{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1736 Esas<br>KARAR NO:2025/615<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:02/03/2021<br>NUMARASI:2018/222 Esas, 2021/233 Karar<br>DAVA:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 03/06/2014-03/06/2015 yılları arasında geçerli ... Sigortası yapıldığını, 02/02/2015 ve 07/05/2015 tarihinde meydana gelen aşırı yağışlar nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı şirketin bu hususta iki defa ekspertiz görevlendirdiğini ancak poliçede teminat altına alınan sigorta bedelini ödemediğini belirterek HMK 107. maddesi gereğince toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen su baskını sonucu oluşan zararların bilirkişi marifetiyle tespiti ile  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/05/2016 tarihinde hasar adresine gidilerek ekspertiz incelemesi yapıldığını, ekspertiz raporunda da görüleceği üzere meydana gelen hasara ilişkin sigortalı şirket yetkililerinin beyanlarıyla, inceleme sonucu tespit edilen hasarların çeliştiğini, davacı şirketin sigortacılık mevzuatı gereği meydana gelen hasar sonucu ekspertiz incelemesi yapılmadan hasarlanan emtiaların ve hasarlı ürünlerin hasarlı halleri ile müşteriye gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davacının kötü niyetli olduğunu, söz konusu poliçede özel şart olarak palet şartı öngörüldüğünü, ancak sigortalı tarafından bu şartın yerine getirilmediğini, meydana gelen olayda illiyet bağının kesildiğini, ayrıca sigortalı şirketin duvarlarında su yükseklik izinin bulunmadığının da görüldüğünü, su seviyesinin iddia edildiği gibi bu denli yüksek olmasının sonucu olarak duvarlarda su izinin bulunması zorunluluğunun akla geldiğini, bu durumun davacı şirketin iddia ettiği gibi 12 cm'lik palet kullanmadığını açıkça gösterdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının tazminat tutarının neye göre belirlendiğinin açıkça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı sigorta şirketinin 19/06/2014-2015 vadeli ... sigorta poliçesi ile davacıya ait iş yerini sigorta teminatı altına aldığı, söz konusu poliçe ile yangın rizikosunda makine bedeli için 3.500,000,00 TL, demirbaş için 150.000,00 TL emtia bedeli için 500.000,00 TL, dahili su için 4.150,000,00 TL, seylap hasarı için ise 4.150,000,00 TL teminatın verildiği, davacının sigortalı mahalde malik olarak faaliyet gösterdiği, 07/05/2015 tarihinde davacının Silivri/Değirmenköy'de bulunan fabrikasının bulunduğu mahalde gerçekleşen aşırı yağışlar sebebiyle menkul mallarının zarara uğradığı iddiasıyla davalı sigortacıya başvurduğu, söz konusu riziko tarihinin poliçe vadesinin içerisinde olduğu, sigortacı tarafından yapılan ekspertizde olay anında palet üzerinde olan emtiaların iş yerini bastığı beyan edilen su miktarı ile hasarlanmasının söz konusu olamayacağı kanaatiyle zararın giderilmesi yönündeki talebin reddedildiği, bir an için palet üzerindeyken su baskını sırasında emtiaların zarar gördüğü kabul edilirse bile birim fiyat olan 7,45 TL üzerinden 2500 kg malın karşılığı olan 18.625,00 TL lik zararın oluşacağı, sovtaj, eksik sigorta ve muafiyet uygulandıktan sonra hasar teminat kapsamında olsa dahi ödenebilecek bedelin 2.475,31 TL olabileceğinin belirtildiği, sigortacı tarafından davacı zararının belirtilen riziko sebebiyle malların hasarlanmadığı gerekçesiyle giderilmediği, davacının bu sebeple huzurdaki davayı açtığı, davacının iddiasına dayanak ettiği ve dilekçesi ekinde sunarak davaya konu harcı tamamlamasına sebep hasarlı ürün maliyet analizi isimli belgede bir kısım emtia ile birlikte kaynak makinesi, hilti, matkap ve motor adıyla bir kısım demirbaşların belirtildiği, bunun dışında genel gider, doğalgaz ve elektrik giderlerinin de yer aldığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından