{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN DAVACI\t: ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>İSTİNAF EDEN<br>KARŞI TARAF DAVALI\t: ......  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av...& Av...<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/03/2025<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine  Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 22/01/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: Davacı vekili, 07.11.2024 tarihli talep dilekçesi ile, dava açıldıktan sonra şirketin %55 pay sahibi ortağı ......'ın vefatı ile birlikte müvekkilinin çoğunluk pay sahibi haline geldiğini ve Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de TTK'nın 412. maddesi gereğince genel kurula çağrı için şirkete kayyım atadığını, yapılacak genel kurulda şimdiki şirket müdürünün görevinin sona ermesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle görevi sona erecek müdürün müvekkilinin tasfiyeden alacağı payları eksiltmek için kötüniyetli girişimlerde bulunma ihtimalinin olduğunu, şirket müdürünün, müdür olduğu şirkete takip yaptığını ve şirketin mallarını haczettirmeye çalıştığını, şirket adına açılmış davaları takipsiz bıraktığını ve kendi lehine menfaat elde ettiğini, müdürün şirketin mal varlıklarını devretmesinin ihtimal dahilinde olduğunu ileri sürerek, tasfiye sonucunda müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve tasfiye payının teminatı olmak üzere şirket adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi, şirket müdürünün de müvekkilinin tasfiye payını azaltıcı işlemler yapabilmesi ihtimaline binaen mahkemece atanan kayyım tarafından yapılacak genel kurula kadar şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, \"...Davacı vekilinin daha önceki 05/01/2024 tarihli talebi gereğince, Mahkememizin 09/01/2024 tarihli ara kararı ile taşınmazların devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de; Konya Bam 6. HD.'nin 10/06/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamıyla Mahkememizin tedbir kararı, \"dava konusu talebin limited şirketin fesih ve tasfiyesi, terditli olarak şirketten çıkma ve ortaklık payının ödenmesi istemlerine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, somut olayda mahkemece hükmedilen ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu olmadığı, ihtiyati tedbir verilebilmesi için aranan şartların oluşmadığı, davacının ihtiyati tedbir talebini yaklaşık olarak ispatlamadığı\" gerekçesiyle tedbirler kaldırılmıştır. <br>Durum ve koşulların değişmesi halinde yeniden tedbir istenebileceği sonucuna varılmıştır. <br>Davacı tarafın 07/11/2024 tarihli dilekçesindeki taşınmazların kaydına tedbir konulması talebi, Konya BAM 6. HD.'nin yukarıda yazılı kararındaki gerekçelerle ve bu taşınmazlarının aynının dava konusu olmaması nedeniyle reddedilmiştir. <br>Davacı taraf ayrıca tedbiren kayyım atanmasını da istemiş, kayyımın türünü belirtmemiş, talebin hem yönetim kayyımı, hem denetim kayyımı talebine ilişkin olduğu kabul edilmiştir. <br>Davacı tarafın yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olarak, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığından davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebi de reddedilmiştir. <br>Davacının, davalı şirkete denetim kayyımı atanması talebi ise, davanın mahiyeti, tarafların menfaat dengesi ve yaklaşık ispat prensipleri gereğince kabul edilmiş, davacı şirkete teminat karşılığında denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı vermek gerekmiş....\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen  kabul, kısmen reddi ile 6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 50.000 TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun  ibrazı ve ayrıca denetim kayyımı için de 6 aylık ücret karşılığı 24.000 TL'nin mahkeme veznesine depo edilmesi halinde, davalı şirketin rutin işleyişini engellememek ve etkilememek kaydıyla, davalı şirket yönetiminin (denetim kayyımının takdirine göre davalı şirketin küçük olmayan veya rutin dışı kabul edilebilecek) davalı şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, davalı şirket yönetiminin, şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemleri yönünden denetim kayyımının onayını istemesi halinde, davalı şirket yönetiminin bu hususta denetim kayyımının istediği davalı şirket ticari defter ve belgelerini tutanakla kendisine teslim etmesi şartıyla ve ayrıca denetim kayyımının davalı şirket menfaatine olduğuna dair kanaat getirmesi halinde talep edilen işlemlere onay verebileceğine, denetim kayyımının talep dışında da görevi çerçevesinde borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerin bulunup bulunmadığını her zaman mesai saatlerinde denetleyebileceğine, davalı şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi ve taşınmazların tapu kaydına üçüncü kişilere devrin önlenmesi için tedbir konulması taleplerinin ise, reddine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, daha önce davacı tarafın tedbir taleplerine ilişkin olarak mahkemece verilen kararların istinaf edilmesi üzerine,  istinaf mahkemesince ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığına