{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/871 <br>KARAR NO\t: 2025/857<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                        ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/295 E.  -  2022/438 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Faydalı Model ve Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i                                                       Maddi- Manevi Tazminat , Hükmün İlanı<br>\t\t<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2021/295 E. - 2022/438 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve karşı davalı, davalı karşı davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Asıl davada davacı vekili, davalı adına tescilli bulunan  2016 03569 sayılı tasarım ve TR 2017 00672 Y sayılı faydalı modelin yeni olmadığını, dava konusu tasarım ve faydalı modele konu ürünün diş hekimliği öğrencilerinin insan kafasına benzer modeller üzerinde çalışma yapmaları için geliştirildiğini, bu ürünün davacıdan çok daha önce kamuya sunulduğunu ileri sürerek, 2016/03569 sayılı tasarımın ve  TR 2017 00672 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığını, müvekkiline ait tasarım ve faydalı modelin tescil için gerekli nitelikleri hazi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada da,  asıl davada davacı birleşen davada  davalının  2016/03569 sayılı tasarımın ve  TR 2017 00672 sayılı faydalı modelini müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ürettiğini ve sattığını, taklit olan ürünle ile  ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi tarafından düzenlenen \"... Öğrenci Çalışma Ünitesi\" işine ait ihaleye katıldığını ve ihaleyi aldığını ancak ilgili ihalede en avantajlı teklif veren ikinci şirketin müvekkili şirket olduğunu halde müvekkilinin tescilli endüstriyel tasarım ve faydalı modelini taklit ederek ihaleye katılan davalı şirketin müvekkilinin ihaleyi almasına engel olduğunu ileri sürerek, faydalı model ve tasarıma tecavüzünün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, SMK 150/3 maddesine göre zarar miktarının belirlenmesi için sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü davalı tarafından mahkemeye sunulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 500,00 TL. fiili zarar ile sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesap edilecek olan şimdilik 1.000,00 TL. yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 1.500 TL. maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanının talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili,  birleşen davada davacının mesnet tasarım ve faydalı modelinin hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığını, müvekkiline ait ürünün davacının tasarım ve faydalı modeli kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddi istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davanın konusu 2016 0369 sayılı tasarımın, mesnet gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 2017/00672 sayılı faydalı modelin ise yeni olduğu, asıl dava davacı-birleşen  davada davalı ürünün asıl davada davalı birleşen-davada davacının tescilli faydalı model kapsamında kalmadığı, birleşen davaya konu davalı ürünü açısından birleşen davanın davacısının 2016 03569 – 1, 2, 3 ve 4 sıra numaralı tasarımına tecavüzden bahsedilebileceği kanaatine ulaşılmış ise de; bu tasarımın asıl davada hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, SMK 79/1 maddesi uyarınca  tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma kanunla tanınan koruma hiç doğmamış sayılacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2016/03569-1,2,3 ve 4 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Asıl davada davacı vekili, asıl davanın konusu faydalı modelin dünya geneline 40 yıldır kullanıldığını ve diş hekimi öğrencilerinin kullanımı için üretildiğini, faydalı modelin yenilik unsuru kamu düzeninden olduğundan, bu hususta gerekli araştırmalar yapılmadığı gibi taraflarınca sunulan  delillerin ve itirazların da dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu faydalı modelin 1 nolu isteminde yer alan takıp çıkarılabilen ve sertliği ayarlanabilen dişler ile pimi olan aşağı yukarı hareket edebilen kafa unsurlarının, kök bilirkişi raporuna karşı sundukları itiraz dilekçelerinde sunulan 26.12.2012 tarihinde yayınlanan videoda yer aldığını, bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek , asıl dava yönünden verilen kısmen ret kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br> Asıl davada davalı birleşen davada davacı, müvekkiline ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu,  seçenek özgürülüğünün oldukça kısıtlı olduğunun dikkate alınmadığını, ayrıca bazı ürünlerin görünümlerinin işlevine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, ürünlerin fonksiyonel olarak çalışabilmesi için eklenen özelliklerin, dava konusu tasarımda görsel olarak bulunması gereken özelliklerin tasarımın yeniliği ve ayırt ediciliği değerlendirilirken dikkate alınamayacağını, asıl davada davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, birleşen davada faydalı model tecavüz yönünden eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde hataya düşüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Asıl dava, faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü, birleşen dava ise faydalı model ve tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması,  SMK 150/3 maddesi kapsamında ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü davalı tarafından mahkemeye sunulması, maddi-manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Yukarıda özet kısmında da anlaşılacağı üzere, asıl davadaki taleplerden birisi   davalı adına tescilli bulunan TR 2017 00672 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>Dava konu faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 143. maddesi uyarınca bu Kanun'un 83. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre yeni olan ve 83. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model verilerek korunur. Aynı Kanun'un 83. maddesinin birinci fıkrasına   göre de, tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir. SMK'nın 145/1 maddesi atfıyla faydalı model yönünden de uygulanması gereken aynı Kanunu'un 83.  maddesinin ikinci fıkrasında da tekniğin bilinen durumunun, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsadığı düzenlemiştir.<br>Görüldüğü üzere anılan hükümler ile faydalı modeller yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, faydalı model konusu buluşun, dünyanın hiç bir yerinde herhangi bir yolla kamuya açıklanmamış olması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/7045 E. - 2012/14486 K. Ve 201/12963 E.-2012/19740 K.  sayılı kararlarında da açıklandığı üzere bir faydalı modelin mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir faydalı modelin, yenilik  niteliğini taşıyıp taşımadığı, davaya konu faydalı modele konu buluşun dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulup sunulmadığı, faydalı modele konusu buluşun ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.          <br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında dava konusu faydalı modelin davacı tarafça sunulan dokümanlar karşısında, yeni olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Davacı vekili, dava konusu faydalı modelin mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.<br> \tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan,  ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, asıl davacı vekilinin diğer istinaf itirazları ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Asıl davada davacı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara  3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 gün ve 2021/295 E. -2022/438 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;\t<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Asıl davada davacı vekilinin diğer istinaf itirazları ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Asıl davada davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde asıl davada davacıya iadesine, <br>\t5-Asıl davada davalı birleşen davada davacı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 795,30-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı karşı davacıya iadesine,<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/04/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025  <br> <br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ceccd6c3955c2894","SID":"ccc55a51ba9ef150"}}