sunulan kanaatte toplanan deliller ve sunulan belge ve resimler incelendiğinde; emtiaların palet üzerinde olduğu ve emtialarda ıslaklık olmadığı, el aletlerinin bulunduğu konteyner içerisine sel suyunun dolduğu ve küçük el aletlerinin su altında kaldığı belirtilerek hasarlı olarak beyan edilen ürünlerde ıslanmaya bağlı hasar emaresinin görülmemesi, davacının iddia ettiği gibi su baskını sonucu oluşacak bir hasar var ise tüm fabrika içerisindeki malların ıslanmış olması gerektiği, sel suyunun palet boyu olan 12 cm'yi geçtiği beyan edilmesine rağmen duvarda ve zeminde böyle bir kanaate varılacak durum görülmediği, palet üzerindeki mallarda da hasar olmadığının belirtildiği, sigortacı bilirkişi tarafından sunulan kanaatte ise meydana gelen rizikonun sel ve seylap (dahili su hasarı) rizikolarından biri olarak gerçekleşmiş olması bakımından sel yağışının teminat altına alınan rizikolardan biri olduğu, poliçede dahili su ve seylap tamiratının emtiaların minimum 12 cm yükseliğindeki palet, raf ya da benzer nitelikteki yükseklikte bulunması kaydı ile verildiği, harici malların teminat harici sayıldığı, teknik değerlendirme dikkate alınır ise poliçe özel şartları gereği emtiada meydana gelen zararın sigorta teminatında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, söz konusu kanaatin dosya kapsamına uygun olduğu zira davacının dava dilekçesinde oluşan sel sebebiyle tüm menkul mallardaki hasar zararının davalıdan talep edildiğinin beyan edildiği, dava konusu talebinin açıklatılmasına ilişkin ara karar gereğince sunduğu beyan dilekçesinde dava dilekçesindeki talebini tekrar ettiği, hasarlı ürün maliyeti başlıklı belgede toplam 104.141,18 TL tutarındaki zararın 76,953,97 TL zararın emtia zararına ilişkin olduğu, bilirkişiler tarafından bildirilen kanaat dolayısıyla bu tutardaki emtiada meydana gelen hasar zararının teminat dışında olduğu, davacının söz konusu zararı davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı, anılan analizde yer alan genel gider, doğalgaz ve elektrik giderinin dava dilekçesindeki talebe göre menkul mal zararı niteliğinde olduğu hususunda bir açıklamanın yapılmadığı, bu hususta detaylı bir hasar zararı delilinin sunulmadığı, bilirkişi kök raporundaki söz konusu zararın enkaz kaldırma bedeline ilişkin olup olmadığı yönünde açıklama yapılmasına ilişkin kanaat üzerine davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde bu hususta detaylı bir açıklama yapılmadığı, dolayısıyla her ne kadar enkaz kaldırma zararı poliçe kapsamında ise de dava dilekçesinde menkul mal zararı talep edildiğinden davalıya yönelttiği talebinde basiretli tacir gibi davranması beklenen davacının bu yöndeki iddiasını ispat edecek delil sunamadığı, bir an için anılan listede yer alan hilti, matkap ve motor açıklamalı demirbaşların menkul niteliğinde olduğu kabul edilerek söz konusu yağıştan zarar gördüğü kabul edilse de ayrı ayrı tutarlarının poliçede yazılı %2'lik muafiyet tutarının altında kaldığı, davacının dava konusu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin ürünlerinin poliçe kapsamında aranan 12 cm yüksekliğindeki palet, raf ya da benzer nitelikteki yükseklikte bulunmasına rağmen ıslanarak hasar gördüğünü, bu hususun gerek ekspertiz raporunda gerekse dosya kapsamına sunulan fotoğraflardan anlaşıldığını, yağmur suları nedeniyle müvekkiline ait birçok makinanın da (hilti, matkap, kaynak makinası, motor vb.) zarar görerek kullanılamaz hale geldiğini, hem ekspertiz raporuna hem de fotoğraflara rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin ürünlerinin ıslanmaya bağlı olarak hasar görmediği şeklinde açıkça hatalı tespitlere yer verildiğini, dosya kapsamında bulunan fotoğraflardan görüleceği üzere ürünlerin yağmur suyu nedeniyle ıslandığı ve kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca müvekkili şirket nezdinde sel felaketi yaşandığı gün şirket adresinde bulunan tüm ürünlerin ve makinelerin zarar gördüğünü müvekkili şirketin söz konusu olayın meydana geldiği tarihte, ürünlerin paketli olması nedeniyle zarar görmediği düşüncesiyle yağmur suyu ile ıslanan malları müşterilerine gönderdiğini, ancak müvekkili şirketin müşterileri tarafından ürünlerin hasarlı olduğu (ıslanma nedeniyle tutkalı zarar görmüş olduğu) bilgisi verilerek ürünlerin, müvekkili şirkete geri iade edildiğini, şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu ürünlerin şirkette meydana gelen sel nedeniyle hasar gördüğü ve müşteriler tarafından müvekkili şirkete iade edildiğinin görüleceğini, ancak mahkeme tarafından bu hususun araştırılmadığını, ayrıca sel felaketi nedeniyle sular altında kalan hasarlı ürünlere ilişkin olarak müvekkili şirketin çeşitli firmalarla görüşerek hasarlı ürünler için hurda ve sovtaj teklifleri aldığını, bu teklif formlarının mahkemeye sunulduğunu, gerek hasar dosyasına gerekse mahkeme dosyasına sunulan fotoğraf ve diğer evraklardan müvekkili şirketin sel nedeniyle mallarında ve makinalarında ıslanma nedeniyle hasar oluştuğunun açık olduğunu, bu nedenle mahkemece ürünlerin ıslanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporlardaki tespitlerin birbiri ile çeliştiğini, el aletlerinin bulunduğu konteyner içerisine sel suyu dolduğunun ve küçük el aletlerinin su altında kaldığının fotoğraflarla ve belgelerle sabit olmasına rağmen mahkeme tarafından bilirkişi raporunda iş yerinde bulunan emtialarda ıslaklık olmadığı, zeminin kuru olduğu ve sel suyunun fabrika içerisinde palet boyunu aşamayacağı şeklindeki değerlendirmenin hükme esas alındığını, bu yönüyle bir konteynerin içini doldurabilecek seviyede olan bir suyun nasıl olur da zemin ve emtialarda ıslaklığa yol açmadığının anlaşılamadığını, ürünlerin yağmur suyu ile ıslanarak hasar gördüğünün açık olduğunu, hükme esas alınan raporların teknik değerlendirmeye ilişkin kısmı ile sigortacılık yönünden değerlendirmeye ilişkin kısımlarının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunun sigortacılık açısından değerlendirme başlığı altında demirbaş ve makine teçhizatının sel suları altında kaldığının tespitiyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tespit edildiğini, şirkette bulunan hilti, matkap, kaynak makinası, motor vb. makinaların üç boyutlu olduğu ve bu makinaların yüksekliklerinin her halükarda bir palet boyunu (12 cm) aştığının bilindiği halde şirket içerisinde bulunan emtiaların sel suları nedeniyle zarar görmediğinin ve üzerlerinde ıslaklık olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirkette yer alan ürünlerin yağmur suyu ile ıslanarak hasar gördüğünün izahtan vareste olduğunu, bu hususların değerlendirilmesi için sunulan itiraz dilekçesinin mahkeme tarafından açıklama dahi getirilmeden davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında genel gider, doğalgaz ve elektrik giderinin dava dilekçesindeki talebe göre menkul mal zararı niteliğinde olduğu hususunda bir açıklamanın yapılmadığı ve davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde bu hususta detaylı olarak açıklama yapılmadığı belirtilmişse de 17.11.2020 tarihli beyan dilekçelerinde söz konusu zararın enkaz kaldırma ve aylık gider (mal üretim) olarak talep edildiğinin mahkemeye bildirildiğini, yaşanan sel felaketi sonrasında pis ve çamurlu suyun müvekkili şirket içerisine girdiği, kirlenen alanların müvekkili şirket tarafından temizlendiğinin açık olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin enkaz kaldırma hususunda talebi mevcut olduğundan bu kaleme yönelik olarak bilirkişi tarafından hesaplama yaptırılmamasının dahi dosyanın eksik inceleme sonucunda karara bağlandığını