{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1530 Esas<br>KARAR NO: 2025/679<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2020/431 Esas, 2021/1280 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket ile akdedilen üye iş yeri sözleşmesi gereğince, müvekkili banka tarafından çıkarılan ve ileride çıkartılacak tüm kartlar ile diğer banka ve kuruluşlarca yurt içinde ve yurt dışında çıkartılan ve ileride kabul edilebilecek tüm kartların, üye iş yerinin merkez ve şubelerinde veya üye iş yerinin elektronik ticaret yaptığı internet sitesinde ödeme aracı olarak kabul ettiğini, davalı şirketin söz konusu üye iş yeri sözleşmesini müvekkili banka ile imzaladığı ve borcun tamamından sorumlu olduğunu, asıl borçlu firma POS cihazı ile müşteriden çekilen sonrasında iade edilip müvekkili bankaya mal edilen toplam 70.882,40-TL'nin  davalı şirketten tahsil edilemediğinden hesapların kat edildiğini, hesabın kat edildiğine dair ihtarnamenin  borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu  açıklanan nedenlerle davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın  % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça  bildirim yapılmadan, teyit ve onay alınmadan yapılan herhangi bir ödemeden sorumlu olmadıklarını, ihtarnamenin  müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tebliğ işleminin evrak almaya yetkili olmayan, müvekkili yanında çalışması bulunmayan müvekkil şirketle ilgisiz olduğunu düşündükleri kişiye yapılmış olduğu, pos ile işlem yapılan kart bilgileri ve kart sahibi isimlerinin de dosyaya sunulması gerektiğini, ilgili sözleşmeler gereği  gibi bir ödeme yapılması durumunda dahi bunun detaylarının bildirilip, yapılacak mutabakat sonucunda gerekirse ödeme yapılması ve buna bağlı olarak talepte bulunulması gerekirken bu yönde hiçbir işlem ve bildirim yapılmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir ödeme başvurusu olmadığının bu nedenle temerrüte düşülmediğini, borç tutarını kabul etmemekle birlikte borcun belirlenebilir olmadığını, belirlenebilir olmayan ve yargılamayı gerektiren borçlar üzerinden de icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.1 maddesi gereği davalı malların teslim edildiğini, hizmetin sağlandığını müşteri tarafından veya müşterilerin yetki verdiği kişi tarafından imzalanmış bir belge ile ispata yükümlüdür. Yine 9.5. Maddesinde mal veya hizmet alan kart hamillerinin herhangi bir süre ile kısıtlı olmaksızın söz konusu işlemlere itirazını banka, üye işyerine bildirmekle birlikte aynı anda itiraz konusu tutarı üye işyeri nezdindeki hesaptan alma, hesaba bloke koyma, hesapta yeterli para olmaması durumunda borç kaydetme yetkisinin olduğu düzenlenmiştir. Yine 9.6 bendi de bu yöndedir. Bilirkişice bu şekilde müşteriler tarafından itiraz edilen ve davalıya borç olarak kaydedilen toplam 70.882,40-TL alacak hesaplanmış olup,  tek tek hangi işlemlerin iade yapıldığı da raporda denetime elverişli olarak yer verilmiştir. Bankanın aynı anda itiraz konusu tutarı üye işyeri nezdindeki hesaptan alma, hesaba bloke koyma, hesapta yeterli para olmaması durumunda borç kaydetme yetkisinin olduğu gözetildiğinde, davalının gelinen aşamada rapora itirazı var ise hangi kayıtlara itibar edilmemesi gerektiğini kendi kayıtlarını kontrol ederek bildirmesi gerekirken, soyut olarak itiraz etmiş olup, alınan raporun aksi bir  somut bir itirazda bulunulmadığından davacı bankanın toplam  70.882,39-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde ihtarnamenin yetkili bir çalışanına tebliğ edilmediği bu nedenle usulsüz olduğunu iddia etmiştir. Bilindiği gibi hesap kat ihtarı ile alacak muaccel hale gelmekte, tebliğ ile de temerrüt faizi talep etme hakkı oluşmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.7. Maddesinde:\"Üye işyeri, Banka'nın bu sözleşmede belirtilen maddelerdeki yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi de dahil olmak üzere sözleşmeden doğan her türlü alacağı ve tazmin hakkı için alacağın/tazmin hakkının doğduğu tarihten tahsil edildiği tarihe kadar geçecek süreci için yürürlükte olan en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlasıyla hesaplanacak faizi, bu tutara ilişkin bankanın ödemekle yükümlü olduğu vergiler de dahil olmak üzere tüm vergi,fon ve masraflarıyla birlikte ödemeyi kabul beyan ve taahhüt eder.