{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1038 <br>KARAR NO\t: 2025/797<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2022<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t:... ...<br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t:... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 29/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 29/04/2025<br><br> ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili,  davalı 15/08/2020 tarihinde müvekkili aleyhine alacaklı olduğu iddiasıyla takip başlatıldığını, takibin haksız olduğunu, bozcun sebebi olarak 19/02/2019 tarihli ... nolu faturaya dayanıldığı, ancak faturanın gerçeğe aykırı olarak tek taraflı tanzim edildiği, taraflar arasındaki 2018 yılı alım tutarı 782.538,14.TL olup, bu tutara karşılık davacı şirket tarafından 2018 yılında yapılan ödeme 570.000,00.TL olduğu, ödemenin 557.100,00.TL'lik kısmı banka kanalı ile, 12.900,00.TL'lik kısmı ise nakit olarak davalı şirkete ödendiği, tarafların defterlerinin incelenmesi neticesinde davalı şirkete bakiye kalan borcun 4.099,21.TL olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle davalının müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı haciz aşamasına getirilmiş icra takibinin öncelikle tedbiren durdurulmasını, takibin 89.591,02.TL'lik kısmının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, davacı tarafın 12.900,00.TL'nin elden ödendiği iddiası gerçekleri yansıtmadığını, davacı tarafın 29.01.2019 tarih ve ... numaralı 49.680,00.TL'lik fiyat farkı faturası düzenlendiği ve bu faturanın borçtan düşümünün yapıldığı iddiası da gerçekleri yansıtmadığını, dava dilekçesinde müvekkili firmaya ait cari hesap ekstresinde 01.02.2019 tarihli faturadan yapılan düşüm olarak gösterildiği iddia edildiğini, söz konusu ekstre her ne kadar delil olarak belirtilmişse de dosya kapsamında Sayın Mahkemeye sunulmadığını,  davacı taraf dava dilekçesinde 27.000,00.TL miktarlı fiyat farkı faturası düzenlenerek müvekkil firmaya gönderildiğini, süresi içerisinde itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edildiğini belirterek bu miktarın da borçlu olmadığını iddia ettiğini, müvekkili firma kayıtlarında böyle bir belge bulunmadığını, davacı tarafın borcunu ödememek için kendi kendine yasaya ve usule de uygun olmayan fatura keserek borçtan kurtulduğunu iddia etmesi kötüniyetli olduğunun gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \" taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu hususu tartışmasızdır. Her ne kadar davacı taraf elden ödeme iddiasına ilişkin cari hesap ekstresine dayanmış ise de; davalı tarafça inkar edilmesi, davacının nakit ödemeye ilişkin bir makbuz veya tevsik edici bir belge sunmamış olması, her ne kadar davacı whatsapp üzerinden davalı tarafça cari hesap gönderildiğini iddia etmekte ise de whatsapp ekran görüntülerinin incelenmesinde ekstrenin tamamı değil sadece başlangıç kısmının gözüktüğü, bu kısımdan anlaşıldığı üzere 01/01/2018 ve 30/11/2018 tarihleri arasındaki bir belge olduğu, ancak dava dilekçesinin EK 4 olan ekstrenin 01/01/2018- 20/02/2019 tarihli olması nedeniyle aynı belge olmadığı kanaati oluşmakla davacının nakit ödeme iddiasını kanıtlayamadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafça 49.680,00.TL ve 27.000,00.TL'lik fiyat farkı düzenlendiği iddia edilmiş ise de, taraflar arasında fiyat farkı düzenlenebileceğine ilişkin bir sözleşmenin dosya içerisinde bulunmadığı, fiyat farkına ilişkin herhangi bir ihtar veya mutabakatında bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta da davacının haklı nedenle fiyat farkı faturasını kestiği iddiasını kanıtlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t:<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; fiyat farkı faturası düzenlenebilmesi için taraflar arasında  bu hususa ilişkin bir sözleşmenin mevcut olma zorunluluğu bulunmadığını, fiyat farkı faturası davalı şirkete usulüne uygun olarak düzenlenip gönderildiğini, 27.000,00.TL tutarındaki fiyat farkı faturasının davalı şirkete gönderildiğine ilişkin ambar tesellüm fişinin 27/04/2021 tarihli cevap