karar verilmesine, hiçbir koşul ve şart değişmemesine rağmen mahkemece tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, teminat miktarının çok düşük olduğunu, tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığını, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, kararın şirketi zarara uğratacağını ileri sürerek, tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"..Somut olayda; Davalı taraf yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz etmiştir. <br>Davalı taraf, her ne kadar Mahkememizin 11/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına, Mahkememizin daha önce verdiği 09/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının, Konya BAM 6. HD tarafından ... E. sayılı kararı ile kaldırıldığı, şartlar değişmeden tekrar davacı lehine tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca teminatın düşük olduğu, tedbirin davalı şirkete zarar verdiği gerekçesiyle itiraz etmiş ise de; <br>Mahkememizin 09/01/2024 tarihli ara kararı ile sadece davalı şirkete ait taşınmazların iradi olarak satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği, denetim kayyımı konusunda tedbir kararı verilmediği, Konya BAM 6. HD'nin ... E. ... K. sayılı ilamı ile de 09/01/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkememizdeki bu dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi veya davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi davası olup, gerek fesih ve tasfiye halinde gerekse, tasfiye yerine çıkmaya izin verilmesi halinde, davacının payının ekonomik değerinin korunması, şirket malvarlığının şirket yönetimi tarafından ekonomik koşulların dışında azaltılmasının önlenmesi, davanın kazanılması halinde alacağın sonuçsuz kalmaması, tarafların menfaat dengesi, yaklaşık ispat prensipleri ve tedbirin mahiyeti gözönünde bulundurularak, davalı şirketin rutin işleyişini engellememek kaydıyla davalı şirkete denetim kayyımı tayin edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, davacı tarafın bu yöndeki tedbir talebi makul görülerek, tedbir talebi 11/11/2024 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş, davacının taşınmazlara yönelik tedbir talebi ise Konya BAM 6. HD'nin ... E. sayılı önceki kararı gözönünde bulundurularak reddedilmiştir. <br>Diğer yandan tedbirin mahiyeti gözönünde bulundurularak, 50.000 TL.'lik teminat yeterli görülmüş, davalı tarafın gerek tedbirin sebeplerine, gerekse teminata yönelik itirazları bu nedenlerle kabul edilmemiş, 22/01/2025 tarihli duruşmada tedbire itirazlar reddedilmiştir....\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Karşı taraf davalı vekili,  itiraz dilekçesini tekrarla, tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, yaklaşık ispatın sağlanamadığını, tedbir kararının şirketi geri dönüşü olmayan bir ticari çıkmaza sürükleyebileceğini ve teminat miktarının çok düşük olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Talep,  ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. <br> Aynı Yasa'nın 636/4 maddesi de \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir\" hükmünü  haizdir.<br>Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih  2014/15047 Esas 2015/1168 Karar sayılı ilamı )<br>İhtiyati tedbir kurumu genel olarak da HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü yer almaktadır. <br>HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Aynı Yasa'nın  396. maddesinde de  '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.  İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü  düzenlenmiştir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafın ihtiyati tedbir istemlerine ilişkin olarak daha önce ilk derece mahkemesince verilen kararların istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin ... E-... K., ... E-... K. sayılı ilamlarında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanmadığının belirtildiği, davacı tarafça yeniden tedbir talebinde bulunulması üzerine mahkemece, yazılı gerekçe ile talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek TTK'nın 636. maddesi gerekse de  HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve davacı tarafça ileri sürülen sebeplerin tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmesini gerektirir sebepler olmadığı ve bu itibarla, mahkemece ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, karşı taraf davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025  tarih,  ... Esas  sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde  iadesine, <br>2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücret-i vekalet takdirine yer olmadığına,  <br>3-Karşı taraf davalının  istinaf başvurusu ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,<br>B)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince  YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA <br>-Karşı taraf davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulü ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2024 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, <br>C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br>...<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f77c6a77c2d6891","SID":"20c10dc7ddfd599f"}}