gösterdiğini, itirazları ve beyanları dikkate alınmadan verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacının emtialarında yağış sebebiyle meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline yönelik açılan tazminat davasıdır.Davanın ilk olarak İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1148 Esas sayılı  dosyası ile açıldığı, anılan mahkemenin 26/07/2017 tarihli 2017/506 Karar sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verilmesi sonucunda mahkemenin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapılarak yargılamaya devam edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık, davacı şirketin fabrikasında 02/02/2015 ve 07/05/2015 tarihlerinde meydana gelen aşırı yağışlar sebebiyle davacının menkul mallarında meydana gelen bir zararın olup olmadığı, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ile zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır. 05/05/2015 tarihli ekspertiz raporunda; hasarın, poliçe başlangıç tarihinden sonraki 230. günde meydana geldiği, hasarın yakın nedeninin su baskını olarak belirlendiği, gerçekleşen riziko için poliçede teminat olduğu, bununla birlikte poliçede palet şartı olduğundan ve fakat hasara konu emtia olay sırasında palet üzerinde olmadığından tespit edilen hasarın teminat dışı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.13/05/2015 tarihli ekspertiz raporunda; A-Makine Hasarı; 1 adet 3 KW...motorunun değiştirildiği, hasarlı motorun hurdacılara verildiğinin beyan edildiği, ikinci el satın alındığı beyan edilen motorun üzerinde 2012 imali olduğunun yazılı olduğu,2 adet kızgın yağ kazanı sirüklasyon pompasının hasarlandığı ve onların yerine ikinci el pompa satın alınarak monte edildiğinin beyan edildiği, hasarlı pompalar hurdacıya verildiği için tespit edilemediği, 1 adet Yiğitsan marka, 8 bar pistonlu kompresörün çalışmadığının beyan edildiği, kompresörün muhafaza edildiğinin görüldüğü, yedek parça deposu olarak kullanılan konteynerde bulunan 1 adet matkap, 1 adet kaynak makinesi ve 3 adet yedek matonun hasarlı olarak ayrıldığı, hasarlı makineler için detaylı talep listesi oluşturulması ve dosya sonuçlanana kadar kompresörün muhafaza edilmesi gerektiğinin izah edildiği, poliçede ... Sigorta Bedelinin 3.500.000,00 TL olduğu, sel ve su baskını muafiyetinin; 3.500.000,00 TL x 0,02 = 70.000,00 TL hesaplandığı, makine hasar miktarının muafiyet altında kalacağının tahmin edildiği belirtilmiştir. B-Emtia Hasarı; ... fabrikasına sevk edilen 4 palet şeffaf ambalaj bobini firma tarafından kontrol edilerek geri iade edildiğinin beyan edildiği, yapılan incelemelerde 28 adet 1000 mm'lik, 29 adet 1250 mm'lik şeffaf ambalaj bobinlerinin uç kısımlarından ıslanarak hasarlanmış olduklarının belirlendiği, ...fabrikasına sevk edilen 2 palet şeffaf ambalaj bobinlerinin, müşteriden gelen bilgi üzerine hasarlı tespit edildiğinin beyan edildiği, hasarlı ürünlerin henüz kendilerine ulaşmadığının öğrenildiği, ... firmasına sevk edilen 54 adet 1.245 mm'lik 500 sarımlı baskılı ambalaj bobinlerinin geri iade edildiğinin beyan edildiği, ürünlerin üzerinde su lekelerinin olduğunun görüldüğü, ... fabrikasına sevk edilen 1 palet, 28 koli ebatlı ambalaj rufolarının müşteriden gelen bilgi ve fotoğraflara istinaden hasarlı olduğunun belirlendiğinin beyan edildiği, hasarlı ürünler geri iade edilmediği için görülemediği belirtilmiştir.Sonuç ve Kanaat; tahmini hasar miktarının 50.000,00 TL olduğu, ekspertiz raporunun hazırlanabilmesi için sigortalıdan \"Detaylı hasar talebi, Hasarlı ürünlerin maliyet anafizleri, Maliyet analizlerini destekleyen hammadde alış faturaları, Müşterilere satılan hasarlı ürünlerin satış faturaları, sevk irsaliyeleri, nakliye ve gümrük Belgeleri,Geri İade olan ürünlerin sevk irsaliyeleri, nakliye belgeleri, detaylı