dilekçesinin 2. ekinde dosyaya sunulduğunu, faturanın 03/07/2019 tarihinde teslim edildiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi fatura, yasal süresi geçtikten sonra iade edildiğini, faturanın müvekkili şirketin noter onaylı yasal defterlerine işlendiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, davalı şirketin kendisine verilen kesin süre içerisinde defter ve  belgelerini mahkemeye sunmayarak maddi gerçeğin açığa çıkmasına engel olduğunu, nakit ödemelerinin davalı defterlerine kayıtlı olup olmadığının incelenemediğini, davalının dürüstlük kuralına ayrılık teşkil eden tutumları karşısında ilk derece mahkemesinin 20/10/2021  tarihli celsede defter ve kayıtları sunması hususunda ki ihtara aykırı davrandığını, ihtarda karşı tarafın beyanını kabul edeceği hususunun ihtar edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, ....İcra Müdürlüğü'nün ...  sayılı dosyasında takibin dayanağı olarak gösterilen fatura borcunun banka kanalıyla ve  nakit olarak ödendiği, bakiye  borcun 4.099,21TL olup, takibin 89.591,02TL'lik kısmının iptali gerektiği iddia edilmiş, davalı ise,  elden ödeme ve davacının düzenlediği fiyat farkı faturasının borçtan düşümünün yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu hususta sunulan cari hesap ekstresinde imzalarının  bulunmadığını, takibe konu olan borcun ödenmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>                          Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>                          İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>                         Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır.<br>                        Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6).Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.  Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru,  s:143). (HGK'nın 16/04/2019 tarih ve 2017/19-832 Esas, 2019/459 Karar)<br>6100 Sayılı HMK'nın ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesinde; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.   (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.   (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1*  yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.    (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. sayılacağı düzenlenmiştir.<br>                        Somut olayda, taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, ödeme iddiasında bulunan davacının bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, davacı tarafından, elden ödeme ve davalıya düzenlediği fiyat farkı faturasının borçtan mahsup edildiğine dair cari hesap ekstresine dayanılmış ise de, davacının nakit ödemeye ilişkin bir makbuz veya tevsik edici bir belge sunmadığı, fiyat farkı faturasının davalı tarafından iade edildiği, taraflar arasında fiyat farkına ilişkin herhangi bir ihtar veya mutabakat bulunmadığı, davalının whatsapp üzerinden gönderdiği iddia olunan cari hesap ekstresinin davalı tarafından kabul edilmediği gibi, whatsapp ekran görüntülerinden, ekstrenin tamamının değil, başlangıç kısmının göründüğü ve ekstrenin 01/01/2018 ve 30/11/2018 tarihlerini kapsadığı,  dava dilekçesi ekindeki ekstrenin ise 01/01/2018- 20/02/2019 dönemine ilişkin olduğu, bu nedenle, bu belgenin, davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturasının, dava konusu borçtan mahsup edildiğine delil teşkil etmeyeceği, davacı tarafından, davalının, mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmaması nedeniyle, kendi defterlerindeki ödeme kayıtların dikkate alınması gerektiği iddia edilmiş ise de,  karşı taraf defterlerine münhasıran dayanılması durumu haricinde, tek başına taraf defterlerindeki kayıtların sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacının, ticari defterindeki ödeme kaydının yazılı bir belgeye dayanmadığı, davacı tarafından ödeme iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılımştır,<br>            Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL  maktu  istinaf karar harcının davacıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b5d7691e7037daa","SID":"f2de45e1747df9be"}}