maddesi \"Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.\" hükmüne yer verilmiştir. Davacı kısıtlının TMK'nın 406. maddesi kapsamında savurganlık, kötü yaşam tarzı, mal varlığını kötü yönetme sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesinin bulunduğu gerekçesi kısıtlanmasına karar verilmiş olup, kısıtlanma nedeninin alkol bağımlılığı nedenine dayalı olmadığı ve kısıtlama kararının senet tanzim ve icra takibinden sonra olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu halde, davacı tarafından akıl hastalığı, akıl zayıflığı nedenlerine dayalı ayırt etme gücünden yoksunluk halinin vakıa olarak ileri sürülmemesi, vesayet makamınca kısıtlanmanın alkol bağımlığına nedenine dayalı olarak verilmemesi, kısıtlanma sebeplerinin (savurganlık, kötü yönetim) geçmişe etkili sonuç doğurmayacak olması ve senet tanzim tarihinde sarhoşluk veya bunlara benzer bir nedenle akla uygun davranma yeteneğinden yoksunluğu dair delilin bulunmaması, bildirilen tanıkların kısıtlının genel davranışlarına ilişkin olması karşısında kısıtlının senet tanzim tarihinde hukuki işlem ehliyetinden yoksun olduğu yönlü iddiaların dinlenilemeyeceği, yerel mahkemenin dosya kapsamı deliller itibariyle vakıa ve hukuki değerlendirmesinin usule uygun olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine, <br>4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"213bafa178878b22","SID":"bc10b70eafb4db72"}}