hasar fotoğrafları, 2014 yılsonu kesin mizan, Ocak ayı sonu mizanı, Hasarlı Ürünler için hurda sovtaj teklifleri, Vergi Levhası, İmza Sirküleri, Tic. Sicil Gazetesi, Banka Hesap No / IBAN NO\" talep edildiği, gelecek bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda ek belge ve bilgi istenebileceği belirtilmiştir.12/06/2015 tarihli ekspertiz raporunda; beyan edilen hasarın poliçe başlangıç tarihinden sonraki 322. günde meydana geldiği, önceki dönem poliçesinin olmadığı, sigortalının daha önce tazminat talebinde bulunduğu benzeri bir hasarının daha bulunduğu, ekspertiz sırasında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, olay anında palet üzerinde bulunan emtiaların, işyerini bastığı beyan edilen su miktarı ile hasarlanmasının söz konusu olamayacağı kanaatine varıldığı, bu hususun sigortalı firma yetkililerine aktarıldığı, sigortalının bu konuda itirazda bulunduğu ancak ekspertiz sırasında ulaşılan kanaati değiştirecek bilgi, belge, video kaydı ve fotoğraf sunamadığı, ekspertiz sırasında tarafına gösterilen ve ıslandığı beyan edilen 2.500 kg emtianın, bir an için palet üzerindeyken su baskını sırasında hasar gördüğü kabul edilirse, hasar bedeli 2.500 kg x 7,45 TL = 18.625,00 TL hasarın olabileceği (Hesaplamada 15011045 nolu dosya için hazırlanan rapordaki maliyet analizlerinden hareketle birim/maliyet 7,45 TL olarak dikkate alınmıştır.), sovtaj, eksik sigorta ve muafiyet uygulandıktan sonra hesaplanan ve eğer hasar teminatta olsaydı ödenebilecek hasar bedelinin 2.475,31 TL olarak hesaplandığı, raporda detayları verilen hasara ilişkin nihai karar ve değerlendirmenin sigorta şirketine bırakıldığı, sigortalı tarafından 5,040 kg emtianın müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, ancak ekspertiz sırasında sevk irsaliyesinin iletilmediğini, bu sebeple hasar hesaplamasında 5.040 kg emtianın dikkate alınmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.13/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının ticari defterlerinin lehine delil vasfına haiz olduğu, emtia yönünden poliçede teminat sağlandığı, fakat teknik değerlendirme kapsamındaki tespit dikkate alındığında, poliçe özel şartları gereği emteada meydana gelen zararın sigorta teminatında değerlendirilemeyeceği, demirbaş/makine hasarları yönünden de poliçe ile teminat sağlandığı, bu teminatlarla ilgili sigorta bedeli üzerinden ayrı ayrı %2 muafiyet bulunduğu, davacının bu başlıklar açısından taleplerinin olup olmağının dosya kapsamından (hasar olarak belirtilen ek ile dava dilekçesindeki farklılık nedeniyle) net olarak anlaşılamadığı, enkaz kaldırma teminatının verildiği, davacının bu konudaki taleplerinin bulunup bulunmadığı, davacının bu başlık açısından talebinin olup olmağının dosya kapsamından (hasar olarak belirtilen ek ile dava dilekçesindeki farklılık nedeniyle) net olarak anlaşılamadığı, zarar miktarı yönünden dosya kapsamından net bir veriye ulaşılamadığı, davacının\"Hasar Gören Ürün Detayları\" içerisinde yer alan “Hasar Ürün Maliyet Analizi” adlı yazıdaki taleplerinin “Enkaz Kaldırma”, “Demirbaş” “Makine Bedeli” kapsamında mı “Emtia” olarak mı istendiği, içerisinde yer alan “Elektrik”, “Doğalgaz” ve “Genel Gider” olarak kastedilen taleplerinin ne olduğunun (aylık giderler mi, enkaz kaldırma sırasında yapılan masraflar mı, başka bir talep türü mü olduğunun) açıklanması gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.02/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; emtia sigortalının faaliyet konusuyla ilgili olan baskılı baskısız renkli renksiz filmlerden, tutkal, mürekkep, masura, koli, etiket vb. yardımcı malzemelerden oluştuğu, resimlerde emtianın palet üzerinde olduğu görüldüğü, ayrıca gerek ...Sigortayla yapılan sözleşmede gerek ekspertiz raporu gerekse fabrika içerisinde