\" düzenlemesi mevcut olup, bilirkişice terditli hesaplama  yapılarak davacı bankanın yıllık %32,50 temerrüt faiz oranının dayanağı genelgeyi sunmadığına değinilmiştir. Mahkememizce verilen süreye rağmen de sunulmamıştır.\" gerekçeleri ile neticeten; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ...E. sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 70.882,39-TL asıl alacak 4.922,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.805,32-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı kanun 2/2 md. uyarınca yıllık %19,50 ve değişen artan oranlarda ticari avans faizi yürütülmek sureti ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: 1-Davacı vekili istinaf isteminde özetle; taraflar arasında mutabık kalınan faiz oranının uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan raporun 2.kısmını kabul etmediklerini, faiz miktarına da itiraz ettiklerini, kararın reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/07/2023 TARİHLİ EK KARARI; Davacı tarafın istinaf talebinin kesinlik sınırının altında olmakla HMK 346 Maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 2-Davalı vekili istinaf isteminde özetle ;  Banka ile üye iş yeri sözleşmesi sonlandığından müvekkili şirketin kayıtlara erişemediğini, mahkemenin gerekçesini kabul etmediklerini, alacak bir kül halinde talep edilmiş olup dayanağı dava açılırken ve icra takibi başlatılırken gösterilmediğini, mevzuat ve sözleşmeler gereği belirtildiği gibi bir ödeme yapılması durumunda dahi detaylarının  bildirilip, yapılacak mutabakat sonucunda gerekirse ödeme yapılması ve buna bağlı olarak tarafımızdan talepte bulunulması gerekirken hiçbir bildirim yapılmadığını, herhangi bir bildirim yapılmadan, teyit ve onay alınmadan yapılan herhangi bir ödemeden sorumlu olmadıklarını, bu tutum sözleşmeye aykırılık oluşturduğu gibi kötü niyetli kişilerce harcama itirazında bulunulmasına da neden olduğunu, mahkemece itirazların incelenmediğini, Davacı tarafın takip talebinde borcun sebebini gösterir belgeleri açıkça sunmadığını, Kadıköy ... Noterliğinin 03.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ise müvekkil şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, Borcu kabul etmemekle birlikte alacağın da likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, üye iş  yeri sözleşmesi hakkındaki itirazların dikkate alınmadığını davacı tarafın baka olmasının mahkemede yarattığı haksız ön kabul ile hiçbir somut gerekçe olmadan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğundan karar verildiğini, raporun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekilinin istinaf başvurusu ilk derece mahkemesince HMK 346 md gereğince reddedilmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki sözleşmeye göre hizmetin sağlandığını yahut malın teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı, mahkemece banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre hazırlanan rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, hesap katı ile alacağın muaccel hale geldiği, ihtarname tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin davalı savunmasının mahkeme kararında değerlendirildiği, alacak likit ve itiraz haksız olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.178,26TL harçtan, peşin alınan 1.294,56TL harcın mahsubu ile bakiye 3.883,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 78,50TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"411d18f8d1a6f443","SID":"f92d6318d5b27e21"}}