çekilen resimler sonucunda şu kanaatlere ulaşıldığı; sözleşmede “Dahili su ve seylap teminatları emtiaların minimum 12 cm yüksekliğindeki palet, raflar ya da benzeri nitelikteki yükselti üzerinde bulundurulması kaydıyla verilmiştir. Belirtilen nitelikteki palet, raflar ya da benzeri yükselti üzerinde bulunmayan emtiadaki dahili su ve seylap teminat haricidir\". hükmünün bulunduğu, bu sözleşme maddesine göre hasara konu malların su baskını sırasında palet üzerinde olması gerektiği, sunulan belgeler ve resimler incelendiğinde ise; bu emtiaların palet üzerinde olduğu, emtialarda ıslaklık olmadığı zeminin de kuru olduğu görüldüğü (resim 8-9), 2. el aletlerinin bulunduğu konteyner içerisinde sel suyunun dolduğu ve küçük el aletlerinin su altında kaldığı görüldüğü, ikinci ve üçüncü resimlerde hasarlı olduğu beyan edilen emtiaların başka bobinler üzerinde olduğu ve ıslanmayacağı anlaşıldığı halde hasar listesine konulduğu, yedi nolu resimde ise sel suyunun fabrika içerisinde palet boyunu aşamayacağının anlaşıldığı, raporda duvarlarda su yükseklik izinin olamaması, zeminin ıslak olmaması, fabrika içerisinde istiflenmiş benzer ürünlerin ıslak olmaması nedenleriyle zeminde bulunan makine motor ve diğer el aletlerinde hasarın olmadığının anlaşıldığı, teknik bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirme ışığında, sigortacılık yönünden kök raporda vurgulandığı üzere, \"...” kısmında sel/seylap rizikosunun, hasarlandığı ileri sürülen emtiaya hasar vermiş olamayacağı, 12 cm altındaki emtea yönünden ise rizikonun teminat dışı olacağı yolundaki tespitler ile ilgili nihai takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere; teknik değerlendirmenin kabulü halinde emtea hasarından sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağına karar verilecek ise de kök raporda belirtildiği üzere poliçeye göre seylap teminatının, demirbaş ve makine teçhizatı açısından poliçe özel şartını (12 cm yükseklikteki palet, raflar ya da benzer nitelikteki yükselti üzerinde bulundurulma gibi) barındırmadığını, bununla birlikte poliçedeki muafiyetlere göre hasarlanan emtialardan her biri için ayrı ayrı sigorta bedeli üzerinden %2 tenzili muafiyet uygulanacağı ve toplam muafiyetin azami 50.000,00 Euro olacağının belirlendiği, bu kapsamda enflasyon koruması esas alındığında, demirbaş teminatı (enflasyon korumalı) 163.232,88 TL ve 3.808.767,13 TL makine için sigorta teminatının bulunduğu, bunların sırası ile % 2 muafiyetinin 3.264,66 TL ve 290.438,36 TL olduğu, sonuç olarak riziko mahallinde 3.264,66 TL üzerinde demirbaş ve 190.438,36 TL üzerinde makine hasarı olduğunun Mahkemece kabulü halinde, söz konusu bedelden muafiyet miktarı tenzil edilerek sigorta şirketinin sorumluluk miktarının belirlenebileceği, ayrıca poliçede 166.000,00 TL bedelli enkaz kaldırma teminatının da bulunduğu, enflasyon koruması ile teminatın 180.644,38 TL olduğu, davacının dosya arasına sunduğu ...'nde bir kısım demirbaş ve makine ürünleri listesine yer verildiği (hilti matkap: 400,00 TL, kaynak makinesi 700,00 TL, motor 1.400,00 TL), elektrik adı altında 3.269,51 TL miktarın belirtildiği, doğalgaz olarak 1.964,04 TL miktar ve genel gider olarak 19.4,53,63 TL rakama yer verildiği, davacı bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinde yaşanan sel felaketi sonrasında pis ve çamurlu suyun müvekkili şirketin fabrika içerisine girdiği, kirlenen alanların müvekkili şirket tarafından temizlendiğinin açık olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin enkaz kaldırma hususunda talebinin de mevcut olduğunu, bu kaleme ilişkin olarak da bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini beyan ettiği, ayrıca davacı dava konusu talep tutarına konu hasar maliyet analizi listesinde ürün cinsi başlığında yer alan genel gider, doğalgaz ve elektrik hasarlarına ilişkin söz konusu hasarların enkaz kaldırma ve aylık gider (mal üretim) olarak talep edildiğini mahkemenin bilgisine sunduklarını beyan ederek itirazlarını sunduğu, teknik bilirkişiler tarafından zarar gören demirbaş listesi, makine listesi, enkaz kaldırma maliyeti ile ilgili giderlerin miktarı yönünden net bir rakam tespitine gidilmediğinden, riziko mahallinde 3.264,66 TL üzerinde demirbaş ve 190.438,36 TL üzerinde makine hasarı olduğunun mahkemece kabulü halinde söz konusu bedelden muafiyet miktarı tenzil edilerek sigorta şirketinin sorumluluk miktarına karar verilebileceği, genel gider 19.453,63 TL rakamının enkaz kaldırma maliyeti olduğunun kabulü halinde, poliçede 166.000,00 TL bedelli enkaz kaldırma teminatı (enflasyon koruması ile 180.644,38 TL rakamı) olduğundan enkaz kaldırma masrafının poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunda değerlendirilebileceği, kök rapordan sonra yeni belge ve bilgi sunulmadığından kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığı, bununla birlikte demirbaş, makine, enkaz kaldırma yönünden özel şart olmadığı, miktar yönünden nihai takdirin Mahkeme'ye ait olacağı, bu zarar miktarlarına yönelik taleplerin kabulü halinde, poliçe klozları dikkate alındığında, bu kalemlerden muafiyetler tenzili sonrası sigorta şirketinin sorumlu olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalı sigorta şirketinin 19/06/2014-2015 vadeli ... Sigorta Poliçesi ile davacıya ait iş yerini sigorta teminatı altına aldığı, söz konusu poliçe ile yangın rizikosunda makine bedeli için 3.500,000,00 TL, demirbaş için 150.000,00 TL, emtia bedeli için 500.000,00  TL, dahili su için 4.150,000,00 TL, seylap hasarı için ise 4.150,000,00 TL teminat verildiği, davacının sigortalı mahalde malik olarak faaliyet gösterdiği, 07/05/2015 tarihinde davacının Silivri/Değirmenköy'de bulunan fabrikasının bulunduğu mahalde gerçekleşen aşırı yağışlar sebebiyle menkul mallarının zarara uğradığı iddiasıyla davalı sigorta şirketine başvurduğu, talebin reddedildiği, söz konusu riziko tarihinin poliçe vadesinin içerisinde olduğu, sigortacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda, olay anında palet üzerinde olan emtiaların iş yerini bastığı beyan edilen su miktarı ile hasarlanmasının söz konusu olamayacağı, sigortacı tarafından belirtilen riziko sebebiyle malların hasarlanmadığı gerekçesiyle davacı zararının giderilmediği, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu hasarlı ürün maliyet analizi isimli belgede bir kısım emtia ile birlikte kaynak makinesi, hilti, matkap ve motor adıyla bir kısım demirbaşların da belirtildiği, bunun dışında genel gider, doğalgaz ve elektrik giderlerinin de yer aldığı, denetime elverişli bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından toplanan deliller ve sunulan belge ve resimlerin incelenmesi neticesinde, emtiaların paletin üzerinde olduğu, emtialarda ıslaklık olmadığı, el aletlerinin bulunduğu konteyner içerisine sel suyunun dolduğu, küçük el aletlerinin su altında kaldığı, hasarlı olarak beyan edilen ürünlerde ıslanmaya bağlı hasar emaresinin görülmediği, davacının iddia ettiği gibi su baskını sonucu oluşacak bir hasar var ise tüm fabrika içerisindeki malların ıslanması gerektiği, sel suyunun palet boyu olan 12 cm'yi geçtiği beyan edilmesine rağmen duvarda ve zeminde böyle bir kanaate varılacak durum görülmediği, palet üzerindeki mallarda da hasar olmadığı, meydana gelen rizikonun sel ve seylap (dahili su hasarı) rizikolarından biri olarak gerçekleşmiş olması bakımından sel yağışının teminat altına alınan rizikolardan olduğu, ancak poliçede dahili su ve seylap tamiratının emtiaların minimum 12 cm yükseliğindeki palet, raf ya da benzer nitelikteki yükseklikte bulunması kaydı ile verildiği, harici malların teminat harici sayıldığı, teknik değerlendirmede poliçe özel şartları gereği emtiada meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olmadığının tespit edildiği, davacının oluşan sel sebebiyle dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu hasarlı ürün maliyeti başlıklı belgede toplam 104.141,18 TL tutarındaki zararının 76,953,97 TL sini emtia zararının oluşturduğu, eksper ve bilirkişi heyeti raporundaki olayın teminat dışında kaldığına dair tespitler gereğince bu tutardaki emtiada meydana gelen hasar zararının teminat dışında olduğu, anılan hasarlı ürün maliyetinde yer alan genel gider, doğalgaz ve elektrik giderinin menkul mal zararı niteliğinde olup olmadığı konusunda davacı tarafından bir açıklama yapılmadığı gibi bu hususta hasar zararına ilişkin bir delilinin de dosyaya sunulmadığı, bilirkişi kök raporunda da belirtildiği üzere söz konusu zararın enkaz kaldırma bedeline ilişkin olup olmadığı yönünde davacı tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesinde de bu hususta detaylı bir açıklama yapılmadığı gibi zarara karşılık olarak herhangi bir fatura veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla her ne kadar enkaz kaldırma zararı poliçe kapsamında ise de açıklandığı üzere davacının bu yöndeki iddiasını da ispat edecek bir delili dosyaya sunmadığı, anılan hasarlı ürün maliyet listesinde yer alan hilti, matkap ve motor açıklamalı demirbaşların menkul niteliğinde olduğu kabul edilerek söz konusu yağıştan zarar gördüğü kabul edilse de ayrı ayrı tutarlarının poliçede yazılı %2'lik muafiyet tutarının altında kaldığı anlaşılmakla davacının dava konusu iddiasını ispat edemediği kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddine dair karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/222 Esas, 2021/233 Karar sayılı ve 02/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'nun muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.24/04/2025<br>MUHALEFET ŞERHİ:Dava, davacının emtialarında yağış sebebiyle meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline yönelik açılan tazminat davasıdır. Uyuşmazlık, davacı şirketin fabrikasında 02/02/2015 ve 07/05/2015 tarihlerinde meydana gelen aşırı yağışlar sebebiyle davacının menkul mallarında meydana gelen bir zararın olup olmadığı, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ile zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.\"Mal sigortaları kapsamında zararın hesaplanmasındaki kriter,  riziko tarihinden önce mevcut olup da davaya konu olay nedeniyle hasar gören sigortalı unsurların bedellerinin hesaba dahil edilmesidir.\" (Y. 4. HD. 06.11.2023 tarihli 2022/3434 E. 2023/11875  K. Sayılı ilamı) Eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 22/17 fıkrasında belirtilmiştir.Somut olayda, davacının talep ettiği her bir sigorta teminatı açısından miktar da belirtilerek açıklama yapması için davacı vekiline süre verildikten sonra, eksper tarafından yerinde yapılan fiili tespitler ile davacı tarafından dosyada delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlar, stok kayıtları ile dava dışı üçüncü kişilere yapılan satış iddiaları ile üçüncü kişiler tarafından verilen fiyat teklifleri ve sigorta poliçe hükümleri irdelenerek davacının her bir talebi açısından itirazlarını karşılar şekilde denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak olayın teminat kapsamında olup olmadığı ile teminat kapsamında ise davacının her bir talebi açısından poliçede yer alan muafiyet ve özel şartlar da gözetilerek hasar miktarı belirlenerek karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan rapora göre davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm. 24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21428286a86fc90b","SID":"4aae0f4e084758bf"}}